Bu Blogda Ara

deli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2016 Salı

Acıyla Yandık Hicranla Kavrulduk


 haddini bilmek ile ilgili görsel sonucu


Bilemedik haddimizi insan bilmez haddini
Yolcu etmedik yola çıkıp yola gideni
Gördük mü ağlarken biz güleni
Gülü vermeden hep batırdık dikeni
Acıyla yandık hicranla yandık gülmedik
Güldüreni görünce deli dedik peşinden gitmedik

Bilemedik bu dünya yalan yalan
Yığdıkça yığdık bilemedik hepsi geride kalan
Arayıp gönlü var mıdır arayıp bulan şu an
Kalem yazdı tükendi mürekkebi artık yazamaz
Acıyla yandık hicranla yandık gülmedik
Güldüreni görünce deli dedik peşinden gitmedik

Istırabı duvarlara astık karşısında yattık
Benliğimizi büyüttük insanlığımızdan kaçtık
Beşikten mezara yürüyemedik kırgın kaldık
Tenha ve korku dolu yollarda neden yatt
Acıyla yandık hicranla kavrulduk gülmedik
Güldüreni görünce deli dedik peşinden gitmedik
Mehmet Aluç-Kul Mehmet





8 Haziran 2016 Çarşamba

Karışmak Gerekmiş

İnsan severse sevsin yar o gerdanı belli
Sevdiğin görürde ah o an olur bak deli
Eserken aşkın bad-ı sabah seherde yeli
Esen aşkın yeline yar karışmak gerekmiş
Gerdanı belli hemen bulup sevmek gerekmiş
Aşkın diyarında o an evlenmek gerekmiş
Nazlı yârin koynunda yatmakta çok güzelmiş
Esen aşkın yeline yar karışmak gerekmiş
Gönül sevmezse acep nasıl nerde yaşarmış
Kendin harap ederde kendini bitirirmiş
Önünü görmeden yok olur çeker gidermiş
Esen aşkın yeline yar karışmak gerekmiş
Âşıklar binlerce yol kat etmiş de yürümüş
Aramış seven gönül bulmuşta girmiş gülmüş
Âşık olmayan eyvah gülmeden vah vah ölmüş
Esen aşkın yeline yar karışmak gerekmiş
Kul Mehmet’im ömürde düşer bak bir bir gazel
Bu dünya kula değil elbette olmaz ezel
Seveceksen sev gönlü dili ballı bir güzel
Esen aşkın yeline yar karışmak gerekmiş
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

3 Haziran 2016 Cuma

Boşadır (Koşma)

 
gönül deli deli akar dağ aşar
söylesen dinlemez sözler boşadır
                                 kimler koşadır
akıtır gözde yaş bazen baş eğmez
yakar yıkar neden kinler boşadır
                                günler boşadır
 
durgun sularda gir gör sen kendini
isyan bayrağını ile yıkma bendini 
kul ile ol sende bilsen derdini
bakar kaçar senden eller boşadır
                                  güller boşadır

bir gün olur elbet gelir insafa
bazen hiç duymazki seni bin defa
seveni yokmuş ya sürmez ki sefa
yanar naçar kalır diller boşadır
                             haller boşadır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

29 Mayıs 2016 Pazar

Sessizce Çekip Gittin

ben sana bağlandım deli bir rüzgar gibi saçlarına dolandım
açan güneşte yüzlerinde gözlerinde gönlünde dolaştım seni ısıttım
yaz günlerinde yeşeren bir yaprak gibi umutlarını yeşerttim solmayasın diye
gülmeyen yüzüne gülüş gamzen de çiçekler açsın diye güllerden tohumlar ektim
ama sen ne yaptın ani bir kızgınlıkla yıktın bu senin için saray olan gönlümü
ben sana gönlüne dokunamaz iken yıkmak çok mu kolaydı bilmiyorum yıktın gittin
oysa ben sen üzülürsün diye sözcüklerimi aşkın pınarlarından yıkayarak sana söylerdim
sana şefkatle uzanan ellerim bileklerimden kestin
bir deli hoyrat rüzgar gibi esmeden gittin
gönlümü sana ipek bir halı gibi sermiştim
kan revan içinde bıraktın
dalımda ki yapraktın kuruttun
yeşil allı gönül elbisemi kan kırmızısına boyadın
benim için kuşanmadın demek ki sandıktaki al elbiselerini
bahar ağaçları gibi gönlümde sen açmadın mı yoksa
bir bahar gibi gülümsemedin mi bana 
yoksa hepsi yalan mıydı
beni seviyor derken gönlünde başkasına gülen
beni sarıyor derken başkasına sarılan sen
ey zalim vicdansız edepsiz
bu muydu sevgim
neden geldin devirdin beni koca bir çınar gibi
seninle dalında kaysılar koparacaktık
arapkir üzümünden yiyecektik yanak yanağa
o kocaman lahanalarımızla köfteler yapacaktın bana
sevdaya doymadığım gibi
ellerinle hazırladığın lokmalara da doyamayacaktım
ama sen kursağımda hazım etmeden bıraktın gittin
senin gözlerine bakarak karanlıktan aydınlanan güne günaydın diyecektim
diyemedim
söyletmedin
gün yüzü göstermeden gittin
ne diyebilirim ki gidene
gitme demekten başka
ama sen bana onu bile çok gördün
sessizce çekip gittin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

7 Nisan 2015 Salı

Bilsen


Vefasız aşkınla solduğu mu sen bir bilsen
Hicran ateşiyle yandığımı sen bir görsen
Ömrümden alıp ömrüne ömür biçtiği mi öğrensen
Ağlayarak kahır olurdun aşkından öldüğünü bilsen

Eller bana deli dedi görenler güldü
Bilmediler bu âşık senin için yollarda öldü
Gece gündüz el açıp Mevla’ya seni dilediğimi kim gördü
Ağlayarak kahır olurdun aşkından öldüğünü bilsen

Gizledim gözyaşlarımı bilirsin sende ağlarsın diye
Hafiften bir gülüşün bana cennetten bir hediye
Çektin gurbet ele gittin aşkımı sen bile bile
Ağlayarak kahır olurdun aşkından öldüğünü bilsen

Kul Mehmet’im artık sevmesen de olur
Ben artık gidiyorum haberin olmasa da olur
Asıl aşk Allah’a ulaşmakmış öğrendim gelme ne olur
Bundan sonra sevdiğin artık Allah’a kul olur
 Artık ağlayarak kahır olmuyorum
Aşkını terk ettiğimi bilsen de olur
Mehmet Aluç©




2 Nisan 2015 Perşembe

Bir Bilsen



Dön gitmeden önce son bir n’olur kez bana bak
Vefasız gönlünü bıraktın gel onu al tak
Vardım seninle uçuruma sen kendini yak
Bir bilsen deli akan coşkun ırmak gibiyim

Bana uzaklarda gelsin o sitemkâr sesin
Vefasız gönlünü dağda kurtlar kuşlar yesin
Senden hayır yok bana ben söylüyorum peşin
Bir bilsen deli akan coşkun ırmak gibiyim

Sana gece gündüz aşk ile koştum yalvardım
Gelmeyince gece gündüz sessizce ağladım
Gurbet illere artık ben belim bağladım
Bir bilsen deli akan coşkun ırmak gibiyim

Kul Mehmet’im yar sanma artık sensiz dardayım
Seni unuttum çoktan bahar aylarındayım
Senden ayrı sanki ben on sekiz yaşındayım
Bir bilsen deli akan ırmak gibi değilim
Mehmet Aluç



25 Mart 2015 Çarşamba

Sır Nedir? (HECE)



Ne gezersin sen deli gönül gurbet ellerde
Yar aklını yitirmiş beklermiş seni evde
Bülbül kendini bulur her açan güzel gülde
Açan güldeki bülbül için olan sır nedir

İman ile nefsini şeytanı sen öldürdün
Sakladın harcamadın yığdın ne fayda gördün
Hep benim dedin evlat malda ne fayda gördün
İnsan için evlatla maldaki o sır nedir

Ecel gelir o gün sen arkan bakmaz gidersin
Kaysı lokumu sakladın kullara vermedin
Aç gözünle ne buldunsa hepsini yığarsın
İnsan için nimette olan bunca sır nedir

Kul Mehmet iman ile nefsini sen öldürdün
Merhametle olup sen insanları güldürdün
İmansız hayat inan bu bedene zulümdür
İnsan içim imanda saklı olan sır nedir

Mehmet Aluç©

24 Şubat 2015 Salı

Seninle




Bir deli rüzgâr gibi girdin deli gönlüme
Sen neşe ile okudun gönlüme gazeli
Seni sevmek nasip oldu bu gül ömrüme
Sensin karanlıklardan beni çıkaran gönlümün güzeli

Seninle aşkın etrafında eyledik gönül tavafı
Aşk değil mi bu gönlün değer biçen sarrafı
Ben seninle içerim ömür boyu erik hoşafı
Sensin karanlıklardan beni çıkaran gönlümün güzeli

Aşk ile eyleyelim gönül pazarı
Aşksız ağlama gönlüm ey zarı zarı
Aşk bize babadan yani baba yadigârı
Sensin karanlıklardan beni çıkaran gönlümün güzeli

 Kul Mehmet’im şimdi aşk ile sevmenin zamanı
Gönülden tahlil ederek söyler gönüllerin ozanı
 Söyle bakalım kimdir gönlünde aşkı aşk ile yazanı 
 Sensin karanlıklardan beni çıkaran gönlümün güzeli     

Mehmet Aluç  

18 Eylül 2014 Perşembe

Ne Varsa


Ne Varsa

Deli ırmak gibi çağlama gönül
Elbet sende bir gün yorulacaksın
Laf sözden anlamayan gençliğim
Bir gün sende durulacaksın

Kaybolup gideceksin bu âlemden
Toprağın karışır dağlara
Viran girer güvendiğin bağlara
Güvenme gençliğine ey deli gönül

Biter bir anda dünyalık hevesin
Gençliğin gelmez ki gülesin
Kendinden bir sen olmadan göçer gidersin
Tükenir biter solarsın be gönül

Ne varsa beklenen gelmez
Gelirse de vaktinde gelmez
Geçmişin içinde karaladığın sayfan dolacak
Dokunduğunda incitemediğin tenin solacak

Yaşandı bitti demeye fırsat olmayacak
Açan güllerin aniden solacak
İlk kopan fırtınanın içinde ömür dolacak
Deli ırmak gibi çağlama gönül
Mehmet Aluç

21 Haziran 2014 Cumartesi

Güller Sereyim


GÜLLER SEREYİM
Seni candan sevdim deli dedin
Kalbimin kapısın açtım gönül hırsızı dedin
Kanayan yarana derman olayım dedim
Sana ne densiz dedin beni kovdun

Şimdi tek başına kaldın
Gözlerinde yaşlar var
Derman ararsın derdine yanlış sokaklarda
Aşkı ararsın dehlizlerde karanlık uçurumlarda

Aradığını bulamadın
Benim gibi seveni de bulamadın
Yaran kangren oldu şifa bulamadın
Bir adım atmayı çok gördün

Hem kendini hem de beni mutsuz ettin
Gönül kapım sana yine açık
Ez nefsini inadın gel
Gelirsen söyle yoluna güller sereyim

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç