Bu Blogda Ara

son etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
son etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2017 Pazar

Son Bir İmzanı At


Kurşun adres sormaz hedefe vardığında
Benim adresi ver terk edip sen kaçtığında
Son bir acı olsun yüreğimde sana ait olan
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Terk edip gidersen ben bu acıyla yaşayamam
Son bir kurşun gönder senden hatıra sensiz kalamam
Son bir selam gönder kurşunla bana bu son akşam
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Senden kalsın bu virane aşkımız bana
Madem terk ediyorsun bir şey demiyorum sana
Son bir kurşun değsin gönder değsin bu cana
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Gönder kurşunu bana çıkmaz avaz avaz sesim
Son defa ismini ansın kesilsin bu soluksuz nefesim
Parça parça olsun içinde sen olan göğüs kafesim
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Âşık Gülveren’im terk ettin beni vardın ellere
Varamayacağım artık ben mutlu mesut günlere
Hasret kalmak istemiyorum sendeki gülüşlere
Son bir imzanı at kurşunla gitmesin boş yere
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Mehmet Aluç /Aşık Gülveren



8 Mart 2017 Çarşamba

Kadınlar Mutluluk Sizindir





Kadınlar günüymüş bugün

Koşup ta ben gelemedim

O kadar dayak yediniz

Ben atmayın diyemedim

Şimdi nasıl yüzünüze

Bakarım diye gelmedim

Huzuru bulun diye siz

Gönlümü o gönlünüze

Hemen gönülde ben serdim

Mutluluk sizindir diye

El açıp haktan istedim

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

----------------
Kadınlar günüymüş bugün koşup ta ben gelemedim

O kadar dayak yediniz atanlara atmayın diyemedim


Şimdi gelip nasıl yüzünüze bakarım ben böyle dedim


Huzuru bulun diye gönlümü gönlünüze hemen serdim

Mutluluklar sizlerin olun diye el açıp hakka duamla istedim


Mehmet Aluç /Kul Mehmet


Not:Hem hece hemde serbest şiir ahenkli şekilde yazdım

















2 Kasım 2016 Çarşamba

Gözlerinde Gülüşlerinle Bakarsın

gülen gözler ile ilgili görsel sonucu

Yazdığım şiirdeki son mısra gibi bakmasın gözlerin
Şiirlerde bitmez gözlerdeki gülüşlerde bitmez bilirsin
Yazarken gönüllerde gülümseyerek gezersin gülüverirsin
Gönül sazımda telimsin notamsın şiirimde bestemsin benim
Gözlerinde gülüşlerinle bakarsın gülüşler gibi güldürürsün

Gönüllerin içinde gezeriz dağların başında gezmeyiz
İnsan gibi seveni severiz sevmeyenlere kaşımızı çatarız gülmeyiz
Bazen kaçarız birbirimizde yaşayamaz geri geliriz biliriz biz nefesiz
Gönül sazımda telimsin notamsın şiirimde bestemsin benim
Gözlerinde gülüşlerinle bakarsın gülüşler gibi güldürürsün

Mecnunlar Leylalar Keremler Aslılar göğsümüze yaslanır
Gönüller gönlümüze aşkla sevmeyle bakışlarla bağlanır
Bir hafif gülümseme gülen bir bakışla bu ruhumuz canlanır
Gönül sazımda telimsin notamsın şiirimde bestemsin benim
Gözlerinde gülüşlerinle bakarsın gülüşler gibi güldürürsün

Ben kendimi sensiz bizsiz anlatamam ki anlatılmaz ki
Ayrı ayrı gönülden ayrı gülümsemeden bu hayatta yaşanılmaz ki
Anlatmaya kalaksam sözlere hecelere ben sizleri sığdıramam ki
Gönül sazımda telimsin notamsın şiirimde bestemsin benim
Gözlerinde gülüşlerinle bakarsın gülüşler gibi güldürürsün

Kâinat susa bile bilirim aşkla gezen gönüller hiç susmaz
Gönülden gönlü sarmayınca bu gönülde sancılar yok olmaz
Gönülden gelen aşkla sevmelere kim git diyebilir ki aşksız olmaz
Gönül sazımda telimsin notamsın şiirimde bestemsin benim
Gözlerinde gülüşlerinle bakarsın gülüşler gibi güldürürsün

Kul Mehmet’im aşkla gönülden seveni anlatamam ki
Sevmeye layık olmayan gönüle sev diye dayatamam ki
Sevmeyen aşksız gözlerle bakana zorla bakma diyemem ki
Gönül sazımda telimsin notamsın şiirimde bestemsin benim
Gözlerinde gülüşlerinle bakarsın gülüşler gibi güldürürsün
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

23 Ekim 2016 Pazar

Sonuca Odağa Kapalı Suçlama


 sonuçsuzluk  ile ilgili görsel sonucu
İnsan bilmediği tahmin edemeyeceği karışamadığı bir suçtan dolayı sorumlu tutulabilir miydi? Sorumlu tutmuşlardı, dolaylı yollarla tanışmış olması sanki ona bu hakkı veriyormuş gibi suçlu bulmuşlardı. Neyin içinde neye karıştığını bilmeden, iki gün olmuş odasında aç susuz konuşmadan ölmekte olan, son nefesini bekleyen bir ceset gibi düşünmeye anlamaya çalışıyordu. Kapalıydı tüm kapılar, kapatmışlardı suratına bir bir. Anlatmak isterken, dinlemiyorlardı. Soğuk bir taştan ibarettiler, his duygu anlam manaları olmayan taştan daha katıydılar. Oysa bu dünya kâinat bile ölene, yeni bir kapı açıyordu, sonsuz bir hayatla, bilinçli olarak yaptıklarından dolayı hesaba çekmek için fırsat sunuyordu. Onların bunu bilmemesi dünyanın da bu halde olmadığı, yaşamında böylesine acımasız olmadığını anlatmalıydı. Ama nasıl?
İşte böylesine bir çıkmazın içinde iki gün olmuş hala bir ceset gibi sadece nefes alarak, hiçbir hayati bağa dokunmadan anlama çıkmaya çalışıyordu. Aslında düşmek, çıkmak içindir biliyordu ama onlar bilmiyordu… Kahramanımız Suat, bir danışmanlık şirketinde yatırım yapanlar için danışmanlık yaparak, gelen müşterilere kazançları için daha iyi olabilecek yatırımlar için yön veriyor, onlara yeni imkânlar sunuyordu. Yani borçla batık durumda olmayanlara batmış durumda bir şirketin kurtulması için pekte yasal olmayan yasal olan ama yasal olmayan bir portföy-Para çantası da diyebildiğimiz anlamda- sunarak yardımcı olarak, yeni projeler olanakları sunarak batmalarını yani batmayanı batmış göstererek önlüyor, düzlüğe çıkmalarını sağlıyordu. Oysa şimdi kendi elinde olmadan bilmediği karışmadığı bir olay yüzünden, batmasına göz yumuyorlardı. O insanların hayatlarını yatırımlarını iyileştirmeleri için gece gündüz çalışarak, çalıştığı şirketin müşterilerine memnuniyet sunarak, şirketin büyümesine katkıda bulunuyordu. En son yardımcı olduğu yeni yatırımlar sunduğu müşterisinin oğlu, bilgisayarındaki kayıtlı müşterilerin borçlarını ödeme süre ve tutarlarını gelecekte nasıl yol izleyerek düzlüğe çıkacakları, adresleri, inandırıcı olsun diye batmamakta olan şirketlerin, nasıl batırılacağına yön veren dokümanları kopyalayarak ele geçirmiş, hatırı sayılır bir mafya babasının bilgilerini alarak medyaya ya sunmuştu. Oysa bilgisayara giriş şifreleri günlük şirket tarafından değiştirilerek, mesai saatinde çalışanlara verilir ve her saat başı değiştirilirdi. Yine o gün hatırı sayılır son müşterisi ile çalışırken bilgisayarı kapatmış, yanında ki müşterinin oğlu olacak zat, izin isteyerek lavaboya gitmesi gerektiğini söyleyerek, onlardan önce büroyu terk etmişti. Suat her gün çıkışta kartını okutarak kapıyı kapatmak üzere idi ki telefonu çaldı, arayan ise yeni bir müşteri Kemal bey
-Suat Bey telefonunuzu Serhat beyden aldım, ben Haydar Sönmez Holdingin patronu, güç veren Holdingin sahibi olan Serhat beyden.
Suat
-Tamam, şimdi hatırladım, buyurun nasıl yardımcı olabilirim size?
-Şirketimizin geleceği hakkında, sizden bilgi almak için randevu almak istiyorum.
Suat saate baktı mesainin bitmesine beş dakika vardı.
-Mesai bitmek üzere bugün görüşmemiz mümkün değil, isterseniz yarın ofisime buyurun görüşelim.
Haydar
-Hayır, öyle olmaz siz akşam saat sekiz gibi hazırlıklı olun, şoförüm sizi evden alacaktır.
Suat kararlı bir ses tonu ile.
-Ben eve iş götürmüyor ve mesaiden sonra, iş konusunda danışmanlık yapmıyorum Haydar bey.
-Biliyorum Suat Bey, her şeyin bir ilki vardır…
Konuşmayı yürüyerek yaparken, ofisin kapısını kapatmayı unutarak ofisten çıktılar. İşte ne oldu ise bu mesainin bitmesine, beş dakika kala,  bu telefon konuşması arasında lavabodan çıkan müşterisinin oğlu tarafından bilgi ve haberi olmadan, bilgisayarını kapatmasına ve şifresinin geçersiz olmasına rağmen bu işi yapan ve bilgileri medyaya sızdıran ismi Ruşen olan müşterisinin oğlunun yapmış olduğu hırsızlıktan dolayı sorumlu tutulmuştu. Karısı ve çocukları kaçırılmış, bu olayla ilgili aramadığı hiç kimse kalmamış ve her bir kapı, teker teker suratına halini anlatmadan kapanmıştı.
Oysa en son aradığı ona milyon dolarlar kazandırdığı hatırı sayılır Gürkan beyle villasında konuşurken ona.
-Gürkan Bey, beni tanırsınız, sizin için milyon dolarlar kazandırdım ve bu milyon dolarlarınıza hiçbir zaman göz dikmedim, eğer dikmiş olsaydım size kazandırmadan önce yüzde ellisini sizde biliyorsunuz komisyon olarak alırdım. Ben Kamil Babayı tanımam ama o beni sizin aracılığınızla tanımış ve sizin ricacı olmanızla onun şirketini batık şirket göstererek, hisselerinin değerini düşürerek, yeniden başka bir paravan şirket kurarak satın almış, tekrar kendisine iade etmiştik, büyük kazançlarla sattığı hisseleri çok ucuza düşmesi ile tekrar eline geçmesine fırsat vermiştim. Daha önceden medyaya, bu holding iflas ediyor haberini ben yayarak, hatırı sayılır medya patronlarını çevirdiğimiz işlerden habersiz oldukları için, onlarında yardımı ile bu yalan haberle hisselerin satışını düşürerek, yeniden almış ve daha sonrasında, iflasa gerek olmadığın yetkili makamlara bildirmiştim. Eğer ona karşı bir yanlışım olsaydı o zaman yapardım. Şimdi bana açık olan tüm kapıları kapattınız ve ortada benim gibi hiç suçu olmayan, karım ve çocuklarımın kaçırılması ile onlarda suçlu durumdaymış gibi muamele gördüler. Bana bunu açıklaya bilir misiniz?
-Suat’ım biliyorsun böylesi bir durumda, size bunu izah edecek bir söz ve açılacak bir kapının olduğunu sanmıyorum.
Suat kızgın bir ifade içinde.
-Bunu söylerken sizler kendinizde misiniz? Ne demek açık bir kapı yok, üstelik hiç suçumuz olmamasına rağmen! Bun söylerken insan olmadığınızı mı bana söylemek istiyorsunuz?
Gürkan Bey sinirlenerek ama gülerek
-Ha şunu bileydin, bu insanlar bu şirkete gelen insanlar böyle insanlar Suat’ım, anlamazlar ama anlaşılmakta isterler, çare kapısını kapatırlar ama sıkışınca, çare kapısının tüm kapıları kendilerine açılsın isterler.
-Ama bu nasıl nasıl olabilir? Bunu açıklayacak bir kelime yok bu dünya üzerinde! Taş olsa anlayacağım cansız ama taş, ama bun…
Hırsla ceketini kanepenin üzerinde alarak villayı terk etti.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Arkası yarın veya dahada arkası ertesi gün inşaAllah...

14 Ekim 2016 Cuma

Gönlümdeki Senle Ben Seninleyim




Son bir adımla kapına geldim
Kapını bana açarsın gülersin dedim
Ne kapını açtın ne yüzüme güldün
Beni el âleme rezil ettin çektim gittim

Bir görmedin beni ne haldeyim
Gönlümdeki senle ben seninleyim
Gece gündüz düşünde ben gezenim
Beni el âleme rezil ettin çektim gittim

Ne kolaydı gönülde keder bırakmak
Kapıyı kapatarak yüzüstü bırakmak
Seni seveni terk edip yalnız bırakmak
Beni el âleme rezil ettin çektim gittim

Bir gülümsemek çok mu zordu
Hasretin gönlümü yakan kordu
Bu laf anlamaz gönlüm geldi kapında durdu
Beni el âleme rezil ettin çektim gittim

Gidiyorum artık bu diyarda
Bulamazsın artık beni arasan da
Gülemedik ikimizde aynı anda
Beni el âleme rezil ettin çektim gittim

Bu derdim artık bana yeter
Yüreğime saldın onca keder
Belki olursun sen benden beter
Beni el âleme rezil ettin çektim gittim

Kul Mehmet’im kendini harap etme
Yâre kızıp bu diyarlardan sen gitme
Bekle kapısından sen sakın küsme
Sen el âlemi bırak rezilliğe çekip gitme


Mehmet Aluç-Kul Mehmet

28 Eylül 2016 Çarşamba

Unutur Muyum Hiç Ben Seni

                                         Unutur Muyum Hiç Ben Seni


Görsel sonucu

Ömrüm son defa görmeye ulaşmasa da
Ellerim ellerine bir daha dokunmasa da
Bırakıyorum gönlümü o ağacımızın altına
Gücüm yetmiyor seni bulmaya desem de
Seni alıp gönlümü bırakıp gideceğim bunu bil

Unutur muyum hiç ben seni ecel ulaşsa da
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Devamını Link tıklayarak okuyunuz...

28 Nisan 2016 Perşembe

Son Nefese Bir Anda

       
   
Bir zamanlar çıkardım ben dağları
Eyvah geldi geçti gençlik çağları
Çıkamam artık ben o dağları
Açılmaz ihtiyarlıkta dizim bağları
İhtiyarlıkla yürüyemem yollar
Rahman korur cümle kulları
Elim yıkardı akan pınarları
Şimdi yürüyemiyorum yolları
Ah bu gönlüm her şeye barıştı
Artık yollarım bir birine karıştı
Bir nefeste çıkardım dağları
Elimle açamıyorum kapıları
Sevdayla çözülürdü dillerim
Unutuyorum tüm bildiklerim
 Koşar yar boynuma sarılırdı
Şimdi koşamaz yarılır yolları
Şimdi hayat benden önce ağlar
Bitti sona gider biten çağlar
Geride kalandır can sağlar
Bilmem ölen ardında neden ağlar
Ölüm gelir bağlanır canlar
Yeniden kurulur ahirette hanlar
Ölümle yatar canlar yanlar
Akmaz damarda artık kanlar
Rüya yaşanmış gibi olur hayat
Kırıldı artık kalmaz bu kanat
Bu dünya için ağlamak boşuna
Ahireti gör nede güzel gelir hoşuna
Yazık bu dünyada boşa koşana
Eli boş gelip mezara boş yatana
Gözde akan yaş olur boşuna
İmanla gelir her şey hoşuna
İman iz bırakır kalpte dünyada
Kul ecelle varır son nefese bir anda
Açamazsam da aşkla kollarımı
Kaybettim sanmayın yollarımı
İhtiyarlık ömrün son anları
Rahman merhametle sarar kulları
Bekler ömür artık son anları
İmanla yaşasın kulların canları
İmanla bu can ölüme kurban
Ahirete imanla kalırsın hayran
Hepimizin yeri ahiret canlar
Nefretle yıkılmazsın hanlar
Dünya için bu uğraşa değmez
İnşa edelim ölümle hayat bitmez
Nefis şeytan sanmayın yenilmez
İmanı görünce ne yapacağını bilmez
 Merhametsiz olan her an batar
Eceli görünce boş mezarda yatar
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

24 Nisan 2016 Pazar

Son Nefeste Kime Gidersin

 
                                       
Boş gelmedi boşa geçti bu ömür
Şimdi sona geldi neylersin
Bir nefes hak ile olmadın
Son nefeste kime gidersin
 
Dünya için ömrü feda ettin
Arzuların için günü gün ettin
Hak yoluna hiç girmedin
Son nefeste kime gidersin
 
Son nefeste kime gidersin
Halin ne olacak sen bilir misin?
Gideceğin yer seni  kabul eder mi?
Son nefeste kime gidersin
 
İyi düşün şimdi iyi yaşa
Gün ola neler gele başa
Hakkı bil o yolda yaşa
Son nefeste kime gidersin
 
Gideceğin yeri iyi hazırla
Dertlere dayan sabırla
Sakın olma sen kahırla
Son nefeste kime gidersin
 
Gittiğin son yer mezardır
Yerin hazır çoktandır
Bu dünyada düşün ne kalandır
Son nefeste kime gidersin
 
Bu dünya inan yalandır
İman gönülde açan bahardır
İmanla her şey çok tatlıdır
Son nefeste kime gidersin
 
Yalan dünya hep kandırır
İman dersen onu yandırır
Dünya bak kime kalandır
Son nefeste kime gidersin
 
Dünya bak kime kalandır
Yalanla içine alandır
Yarı yolda eli boş bırakandır
Son nefeste kime gidersin
 
Dünya ayrı yolda eli boş bırakandır
İman dersen içini doldurandır
İman yoksa her şeye yalandır
Son nefeste kime gidersin
 
Son nefeste Rahmana gidersin
Allah din iman merhamet versin
Mezarın imanla nurla dolsun
Son nefeste kime gidersin
 
Dünyaya bin can feda etsen boşa
Nefis bu iman gelmez hoşa
Bu beden iman ile coşa
Son nefeste kime gidersin
 
İman gönüllere olur has
İmanla nefsin üstüne bas
Gözlerde akıtma sakın yaş
Son nefeste kime gidersin
 
Son nefeste ölüme gidersin
Ölümden sonra imansız ne edersin
Cehennem yaklaşınca bitersin
Son nefeste kime gidersin
 
Kul Mehmet’im ne bakarsın
İmanla ol iki cihanda rahat edersin
İşte geldin bak gidersin
Son nefeste Yüce Rahman’a gidersin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç