Bu Blogda Ara

bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2016 Perşembe

Ey Şairim

                       

Ey şairim, günde yüzlerce defa gönül bahçeni eşeceksin, gönülleri gülümsetecek, halkın dertlerine tercüman olacak bir kaç şiir yazacaksın,yüreğinin bam telleri sızım sızım sızlayacak,içinden gözyaşı dökeceksin,kimse bugün nasılsın diye sormayanlara üzülmeyendir, dudaklarında gönlünle beraber heceleri gizli gizli yeni şiirin için dökülürken,gönül bahçenin kapısına yaslanarak gönülleri gülümsetmek, dertlerini dile getirmek için, yine kalabalık gönlündeki gönüllerin hallerine tercüman olacaksın.Her yazdığında başına karlar yağsada yaz günü,bir gönüle girmenin sevinci, kış ayını bahara çevirecek,merhametin bahar kokusu, gönlündeki merhametin cennet kokusu ile açan çiçeklerin ile gönüllerde yaşamanın şanı şerefi ile sen hep gülümseyeceksin,sen gülümsedikçe okuyucularında gülümseyecek, okuyucu gülümseyince ailesi gülümseyecek ve bu birer adım atlayarak toplumdaki tüm insanları mutlu etmenin uğraşı, sana dört mevsim bahar aylarını yaşatacak.
    Şairim insanların gönlüne sırtını dayadın,yıkılmaz o yaslandığın gönül duvarı,sen gönlün kadir kıymetini bildiğin sürece,sen gönülleri gördüğün anda gülümseyerek içine girmek istedikten sonra tüm gönüller sana açıktır,aksi durumda ayrım yaparsan hep dışarda zemheri kış ayında kalır ve dört mevsim üşürsün ve donarsın...Şair kendini değil karşısındakinin gönlündeki üzüntüleri sıkıntıları yüklenir yazar,yoksa öylesine boş kendi zevki için yazılan şiiri kimse okumaz kendisinden başka...Gönlündeki merhamet gülümseme taralasın da yetiştirdiği gülleri insanlara sunduğun kadar gönüllerde sevilir sayılır,almadan vermek, karşısındaki sevmeden sevmek,karşısındaki gülümsemeden sevmek işte şair yazar budur...
   Gönül coğrafyan da toprağın kurak ise o toprakta ne yetişir ki mahsul alasın insanlara sunasın ısıtasın doyurasın gezdiresin?Karşılık beklemeden gönüllere gülümseme ile yola çıkmadıktan sonra, nasıl neden niçin kimin için yazarsın?Şair kendini anlatmaz karşısındaki gönlü güzel insanı anlatır o gönül güzelliği ile gülümser gülümsettirir, gönlü güzel insanların gönlüne girmek nimettir,insanların dertleri için uğraşmak yazmak onurdur hayattır güzelliktir.Özlemini duyduğumuz gülümsemeleri çoğaltmak için şairim yazmaya devam...

Şairim gönülden gönüle köprü
dertler sıkıntı çileler gönül için törpü
şairim gönlünde gülümsemeyi doldurur boş testilere
gönlünde gönüllere açmış bakın görün bir pencere

bakar gönüllere gönüller ağlar sanki yaşadıkları cendere
yazar çizer söyler sanmayın yazdığı söylediği ezbere
cendere de yaşamak zordur yazmaz o haksız yere
elinde cendere ile gönülleri sıkanı vurur her gün yerden yere
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

20 Mart 2016 Pazar

Dünya Ahiret Sana Gülsün





Vakit giderken sona
Ecel gelmeden cana
İman et gir hana
İmansızlığa iman ekle
Otur sonra eceli bekle
Beklemene de gerek yok
Vakti gelince gelir bulur
İman dolu kalbinle sana yol olur
İman et dünya ahiret sana gülsün
Gönül bahçende ötsün bülbül


İman eden kul Rahmanı bulur
İman etmeyen şeytan ile olur
Şeytan nefis ile olan yok olur
İman eden her iki cihanda nur olur
İman et gamına sabır ekle
Yaşanmaz kirli gömlekle
Şeytan durmaz bedel ödetir
Boş yolda boş işlerle uğraştırır bekletir
İman et dünya ahiret sana gülsün
Gönül bahçende ötsün bülbül


Mademki bu hayatı bize verdi Yüce Rahman
Onunla olmalıyız her an her zaman
Yoksa hayatımız olur darmadağınık duman
Yıkılır ömrümüzde tüm liman
Nefis şeytan yıkar olmaz açıklayan
Ömür boşa geçer olur ziyan
Her zaman açılmaz iki kapılı han
İman et kendini insan san
İman etmezsen istediğin kadar yan
İman et dünya ahiret sana gülsün
Gönül bahçende ötsün bülbül


İman eden gerçeği hakkıyla bilirler
İman ile yolda gülümseyerek yürürler
Ağlayan gönülleri ağlarken görürler
Gözyaşların silip derman ile sarıp üzülürler
Kahır ile imansız kalıp yolda süzülme
Şeytan yoluna koşarak yok olmak için düzülme
İman et hayata yaklaş gülsün
Nefis şeytan o an ölsün
İman et dünya ahiret sana gülsün
Gönül bahçende ötsün bülbül

Haydi, eski hayatı geride bırak
Yeni iman dolu hayatla olma gönüllerden ırak
Hayat bu yeniden ol sen çırak
Gülümseyerek iman ile güzel izler bırak
Gönüllere var koşarak
İman et yaşayarak
Pişmanlık zaten sana yeter
Tövbe et olma sakın beter
İman zaten sana yeter
İman et dünya ahiret sana gülsün
Gönül bahçende ötsün bülbül
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-





18 Aralık 2015 Cuma

Hayatın Mutluluk Dolu Şifreleri Sabır'ın İçinde.


Yaşarken kendimizde kaçmak, kapılarımızı kapatmak, gökdelen gibi yüreğimizin umman deryasını görmeden kaybolmak, içten bizi yok eden samimi olmayan benliğimiz sesini dinleyerek kaybolmak, iç dünyanın bahçesinde yolculuğa çıkmadan bahçesindeki çiçekleri koklamadan hissizler korosuna katılarak içinde kaybolmak, benliğin peşinde koşmak, hayat insanlara sırtını dönerek her şeyi kaybetmenin peşinde koşmak, nedense insanoğluna hep cazip gelmiştir.

Ruhun içindeki güller kokan yolunu terk ederek, dikenlerle pisliklerle dolu kendini önemsemeyen hiç bir değeri olmadığını bilen insanların dalkavukların peşinde koşması çok acı ve elem dolu ve insanlık için utanç verici bir durum ve yaşantı. Kendi aydınlığında yürümeden, karanlığı gösteren insanların ardında yürüyerek hem yarınlarını hem de yarınları karanlığa boğmaya koşmaları ve yolun sonunda gerçeği görmeleri ve uçurumun dibine atılmaları bu gerçeği değiştirmemektedir. Yok oluş... Var oluş... Kör niyet ve körlük... İyi niyet ve gülümseyen yarınlar... Nedense hep seçilen kör niyet ve karanlık oluyor ve tarihi okumaktan aciz biz insanlar, hala o karanlığa koşmaktan zevk alıyor ve yok olmanın ıstırabında yok oluyoruz. İçimizdeki kuyulara düşerek az çekilen çile ile Yusuf misali imtihanla mısıra sultan olmaktan vaaz geçerek köle olmayı seçiyoruz, az sabrın koltuğunda oturmak yerine, zalim karanlık gönüllü insanların işkence dolu koltuğuna gözümüzü kırpmadan oturuyoruz!

Önümüzde hayatın mutluluk dolu şifreleri sabrın içinde gizli iken, atılan bir kaç adımda o şifrelere kavuşmak yerine, sırtımızı dönerek bir anlık karanlıkta kalmaktan kaçarak bir ömür boyu karanlığa koşuyoruz. Aslında sabırla, o karanlığı döşek olarak üzerinde uyuma ile karanlığı yok eden güneş üzerimize doğacak ama biz o güneşte den korkarak, esaret altında neden niçin koştuğunun cevabını vermekten uzak, kör hisleri ile esir aldığı vahşetle dolu karanlığa koşmaktan bir an olsun geri kalmıyoruz.


Allah nur Kuranda ve Resulü ile bize bildirdiği İslam'a sarılmadan onun yolunu izlemeden dik duruşu gerçekleştirmediğimiz için hala sürünmekte, hala yaralara derman ve merhem olamamaktayız. Cahillerin ihtişamlı dünya hayatına kapılarak-Onların cehennem hayatını görmezden gelerek- onların utancının peşinde gitmesi dünya ve ahretimizi yok etmekten başka bize hiç bir yararı olmayacaktır. Bunu idrak edene kadar, hala kendimizi hislerimizi yarınlarımız uzaktan yok olmaya devam edeceğiz. Rabbim uyanmayı bizler nasip etsin, İslam yolunda İslam'ın istediklerini yaparak dirilişle dünya ve ahireti kazananlardan eylesin. Selam ve dua ile kardeşim.
Mehmet Aluç



12 Kasım 2015 Perşembe

G(b)itmeden önce...




Gider iken gülüşünde gülkurusu kaldı
Seni gurbet ellere söyle bakalım kim saldı
Tadı tuzu mu bitti biten ömrünün durma söyle
G(b)itmeden önce gülümseyen gönlün hala s(b)ağdı

Sen kokan bahçelerde çiçekler açmaz oldu s(b)oldu
Ellere yakılan kınalar silindi gülümsemeler kayboldu
Bir mezar gibi bakan bakışlar kim o(a)raya koydu
G(b)itmeden önce gülümseyen gönlün hala s(b)ağdı

Bir çınar gölgesi gibi sevgiler eksildi sevmek z/engin işimi oldu
Bir parça lokmayı ikiye bölmek unutuldu yürekler mi soldu
Vefa denilen gönül sevgisi silindi yok (s)oldu nasıl unutuldu
G(b)itmeden önce gülümseyen gönlün hala s(b)ağdı


Suratında sevgi kelebeklerinin gülüşü u(a)çardı
Üç günlük gurbet çok zor bilirim karşında yârin sana bakardı
Gurbet geceleri geçmez şafak sökmez z(k)ordur kalmaz o tatlı ağız t/adı
G(b)itmeden önce gülümseyen gönlün hala s(b)ağdı

Gidişin olmadı zeval hançerleme sen gönlünü
Gurbetlik sanma bir sanrı gamla b(y)itirme ömrünü
Barikatlara dikenlere takılma vuslatı y(b)itirme gülüşünü
G(b)itmeden önce gülümseyen gönlün hala s(b)ağdı

 Kul Mehmet'im der bir gün gelir bu gurbetlik biter
Vuslat ile nazlı yârin gülüşü gönlünü sarar bülbüller öter
Bir lokma kuru ekmek soğanla yenilir hasretlik o an biter
G(b)itmeden önce gülümseyen gönlün hala s(b)ağdı

Mehmet Aluç-Kul Mehmet




28 Mart 2015 Cumartesi

Ayrılık Korkusu İle



Bir nefesin düşlerinde terkedilmiş mısralarım
Dolanıp dururum gülüşün çevresinde yanarım
Seni yitirmemek adına dilencinim sevgine
Belki deliyim, ama fısıltılarım sen kokuyor
Ayrılık korkusu ile solar tüm çiçeklerim


Varsın acılarım coşsun sen var iken yanımda
En büyük sessizlik olsun yanımda sen var iken
Seninle serin sahillerde gezerken unuturum gülümserken
Sensizlik kırar tüm kayaları yıkar okyanusu sahilleri
Ayrılık korkusu ile solar tüm çiçeklerim

Ey ayrılık çanları susun az huzur gelsin sahillere
Fısıldasın sevgi sözcükleri sokaklarda açık pencerelerde
Ayrılık yolunda kalmasın şaşkın suskun yoksul sevgili
Suskunluk aşkı yakmasın kalmasın gölgeler arkasında
Ayrılık korkusu ile solar tüm çiçeklerim

Unutulmuşluğun viran bahçesi darmadağınık olsun
Vuslata kapalı yolları diken kaplasın kapansın
Vuslat gülümsesin hasret yolunda kahırla yaşayanlara
Gece yarısının derinliğinde ağlamasın gözler
Ayrılık korkusu ile solar tüm çiçeklerim

Ölü bir kumsalın sahilinde yürürken yolun sonuna doğru
Füsun kokan saçların kokusu tüm sahilde ruhum dinçleşir
Yolun sonu sararmış akşam güneşi batan gönlümde güneşler açar
Anılarla özlemleri sildim hayatımda sana koşuyorum senle yaşıyorum
Ayrılık korkusu ile solmuyor artık tüm çiçeklerim

Mehmet Aluç

9 Şubat 2015 Pazartesi

Sakın Umutsuz Kalma





Gönül var git ara yâri gurbet elinde
Gönüle lazımdır bir sevgili dünya içinde
Yar bulmazsan yaşlar akmasın gözünde
Bak bahçeler içinde gezen yârin bul içinde

Bahçeler içinde bulamazsan bak gönül bahçene
Viran eyleme gönlü kavuşamazsan sevgi seline
Sen edeple sahip ol diline gönlün bağla aşk iline
Bak bahçeler içinde gezen yârin bul içinde

Ara bul göz değmemiş nazlı yârini
Doğru söz içine katma gereksiz biri bini
Bulursan yâri sen olursun dünya zengini
Bak bahçeler içinde gezen yârin bul içinde

Gönülden istersen de bulamazsın o nazlı yâri
Sabırla kal baş başa kalsan da sen ihtiyari
Her an gönlüne çek aşk ile sıfırlama ayarı
Bak bahçeler içinde gezen yârin bul içinde

Yollar viran çakıl diye yolundan şaşma
Aşkın sakla gönlünde sırrını kimseye açma
Yağsa da başına gece gündüz kar naçar kalma
Bak bahçeler içinde gezen yârin bul içinde

Kul Mehmet sen sakın umutsuz kalma
Gurbet illerin yolunda gönlünü bir pula satma
Doğru söz var iken yalanı içine katma
Bak bahçeler içinde gezen yârin bul içinde

Mehmet Aluç


14 Ocak 2015 Çarşamba

Kulu Ağlarsa Koşar Rahman Kula Anında


Rüzgâr sildi aniden mazinin hesabını
Ne bakışların kaldı ne has bahçemde gülüm
Rahat ol sende artık yap kendi hesabını
Ayrılık yolu artık bana değil ki ölüm

Hayatım nasıl öder ayrılık diyetini
Belki hayat bildi senin kirli niyetini
Yıktın zaten hayaller dolu gülen gemimi
Ayrılık yolu artık bana değil ki ölüm

Düğümlenir sanma yar sensiz artık bu hayat
Ufukta doğan güneş bana artık gül hayat
Niyetinmiş yar bildim artık kokmuş küf bayat
Ayrılık yolu artık bana değil ki ölüm

Çilenle ölen ben bak yürürüm mutluluğa
Sende koşuyorsun bak solmuş son soluğa
Vefasızlığı sende almışsın sağ koluna
Ayrılık yolu artık bana değil ki ölüm

Kabul eder mi Rahman artık dileklerini
Beraber çalmıştık biz Rahmanın aşk kapsını
Gördü benim gibi bak tüm çirkefliklerini
Ayrılık yolu artık bana değil ki ölüm

Kul Mehmet’im vuslatım bekler gül kapısında
Rahman bilir doğrusun koymaz eli koynunda
Kulu ağlarsa koşar Rahman kula anında
Ayrılık yolu artık bana değil ki ölüm

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç