Bu Blogda Ara

sana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2017 Çarşamba

Gecenin Sessizliğinde



gece ve mehtap ile ilgili görsel sonucu

Geceyi suskunluk güzel sarar
Gönlümü yârin gülüş kaplar

Gece gökyüzüne uyumayan bakar
Uyku tutmayanı yatak ne yapar

Severken oldum biraz sakar
Bu gönlüm yâre doğru kayar

Sizleri sevsin gönüller ey canlar
Gönlünüzde açılsın çiçek kokan bağlar

Âşık yoluna engel olmaz dağlar
Âşık yürüdü mü önünde yıkılır dağlar

Ölenler mezarın sağlar bizimdir
Gönülde söylenen türkü ne güzeldir

Ezan okunacak birazdan seherdir
Namazı kılan kula cennet gülümsemektedir

Bilir misin gönlü yıkan nedir
O gönüle gülümsememektir

Gönlünde gül yetiştir gönlünü sevdir
Gönül sana gülümsetmek için emanettir

Gecenin sessizliğinde aşkımı yazdım sana
Sana zahmet olacak çıkar mısın cama

İçelim aşkı gönülde yar elinde kana kana
Seni candan seviyorum diyorum ben sana

Mehmet Aluç / Kul Mehmet

7 Mart 2017 Salı

Yapayım Ellerimle Sana Bir Güzel Salata



Bu gönül tanımaz ki senden başka
Gönlüm seni sevdi işte düştü aşka
Söyle sevgili bakışın neden başka
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Ben söylemedim sana aştan başka
Sen suçu var diyorsun bendeki aşka
Yemeğine yerken aşk koydu mu salça
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Ayakların gönlün yürümez neden aşka
Ben seni sevdikten sonra oldun başka
Ver bana elini koşalım seninle aşka
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Kaçıp ayrı yolda gidersin yazık aşka
Adımı anmazsın konuşursun başka başka
Sevmiyorum deseydin düşmezdim aşka
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Sen değiştin oldun dünden başka
Bak çağırıyor bizi gelsene sen aşka
Sen başka ben başka yazıktır aşka
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Yürüdüğü yolla bir bak aşk ne alaka
Yemek yemiyorsun yediğin hep salata
Bir çocuğumuz olsun doğsun kerata
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Senin için aldım dinlersen çalayım mızıka
Sen neden kızıyorsun karşıda duran kıza
Gönülde çalarım al sende dokun bu saza
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Kendini çok çekiyorsun sen naza
Elimden çıkacak sonunda bir kaza
Uzatır mısın elini sofradaki tuza
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Çaldım sazdır değildir ki balalayka
Gönlün haşat olmuş sanki baraka
Düştüm dersin sanki sen gibi salağa
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Ben aşkımızı sürdürüyorum bata çıka
Aldığım soğana sen diyorsun ki sıska
Aldın sana giysene bir etek bak patiska
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Sen çıkarmak istiyorsun acil vaka
Sana koşamıyorum işte koşa koşa
Eskiden koşarım sana ya coşa coşa
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Bu nasıl bir kelimedir bilmem cimbakuka
Çelimsiz demekmiş bu nasıl bilmem alaka
Senin canın istiyor galiba güzel bir salata
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Yapayım ellerimle sana bir güzel salata
Bitiremiyorum seni bak ben anlata anlata
Sendede hiç çıkmıyor neden kahkaha
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Gönlümde açtın kocaman bir bastika
Yürüdüğümüz yol yokuş değil ki patika
Ne olursun de bana yaptıklarım şaka
Gülen gözlerle bakmazsın sen aşka

Kul Mehmet’im sende yeter koy noktayı
Yemedi bak hazırladığın o güzel salatayı
Bana kalırsa sen ye koca armut ile ayvayı
Yıkıldı bak işte gönlündeki aşkın sarayı
Mehmet Aluç / Kul Mehmet

Not: Bu şiirim Mehmet Macit Kardeşimin” Mey Bilmez Demden Başka” şiirine ilham alarak yazdığın nazire bir şiirdir.

Nazire: Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir
Bastika: Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.





İhtiras Tramvayı




İhtiras tramvayı gelmez boşa bekleme
Bekleme gelmez artık boşa hiç kolay kolay
İhtiras iflas etti birden çıkardı olay
Yokluklar kaldı sana ondan bak bolca miras

Yazmaz bu ihtirası yazan sana kâtipler
Buna bir derman bulmaz bu âlemde tabipler
Kalmadı etrafında seni artık sevenler
Yokluklar kaldı sana ondan bak bolca miras

Binlerce dert vermiştin binlerce derdin oldu
Aradın bulduğun o derdin bak senin oldu
Yıktığın o gönüller şimdi savaşa durdu
Yokluklar kaldı sana ondan bak bolca miras

Düldül değil ihtiras binesin sen gidesin
Her arzu isteğini hayata geçiresin
Arzu ettin hayatı sen ele geçiresin
İhtiras tramvayı gelmez boşa bekleme
Yokluklar kaldı sana ondan bak bolca miras

Mehmet Aluç /Kul Mehmet



2 Mart 2017 Perşembe

Layık Değil Sana

    
               
           

        Safderun gönlümü sen nüktedan sözle yaktın        
Müdana etmem sana ben ey dilber-i Rana
Aşk sarfınazar bilmem sen işte bundan kaçtın
Layetezelzel gönlüm layık değil hiç sana

Bir an seni mülhem sandım yanıldım
Feveran aşkımla bedbaht ben kaldım
Biçare aşkıma derman bulmadım
Layetezelzel gönlüm layık değil hiç sana
Mehmet Aluç © Kul Mehmet

Safderun: Kolayca aldatılan, saf
Nüktedan: İnce, güzel nükteler yapan (kimse), nükteci
Müdana: Minnet
Sarfınazar: Dikkate almama, vazgeçme
Layetezelzel: Sarsılmaz
Mülhem: Gönlüme doğmuş, ilham
Feveran: fışkırma , coşma

Bedbaht: Talihsiz

Sana Aitti Her Köşem



Ümidim neşemdi gözlerin bana her dem
Kaybettim seni ben kayboldu işte neşem
Tenha sokaklar gibi tenhalarda kaldık
Oturur dururdun kalbimde sana aitti her köşem

Düşünürüm seni kaldığım tenhalarda
Severken görmedin beni sen yakınlarında
Seninleydim her dem ben gezdiğin sokaklarda
Oturur dururdun kalbimde sana aitti her köşem

Duruyorum şimdi sensiz ve sessiz bir köşede
Kalmadı artık ne bende hayatımda bir neşede
Ararım bulamam artık yok oldu artık gülüşünde
Oturur dururdun kalbimde aitti sana her köşem

Bir deniz gibi durgun sakindi seninle bu ömrüm
Yaktın bu gönlümü bitirdin kalmadı artık külüm
Ben seni severken sevinçle derdim canım gülüm
Oturur dururdun kalbimde sana aitti her köşem

Olmuyor sabahım karanlık bana her şafak
Bak gör her yer karanlık ben gibi değil apak
Hasret ilinde uçuruma düşüyorum ufak ufak
Oturur dururdun kalbimde sana aitti her köşem

Severken sevginden ben çok emindim
Beni candan seviyorsun diye çok sevindim
Terk edip gittin ya işte şimdi beni bitirdin
Oturur dururdun kalbimde sana aitti her köşem

Bana selama durdu şimdi neden makberler
Açık değil bana gönlünde kapalı pencereler
Akar iken kurudu gönlümdeki akan dereler
Oturur dururdun kalbimde aitti sana her köşem

Gözlerinde neydi bu sürgün olmama sebep
Güzel değil miydi söyle bende olan meşrep
Ben miydim gizlice gelip sokan sinsi o akrep
Oturur dururdun kalbimde aitti sana her köşem


Mehmet Aluç /Kul Mehmet

27 Ekim 2016 Perşembe

Yola Çıkmak Koşmak


yola çıkmak ile ilgili görsel sonucu 
Varılmazsa güneş gözlüm bir an sana
Yansam sana kavuşmanın ateşiyle kavrulsam
Bu dünyaya sığmazsam yalnızlığınla yok olsam zamanın içinde
Bu yaşadıklarım sana kavuşmanın sancısıyla kavuşmanın kapısında beklemek
Beklerken o gönül güzelliğinle olmak seni almak kavuşmak için koşmak
Hasret kalmak varmanın değerini bilmek
Değerler ile dolmak yola çıkmak koşmak
Sitemle dolmak sitemle dolmak sana varmanın ilk adımı
Aklımla kalsam isyana koşar gönlümle düşünürüm
Yatıp kalmanın aşkla olmanın yanında geçer sitem gece gündüz
Hasret sitem yalnızlık seninle olmamı hatırlatır bir güneş gibi
Bekle geliyorum yoldayım güneş gözlüm iki nefeslik yoldayım
Boş kalmasın aç kollarını beni düşün öyle sar
İşte şimdi kendin benim gibi gülmeye başladın
Hissediyorum gülüşündeki sıcaklığı
Elin vicdanında gönlünde binlerce defa seviyorum dedin
Bende elimi gönlüne vicdanıma koyarak seviyorum ölüyorum dedim
Gülmüştün kahkahalarla hala o kahkahan kulağımda
Beni sevmeseydin ölüyorum demiştim sana
Sende tutulsun bu dilim gönlüm sana öyle söylerse
Yakarım o dili gönlümü anlatmazsa seni aşkla yakarım
Olmaz canım olmaz sevgilim seni sevmezsem olmaz
Sana varmazsam sevmezsem mahvolur biterim dedin
Gözyaşlarımla akıp yok olmana izin vermem güldün
O an dünyalar benim oldu boynuna sarıldım dolandım
Bir yaramaz çocuk gibi hala peşindeyim seninleyim
Birkaç günlük ayrılık beni senden ayırdı yüreğimi yaktı
Her anımı hasretinle gönlüme ilmik ilmik dokudu
Yokluğun üşütse de şiir gözlerim ısıtır beni
Susmaz içimizde aşk biz onunla canlıyken
Asılır nefret kin onunla darağacında
Yanılgılar uğramaz yanına
Var olmalar varken yanına kaçar yanılgılar
Uzaklığımız gönül ateşimizde ısınmaktı biliyorum
Ve sana ısınarak geliyorum
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

11 Ekim 2016 Salı

Rahmanın Verdiğini Vermezsin İsteyende


 Görsel sonucu
Bu ömür anda bir secde
Bir anda bak oldun dede
Rahman her şeyi verende
Verdikleri acep nerende

Rahman seni güldürende
Gönlüne güller serpende
Sen ayrı yolda boşa gidende
Rahmanın verdiği gül nerede

Rahman sana Rahmet yağdıranda
Rahmetle karnını doyuranda
Fakir kapında durduğunda
Rahmanın Rahmetle verdiği nerede
Rahmanın verdiğini vermezsin isteyende

Rahmanın verdiğini vermezsin Rahman isteyende
İmtihan dünyasındasın unuttun bir günde
Hani nerede Rahmanın verdiği gülüş güller Rahmeti nerende
Rahmanın verdiği kimin için sakalarsın bu ömür geçende

Rahmanın verdiği kalmasın sende
Kul Mehmet’im sende dağıt gül sende bu günde
Yarın dağıttığın ahirette baktığında bak önünde
Sana verileni sen dağıt durma kalma bu ömür geçende
Rahmanın verdiği ömür gelip geçer nerede kiminle
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

30 Eylül 2016 Cuma

Sancısı Yüreğimde Çıkaramıyorum

yüreğimdesin sevgilim ile ilgili görsel sonucu





Sancısı Yüreğimde Çıkaramıyorum

Seni terk ediyorum
Sensiz illere gidiyorum
Giderken vefasızlığını bırakıyorum
Ben ayrılığı alıp gidiyorum
Göğsündeki acımı sana bırakıyorum
Ama bırakamıyorum
Sancısı yüreğimde çıkaramıyorum

Benden bir kalmadı bende
Aldın sen beni bende kaldım sende
Nasıl yaşarım ben sensiz yaban ellerde
Kadrim kıymetim bilinmez
Senden bir gel haberi de gelmez
Göğsündeki acımı sana bırakıyorum
Ama bırakamıyorum
Sancısı yüreğimde çıkaramıyorum

Çok zaman geçti hala bir selamın yok
Galiba burada sensiz perişanım haberin yok
Gel albeni o gül sinenin içine sok
Günüm perişan anım perişan perişanım
Gel de ne olur bir gül bitsin bu sancım
Göğsündeki acımı sana bırakıyorum
Ama bırakamıyorum
Sancısı yüreğimde çıkaramıyorum

Bir gel demek çok mu zor
Git derken bana kolaydı
Bakışlarında her gün bir olaydı
Kabahat bende ise çoğu sendeydi
Terk edip giderken gönlüm sendeydi
Göğsündeki acımı sana bırakıyorum
Ama bırakamıyorum
Sancısı yüreğimde çıkaramıyorum

Anlaşılan senden bana fayda gelmez
Bu çilem de senli hatıralarla bitmez
Sen gönlümde iken kaderde bana gülmez
Atıyorum seni kalbimde karanlık sokaklara
Kendim giderim artık yeni ufuklara
Göğsündeki acımı sana bırakıyorum
Ama bırakamıyorum
Sancısı yüreğimde çıkaramıyorum


Mehmet Aluç-Kul Mehmet

23 Temmuz 2016 Cumartesi

Gerekli



Gönül boşa istersin bu içi boş dünyayı
Sen kendini hazırla gideceğim Ukba ya
Kazan dünya içinde Ukba için sevabı
Sana Allah Nur Kur’an Nurdan Nebi gerekli

Derdin için dermanı sana bu dünya vermez
Nefis şeytan güldürmez mutluluk haz hiç vermez
Dünyada kazan durma ukba’ya gönder bitmez
Sana Allah Nur Kur’an Nurdan Nebi gerekli

Bu dünyaya sen sultan olsan seni doyurmaz
Ne kadar yaşarsan sen yaşa namazsız olmaz
Zaman içinde namaz yoksa mutlu olunmaz
Sana Allah Nur Kur’an Nurdan Nebi gerekli

Kazandığından harca fazlasını saklama
Doğru olan var iken yalan ile paklama
Doğru sözü de sakın sende yanlış anlama
Sana Allah Nur Kur’an Nurdan Nebi gerekli

Seveceksen ol mecnun ara bul sen Leylayı
Nefis şeytana uyup bulma sakın belayı
Görürsen sen ayır sen durma hemen kavgayı
Sana Allah Nur Kur’an Nurdan Nebi gerekli

Her kulun ayrı ayrı çektiği bir derdi var
Yaz ayında bakarsın yağar o başına kar
Geniş olan dünyada der aman yerim çok dar
Sana Allah Nur Kur’an Nurdan Nebi gerekli

İki kapılı handır dünya kimse eğlenmez
Bir eli yağda balda olanda hiç beğenmez
Fakiri dersen eder şükür haramı yemez
Sana Allah Nur Kur’an Nurdan Nebi gerekli

Kul Mehmet’im biter bu gittiğin uzun yollar
Toprak hazır sen bekler bak açmış sana kollar
Aç kolun canları sev sevinsin cümle canlar
Sana Allah Nur Kur’an Nurdan Nebi gerekli
Mehmet Aluç ©Kul Mehmet
Ukba: Ahiret

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

23 Haziran 2016 Perşembe

Yetişmezsen Allah Sana yetişmez


Elden ele elin hiç uzanmadı
Fakir var yüzüne hiç bakılmadı
Allah yetişmedi der sıkışınca
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Yakılır yıkılır ses çıkarmazsan
Ağlayan var iken durun demezsen
Ya Rabbim unuttun neden sen dersen
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Koşman için seni yarattı anla
Yatarsan bitersin sende zamanla
Allah seninle sen kimlesin kanla
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Her şeyin bir vakti var anlayana
Gereken yapmazsan bitersin canla
Hışımla gezme gez sen az sabırla
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Hakkı anlatmadın tane tane sen
Anlatılınca kaçtın dedin ben ben
Secdeye varmadın hiç unuttun sen
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Unutanı Allah unutur anla
Sen hatırlamadın bu diri canla
Her şeyi yıkadın nefisle kanla
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
                                                   
Kulda yoksa niyet az samimiyet
Bir kulda olmaz ki çokça art niyet
Neye yarar yoksa kul samimiyet
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Kul Mehmet’im sakın çevirme dümen
Bak bakalım en çok kim insan üzen
Koşsana sen söyle nasıl bu düzen
Yetişmezsen Allah sana yetişmez
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

29 Mayıs 2016 Pazar

Sessizce Çekip Gittin

ben sana bağlandım deli bir rüzgar gibi saçlarına dolandım
açan güneşte yüzlerinde gözlerinde gönlünde dolaştım seni ısıttım
yaz günlerinde yeşeren bir yaprak gibi umutlarını yeşerttim solmayasın diye
gülmeyen yüzüne gülüş gamzen de çiçekler açsın diye güllerden tohumlar ektim
ama sen ne yaptın ani bir kızgınlıkla yıktın bu senin için saray olan gönlümü
ben sana gönlüne dokunamaz iken yıkmak çok mu kolaydı bilmiyorum yıktın gittin
oysa ben sen üzülürsün diye sözcüklerimi aşkın pınarlarından yıkayarak sana söylerdim
sana şefkatle uzanan ellerim bileklerimden kestin
bir deli hoyrat rüzgar gibi esmeden gittin
gönlümü sana ipek bir halı gibi sermiştim
kan revan içinde bıraktın
dalımda ki yapraktın kuruttun
yeşil allı gönül elbisemi kan kırmızısına boyadın
benim için kuşanmadın demek ki sandıktaki al elbiselerini
bahar ağaçları gibi gönlümde sen açmadın mı yoksa
bir bahar gibi gülümsemedin mi bana 
yoksa hepsi yalan mıydı
beni seviyor derken gönlünde başkasına gülen
beni sarıyor derken başkasına sarılan sen
ey zalim vicdansız edepsiz
bu muydu sevgim
neden geldin devirdin beni koca bir çınar gibi
seninle dalında kaysılar koparacaktık
arapkir üzümünden yiyecektik yanak yanağa
o kocaman lahanalarımızla köfteler yapacaktın bana
sevdaya doymadığım gibi
ellerinle hazırladığın lokmalara da doyamayacaktım
ama sen kursağımda hazım etmeden bıraktın gittin
senin gözlerine bakarak karanlıktan aydınlanan güne günaydın diyecektim
diyemedim
söyletmedin
gün yüzü göstermeden gittin
ne diyebilirim ki gidene
gitme demekten başka
ama sen bana onu bile çok gördün
sessizce çekip gittin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç