Bu Blogda Ara

ışık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ışık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2016 Pazartesi

Hece Hece Okur musun?


 hece hece oku gönlümü ile ilgili görsel sonucu
Ağlasam benimle sen ağlar mısın?
Gittiğim yolda benimle gelir misin?
Suskun mısralarımla halimi anlatsam
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Karanlık gecelerime bir ışık olur musun?
Geceme doğan bir ay yıldız bulur musun?
Mecnunum desem Leyla'm olur musun?
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Sıla hasretimi benimle çeker misin?
Sılaya yol arkadaşım yolum olur musun?
Önümde karlı dağlarımı aştırır mısın?
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Bir cevap ver susma karşımda ne olur
Olanlar olursa hem sana hem bana olur
Arasak bu dünyada hangi yol bize yol olur
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Gönlüm olmak ister sen gibi sunayla
Gönlümde sen varsın bakmaz oraya buraya
Gel yanıma benimle ol kaçma buraya şuraya
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Göklerde gezerim ben allı turnayla
Seninle ben buluştum işim olmaz artık sılayla
Göklerde benimle uç sende neşenin kanatlarıyla
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?

Benimle isen yıkılır önümde dağlarım
Çiçeklerini açar solmuş viran bağlarım
Kul Mehmet’im gönlüme seni yazarım
Sen hece hece alır da gönlümü okur musun?
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Ey yalan olacak insan...

          
Hayat değil midir ruhumuzu gönlümüzü okşayan güzelliklerin okşayan sarayı ? Denizdeki yakamozlar gibi ışıltısı ile önümüze ışık olan, gönlümüze hayatımıza ışık olan güzelliklerin deryası? Hey hat gel gör kü kendi çıkarı için bu saray sadece benim olmalı,başka insanlar,bu sarayda yaşamamlı saçmalığı edepsizliği ile gönüllerdeki bu sarayı yıkmanın serseriliği ile kendi gönül sarayını yıktığının  farkına varmaz! Gönül bahçesinde açan çiçekleri ezerek öten gönül bülbüllerini öldürerek,kulakları tırmalayan melodisiz anlaşılmaz sesler çıkararak, sanki bülbül ötüyormuş gibi utanmadan öldürür ama yine farkına varmaz ki kendi gönül bahçesini ezmiş , gönlünde öten aşk bülbülünü öldürmüştür!
Ah insan ah ne kadar nankör! Bencil! Benlik dürtüsü ile sadece be ben ben diyen aciz zavallı haddini bilmez insan! Ihlamurlar gibi kokan gönüldeki güzellikleri, hayatın içinde kullanmamız gereken, merhameti vicdanı izanı idraki...Utanmadan uçurumlara atarak ya da silerek , mutlu olması gereken hayatımızı silmenin peşindeyiz ! Anlaşılmaz bir muamma! Hezeyan! Tezat ! Dünyamızı birlikte inşa etmek, gülümseyerek yaşamamız tek gayemiz varlığımızın sebebi iken bunu biliyorken, hayır ben tek başıma güzelliği tüm paraların benim olması ile yalnız, ben yaşayacağım saçmalığı ile yıktıkça yıkarız,yıkılır kalırız...Üç günlük dünyanın içine, bu kadar ayrılığı sığdırmanın saçmalığı yerine bir adım atarak birbirimizi sevmenin adımını atmaz  gönüllerin sarılması ile dünyamızı cennete çevirmek var iken,hala inatla nefretle kinle ben ben  eben deriz!
Ey yalan olacak insan, yalan işlerin peşinde yalan olmadan, gönülde yaşamanın güzelliği ile gerçek ölümsüz olmanın erdemliliği ile gerçek olanı yaşamak için, neden şeytanın yanında zalimin peşinde olmak için kaçarız tam bir muamma! Dönüşü mümkün olmayanın peşinde, yalanı yaşayan insan yalanınla yanacaksın feryat edeceksin,bizi birbirimizle kavga etmek için bizi birbirimize düşürenler saraylarda mutluluk içinde keyif sürüyor bunuda bilmekte fayda var...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

11 Mart 2016 Cuma

İnsan Ve İnsan


İnsan bir dil ve ses
Akıl ile bir gür ses
Gönülde bir nefes
Bazen nefessiz bir nefes
Özlemlerin içinde bazen gezen bir gölge
Bazen özlemlerin içinde bir vuslat
Bazen çıplak dolaşan bir serseri
Çoğu zaman vurdum  duymaz
Sıkıntı ve dertlerin içinde bir abdal
Açlık içinde kalanlara bir parça umut
Yolcusuz yolların yolcusu
Karanlık yolların sönmez ışığı
Bazen yola çıkmadan donup kalan
Yolcusuz yolların yolcusu olmayan
Yalnız yaşamayan bir dünya
Bazen yalnız yaşayan bir felaket
Yalnız mezara giren orada kalan
Rüyalara yelken açan
Rüyalardaki yelkenle varmaya çalışanları yolda çıkaran
Bazen ayrılık şafaktaki geleceğe yürümek
Bazen ışık derken karanlığa varmak
Yürümeden anlaşılmayan
Anlaşılması için varlığını ortaya koyması gereken
Bir pınar gibi berrak akan
Bazen çamurlu karışık pınar gibi akmayan
Sessizliği ile hazine
Çığlığı sesi ile paslı teneke
Hasat mevsimi için tohum
Hasatsızlık için kara çalı
Mevsimlere gülümseme eken
Her mevsime kar olup yakan üşüten
Karanlığa yüreğindeki ateşi yakan
Yürekte yanan ateşleri söndüren
Kör olmadan kör gözle bakan
Bazen bir anı  olup unutulan
Bazen yarın olup bir ömür boyu izinde yürünen
Anı olmayı seçen
İz olmak için gece gündüz iyilik inşası için yürüyen
İyilik inşasını yıkan kana bürüyen
Bazen ilk bakışta nefreti anlaşılan
Bazen son anda sevgi dolu olduğu bilinen
Nokta nokta yürüyüşü ile gönüllere yürüyen
Gönüllerde yarınları yazan
Gönüllerdeki yarınları bozan
Mezar kazan
Saraylar kuran
Yalnızlığa türkü olan
Dertlerin içinde yürüyen
Hıçkırıkları dinleyen
Gözyaşlarını silen
Bazen bunları hiç bilmeyen
Salaklığa yatarak çıkarı için gizlice yol alan
Yakan yıkan
Dik sarp kayalara çıkarak sevgi tohumları eken
Sahte sevgi kanatları ile sevgiyi kanatan
Bazen sevgi denizi de yüzerek huzurunu takip eden
Bazen denizi kirleterek sevgiyi kirleten densizler
Saymakla bitmeyen güzelliği taşıyan insan
Saymakla bitmeyen kötülüğü taşıyan insan
İnsan kendi içinde güzel insan
İnsan kendi içinde nefreti ile dolaşan insan
İnsan
Ve insan
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

9 Mart 2016 Çarşamba

Devam Et Meçhule Giden Yolunda Seni Bekleyene




Meçhul diyarlara yürüyorum adım adım
Karanlık olsa da önüm ufukta bana doğru yansıyan bir ışık var
Belki benim için yakıldı o ışık bana özel
Varıp o ışığın kaynağını görmeli
Can evime belki bir dosttur ya da bir yarendir
Ya da mum ışığında yolcu bekleyen hancıdır
Bekleyeni bekletmemek gerekir bu üç günlük dünya hanında
Bir ses bir nefes olmak gerek gönül hanlarına
Dertli isen önce derdi olana ulaş sonra derine çare ara bul
Belki de sevdaya ait bir soluktur beni meçhul diyarlarda bekleyen
Bir el kırmadan kapısını varmalı görmeli
Ya da meçhul diyarlara çıkmadan bekleyen ışığa varmadan yaşamalı
Hey hat ışıksız nasıl yaşar insan kör karanlıkta
Karar kara gelen ümitsizlik gibi solmamalı insan
Bekleyen kapının önünde bekleyerek kapısını çalmalı
Yoksa adım atmaya dermanın karanlığın kör kuyusunda yaşamalı
Gökyüzüne bak güneş karanlıktan sonra neden çıkar
Kuşlar neden kanat çırpar ufuklara yorulmadan
Sancısı olan neden koşar hasta hanelere
Bak gör karanlığa ışık olan güneşteki azmi
Kuşlardaki bitip tükenmeyen sabrı
Şifa olan ellerdeki çabayı
Önünde geçilmedik bir duvar
Bahçesinde çiçek açan gülleri bülbül süz bırakmamalı
Hüzün dolsun yeter ki geceleri yüreğimize
Arkasında gülümsemesi bekler
Çek sevdanın esen rüzgarında bir nefes ciğerlerine
 Devam et meçhule giden yolunda seni bekleyene
Vazgeçmek neye çare
Yürümemek intihara çıkarmaz mı davetiye
Kurursa dallarında yapraklar
Meyve vermemek neye yarar
Ağaç olmak neye çare olur
Kırılmış dallarda bekleyiş kırılmış sallanırken
Gülümseyerek hayal kurmak bekleyişe olur mu çare
Yıkmalı umutsuzluğun tüm dallarını
Yeniden umudun tohumları ekilmeli ovalara yaylalara
Başında beklemeli sulamalı
Yoksa
Semaya haykırmak
Ekilmeyen ümit tohumlarına ne çare sunar
Devam et meçhule giden yolunda seni bekleyene
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-





5 Şubat 2016 Cuma

Bakışlarını aldım




Gönül gözüyle bakmayan ışık olamaz karanlığa
İnsan değimliyiz bu âlemde bazen düşeriz darlığa
Bir dert sende bir dert bende bu nasıl bitecek
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Yalan sözlerin isyanına sakın kanma
Doğru sözün kardeşi ol sen sakın yanma
İnandır beni doğrula gülümsene bir ömür güleyim
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır


Adıma düğümlesen zülfün tellerini hep seni koklasam
Gönül şehrinin kapılarını aç hep içinde kalsam dolaşsam
Üşümüş yüreğimi gülüşünle ısıt gönlünün sokaklarında yansam
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Yalnızlık zordur rüyalarda serseri serseri dolanır
Sensizlik ölüm her uyuduğumda damarlarımda sen diye dolaşır
Ondan ben geceleri uyumam seni rüyalara hapis etmek istemem
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Unutmak aklın çığlık çığlığa feryat etmesi unutmak
Seni unutmak kendimi unutmak hiç var olmamak
Unutmak sende kalmasın diye hep unutuyorum
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Tutabildiğim gönlümde yalnız sensin
Gözlerine baktığımda gördüğüm sen değilsin bensin
Kalabalık hecelerin arasında aradığım hep sensin
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Bakışlarını aldım ben sen ile doldum
Gönlümü sana verdim sen ben oldum
Düşlerimi sana verdim bana yol oldun
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç