Bu Blogda Ara

Ölümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ölümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2016 Cumartesi

Yaşar Er Gibi Göçer Gider Yel Gibi


 her canlı ölümü tadacaktır ile ilgili görsel sonucu
Gördün mü bak kimdir gelenler
Gelip te gidenler kimdir geri gidip dönmeyenler

Gelen gelir er gibi
Yaşar er gibi göçer gider yel gibi

Kimi aşk gülünün başında öter
Kimi karga olur çöplükte öter

Doğru yol bu âlem de sırat hak yoludur
Hak yolda yürüyenin yolu sırat yoludur

Kimi gelir ömrüne boş kefen biçerler
Kimi gelir ömrü dolu kefeni biçer dolu alıp giderler

Kimisi yaşarken gönül cennet kapısını açar girer
Kimisi yaşarken gönül cennet kapısını kapatır boşa cenneti arar gezer

Aç gönül kapısını cenneti gör
Kapat gönül kapısını cehennemi gör kal kör

Gönül cevherdir aç kapısın sal ummana
Gönül nedir bilmeyen boş gezer ummanda kaybolur boş zamanda

Gönülde kaybetme sen insafı
Kaybedersen insafı yersin bedavadan kafayı

Sev seni seven cananını
Aç gönülde güller açan bağlarını

Haktan gayrısını tanımazsan da olur
Hak derdine her daim derman bulur

Kul olup secdeye varmak gerek
Hak yolunda bu âlemde yürümek gerek

Gönülleri severek varmak gerek
Cana can olanlara varmak gerek

Sevelim sevilelim canlara canan gelsin
Hakkı hak bilelim canlara nur gelsin

Tövbe ile kalbimizi pak eyleyelim
Canları severek canımıza can eyleyelim

Gönül imanla canlandırır varı
Gönül imansız çağırır narı

Bırak sen şeytan denilen inkârcıyı
İmanla Hakla kov sen o alaycıyı

Dalma yalan dünyanın yalanına
Meyletme dünyanın geride kalanına

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

22 Nisan 2016 Cuma

Kendi Yazıp Yönettiğimiz Dünya Hayatı



Bir gün geride kalır
Arzularla hevesler gözün son çırpınışı ile kapanınca
Anlaşılır son nefeste boş olan hevesler arzular çığlık çığlık
Açılan gözler açılmaz tutmaz beden toprağa varınca
Sabahın seheri olmaz artık çığlıkların arasında
Uzanır sanır el kapıya açılmaz son kapanışıyla
Eser alevden bir rüzgâr kor kor alev
Arzular hevesler gibi yakan kor bakış
Faydası yok yalvarış yok artık faydasız
Açılır bir pencere kor alevden dersin anlamsız
Anlaşılır arzular heveslerle dünya bomboş kor alevmiş
Okunan ezanların secdelerin nurdan gerçeği gerçekmiş
Zaman bitmiş ömür bitmiş ceset bedenle bitmiş
Bitmeyenler yok yanında eyvah tükenmiş
Bitmeyip gelene alışmamış beden boş heveslerle gülmüş
Hayat mıydı yaşadığı bir anlık bir film dizi fragman mı neydi
Olamaz derken kör düşünce daha sıcak benle yok alakası derken
Ben değilim olamam ben böyle avare sersefil
Figürana benziyor hatta bana az çok benziyor
Olamaz ben böyle olamam gerçek değil
Hey duyan yok mu bu film hayır hayat hayır fragmanlar karışmış
Kime etmeli şimdi şikâyet her yer sımsıcak
Duyan yok aynı figüran o oyuncu gibi
Olur, mu hiç sessiz kalmak ne kadar iğrenç korkunç
Kim yazdı bu senaryoyu hem bu oyuncuda çok berbat oynuyor
Senaryo berbat ondan olacak
Birazdan biter oyuncu ile senaryoyu yazan ismi çıkar
Ne kadar bilmeden yazılmış oynuyor figüran hep ezberci
Hayat bu yaşanılmaz böyle ciddi olmalı insan bulmalı bir rehber
Dipsiz bir hissizlik alakadar’sızlık mevcut bu nasıl duyarsızlık
En kötü film seçilecek galiba bu ne kadar iğrenç bir rol ile senaryo
Bitiyor işte film çok şükür yo bu bu olamaz yine yanlışlık var
Benle ne alakası var ben mi yazdım ben mi oynadım benmişim yönetmeni
Ne anlarım film çevirmekten yönetmenlikten ancak seyrederim delicesine
Hem ben ne zaman buralarda bulundum bir saniyelik bir anda
Ben hep buradaydım nasıl giderim oralara
Kalkamıyorum yürüyemiyorum oysa
Belli ki karışmış her şey
O filmdeki figüranın yaşadığı hissetmediği duyarsızlığı gibi karışmış
Bir kalp taşır mı bu kadar çelişkiyi
Anlamsız bir yoldaki anlamsızlıklarla dolu tuzağı hissetmeyişi
Azap dolu anların bitmez ki bu fikirsizlik ile çilesi
Az önceki yola girseydi
Gerçek olanı yaşayacaktı
Hak yolda olacaktı o an arzu heveslerle boş işlerle olmayacaktı
Eyvah yoksa gerçekten olamaz bu kadar salaklık geri zekâlılık olamaz ki
Yok, yok ben değilim
O kadar akıllıydım değil miydim?
Bana gülümserken sahte miydi o gülüşler
Bana sakın gitme diyen o üzerinde kırk yamalı çulu olan zavallı dediğim
Adamın sözümü gerçekti acaba olur mu yok yok
Hem o pek bilgili değil evet evet
Karnını doyurmaktan acizken bana akıl verirken anlamıştım
Yoksa ben mi yanıldım
Sanki onun gülümsemesi daha mı gerçekti
O zaman neden farkına hiç varamadım
Sözleri sanki evet sanki çok gerçekçiydi
Hey kimse yok mu neden sesim duyulmaz
Şöyle karşıma çıksa da tekrar sorsam
O sözlerinin kaynağı nedir diye
Gerçi hiç yabancı değildi
Şimdi anlıyorum sanki o zamanlar
Etrafımı bir huzur sarmıştı
Gittiğim yol doğru değil gibi sanki hissetmiştim mi ki
Yok, yok olamaz böyle bir şey saçma
Ama benim yetişmem gereken toplantılarım
Yeni villamın temel atma töreni vardı
O zaman pek değer vermemiştim sözlerine
Sanki şimdi yankılanıyor kulaklarımda bir hoş
Dünya hayatı boş mu hoş mu yok yok
Boş demişti hoş deseydi tasdik eder hatırlardım
Bir de ne demişti…
Ne demişti her neydi her canlı kim canlı tamam hatırladım
Her canlı yok yok nefis dedi ölümü tadacaktır
İçilen bir şey miymiş ki bu bu bu…
Olamaz yoksa oyuncusu olduğum hayatın
Kendi yazıp yönettiğim dünya hayatı filmi gerçek
Ve ben şimdi öldüm müüüü…

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

7 Haziran 2015 Pazar

Rahman’a teslimiyetle ol özgür



Nur Kuran İman ile olmalı kulun ölümü
Nur Kur’an Gül kokan Resul ile görmeli önünü
Rahman ile Kâbe’ye dönmeli yüzünü
Kur’an kardeşlik iman ile yıkmalı zulmü

Hak yolda olanın yönü çıkmaz kıraç çöle
Haydi, korkma yürü merhamet denilen göle
Nefis şeytana uyup ta olma sakın sen köle
Rahman’a teslimiyetle ol özgür haydi çek bir besmele

Elinde var mı senedin çıkman için yarına
Nefret kin ile sakın gitme aman ha yangına
Kuran Gül Resul ile kalmazsın her iki cihanda tek başına
Rahman’a teslimiyetle ol özgür haydi çek bir besmele

Ecele teslim olmayan var mı söylesin haydi
Nefret kin düşmanlığa cehennem için değer miydi?
Kur’an Resul iman tam duracağın yer idi
Rahman’a teslimiyetle ol özgür haydi çek bir besmele

Kul Mehmet’im Kuran ile Resul olsun aklında yolunda
Son nefeste taşı yanında ahirete var ol Rahmanın huzurunda
Ne gereği var nefis şeytan yolunda ölüm var onlarsız en sonunda
Rahman’a teslimiyetle ol özgür haydi çek bir besmele
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)





10 Aralık 2014 Çarşamba

Ölümü Okur Açarsan Gönül Kapısı

          


Dil lal olur sukuta ererse gönül dili konuşur
Arama sen nedensiz neden boş yere olur mu sebep
Hiç boş yere gider mi o meçhule kimsesizlere koşarak gidenler
Ummanda zerreleri adımları okur açarsan gönül kapısı  

 O Meçhule gidenler o gül kokulu Resulü sevenler
Yer altında soluk alır çıkmaz sokaklarımıza bakanlar
Çıkmaz sokak içinde gönül kapısının biz ki kapatanlar
Anla artık ummanda zerreleri adımları okur gönül kapısı 

Gönül kapısının kapısın çalmazsan çözülmez muamma
Zahmetsiz olur mu çare kapısında vuslata kavuşma
Dar olur geniş kapısını bilmeyenlere gece gündüz nefsine kanma
Bil artık ummanda zerreleri bakışları okur gönül kapısı 

Gönül kapısında içeri girmezsen ömür kısalır
Zaman iyimi kötümü olur acı mevsiminde doğan ne bilir
Hüzün ile ağıt kokar düşsüz rüya görmeyen gönüller
Gör artık ummanda zerreleri düşleri okur gönül kapısı 

Bu kaypak gönül ile karşılayacak olanı bekleme gelmez
Gülümsemek için açmazsan gönül kapını yüzün hiç gülmez
Halamı anlamadın karşılıksız ahiret için ölüme koşanları
Gör artık ummanda zerreleri ölümü okur açarsan gönül kapısı 


Kul Mehmet der ki sözler neden aslanın ağzında duruyor
Dipsiz yamaçlarda çıkışı olmayan kuyulara kimler koşuyor
Hüzün sokaklarında mazisi silik olanlar kimden yardım istiyor
Gör artık anla bil ummanda zerreleri okur sendeki gönül kapısı 

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç