Bu Blogda Ara

Altında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Altında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2016 Pazartesi

Pişmanlıkla Yatarsın Yer Altında

Görsel sonucu

Gururlanma ey nefsim yer üstünde
Bir gün yatarsın yer altında altında
Var kendini Rahmanı bil bu gününde
Pişmanlıkla yatarsın yer altında altında

Yığma gönül içine geçilmez dağları
Tek sana ait değil o gönül bağları
Sakın incitme sen sen gibi canları
Pişmanlıkla yatarsın yer altında altında

İnsanları dostun bil yaklaş yanına
Canlarını can bil can olsun canına
Sakın ola girmeyesin kimsenin kanına
Pişmanlıkla yatarsın yer altında altında

Uzansın elin kolun düşmüş olan cana
Ara sıra aç uğra gönül denilen hana
Kardeşlikle muhabbetle ol koş her cana
Pişmanlıkla yatarsın yer altında altında

Bu hayatta tek başına nasıl yaşarız
Dert sıkıntı içinde kime koşar varırız
Rahmanı bil yoksa Rahman ’sız nasıl yaşarız
Nefis şeytan ile muhakkak yanarız
Pişmanlıkla yatarsın yer altında altında

Kul Mehmet’im nefis şeytana sakın bel bağlama
Rahmana kul ol sakın insanların gönlünü dağlama
Çile dert içinde kalırsan sabırlı ol havaya zıplama
Pişmanlıkla yatarsın yer altında altında

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

20 Kasım 2015 Cuma

Mantıksız Modası Geçmiş Korku Hobileri ile Uğraşa Şer Odakları...



Etrafımıza bakarsak, onu yer kan gölü vahşet katliam ile birlikte olan zalimlerin kötü emelleri kendi çıkarları ile İslam'ı karalayarak, Müslümanları zan altında bırakarak korkakça, işlenen zulümler katliamlarla şiddeti zulmü kanı katliamı kabil etmeyen, İslam hatırlamamak aldığım katarak kendilerine bir çıkar para çıkararak, korku imparatorluğu ile halkı bölmeye çalışanların şerri ile ülkeler kaynamaktadır. Mantıksız modası geçmiş korku hobileri uğraşan şer kardiyak hiç bir zaman emeline ulaşamayacaktır, değişik yaşantıları olanların bir araya geldiği, değişik kültür ve milletlerden oluşan insanları kucaklayan bir din topluluğu olan İslam ve kardeşliği, Nur Kur Kur Kerim ve sünnet Ile sımsıkı olan Müslümanları, az yaralasa da yıkmaya muktedir olmayacaktır.

Garip gelse de bu yaşadığımız zaman asır, başkalarının aklı ile yola çıkanların hazin sonu vahşet... Gönlümüzü toprağa gömdük demesinler Yusufları, Züleyhayı toprağa gömmedik gönlümüzün derinliklerinde hala duruyor dip soğutma üretim... İslam İMKB temel betimi olan Kur Kur Kerim ve Sünnet sevgi birlik kardeşlik üzerine kurlu, ey sapık kendini bilmezler siz bilmezler ancak gözleri kapalı olanları kandırırsınız kendinizle birlikte...

Müslüman kardeşlik birlik beraberlikle uzun asırlar boyunca, el ele ırk, renk ve coğrafyaları farklı dilde safra olsa, inanç ve amel noktasında el ele birlik ve bütünlüklerini canı gönülden korudukları gibi, sevgi konusunda da az anlayışı olan toplumları, iman ve kardeşlik ile çok geniş bir anlayış birlikteliğini insanlara sunmuş birlik ve beraberliği sağlayabilmiş bir dinin sahibidirler... Biz Müslümanlar muhabbet, sevgi, gönül, vefa, onur, haysiyetten rahmet ve merhametten söz ederken, onlar hala nefretle kinle gönülleri yıkarken, kendileri de gönüllerde ve âlemde nefretleri ile yıkılmaktadırlar...

İnsan yüreğinde taşıdığı değerle değer kazanır veya yok olur gider. Yüreğinde Nur Kur Kerim Nur Sünneti merhameti taşıyan nurlanır gönüllerde sevilir güzelleşir. Ancak gönlünde nefreti Bonita taşıyanlar o nefretle gönüler nefreti kazanırken, karanlığın çamuruna batarken yok olacaklardır, yok eden, yok olur... Kanatları kıranların kanatları kırılır, kanat takanları kanatları çoğalır de...

Haydi olsa da tel tel, merhametle güller açmaya dikmeye gidelim yol gönüllerde sevgi gönlümüzdeki merhamet hepsini yok edecektir dikenli tel karanlık. En derin yaralar açanlar bu yaraların irinlerin de boğulurken, bizler merhametle bu yaraları saracağız haydi yaraları sarmaya, uzaktan değil yakından sevmeye gülümsemeye...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

5 Haziran 2015 Cuma

Gök Kubbe Altında Ezilen Şimdi Sen Ol Ve Anla


Ey vicdansız zalim terk edip giderken arkanı dönüp bakmadın boynumun bükük kalışına, sende nasıl bir yürek var içinde derin dondurucu mu saklı o yüreğin ?  Son defa bir selam verseydin boynu büküklüğüme ondan sonra gitseydin, ama ben kime söylüyorum ki duası ayrılık vefasızlık olan birisine çek git dünyamdan iyi ki gittin Dünyam'dan senin gibi vefasız zalim vicdansız ile iyi ki ömrüm solmadı ve şu andan itibaren boynu büküklüğümü cehennem ateşlerinde yaktım, dimdik sevgimle ayaktayım… Şimdi arkanda bakıyorum, meğer boynu bükük kalan senmişsin, merhametsizliğin ile vefasızlığın ile…

Geceleri feryatlarını duyuyorum ötelerde hayallerinin güzelliğinden vaazgeçtiğin için, bana tekrar sana gel dememi bekler gibi görüyorum, ama sen kaybettin ikinci şansı ben sana daha önce vermiştim, artık gök kubbe altında ezilen şimdi sen ol ve anla yaptığın hatanın pişmanlığı ile kal.  Gönül kapısını kapatmanın cezasını çek, bin defa dudaklarında zehir içtim, zehir sözlerinle gönlümü yıktın perişanlığım la alay ettin şimdi anla ve yaşa…

Vefasızlığını hep ensemi yaktı vefasızlık kokan nefesin, şimdi yalnızlığını vefasızlığını demle bol bol iç… Şimdi meçhuller sokağını gez, sessizliğinin feryadı kulaklarını tırmalasın, işlediğin vefasızlığın günahı sırtında belin bükük dolaş… Gölgenin değmediği caddelerde dolaş sığma âleme, beni mezara çeken sendeki hislerin nasıl olduğunu anla, merhametle ben gözyaşlarımı sildim bakalım sen ne ile sileceksin kanlı gözyaşlarını.

Böyle konuşmak istemezdim, ama sen anlamadın beni merhameti güzelliği neşeyi, hazan mevsimlerini, kışlarını kahır ile yaşa demem ondandır, seninle aşkım şahlanmış dağları ovaları aşmıştı, ama sen bir sözünle kin dolu bakışınla hançerledin öldürdün aşkımı, şimdi yaşa viraneleri anla beni… Demek istediğimi zalim olduğun için söylemiyorum kendini tanıman için söylüyorum, hatanı görmeni istiyorum…
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

21 Mart 2015 Cumartesi

İsyankâr Sözlerin Altında Bitirdik Her Şeyi




Beni bıraktın gittin ya…
Küstü bana dünya ile ay
Sineme saplanan ayrılığın oku
Ezikliğinin paslı hançeri…
Paramparça etti yüreğimi
Böylesine acı dolu ayrılığı nasıl  yüreğimde k/aldıracağım
Sensiz sabahları nasıl uyanacağım
Sensiz güneşe nasıl merhaba diyeceğim
Sürgülü olan ayrılığın kapısını nasıl açacağım gülümsemelere
Kalabalık kırgınlığın asık suratı ile ben
Sensiz gülümsemene hasret
Suçlarım ile kendimi
Ayrılığın mahzenine kilitleyen ben
Suçlarım ile ben nasıl  y/aşarım…
Çıplak ayaklı
İfrit gözleri ile
Şeytan uçurtmasına takılı kaldı yarınlarım…
İşte ben yalnızım yine sensiz
Sen bensizsin yine yalnız
İçim üşüyor…
Gülümseyemiyorum
Ellerin
 Gül sinen gülüşlerin
Bakışların papatya gibi kokuyordu
Ben şimdi buna da hasret kaldım
Öpülmeye layık yüzlerinde belki şimdi
Gözyaşları damlıyor
Tutulması gereken ellerin…
Belki şimdi titriyordur
Bakılması gereken o tatlı bakışlarında
Şimdi korkunun tek başına yaşamanın korkusu vardır
Öpülmesi gereken o dudakların
Titrek titrek iç çekerek bükerek kemiriyorsundur
Dönüşü mümkün olsa yine beraber olsak desem
Biliyorum dönüş yolu y/ok…
Yaktık tüm gemileri…
Yıktık tüm köprüleri…
Bitirdik tüm sözleri delicesine
İsyankâr sözlerin altında bitirdik her şeyi
Şimdi sen dağınık
Ben dağınık yalnızlığı y/aşıyoruz
Mehmet Aluç



4 Şubat 2015 Çarşamba

Gülümseyen Aşkımızın Işığı Altında



Gülümseyen Aşkımızın Işığı Altında 


Gecenin ay ışığında yüreğimde sevgin, avucumda aşkım sana gönderiyorum.
Al onu gönlüne yerleştir sevgilim beni anla diye sana gönderiyorum.

Al onu gönlündeki aşk ile öp doyasıya, onu öptüğünde beni öpmüş olacaksın ve ben gecenin ay ışığında, yıldızlar altında, seni görüyor olacağım.

Sen beni öperken, bende o yumuşacık sen kokan saçlarını ellerimle saracağım, koklayacağım…

Bu gönlüm yine biz diyecek ve sen işiteceksin ve sende biz diyeceksin, seni seven gönlümün gülümseyen aşkımızın ışığı altında.

Mutlu düşlerin koridorunda el ele yürüyeceğiz, elimizde gönlümüzde Aşk’tan asalarla yürüyeceğiz her düşmeye çalıştığımızda o Aşk’tan asa yüreğimize batarak bizi uyandıracak…

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç