Bu Blogda Ara

Biraz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Biraz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2016 Pazar

Ah Gülşen Az Biraz Gülsen


Az Gülşen az biraz gülsen
Gülsen de gönlüme girsen
Seni gönlümde görsem
Seni candan ben sevsem
Gül gülüm gül biraz gül yanağı kiraz
Yanağından kiraz az ver biraz
Eksilmez verirsen bu yaz
Al ismimi gönlüne kaz
İsmin Gülşen benimle sen hep gülsen

Ah Gülşen ah Gülşen
Ben şiir okusam sen gülsen
Şiir dinlemeyi okumayı sevdiğini söylesen
Gelip gönül sarayıma girsen
Seni sevdiğimi ah bir bilsen
Benimle bir ömür boyu gülsen
Kollarıma gel sarıl desen
İsmin Gülşen benimle sen hep gülsen

Ah Gülşen ah Gülşen
Benimle sen evlensen
Bana biricik sevgilim desen
Dudaklarında öpücüklere beni öpsen
Öpsen öpsen beni sevsen
Gönlüme gülleri diksen
Kul Mehmet’i hep güldürsen
Şiirlerini sana yazarken hep şiir gözlerinle baksan
 Şiirler gibi gönlüme gülümsesen
İsmin Gülşen benimle sen hep gülsen
Mehmet Aluç © Kul Mehmet



25 Haziran 2016 Cumartesi

Gönül Şiirlerine Anacak Ulaştım Şimdi


Biraz geç doğmuşum varamadım yanına
Âşık Fehmi Güre varamadım zamanına
Âşık gönlüne katamadım gönlümü anına
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
 
Gözü nurundan eksikmiş Âşık Veysel gibi
Halkın gönlüne aşkıyla girmiş eren gibi
Aramış hak gönülleri bulmuş veren gibi
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
 
Hak gönül aşığı olmak çileli imiş
Halk gönlünde kalmak ne güzel imiş
Bizde girmek istesek çok zor imiş
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
 
Bin bir çileyle yaşamış öf dememiş
Candan sevmiş cananına ermemiş
En sonunda başka bir gönüle girmiş
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
 
Ne güzel demiş Âşık Fehmi Gür
Çakırdikenin de gonca gül olmaz
Sarrafın elinde altın pul olmaz
Bildiğimiz karga şen bülbül olmaz
        Baharı bilmez yazı bilemez         
 
İnsan ömrünü şiirle ölümsüzleştirmiş
Hayatın her dilimini ne güzel söylemiş
Kul Mehmet’im bunları hiç bilmemiş
Gönül şiirlerine anacak ulaştım şimdi
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

23 Mart 2016 Çarşamba

Bugün Kızgınım Biraz


 


Bugün kızgınım biraz
Herkesi memnun edemez ki insan çok veya az
Bak yazılanın içinde kendini gör biraz
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Yazılanda hata varsa bendedir
Seni mutlu bilmem kim edecektir
Sen seversin veya sevmezsin kalem böyledir
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Hayat bu olur çok sorusu
Hayatında yazarında çok olur gelen yolcusu
Herkesin elinde öter zart zart borusu
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Bazen hiç kimseyi memnun edemezsin
Memnun etmek isterken hiç gülümseyemezsin
Anlayamamanın anlatamamanın çaresizliğini bilemezsin
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Bak kâinata gör yapan mimarı
Sende az içine kat imarı
Herkes kırar gönülde gönülleri açan anahtarı
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Yaparsın yaptığın boşa denir
Yanlış varsa o yanlış söylenir
Halden anlayan yapılan iyiliği bilir
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Fazla çalıştırma gönülde motoru
Ya bildiğin değil ya da bilmediğin olur doğru
Islanmaya giderken bazen kalırsın kuru
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Takma kafanı yazabildiğin gibi yaz
Cevher olmazsa da yazarken alırsın haz
İnsanlarda bitmez tükenmez hiç naz
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Elimde sihirli değnek yok ki Mehmet Akif Ersoy olayım
Karalarken acemi acemi isterim güzelliğe bir yol bulayım
Çelme takılırken şevkine aldırma sen dedim güzellikle olayım
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Hakikaten çok zormuş insanları mutlu etmek
Gözlerim kararırken yazarken gayem az ışık görmek
Üstat değilim ben karalarım istediğim gönlümü ortaya sermek
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Cevher için maden olmak öyle kolay değil
Madem cevhersin madeni ortaya çıkarda görelim
Madeni ver ki gönlümüze katalım cevher olalım
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Acep insanlar hep böyle aksi midir?
Güzelliğin ortaya çıkmasına hep engel midir?
Buyur sen yaz biz okuyalım yazmak öyle beceri midir?
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

 Yüce Rahman kalbe dokunmazsa yazılmaz
Öyle her güzellik ellerinle kazılmadan çıkarılmaz
Ağlayan varsa onu bırakıp ta hiç kaçılmaz
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Karalarken gayemiz az gülümsetmek
Gönlümde bir şey var ise ortaya dökmek
Döktüğümde anlam yok ise anlayarak anlama koşmak
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Hayat devam eder mi hiç durup dururken
Birileri her an her saniye müdahale ederken
Mücadele etmeli bu can hayatta iken
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Kapalı yolları acep kimler açacak
Kim güzellikleri aşk ile yola saçacak
Kim aşk ile sevenin yanında olacak
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Yeter ki sen gönülleri kanatma
Elleri kolları zincir ile bağlatma
Gülen gönülleri sakın ağlatma
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Firak yollarında vuslatı aramalı
Vuslat bulunmaz ise kardeşi visale varmalı
İkisi de aynıdır bunu da iyi anlamalı
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Cevher olmak için beni işledin de ben mi yok dedim
Boş ver kul Mehmet’im söylenenleri sen duyma dedim
Duymasam da ben hiç gülümseyemem dedim
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


19 Mart 2016 Cumartesi

Söyle


Söyle güzel söyle nedir bu naz
Bana şöyle gülümse biraz
Seni seviyorum deme sakın az
Gezdiğim sokakları gülümset biraz
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Kendini bulunmaz Hint kumaşı sanma
Az gülümse nedir sendeki bu muamma
Sevdiğin kadarından fazlasını bende umma
Gel yanıma ayrılığa göz yumma
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Benim gibi sende kıymet bilsene
Haydi, benim gibi az gülsene
Çok olmasa da az beni sevsene
Seni seven yüreğimi ezmesene
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Ne olur bu sevgimi geri çevirme olur günah
En sonunda pişmanlıkla dersin eyvah
Aşkı yaşamak için vermiştir yüce Allah
Haydi, gel bana diyelim bismillah
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Söylesen nedir sendeki bu fiyaka
Yaptığın yakışmıyor baksana hakka
Al bu gönlümü gönlünde sakla
Sevmiyorum diyorsun sen ne hakla
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Vuruyorsun beni haksızlık denilen okla
Aşkı al gönlüne uyandırmak için şokla
Niyetin nedir çıksın ağzındaki ıslanmayan bakla
Seviyorum seni ben bak gör hayranlıkla
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Hasreti çıkarma sen kınında
Ölüm her zaman bulunur yakınımızda
İzin ver aşk olsun bizim yanımızda
Hüsran ateşi ile yakma bu canımızı da
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Seni bu gönlüme taç ederim
Eğer yanlışım var ise çeker giderim
Eğer sevmiyorum dersen nereye giderim
Haydi, seviyorum de yoksa biterim
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Gözlerin seviyorum der diyor bana
Neden susuyorsun diyorum sana
Koş gel sarıl bu kollarıma durma sana
Gülümsüyorsun gizli gizli naz yapma bana
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

İzin ver az gönlünde kiracın olayım
Beğenmezsen eğer gül gibi solayım
Eğer yine sevmiyorum dersen yok olayım
Bu dünya da sevenim yokmuş diyeyim
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım

Kul Mehmet’im gönlüme kurşun sıkma
Sana yakışır sevmek gönlümü yakma
Karşıma geç ne olur benden kaçma
Yakışmaz sana beni zor duruma sokma
Söyle seni gönlüme nasıl yazayım
Sevmiyorsan eğer mezarımı kazayım
Mehmet Aluç © -Kul Mehmet-



10 Şubat 2016 Çarşamba

Sanki Biraz Geç Kalmış




Her şeyi ben bilirim kim demiş
Kendini bilmez o halt etmiş
Aradım buldum ben her şeyi bilen kimmiş
En sonunda buldum her şeyi bilen Rabbimmiş
Ben her şeyi bilirim diyen kul kafayı yemiş
Aklını yerken peynirle uçurumda boşluğa dalmış

Biriside demiş ben herkesten fazla severim demiş
Aradım buldum baktım kendi çıkarı için demiş
Herkesten fazla sevene Rabbimmiş bilememiş
Yüce Rabbime yaklaşmayınca sevgiyi görmemiş
Bilmeyen ne bilir Rahmanı hissiz kalmış hissetmemiş
Aklını yerken peynirle uçurumda boşlukta kalmış

Biriside demiş çekilin yoldan ben nefretle geliyorum
Sakın ola önümde sizler durmayın
Döşüyorum yollara mayın sakın basmayın
Yüce Rahman der kul canı size haramdır dokunmayın
Nefis şeytan sizi yoldan çıkarır yanaşmayın
Nefretle olanı yola getirin gözüne gerçeği saplayın
Aklını yerken peynirle uçurumda kendini boşluğa salmış

Rabbim der sakın ola harama yanaşmayın
Haksızlık için sakın kulların canını yakmayın
Nefis şeytan ilerde çağırırsa sakın yüzüne bakmayın
Sakın ola çaktırmadan sessizce kolunuzu koluna takmayın
Günah deryasına dalarsanız gören yok sanmayın
Günaha bir an dalarsanız tövbe kapısı var sakın unutmayın
Bundan sonra bir daha günah deryasına dalmayın
Aklını yerken peynirle uçurumda kul boşlukta yanmış

İman var iken imansızlıkla yol almayın
Sakın ola Nur Kur’an sünnetsiz kalmayın
Kem gözlerle insan namusuna sakın bakmayın
Derya deniz diyerek nefretle içine dalmayın
Nefis şeytana uyar onu imanla bağlayın,
Tek başına yola sakın salmayın
Aklını yerken peynirle kul uçurumda boşlukta her şeyi anlamış
Anlamış anlamışta sanki biraz geç kalmış
Uçurumdan düşerken aşağıya o an soluksuz kalmış

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

30 Kasım 2015 Pazartesi

Tövbe İle Göster Günlerini...








ömrüm geçiyor günahla
gecem gündüzüm dolu ahla
var secdeye biraz ol Rahmanla
mezar dolmasın eyvah la
var tövbe kapısına
sil ruhundaki kiri
bu kapıya varamaz
her güzel kul diri
var kır üzerinde gafleti zincirini
yık nefis ile şeytanı her birini
tövbe ile göster günlerini
kaldır tövbe ile  
gönlündeki günah perdelerini

Kabul et hak dinini
Nur Kur'an nur Peygamberle
geçir gününü
Rahmana çevir yönünü
olursun alemin zengini
merhametle doldur gönlünü
tövbe ile donat ömrünü
var kır üzerinde gafleti zincirini
yık nefis ile şeytanı her birini
tövbe ile göster günlerini
kaldır tövbe ile  
gönlündeki günah perdelerini


iman gönül duvarını sağlam tutar
nefis şeytan  yıkmaya uğraşır seni yutar
iman Rahman kapısında tutar
iman ile tövbe ile ruhuna çek bir astar
nefis şeytana okkalı ver bir ihtar
yoksa ömrün sonuna kadar bedende çıkmaz
günah çamurunda yatar kalkar batar
var kır üzerinde gafleti zincirini
yık nefis ile şeytanı her birini
tövbe ile göster günlerini
kaldır tövbe ile  
gönlündeki günah perdelerini
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




19 Kasım 2015 Perşembe

Biraz Önce Sendeleyen...


Vakti grafiklerle ölçtük ölçüye uymadı
Uymayı grafiğe vakti uymaya çalıştık tutmadı
İşleri kâhyalara verdik yüzüne bulaştırdı olmadı
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Hiçlik ülkesinin yapmacık insanları
Zorla gülümseyen her lokmayı yutan
Kartal kanatları ile serçeleri öldüren
Serçelerin leşi ile beslenen
Kapanacak hesabını yaptığınız bilanço
Açık verecek her adımınız hesabınız
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Utanç içinde sessiz kalan
Sessizlik içinde kaçan
Kaçarken ayağı mazlumun ayağına takılan
Mazlumu çiğneyerek yol alan
Gülüş olmayan gülüşleriniz sizi boğacak
Samimi olmayan yürekleriniz çatlayacak
Tabut parçalayan tabuta sığmayan
İstediğin kadar parçala içine gireceksin
Vahşetinle
Yada iskelede sallanırken
Kokmuş bedeniniz
Paramparça olurken
Kartalların sevinç çığlığında
Paramparça olurken
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Can evini taşlayanlar
Taşlanacak can eviniz yarında
Bir lokma ekmek için en önde olan
Sandınız ekmeğinizle oynayacak
Bir lokma istediği aş siz attınız taş
Yardınız boydan boya kaş
Çok gördünüz bir lokma
Tökezlerken öndeki aç
Sana yok artık kaçacak yer ey gözü doymaz aç
Arasan da Tura Sina da sana yok sığınak
Varmadan önce kanını bulaştırdın
Mazlumun ahı orayı çığlığı ile çalkalanır
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

En sonunda uydu bize zaman
Nur Kur'an Nur sünnet ışığında
Mazlum kaçarken sığındı zamana
Nurdan zaman kucaklarken
Yıkıldı zalim
Kartal kanadı ile
Serçe öldürenler
Serçelerin leşi ile beslenenler
Sürüm sürüm sürünürken
Yeryüzü toprak tiksindi
Açtı kucağını
En dibe
En dibe
Gömdü
Söyleyin onlara kimdi
Neredeler
Ne zaman var oldular
 Şimdi var mı varlıkları
Şimdi en önce bir lokma
Aş için biraz önce sendeleyen düşen
En önde
Elinde bir lokma aş
Bölerken elindeki bir lokmayı
Arkasında sıra bekleyenle
Zaman işte şimdi bize uydu
                                  Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç