Bu Blogda Ara

anla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2016 Pazar

Mübarek Ramazana kaldı günlerden bir

Mübarek Ramazana kaldı günlerden bir       

Mübarek Ramazana kaldı günlerden bir
tövbe ile günahlarını sil kalmasın kir
anla bil der Ramazan nasılmış fakir
salih amelle doldur dolsun der kabir

gönüllerde sonsuz sevinç sevinçler bir
Nurdan Mübarek Ramazan gel gönüllere gir
nurdan sevap iyiliklerle dolsun defterikebir
salih amelle doldur dolsun der kabir

yarın başlayacak teravih namazı
sakın der kul olma kurnazlıkta canbaz
yaptığın kurnazlıkla haksızlık yanına kalmaz
salih amelle doldur dolsun der kabir

fiyatlara haksız zam yapan yoktur yerin
mezar dersen derin cehennem daha derin
merhametle fakirin sofrasında ol serin
salih amelle doldur dolsun der kabir

fakirin kapısın çal halini sor dirlik içinde
Mübarek derki yaşayın hepiniz birlik içinde
kazandığınızı yığmayın dağıtın yaşayın varlık içinde
salih amelle doldur dolsun der kabir

Kul Mehmet'im Ramazan geldi hoş nuruyla geldi
müminler fakirin yüzünü malından verdi güldürdü
nefis şeytan Mübarek Ramazan da öldürüldü
salih amelle doldur dolsun der kabir Mübarek Ramazan
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

27 Mart 2016 Pazar

Kazandığın Her Fazla Senin Değil

http://mehmetaluc06.blogspot.com


Bu dünya imtihan dünyası
Varmamız gerekir manevi haza ermek
İman ile yaşamak gerek
Hak yolunda hakka yürümek severek
Bundan başka bu dünyada var mı mutluluğa eren beğenerek
Dünyanın bu gerçeğini bilmek gerek görerek
Yaşamak gerek yürüyerek
Var mı bu dünyada ve ahirette imansız güzelliğe eren
Var mı gören dünya malını yanında alıp götüren
Sonucunda hepimiz bir karış mezara yerleşen
Bir parça bez kefen ile giden
Kim dünya malını aldı mezara koydu
Salih amel iman ile olan mezara iyiliğini koydu ve oldu
Kim dünya malı ile can bulan
Bir gülümseme bir candan muhabbetle dostluk ile var olan
Gönüllere dolan ölse bile unutulmayan
Herkes gönlünü iman Salih amel ile kursun
Zalimin karşısında haksızlığa imanı ile dursun
Haksızlığa imanı ile gölge olsun
Hem dünya hem ahiret hayatı için çalışsın yol olsun
Gönül’e ne güzel yakışır iman ile ar
Onun yanında da ne güzel cennet gibi kokar yar
Bundan gayrısı insan gönlüne olur dar
Haydi, insanlığı ve yârini sar
Onca nimet gelir önümüze
Fazlasını ne diye sokarız gözümüze
İhtiyacı olan içindir fazlan olan Rabbim verir önüne
Götür ver der fakir olan birine
İmtihanın amacı Rahman verince almak
Fazlasını alıp emaneti vermek imtihan sırrına varmak
Fazlası senin değil ihtiyacı olanın anla
Ateşle doldurma kasayı artık yeter anla anla anla
İmtihanı yaşa bu canla imanla
Yaşama nefis şeytan malla
Yolumuz iman yoludur sapmayalım
Can ile canları sarmaktır kopmayalım
Derdi olana ulaşmaktır gayemiz kaçmayalım
Kaçarken şeytan aldatır inanmayalım
Bu dünyadaki her şey Yüce Allah’a ait biliriz
Neden bilmez gibi gezeriz
Neden gönüller ezilir muhtaçtır yardıma gitmeyiz
Yüce Allah senin elinle verir fakirin ihtiyacını
İmtihan eder bu kulum veriyor mu emaneti
Yoksa ateş olarak saklıyor mu emaneti kendine
Cenneti istiyor mu?
Yoksa cehennemimi istiyor
Alıyor mu saadeti
İstiyor mu cehennem ateşi
Budur imtihanın amacı sırrı işareti
Zaten doyacağın kadar veriyor dünya nimetini
İste emanet ile cenneti
Sana gönderiyor cenneti anlasan ey kul anla anla anla
Kalma ne olursun şeytanla
Koşma cehenneme şeytanla bu nurdan canla
İmtihanla gönlün niyetin taranmaktadır
Virüs varsa ver o emaneti sahibine ver sil tüm virüsleri
Kazan cenneti güzellikleri
Yüce Rabbim cennetlikle cehennemlikleri seçmektedir
Herkese bu fırsatı vermektedir
Kazandığın her fazla senin değil
Az yüce Rahman önünde secdeye eğil
İhtiyacından fazlası senin benim değil
Budur imtihanı kazanmak haydi her şeyi sil
İman ile gez her şeyi bil
İman ile dönsün konuşsun o dil
Cenneti anlatsın döndüğü kadar budur tahsil
Budur kul dünyadaki ahirete yansıyan temsil
İman ile yetişsin haydi nesil
Olmayalım lütfen embesil
İman ile emanet dünyada canı diri tutmaktır
Yüce Rahman yolunda Rahman’a ulaşmaktır
Nefis şeytan mal hırsı şeytanla cehenneme atılmaktır
Gayemiz bu dünyada iman ile var olmaktır
Cennet yoluna hep beraber varmaktır
Dünyada olduğu gibi ahirette kucaklaşmaktır
Nefis şeytan dünya malı hırsı yandırır
İman ile gezmek emaneti sahibine vermek kazandırır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Embesil: Budala, ahmak, aptal

3 Mart 2016 Perşembe

Aciz olduğunu anla



Yürek yanar pare pare
Bu derde vardır çare
Yüce Allah her derde çare
Var git Yüce Allah’a ey biçare
Çaresizlik sendedir ey kul
Aciz olduğunu anla bil azda ol makul ey kul

Az ter dök çabala
Hayatı dikkate al olma budala
Yeter artık konma daldan dala
Hayatı yavaş takip et koşma dörtnala
Hayatı kandıramazsın olma ukala
Aciz olduğunu anla bil azda ol makul ey kul

Başkasına lezzet ver ki lezzeti tadasın
Hayat yolunda yürürken yalnız kalmayasın
Nefis şeytanla oynayarak günaha dalmayasın
Pare pare dökülürsün nefis şeytanla yanmayasın
İnsan değerini kıymetini bil ki yarınsız kalmayasın
Aciz olduğunu anla bil azda ol makul ey kul

Bir mana sarayıdır bu dünya nefsinden yana olma
İman ile ol hem dünyada hem de ahiretinden uzak kalma
Her şeyin çözümü iman ile gönüldedir boşa arama
Yüce Allah imanı verdi uzat elini al gönlüne uzaklara kaçma
İmansız kalarak nefis şeytanla kalma dünyanı sakın yakma
Aciz olduğunu anla bil azda ol makul ey kul

Kul Mehmet’im iman ile ne alırsan odur hissen
İmandaki lezzeti tadı bir bilsen
İman ederek inşallah ölüp gitsen
Azrail can almaya gelirken gülümsesen
İmanın lezzetini tadan bu canla ölüp ölüp dirilsen
Aciz olduğunu anla bil azda ol makul ey kul
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


19 Ekim 2015 Pazartesi

Dön Bak Anla Âlemi


Cümle canlar Rahmandan gelir emriyle gider
Gök kubbe bu âlemde nurla manayla döner
Rahmana teslim olan cennete nurla girer
Dön bak anla âlemi secde et gör cenneti

Ziyana koşan o kul ziyan olurda gider
Merhametle koşan o kul melek olur göçer
Ecel gelir herkese bir metre bezle gider
Dön bak anla âlemi secde et bul cenneti

Kamil olan yürürde âleme nurlar saçar
Kamil olmayan yürür kini âleme katar
Kâmili görür kini olan durmazda kaçar
Dön bak anla âlemi secde et gör cenneti

Kini olan kul viran ettin gönlü ne ettin
Viran mı geldin sen bak kendin viran edersin
Gülümseyerek sevmek varken bahtsız gidersin
Dön bak anla âlemi secde et çöz cenneti

Kudret Rahman elinde ne arasın kendinde
Nefretinle koşarsın yıkarsın su bendi de
Merhametle sev ey kul nur Kur’an’ın elinde
Dön bak anla âlemi secde et çöz cenneti

Yoksa gönülde iman ne geçer zaman anlar
İmanlı kul cenneti bulur bilin ey canlar
Merhametsiz şaşırır akıtır cümle kanlar
Dön bak anla âlemi secde et çöz cenneti

İlim dersen sen önce ilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen cehennem seninledir
Merhamet zor değil ki o hep gülümsemektir
Dön bak anla âlemi secde et bul cenneti

Kul yaşarken görevin senin hakkı bilmektir
Hakkı bilerek hakkı yiyene vermemektir
Tüm insanları İslam ile birleştirmektir
Dön bak anla âlemi secde et bul cenneti

Gönlü anlamaya da gerek gönül yolları
Anlamak için gerek gönülde kulakları
Mazlumu anlamak da gerek gönül canları
Dön bak anla âlemi secde et çöz cenneti

Birlikte dirlikte var açar cennet gülleri
Başında öten ise cennetten bülbülleri
Bakar görürsün gelmiş cennetten gülüşleri
Dön bak anla âlemi secde et çöz cenneti

Kul Mehmet’im bu sözün olsun cümle canlara
Sermayen merhamettir ver gitsin sen onlara
Ahrette kavuşursun cennette tüm kullarla
Dön bak anla âlemi secde et çöz cenneti


Mehmet Aluç-Kul Mehmet





4 Temmuz 2015 Cumartesi

Pişmanlığımın Hücresinde



Hayat işte yaşadığımız
Sözümüzü dinlemeyen
Bizi peşinde sürükleyen
Gülümsemelerimize
Ağlamalarımıza aldırmadan devam eden
Bazen yarı yolda tek başına bırakan
Biz boşlukta iken bize uzak olan mı ?
Bize yakın olurken biz boşlukta bıraktığımız mı?
Tahammülsüz duygularla görmediğimiz mi ?
Tahammülsüz duyguların peşinde koşmayın,
Benim peşimde gelin der iken görmediğimiz mi ?
Semada bir lütuf gibi gülümseyen mi?
Yoksa semada bakarken görmediğimiz,
karanlığa koşarken bakamadığımız bir boşluk mu?
Bazen ağlarken bize gü(e)len
Dostların peşinde koşturan
Ölüm gelince tek başına bırakan
Gözlerimizin içinde hapis olan
Görmediğimiz
Yaşadığımız kendimizin sandığımız
Yalandan kurduğumuz hayat mı?
Gerçek olan hayat?
Yaşa(ma)dığımız mı?
Peşinden koşamadığımız
Adım uydurmak yerine
Adımlarımıza uydurmaya ç/alışmadığımız
Biz bakar iken bizden uzaklaşan
Uzaklaşınca yetişemediğimiz
Bir çığlık gibi semada kaybolan hayat mı?
Anla...
Çöz...
Çözebilirsen...
Koş koşabilirsen...
Basamak basamak merdiven çıktığımızdı
Yoksa basamakları çıkmadan inmeye ç/alıştığımız mı?
Unuttuğumuz bir yol mu hayat
Yoksa unutmak için zihnimizi yorduğumuz
Uykuya d/aldığımız
U/yanınca
Çığlık çığlığa k/aldığımız
Tek kişilik senaryo mu?
Anla...
Çöz...
Koş koşabilirsen...
            ıı
Nasılda unuttum
Bir dere kenarında bıraktığım
Beni beklerken benim beklemediğim
Kısık yanan bir lambamı
Hani dün y/anarken söndürdüğüm
Kısık bir lambamı idin sen hayat?
Parmağını gözüme sokarak beni ayıktırır iken
Gözüme çöp battı dediğim
Yüzümü çevirdiğim
Benimle konuşur iken
Konuşmadığım mısın?
Öyle ise ben y/anıldım!
Ama şimdi yalnız kal(n)dım
Nerede etrafımda benimle olanlar
Nereye gittiler?
Ayağım kayınca düştüm ise
Elimde tutmak için yanımdakiler nereye kayboldu?
Yoksa ben mi y(ş)aşarken kayboldum?
Kaybolmamak için girdiğim kalabalık s/andığım
Yalnızlıklarımıydı onlar?
Bana gülümseyen
Sonra terk edip giden
Yok, mu bana anlatan
Neler oluyor?
Hangisi gerçek?
Hangisi yalan?
Hangisi düş?
Hangisi hezeyan?
            ııı
Gülümsediklerim küskün
Küskün olduklarım mı gülümseyen miydi?
Yokuşun dibindeyim
Az önce yukardaydım
Kalabalıktı etrafım
Kim attı beni buraya
Yalnız iken benimle olan bana fısıldayan d/uymayan ben
Duyduklarım önemsediklerim beni terk etti
Yanlış duyumlar peşinde mi koştum
Eyvah!
Yanıldım!
Ne yapmalı?
Yok, mu çaresi artık?
Feryat etsem duyan olmaz mı?
D/uymadığım ey sen şimdi beni duymaz mısın b(ç)ağırsam?
Selamet dün gözlerime b/akarken
Gözlerim kapatmıştım
Geçim derdine
Kasama bir kaç dolar yığmanın hesabını yaparken
Yanıldım gözümü kapattım
Bari sen şimdi aç bana g/(s)özlerini
Karanlıktayım
Az bana ışık ol
Yine karanlıktayım
Evet, kendi karanlığımda
Pişmanlığımın hücresinde
Bana gülümseyenleri görmemenin
Pişmanlığını yaşadığım
Hapis hanesindeyim
Eyvah...
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

5 Haziran 2015 Cuma

Gök Kubbe Altında Ezilen Şimdi Sen Ol Ve Anla


Ey vicdansız zalim terk edip giderken arkanı dönüp bakmadın boynumun bükük kalışına, sende nasıl bir yürek var içinde derin dondurucu mu saklı o yüreğin ?  Son defa bir selam verseydin boynu büküklüğüme ondan sonra gitseydin, ama ben kime söylüyorum ki duası ayrılık vefasızlık olan birisine çek git dünyamdan iyi ki gittin Dünyam'dan senin gibi vefasız zalim vicdansız ile iyi ki ömrüm solmadı ve şu andan itibaren boynu büküklüğümü cehennem ateşlerinde yaktım, dimdik sevgimle ayaktayım… Şimdi arkanda bakıyorum, meğer boynu bükük kalan senmişsin, merhametsizliğin ile vefasızlığın ile…

Geceleri feryatlarını duyuyorum ötelerde hayallerinin güzelliğinden vaazgeçtiğin için, bana tekrar sana gel dememi bekler gibi görüyorum, ama sen kaybettin ikinci şansı ben sana daha önce vermiştim, artık gök kubbe altında ezilen şimdi sen ol ve anla yaptığın hatanın pişmanlığı ile kal.  Gönül kapısını kapatmanın cezasını çek, bin defa dudaklarında zehir içtim, zehir sözlerinle gönlümü yıktın perişanlığım la alay ettin şimdi anla ve yaşa…

Vefasızlığını hep ensemi yaktı vefasızlık kokan nefesin, şimdi yalnızlığını vefasızlığını demle bol bol iç… Şimdi meçhuller sokağını gez, sessizliğinin feryadı kulaklarını tırmalasın, işlediğin vefasızlığın günahı sırtında belin bükük dolaş… Gölgenin değmediği caddelerde dolaş sığma âleme, beni mezara çeken sendeki hislerin nasıl olduğunu anla, merhametle ben gözyaşlarımı sildim bakalım sen ne ile sileceksin kanlı gözyaşlarını.

Böyle konuşmak istemezdim, ama sen anlamadın beni merhameti güzelliği neşeyi, hazan mevsimlerini, kışlarını kahır ile yaşa demem ondandır, seninle aşkım şahlanmış dağları ovaları aşmıştı, ama sen bir sözünle kin dolu bakışınla hançerledin öldürdün aşkımı, şimdi yaşa viraneleri anla beni… Demek istediğimi zalim olduğun için söylemiyorum kendini tanıman için söylüyorum, hatanı görmeni istiyorum…
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Gez Ummanı




Gönüle girmek değildir kolay
Gönül arayanlar vardı ummana
Girmek istersen gönüle sen
Gez ummanı gir gönüle anla değerini

Gönül bulunmaz çamurlu yollarda
Gönüle girilmez viran bağlarda
Bülbül figanın işit anla  gül bağında
Gez ummanı gir gönüle anla değerini

Nurdan yapılı cümlenin gönülleri
Kırma sakın kırarsan olmaz gülüşleri
Rahman bakmaz yüzüne kara olur yüzlerin
Gez ummanı gir gönüle anla değerini

Gönüllere giremem dersin ağlarsın
Gönülleri yıkarsın gezersin anlamazsın
Halin görmez halim ne olacak dersin
Gez ummanı gir gönüle anla değerini

Hiç bir zarar gelmez sana dosttan
Gonca güllerle dolu olsun bostan
Gönüllere sev gir ol sevgin olsun destan
Gez ummanı gir gönüle anla değerini


Kul Mehme’tim seyyah eyle gönülleri
Kötü söz ile konuşmasın kulların dilleri
Merhametli gönülden olsun  sözleri
Gez ummanı gir gönüle anla değerini
Mehmet Aluç



8 Nisan 2015 Çarşamba

Ölüm Gerçek Dünya Fani



Ölüm gerçek dünya fani
Dünya benim diyen hani
Toprak oldu gitti, yani
Ölüm gerçek dünya fani

Yeter artık uyan fani
Ölüm gelir alır canı
İman ile uyan yani
Ölüm gerçek dünya fani

İmana gelmeyen fani
Sezince eyvah dedi, yani
Anladı dünya fani
Toprak oldu gitti hani
Ölüm gerçek dünya fani

Okunur duymazdı ezanı
Sonra kılarım derdi fani
Yığdı malı gani gani
Ölüm geldi aldı ani
Yok, oldu gitti, yani
Ölüm gerçek dünya fani

Dünya benim diyen kul hani
Ecel geldi verdi canı
Dünya malı peşinde koşardı nefsani
Ölüm geldi aldı ani
Ölüm gerçek dünya fani

Dili Allah demezdi değildi insani
Merhamet yoktu her işi nefsani
Ölüm gelirken tutuldu lisanı
Her şey oldu yalan yani
Ölüm gerçek dünya fani

Sabır taşında durmazdı
Ateş gibi gürlerdi azardı
Rahman gönül yıkma derdi anlamazdı
Ölüm geldi aldı ani
Anlamadığını anladı fani
Her şey oldu yalan yani
Ölüm gerçek dünya fani
Mehmet Aluç©





8 Mart 2015 Pazar

Güç Ve İrade

iman,Rahman,Resul,


Bir işin olması için güç ve iradenin olması gerekir
Bunu bilmeyen yoktur herkes bunu bilir
Gücümüz ve irademiz dışında olan ölüm
Mevsimler hayat kader iyilik güzellik
Bize bu gücü azaları kâinatı sunan veren Rahmandır
Bunlar ile hayatımıza hüküm eden yaratıcımız Yüce Rahmandır
Neden bazıları buna inanmaz şaşarım
Boş hezeyanlar peşinde koşar şaşkın bakarım
Yapılan hezeyan olduğunu söylesen güler geçer
Ömrünü ahiretini heba eder
Tabiat derler
Tabiat nedir?
Rahmanın mevsimler ile bize gösterdiği gücü
Yazın her şey yemyeşil capcanlı
Sonbaharda yavaş yavaş gider o yeşillik ve canlılık
Kış gelir ölür mevsim beyaz kefene bürünür
Yaz gelir yeşerir tekrar canlanır mevsim
Der ki Rahman
Ey kulum gücün var diye güvenme
İnsanları kendi çıkarın için ezme
Tükenir o güvendiğin aciz gücün
Yavaş yavaş biter sararır
Ölüm anında alırım verdiğim o canı ve içinde solan gücünü
Ahiret anında tekrar veririm o ölen bedenine can çekerim hesaba
Bak gör ve anla der, lakin anlayamaz bazıları
Yakar yıkar kendi çıkarı için
Lakin kendisi yıkılır
Kula verilen bu hayat güzellik kuvvet
İyiliğin mimarı içindir
İmtihan edilmek içindir
Bakar kulu karanlık bir an için
Kazancı ile bir mum alıp yakıyor mu?
Bakar yakan yıkan var ise
Kulu yeniden inşa ederek
Yıkanı doğru olanı hatırlatıyor mu?
Kavrulurken sineler
O sinedeki yangına bir damla su taşıyan var mı?
Rahman görmek istiyor
Bu nedenle bizdeki güç bunun içindir
Rüzgâr esince önüne kattığını alıp götürür
Rahman da bakar Kulu da estirince sahte rüzgâr deli gönüllerce
Sevinçleri mutlulukları alıp götürürken
Önüne set olabiliyor mu?
Fikri
Zikri
Gücü
Düşüncesi ile
Gönderdiği iman ile nurlar saçan Kuran ile
Resulü gül kokan Resul sünneti ile
Düşünce adımları varıyor mu doğru menzile
Yoksa kulu doğru menzil yolunu değiştiriyor mu o solacak olan gücüyle
Görmek ister sınamak ister
Zordur bu şekilde iyiliği imanı kuranı Resulü taşımak
Her gönül taşıyamaz özeldir
Her şeyi Yaratanın Rahman olduğunu bilmek
Ölümden sonra hesap verileceğini bilmek çok kolaydır
Bakmak, düşünceye başka düşüncelerin karanlık ışığını katmadan bakmak gerekir
Bakmak gerekir ki görülebilsin
Hissetmek için hislerin içine karanlık hissiz düşünceleri katmamak gerek
Görebilmek için
İman coşar gönülde
Kapatırsan gönül kapısın ömrünü yakarsın nefis şeytan yolunda ömrünü de
Ahirette hesap vermek zor olur
Bembeyaz açan gül var
Kırmızı yapmak için kana bulamaya gerek yok ey davar
Bak yanında açan kırmızı gül var
Gönlün imanın önüne çekme duvar
Yürüme tankla füzesavar ’la ey davar
Yıkarken sen yıkılıyorsun azar azar
Bil ey davar mezarın kim kazar yine yok ettiğin insan kazar
Alıp gitme tek başına kendi fikrinle ey azar olan azar
Nefsin şeytanın ile beraber olanlar kuyunu kazar
Hemen gitme bak kainata
Mevsimlere
Derin sonsuz alevli kuyuya düşeceksin gitme
Bak kainata Kuran kitabına
Terk edilmiş olan yüreğin ile güzellik sunamazsın
Saklayamıyorum hisleri
Sanma başkalarına imanı yüreğinde olanlara bunları söylüyorum
Ben sana söylüyorum ağlanacak haline gülen
Ne yaptığını bilmeyen
Yakıp yıkan
Terk edip imanı güzelliği, nefis şeytan ile giden
Sana, miras hakkı olmadan miras yiyen
Helal var iken haram yiyen
Kazancı olmadan kazanmaya çalışan
Kazanmak için ezip geçen
Elindeki parayı az gören azan
Ecel gelince ecel elinde alan
Öyle bakma kızarcasına bakan
Yol alırken yıkan…
Duy
Bak
Gör
Duy
Hisset
Karanlığı aydınlatan
Nuru gör
Mehmet Aluç





Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç