Bu Blogda Ara

Güzelliğe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzelliğe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Atışma



Gelin atışalım biz güzelliğe varalım
hak sözlerin içinde gönülde yarışalım
küs olanlar var ise hemen barıştıralım
gönül kapısını hak sözüyle biz açalım

bizi kul olmak için yarattı hak yaratan
dünya malıyla vazgeç kirli olan paradan
merhametli olun der yüce olan Yaratan
gönül kapısını hak sözüyle biz açalım

gönülde merhameti yoksa kul nasıl yaşar
gönül nefis şeytanın  koynunda kalır yatar
merhametsiz olan kul dostunu hemen satar
gönül kapısını hak sözüyle biz açalım

kin nefret çıkaralım artık yere aradan
yaratmadıki bizi boşuna Yüce Rahman
merhametle gezmeli gülmeliyiz biz her an
gönül kapısını hak sözüyle biz açalım

merhametin gölgesi herkese elbet yeter
merhameti olmayan kul bu dünyada biter
insanlar birbirine neden anlamsız küser
gönül kapısını hak sözüyle biz açalım

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

14 Ocak 2016 Perşembe

Bu Millet Ve Vatan.


Bu millete layıktır her hürlü hizmet
Bulursa almaz demez bu ganimet
Vatan için oluyor gözün kırpmadan şehit
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Batı  utanmadan der medeniyet içi dolu kahır
Hem batı hem medeniyet duymaz sağır
Üstümüze saldıkları belalar sanmayın ağır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Yıkarız onları yaşadıkları olur kahır
Sokarız onları yaşadıkları yer olur ahır
Osmanlıyı yıkamadı kimse bin asır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ülkemde herkes birer olmuş bahadır
Yıkarız düşmanı yıkarız çatır çatır
Âlemde yeniden kurulur açılır yeni bir çığır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ey düşman ovayı yaylayı ederiz sana dar
Nefesin kalmaz çıkmaz hiçbir zaman
Kaçacak yer bulamazsın dilersin aman
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ne çizgiler çektiler çizdiler hepsi silindi
Milletim kimin niyeti nedir gerçek bildindi
Birlik beraberlik kardeşlikle güldüler efendi
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Karanlıkla gelenler gömeceğiz sizi karanlığa
Soluksuz kalınca kalacaksınız çığlık çığlığa
Sizi maşa diye kullananlar yıkılacak kaçsa da uzağa
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Ufuklarda kardeşlik türküsünün sesi gelir
Mavi denizlerin maviliğinde cennet ötelerde eser gelir
Ufuklarda cenge çıkmış kardeşim koşar gelir
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Bugünüm az zorsa yarınım kolay olacak
Vatan toprağında hilalin rengi solmayacak
Ölür Milletim esaret ile yaşamı olmayacak
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Açılmış mavi sulara milletim yelken
Şahadet ufukta gelirse demez daha erken
Şahadete vatan için koşarken gülerken
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Damarlarımızda kan dökülse o vatandır
Vatan uğruna gönülde akan hep kandır
Mezarda şehit olarak yatan atandır candır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

İnsan haini bu vatanı satandır
Vatanı satanı milletim cehenneme atandır
Bir ağlayan görse onunla ağlayan dert ortağı olandır
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Kul Mehmet’im yıkılmaz vatan gelse de binlerce akın
Milletim der haydi imanı göğsünüze takın
Şahadet varsa ucunda cennet bize olur yakın
Her türlü güzelliğe layıktır bu millet

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

10 Eylül 2015 Perşembe

Düşünceler İman İle Vicdani Merhametli Bir Güzelliğe Sahip Değil İse Mutluluk İle Yarınlara Taşıyamaz..

Düşünceler İman İle Vicdani Merhametli Bir Güzelliğe Sahip Değil İse...

İnsan düşüncesinin belirli bir sınırı vardır, Yüce Allah c.c. verdiği sınırı aşamaz, onun verdiği bilgiden başkasını bilemez ve bilmesine de imkân ve olanak yoktur Yüce Dinimiz İslam'ın ışığı altında. Bilim ve teknoloji alanında kul çalışır başarıyı yüce Allah c.c. verir. Düşüncenin kulun düşüncesi ile ölçüldüğünde kesinliği hiç bir zaman yoktur, ışık aldığı yön İslam olur ise, kesin bilgidir, ama yok insanların değişken olan düşünceleri altında yol alıyorsa bunun kesinliği doğruluğu devam edecek diye bir kuralı yoktur.

Felsefi düşünce birleştiricidir diyenler kesinlikle yanılgı içinde olanların savunduğu bir savdır, düşünceler iman ile bir güzelliğe sahip değil ise o düşüncenin yani insan düşüncesinin bugün doğru dediğine, yarın yanlış diyen kulun düşüncesi bütünleştirici olamaz, ancak bir süreliğine olsa da bütünleştirir ama sonrasında, nefis ile olan kulun kendi çıkarına, uymayan bir hareket ile düşüncesini değiştirerek, ayrı yola girmesi her zaman mümkündür. Bütünleştirici olan Yüce Allah c.c.'ın, Nur Kuran'ı ve nur Sünnet ile onun ışığı iman bütünleştirici gönülleri aydınlatıcı düşüncelerin sarmalı ile sararak gülümseterek, gönülleri insan fikrini düzelterek güzelleştirerek bütünleştiren tek kaynaktır. Felsefe veya düşünceler zihne yönelik olsa da ölümlü olan insanın düşüncesi ancak zihinde bulantılara ve kendi çıkarı doğrultusunda, yön vererek kendi çıkarı doğrultusunda olaylara yönelmesini sağlar.


Bilimler İslam ile buluşmadığı takdirde, bilimin felsefi veya insan düşüncesinin yol gösterici olduğu savı ile yanlış yola girmesine, "nefis, şeytan, çıkar " üçgeni içinde insanları hüsrana uğratmaktan öteye taşımamıştır. İslam ile onun düşünce yapısı ile olmayan düşünceler " imanlı merhametli vicdan" üçgeni ile sarılan düşünceler insanlığa her zaman yol göstermiştir ve mutluluk ile yarınlara taşımıştır. Felsefi düşünce bilimi yönlendiren tek unsurdur savı her zaman değerini kaybetmiş, Yüce İslam dinimizin, ilim Çinde'de olsa gidin alın Nur Hadisi şerifi ile biz Müslümanları teşvik eden, bilimlere ilimlere yönlendiren tek kapı olması özelliği ile bizden geride olan diğer toplumlar yani batı her zaman bir adım gerimizde olmuştur bundan binlerce yıl öncesinde, bize ait olan ilim ve bilimi alarak, Müslümanları değişik ideoloji izimler altında kardeşi kardeşe düşürerek, ezilmesine sebebiyet vererek fakir düşürerek, zulüm ile elinde alarak, kendi ilmi bilimi diye bize yutturmalarına da inanacak değiliz. Her ne kadar fikirsiz olan düşünceler, felsefe ve bilim düşünceler ile birbirinden etkilenmez sansalar da, bu yalan ile sadece kendilerini kandırarak, insanları kandıracaklarını sanmaktadırlar. Felsefi düşünce veya insanı düşünceler ile etkilenerek, insanların sonunu getiren bilim buluş ile insanlığın sonunu getirmeye çalışan batı, ilim bilim ile insanların mutluluğunu temel alan İslami buluş ve ilim arasındaki fark bu kadar açık ve nettir. İnsanın sonunu hazırlayan batının bilimi ilmi(Atom bombası),İslam'ın merhameti vicdanı ile insanların sağlığı için uğraşmayı emreden İslam'ın model olduğu bilim ve ilim...

Akşemseddin : ( 1389 - 1459 ) Pasteurdan önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı. İstanbul'un fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet' in Hocasıdır

Ali Bin Abbas : ( ? - 994 ) 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan hipokratesin (Hipokrat) Doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.

Ali Bin İsa : ( 11 yüzyıl ) İlk defa göz hastalıkları hakkında eser veren Müslüman bilim adamı.

Ali Bin Rıdvan : ( ? - 1067 ) Batıya tedavi metotlarını öğreten İslam âlimi.
Günümüzde bunları bilen var mıdır benim gibi, hayır... Şimdilerde hep batı bilim ve ilimde önde, Müslümanlar beş adım geride... İşte merhamet ve vicdan ile bizim ilim ve bilimimize İslami düşüncede olanlar katkı sağlamış, kendi felsefi farazi düşünceleri ile olanlar ise insanlığın sonunu getiren ve bizdeki bilim ve ilimi çalarak, kendi bulmuş savı saçmalığı ile yutturmanın hala peşindedir. Diyeceksiniz ki peki Müslümanlar neden sahip çıkamadı? Tarihte Müslüman olarak görümlü o kadar imansız zalim fikirli, batı hayranı insanlarımız vardı ki, Müslümanları kardeş kavgası ile değişik zulüm altına alarak oyalamanın sonucunda parça parçaya bölerek ortada bırakılmamız, kalmamız sonucunda-Hala ümmet olarak birleşememizin sonucunda- her şeyini kaybedenler olarak hala, İslami düşünce yapısını benimseyerek hayatımıza tatbik edemediğimiz için böylesine geride kalarak, batının etkisi ve prangası altında yaşamaya devam ediyoruz...Vesselam...Selam ve dua ile...

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç