Bu Blogda Ara

geç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2017 Pazar

Kalmadı Artık Bir Ahenk


gönül küskün ile ilgili görsel sonucu

Gönlümde bir türbe yaptım gelip girmedin
Ben seni candan sevdim sen beni sevmedin
Gönlüm içinde vardı senin için bin bir ahenk
Sen geldin gönül kapım önüne koydun çelenk
Ne sende nede bende kalmadı artık bir ahenk

Demek ki sevmenin karşılığı senin için buna denk
Bende gönül kapımı kapattım çektim üstüne kepenk
Savaşmak istemeyenle gönülde yapılmaz hiç cenk
Sen geldin gönül kapım önüne koydun çelenk
Ne sende nede bende kalmadı artık bir ahenk

Kimine vakit olur erken kimine olur muş çok geç
Olacak olurmuş güzelim elden ne gelir er geç
Sen dedin gönül kapımdan durma benden vazgeç
Sen geldin gönül kapım önüne koydun çelenk
Ne sende nede bende kalmadı artık bir ahenk

Sen aşk için aşkın mevsimin beklersin galiba
Aşkın mevsimi olmaz güzelim edersin kendini heba
Çok beklersin esmez senin için o güzel badısaba
Sen geldin gönül kapım önüne koydun çelenk
Ne sende nede bende kalmadı artık bir ahenk

Ben sana derim bu aksi düşüncenden vazgeç
Gönlümü önüne serdim sen gel bu gönlümü seç
Yoksa üzülürüm güzelim senin için vakit olur geç
Sen geldin gönül kapım önüne koydun çelenk
Ne sende nede bende kalmadı artık bir ahenk

Mehmet Aluç/ Kul Mehmet

25 Haziran 2016 Cumartesi

Gönül Şiirlerine Anacak Ulaştım Şimdi


Biraz geç doğmuşum varamadım yanına
Âşık Fehmi Güre varamadım zamanına
Âşık gönlüne katamadım gönlümü anına
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
 
Gözü nurundan eksikmiş Âşık Veysel gibi
Halkın gönlüne aşkıyla girmiş eren gibi
Aramış hak gönülleri bulmuş veren gibi
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
 
Hak gönül aşığı olmak çileli imiş
Halk gönlünde kalmak ne güzel imiş
Bizde girmek istesek çok zor imiş
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
 
Bin bir çileyle yaşamış öf dememiş
Candan sevmiş cananına ermemiş
En sonunda başka bir gönüle girmiş
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
 
Ne güzel demiş Âşık Fehmi Gür
Çakırdikenin de gonca gül olmaz
Sarrafın elinde altın pul olmaz
Bildiğimiz karga şen bülbül olmaz
        Baharı bilmez yazı bilemez         
 
İnsan ömrünü şiirle ölümsüzleştirmiş
Hayatın her dilimini ne güzel söylemiş
Kul Mehmet’im bunları hiç bilmemiş
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Çok Geç Oldu Deme Sakın

 
Lakin çok geç oldu deme sakın çık gel
Gözyaşları aktı kurudu unutmuştur deme sakın
Hicran taşları gönlümde yük gel yık ol yakın
Bana gelmene söylesene nedir bunca engel
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Haydi, gel de bakayım o tatlı gülümseyen gözlerine
İnanayım bana aşkla söylediğin o tatlı sözlerine
Bir sabah geleceğim dedin benim artık her anım sabah
Gel de ne olursun bitsin bu yüreğimdeki dilimdeki ah
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Yudum yudum ayrılık mı içitin de gelmezsin
Yoksa seni candan sevdiğimi mi bilmezsin
Giderken senin için yandığımı da görmedin
Gönlümde senin için ağlayan hıçkırıkları da mı duymadın
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Çok geç olmuş ölenler içindir bunu iyi bil
Sen hala kalbimde yaşıyorsun gel de gör
Ne olursun gel de bu hasreti ayrılığı sil
Yoksa aşksız sensiz lal oldu bu dil
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Kul Mehmet’im bana yudum yudum ölümü içirme
Sensiz hasret ayrılık kapısında ömrümü çürütme
Dön gel hatanla af ettim beni güldürtmeden öldürtme
Hatam varsa söyle ne olur beni perişan yerlerde süründürtme
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

10 Şubat 2016 Çarşamba

Sanki Biraz Geç Kalmış




Her şeyi ben bilirim kim demiş
Kendini bilmez o halt etmiş
Aradım buldum ben her şeyi bilen kimmiş
En sonunda buldum her şeyi bilen Rabbimmiş
Ben her şeyi bilirim diyen kul kafayı yemiş
Aklını yerken peynirle uçurumda boşluğa dalmış

Biriside demiş ben herkesten fazla severim demiş
Aradım buldum baktım kendi çıkarı için demiş
Herkesten fazla sevene Rabbimmiş bilememiş
Yüce Rabbime yaklaşmayınca sevgiyi görmemiş
Bilmeyen ne bilir Rahmanı hissiz kalmış hissetmemiş
Aklını yerken peynirle uçurumda boşlukta kalmış

Biriside demiş çekilin yoldan ben nefretle geliyorum
Sakın ola önümde sizler durmayın
Döşüyorum yollara mayın sakın basmayın
Yüce Rahman der kul canı size haramdır dokunmayın
Nefis şeytan sizi yoldan çıkarır yanaşmayın
Nefretle olanı yola getirin gözüne gerçeği saplayın
Aklını yerken peynirle uçurumda kendini boşluğa salmış

Rabbim der sakın ola harama yanaşmayın
Haksızlık için sakın kulların canını yakmayın
Nefis şeytan ilerde çağırırsa sakın yüzüne bakmayın
Sakın ola çaktırmadan sessizce kolunuzu koluna takmayın
Günah deryasına dalarsanız gören yok sanmayın
Günaha bir an dalarsanız tövbe kapısı var sakın unutmayın
Bundan sonra bir daha günah deryasına dalmayın
Aklını yerken peynirle uçurumda kul boşlukta yanmış

İman var iken imansızlıkla yol almayın
Sakın ola Nur Kur’an sünnetsiz kalmayın
Kem gözlerle insan namusuna sakın bakmayın
Derya deniz diyerek nefretle içine dalmayın
Nefis şeytana uyar onu imanla bağlayın,
Tek başına yola sakın salmayın
Aklını yerken peynirle kul uçurumda boşlukta her şeyi anlamış
Anlamış anlamışta sanki biraz geç kalmış
Uçurumdan düşerken aşağıya o an soluksuz kalmış

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

3 Haziran 2015 Çarşamba

Kula Lazımdır Kur’an İle Adalet



Haydi, durma biraz iyilik et
Dert gelirse de az sabır et
Gönlünde olsun merhamet
Kula lazımdır Kur’an ile adalet

Nur Kuran ile Resule koş  geç kalma
Nefret ile gönülleri yakma
Kin dolu gözle gönüllere bakma
Kula lazımdır Kur’an ile adalet

Ağlayanlara yufka olsun yüreğin
Zalime karşı güçlü olsun bileğin
İnsanlığa olsun bolca dua ile isteğin
Kula lazımdır Kur’an ile adalet

İnsanlara sen seviyorum de susma
Nefretle kinini kusma
Nefis şeytan ile coşma
Kula lazımdır Kur’an ile adalet

Haksızlığa karşı dur ol insan
Nur Kuran Resul ile olsan
Neşeyi insanlara sunsan
Kula lazımdır Kur’an ile adalet

Merhametsizlikle kırma kolun kanadın
Merhametle günün olsun aydın
Merhametsiz oldun ortada kaldın
Kula lazımdır Kur’an ile adalet

Yeşert kuruyan o dalları
Viran olmasın gönül bağları
Cehaletle geçmesin ömür çağları
Kula lazımdır Kur’an ile adalet

İnsanların kirpiğin de yaş akmasın
Nefret kin gönülleri yakmasın
Tabip olmayan yaraya bakmasın
Kula lazımdır Kur’an ile adalet

Terk et yüreğinde hain çırpınışı
Deme inançlı örtünene düşünene çağ dışı
İyi düşün sözünde var imla yanlışı
Kula lazımdır Kur’an ile adalet
Mehmet Aluç

1 Haziran 2015 Pazartesi

Gülümsemeye Sevmeye Geç Kaldım Der İken




Her gün, her an seni yazmak kokun ile olmak gözlerine bakmak seni seviyorum demek, Allah’ın bir lütfu olsa gerek ay yüzlüm… Bahar kokulum, hayatın anlamı içinde olman hayata yeniden gülüşünle hayat katmanda Allah’ın bir lutfu olsa gerek, yoksa hayatın inişli çıkışlı yollarında bir birimize destek olmadan nasıl çıkardık bilmiyorum, düşünmek istemiyorum bahar gözlüm.

Hani son baharda ağaçlar yapraklarını döker ya Allah’ın izni ile toprağa bende solan bir yaprak gibi Allah’ın izni ile gönül toprağına düştüm sararmış halimle yeniden yeşerdim yeniden gülüşün sarışın bakışın ile Allah’ın izni ile hayat buldum çimen gözlüm…

Ondan bana baktığından ben hep gülüyorum, çünkü sana baktığımda sen hep gülümsüyorsun da ondandır Allah’ın izni ile bal yanaklım. Ben senli düşler kurarken de yanaklarım gözlerim gülümsüyor ay yüzlüm biliyorum ki sen bana Allah’ın bir emaneti ve lutfusun ve düş değil bir gerçeksin beni gülüşünle canlandıran kırgın anlarımı inşa eden bir meleksin evet evet sen bir meleksin. Yoksa benim gibi gülmeyi sevmeyi bilmeyen birisini böylesine adam eden sen evet sen bir meleksin beni gönlüne alan gülüşü ile baharları yaşatan…

Hayata, gülümsemeye sevmeye geç kaldım der iken tüm kırgınlıkları damarlarımda hisseder iken beni gurur duyarak seven sen karşıma çıkmasaydın bu ben bu ben olur muydum ay yüzlüm bahar bakışlım tabi ki olmazdım… Mutlu olmayı mutlu etmeyi bilmeyen birine böylesine güzel sözleri söyleten Allah’ın bir emanetisin sen bana her iki satır yazımda şiirimde sen varsın, günüme gölge düşerken sen hiç bana gölge olmadın hep güneşim oldun, yürüyeceğim yolum adım atacağım sokağım ağladığımda ağlamadan gönlümü sımsıcak göğsünde teselli eden sen varsın.  Beni senin gönlüne bir yaprak gibi düşüren Allah’a binlerce kez şükürler olsun, çok ağlamama üzüntüme dayanamayan Allah’ım, seni bana cennetten gönderdi.  Allah hangi kulunu kendisine teslim olduktan sonra dermansız bırakmış ki, merhameti ile hangi kulunu sarmamış ki, ağlar iken omuzuna yaslanacağım yok der iken, Allah huzuruma gel yanımda ağla derdine derman vereyim dememiş ki… Allahu Ekber…

İçimdeki yaraların kabuk bağladığı sızlayarak feryat ettirdiği anda şifası ile şifa sunarak seni gönderen, cevabını bilmediğim cevapsızlık uçurumunda gezinirken gerisin geriye dönmemenin çaresizliği ile kaybolup yok olmak ister iken, bir anda umut bahar'larının vadisinde seni gönderen Allah’ıma şükürler olsun.  İşte bu nedenle bana her sorduğunda ”neden gülümsüyorsun sen hep der iken” işte ben bu nedenle hep sana bakar iken gülümsüyorum bahar bakışlım, ben gülmeyeyim de kim gülsün papatyam, manolyam…
Mehmet Aluç

4 Mart 2015 Çarşamba

Geç kalmışlığın pişmanlığı


Geç kalmışlığın pişmanlığı











Gözyaşlarım damlıyor gecenin karanlığında
Yanağıma damlarken donduruyor bir anda
Anıların çocuk masum yüzünde acılarım karşımda
Gözyaşlarım damlıyor gecenin karanlığında

Hangi şehirdeyim belirsiz
Var mıyım yok muyum yaşadığım zaman fersiz
Sahipsiz akşamın karanlığında yürüyorum
Solmuş çiçekler besteliyor hüznümü

Sana koşan adımlarım çaresiz sokaklarda
Suskunluğumu gizleyen akşamların sahilindeyim
Soluksuz köhne şehrin caddelerinde yokluğuna yürüyorum
Geç kalmışlığın pişmanlığı ile ağlıyorum gecenin karanlığında
Mehmet Aluç


 

19 Şubat 2015 Perşembe

Kavuşamadım Gül Yüzlüm






Kavuşamadım ben sana gül yüzlüm geç kaldım
Yol aradım sana varayım yol bulamadım
Son nefeste kavuşayım dedim kavuşamadım
Adım adım kırıldı ayağım varamadım
Kavuşamadım gül yüzlüm ben kavuşamadım
Kavuştum da seninle öldüm bende ay yüzlüm



Kavuştum da seni bulamadım gül yüzlüm
Mezarın yıkılmış hasretimle sensizlik ölüm
Yol aradım sana varayım yol bulamadım
Son nefesine kavuşayım dedim kavuşamadım
Kavuşamadım gül yüzlüm ben kavuşamadım
Kavuştum da seninle öldüm bende ay yüzlüm



Kul Mehmet’im sinem sensiz yanar kanar
Kurudu beraber diktiğimiz o çınar
Akmaz artık sensiz kurudu akan o pınar
Mezarın başında kurudum ölüm beni sınar
Kavuşamadım gül yüzlüm ben kavuşamadım
Kavuştum da seninle öldüm bende ay yüzlüm
Mehmet Aluç©



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç