Bu Blogda Ara

hece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2017 Cuma

Uzaklaşma benden

uzaklara sürgünüm ile ilgili görsel sonucu

Geç karşıma yeniden şiirler yazdır bana
Hecelerim kalemim suskunluğa ermeden
Hasret gelip kapımda bana gülümsemeden
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden

Cümlelerim hecelerimle bana her gün küskün
Yazdığım şiirler ne yapsam yazılmıyor düzgün
Suç bende sanki o yar değildi bana düşkün
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden

Hasret sürgün etmeden biz onu edelim sürgün  
Hasret ilinde hasretle yaşanılmaz ki düzgün
Yakışmaz bize bu hayatta yaşamak bize küskün
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden

Onca hesabım seninleydi topladım çarptım olmadı
Bilmem suçum neydi gözlerin bana hiç bakmadı
İçini boşalttığın o gönlün aşkımızla neden dolmadı
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden

Kul Mehmet’im hasretini ömrüne konduramadığım
Terk etti gitti beni bir an ismin anmadan duramadığım
Hasret alnıma yazılmış onu bir türlü silemediğim
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden
Mehmet Aluç / Kul Mehmet





3 Mart 2017 Cuma

Giderken Bir Veda Etmeden Gittin

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Aradığın sır gönülde duruyor apaçık saklı
Terk ederken deme sen sakın benim haklı
Bir gülümsemeden geldin aniden niçin gittin
Gelişin gidişin çok oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Ömürde kaybettiğim anlar geri gelmiyor
Hasretle gelenler söyle neden hiç gitmiyor
Bu ıstırabım sen gittin gideli işte bitmiyor
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Bir gün mutlu geçmedi seninle günümüz
Severken sarardı neden bu seven gönlümüz
Seninle biz kaybettik işte ararken yönümüz
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Aklar düştü saçlarıma işte bak avuç avuç
Seni boşa sevdim demek seni sevmek suç
Aşkımızı beklemiyordu inan bu kötü sonuç
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Sabır taşı olsaydı dayanmaz parçalanırdı
Dedim belki gönlü bana sonra bağlanırdı
Gülüşünle belki bu gönlüm o an şahlanırdı
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı


Neden acele ettin bilmem gittin telaşlı telaşlı
Nasıl kaybettin sendeki anlayışı adam akıllı
Bıraktın giderken sen gönlümü ağır yaralı
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Doyum olmazdı aşkı senle yaşamak derdim
Hemen terk edip gideceğini nerden bilirdim
Bana sen gülmezsen de ben sana hep gülerdim
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
    Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı        

Mehmet Aluç/Kul Mehmet






6 Kasım 2016 Pazar

Dokunmuştu Gönlümüze


gönüle dokunmak ile ilgili görsel sonucu 
Ağır yaralı mısralarım
Hecelerim mi bana küsmüş
Yoksa yazmaya mı isteğim yok
Anlayınca bu acı gerçeği
Koştum mısralarla hecelerin başına
Yalnız bırakmaz yakışmazdı
Gönül etrafında gezintisine devam etmeliydi
Rabbim nasip etmişti
Dokunmuştu gönlümüze
Verdiği istek güçle yaz demişti
Ölüm gibi âşıktık mısralara hecelere
Hecelerle yazılan şiirlere
Gönüllere gönülden gülümseyen gönüllere

Durur muyum beklemeyle
Sevdanın gülümsemesiyle yaklaştım mısralara hecelere
Bir kahve tadında yudum yudum içtim
İçimdeki sevgiyle mısralarımda hecelerim de büyüsün
Vurulmasın vurulan düşler gibi dedim
Mısralar heceler beni buyur etti
Beraber gülümsedik gönülleri yazdık
Gülenlerin güzelliğini yazdık
Rabbim nasip etmişti
Dokunmuştu gönlümüze
Verdiği istek güçle yaz demişti
Ölüm gibi âşıktık mısralara hecelere
Hecelerle yazılan şiirlere
Gönüllere gönülden gülümseyen gönüllere


Ağır kanamalı geçmesin dedim düşünceler
Hasta bakışları silelim dedik
Ayrı kalırsak birbirimizden gönüllerden
Hangi tabip yaralarımızı sarardı
Bir an bu korku içinde ürperdik
İhanete yer yoktu aramızda
İhanetleri yazarken ihanet etmeyecektik
Kendimize birbirimize gönüllere
Hep bir arada olmalıydık
Birbirini ısıtan sarılan gönüller gibi
Kanatır ihanetler gönülleri
Çaresi zor bulunur
Maskelerle dolaşmaya zaten karşıydık
Maskeye karşıydık zaten
Gülümsedik sarıldık yazdık
Rabbim nasip etmişti
Dokunmuştu gönlümüze
Verdiği istek güçle yaz demişti
Ölüm gibi âşıktık mısralara hecelere
Hecelerle yazılan şiirlere
Gönüllere gönülden gülümseyen gönüllere

Sahipsiz gönüller gibi sahipsiz kalmak beyhudeydi
Yalnızlıkla ölmek acıydı
Yaklaşmanın huzurunda huzursuzluğa kaçmak zordu
Kara kış kara boran dı karanlıktı
Akarsa gözyaşlarımız
Gözyaşları bunun hesabı verilmezdi
Gülmeliydik birbirimize gönüllere
Buydu amacımız yazmamızın gayesi
Dünyaya gelişimizin amacı
Coşkun ırmaklar nehirler gibi
Gönüllere akarak coşmalıydık
Tek başına mısra ’sız hece ’siz gönülsüz
Aşılmıyordu engeller coşulmuyordu
Mutluluk yaklaşmıyordu
Güldük yazdık
Yazdık güldük
Gönüllerle buluştuk huzura erdik
Rabbim nasip etmişti
Dokunmuştu gönlümüze
Verdiği istek güçle yaz demişti
Ölüm gibi âşıktık mısralara hecelere
Hecelerle yazılan şiirlere
Gönüllere gönülden gülümseyen gönüllere
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

17 Ekim 2016 Pazartesi

Şiir Üzerine Birkaç Söz

şiir şair ve gönül ile ilgili görsel sonucu
  Bir şiirde, gönülde dilde şiir için geçen ve bu coşkun kelimelerle mısralarla yazılan şiir, gönlü ne kadar okşarsa o şiiri okuyan okuyucu için derin anlamlar manalar o kadar gönülden gönüle akan büyük bir hayat var derim. Şair ki gözünü daldan budaktan sakınmaz gönüldeki acıları yanlışlıkları haksızlıkları yazar böylesine derin manalar verir yazar. Şiiri seven milletin güzelden anlaması, gönülden sevmesi gönüllerle olması adına, okuyanların şiirle olması yaşaması ilgilenmesi bu açıdan gönülleri çok iyi anlaması demektir. Millet olarak güzelden anlayan ecdadın torunları olarak,  gönülleri böylesine iyi anlayan bir milletin ise şiirde, edebiyatta güzel eser vermesi adına gururu vericidir.
  
Hakkı seven hakkın kullarını seven millet olarak güzelden, güzel gönüllerin güzelliğini seven onunla yol alan bir milletiz. Güzele âşık olan güzelin kadrini kıymetini bilen ecdadın, yüzyıllarca dünyaya hükmetmiş bu gönül güzelliğini taşıyan bizlerde, ilahi güzelliğe âşık olmuş milletçe ve bu milletin içindeki şairlerle, ifade ettikleri ilahi güzellikleri anlatan şiirleri ile bizlere okurken büyük bir haz vermiştir.
  
  Hayatın çileli yokuşunda gönüllere bir nefes dinlenme güzelliğinde yazılan şiirler gönlü süsleyen, gönülde okurken haz veren şiirlerle olmak şairler(Kendimi şair olarak görmüyorum bu biline) olarak böylesine gönüllere mutluluk huzur verici bir misyonu taşıdığınızı da hatırlatırken gülümsüyorum… Gönlü okşayan gönlü parlatan mısraların güzelliğinde daha çok okuyucuya ulaşarak, gönüllerdeki güzelliklerin mahrum edilmeden gönül penceresinden birbirimize gülümsemenin hazını yaşayarak bu güzellikten mahrum kalmaması en büyük temennim duamdır.

 “Derinden derine ırmaklar çağlar
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi
Ey suyun sesinden anlayan bağalar
Ne söyle şu dağa çoban çeşmesi...” (F. Nafiz Çamlıbel

“Bana sor kâri; sana ben söyleyeyim,
 Ne hüviyyette şu karşımda duran eş'ârım;
Yığın söz ki, samîmiyyeti ancak hüneri;
Ne tasannu bilirim, çünkü ne san'atkârım.
Şiir için "gözyaşı" derler; onu bilmem, yalnız,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizârım!
Oku, şayed sana bir hisli yürek lâzımsa;
Oku, zirâ onu yazdım iki söz yazdımsa.” (Mehmed Akif Ersoy)

“Anlatamıyorum
 Ağlasam sesimi duyar mısınız,
 Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce
Bir yer var; biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.” (Orhan Veli Kanık)

AŞKIN İLE AŞKA DÜŞTÜM
Gülser HÜNÜK
Dostun sözü düşündürür yaralar
Âşık isen, has bahçede gör beni
Gelen göçer, ıssız kalır buralar
Nadan isen, gül şehrinden sor beni

Can evinde mahzun gönül sıkılır
Yâre hasret yaralarım sökülür
Söz dilimden şerha şerha dökülür
Dertli isen, saz teline sar beni

Aşk elinde sonu gelmez yoldayım
Yar gözünde meteliksiz puldayım
Dost dilinde sakız oldum, saldayım
Gafil isen, tek kurşunla vur beni

Paralandı, yandı yürek nedeyim
Kara bahtım için feryat edeyim
Cihan dardı, ilinizden gideyim
Kamil isen, sır çölüne sür beni

Suya hasret kaldı gönül, hardayım
Bir bilinmez diyardayım, dardayım
Aşkın ile aşka düştüm, serdeyim
İbret için, âlemlere yer beni

Çile doldu, tutamadım dilimi
O yar için terk eyledim ilimi
Taştı gönül, felek görsün halimi
Aşkın ile baştan yarat ör beni

Ben ilhamı gamı senden almışım
Aşk uğruna gurbet elde kalmışım
Gündüz gece hayallere dalmışım
Cahil isen, bir söz ile kır beni
Kamil isen sır çölüne sür beni (Gülser HÜNÜK)

Bu sitede okuduğum Harun Yıldırım, Ozan Miktadi, Çifti baba S. Samyeli Yıldız Gülüm… Ahmet Zeytinci Âdem Efiloğlu Elif Keskin kılıç ve diğerleri ismini sayamadığım şair kardeşlerim bu misyonu taşımak için yola çıkmış Şair kardeşlerimizdir. Hepsinin de bu bilinç içinde yazdıklarından da eminim. Selam ve dua ile.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

13 Ekim 2016 Perşembe

Aşkın Hasretiyle Yanarım

Aşkın Hasretiyle Yanarım


Gurbet ilde yanarım bir su verenim yoktur
Bu gurbet bu hasretle inanın bana çoktur
Rabbim bu hasretliği Rahmetinle sen durdur
Aşkın hasretiyle ben yanarım nice nice

Varacağım bir vuslat pınarı yok mu bana
Vuslatın o rüzgârı değsin artık bu cana
Hasretin alevinde Rabbim sen kurtarsana
Aşkın hasretiyle ben yanarım gündüz gece

Yine dolandı bu gece yârin ismi dilime
Uzatsam gurbet ilde eli varsa elime
Gözümden tüter yine hayali gündüz gece
Aşkın hasretiyle ben yanarım hece hece

Kaç şafak yine doğdu bu garip ben ömrüme
Şafakla gündüzlerim hasret kaldı gülüşüne
Beni senden aldı bu gurbet böylesine
Aşkın hasretiyle ben yanarım gece gece

Aramayın yalanım yoktur hiçbir sözümde
Yârin hayali tüter hale bu can gözümde
İsmini anarım düşmez gece gündüz dilimde
Aşkın hasretiyle ben yanarım nice nice

İşte geçiriyorum zamanı bu sancıyla
Duamdasın beş vakit hem de çok fazlasıyla
Hasretim biter vuslat gelir yar sırasıyla
Aşkın hasretiyle ben yanarım ben kendimce

Gurbetlik aramızda çekil sen kenara
Sen var iken vuslata varalım mı ölünce
Yâri sevmeyeyim mi yaşarken ben gönlümce
Aşkın hasretiyle ben yanarım gülmeyince

Üzerime örtü gurbet karadan bu perdeyi
Her gün kavga ederim duyarsın gümbürtüyü
Yine aklıma düştün özledim senle köyü
Aşkın hasretiyle ben yanarım görmeyince

Geceleri sarılıp yattığım mis tenindir
Bu gönlüm senindir yar senin gönlün benimdir
Seni seven gönlümdür yar ateşi senindir
Aşkın hasretiyle ben yanarım ben halimce

Kul Mehmet’im halim budur söyleyebildiğimce
Yârden ayrı saadet olmuyor gördüğümce
Gönlümdür delik deşik yar gurbette deyimce
Aşkın hasretiyle ben yanarım nice nice
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç