Bu Blogda Ara

duman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2016 Cuma

Algı Operasyonu



ah bu algı yanlış olursa kul duman olur
algı dediğimiz bir anlamda izan olur
algısı güzel olana herkes hayran olur
algılar düşüncemizin cennet kapısı
algı yıkıksa bozuktur kulun düşünce yapısı

istenilen hak güzelliğini kapsamalı algı
ne gereği var şimdi elinde gezer çalgı
merhametimiz algı ile belli olur budur insanın farkı
algı yıkıksa bozuktur kulun fikir yapısı

yanlış yolda olanı doğruyu söylemeli algı
iyi kul ile kötü kulun nasıl bulunur farkı
dikkat edilme parçalanmamlı gönül çarkı
algı yıkıksa bozuktur kulun iman yapısı

potansiyel güç nefis şeytan yolunda bunu bilmeli
algımızı bu yanlışı düzeltmede herkese göstermeli
zalime zalim olduğunu algımızla haber vermeli
algı yıkıksa bozuktur kulun düşünce yapısı

aman dikkat algılarımız zihnimizde kapı açıyor
yanlış algı varsa açılan yanlış kapı zor kapanıyor
potansiyel batıl güç hep kazandığını zan ediyor
algı yıkıksa bozuktur kulun idrak yapısı

algı imanla sosyal hayatımızı nuruyla kaplamalı
hak yolda hak için savaşta korkup kaçmamalı
hayatımızı imanla kuşatan algıyı gönlümüze sarmalı
algı yıkıksa bozuktur kulun bakış açısı

kul mehmetim algı insan kandırmak için olmamalı
hayatımıza güzel dinin girmesi için çabalamalı
kimsenin hayatına sakın ola hiç karışmamalı
hakkı imanı anlatıp seçimini kendine bırakmalı
algı yıkıksa bozuktur kulun merhamet yapısı
Mehmet Aluç- Kul Mehmet

27 Mart 2015 Cuma

Seni Yazarken

şiir




Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor
Mısralarımda gözyaşı
Hecelerimde hüzün
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor


Varlığını unuttum sanma
Duyduğun sözlere kanma
Hasretinle kalan ben be kalemim
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Dergâh ah yalnızlığımın dergâhı sen kokuyor
Seni bekliyorum hüzünlü gölgelerde siperde
Attığım adımda arkamda sen gelirsin sandığım günlerde
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Sanma ki umudumu kör hasret ile bıçaklarım
Gece hülyalarımda seni bana koşarken sıçrarım
Umutsuzluk bana koşarken ben kaçarım
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Gururum isyan bayrağı çekerken kulağını çekerim
Hasretin duman duman tüterken mutluluğun şehrine yürürüm
Bekle beni gülüm sana koşarak geliyorum
Deste deste gülümseyen yarınları avuçlarımda sana getiriyorum
Seni yazan kalemim ve ben sana gülümseyerek geliyoruz

Mehmet Aluç

20 Ocak 2015 Salı

Gömün Beni Şairin Bir İmk/Ansızlık Şiirinin Mezarına

Gece benimle beraber derin derin öksürdü
Ben yüreğimdeki hazin acıyı çıkaramadım
 Gökyüzü çöl yalnızlığında yalnız kalan yıldızları üzerime döktü
Asi yalnızlığın içinde üşüdüm kaldım
Üşüyen kelimelerin umutsuzluğunda b(y)attım
Toprak avcumda umutsuzlukla kabul etmedi k/açtım
Ondandır yollarım kentlerin çöllerine çı(ba)kar
Şundandır hayal gücünün zayıflığında y(k)anar yüreğim
Yanmış şairlerin şiirlerinin gölgesinde yatar
Güneş doğduğunda kiraladığım akşamın karanlık gözlerine s/aklanırım
Hissiz acımasızlık kokan uzun namlulu silahlar gibi soğuk binalardan kaçarım
Gecenin sadece beni yakan alevinde ısınırım
O yüzden bombalar atılırken şehrin üstüne s(g)erilirim
Yakmaz yüreğimi hain bombalar, uzanırım şehrin üstüne yürekler y(k)anmasın diye
Gidişin o yüzden atom bombası gibi paramparça etti yüreğimi
En son baktığım en son düştüğüm yerdeyim h/ala gözlerim tutuşur
Ellerinde ateşlerle aydınlık olmaya geldik diyenler
Y(b)akarak gittiler senin gibi
Yakmak isteyen sevdalı ışık olur mu ey vicdansız ey imansız
Yaktın attın hasret bombanı kıçına kınamı yaktın
Ne geçti eline atın nikimi yaktın binlerce masumu
Kıçına demir mi sokuldu da yağlı yağlı onumu çıkardın
Şimdi masumları oynarsın sırıtarak
Hala masum bedenlerin çığlığı gökyüzünde uçuşurken
Attın atom bombasını el bombasını taramalı ile deldin geçtin
Kıçına giren soğuk demir çıktımı edepsiz utanmaz
O nedenle her yağan yağmurda
Binlerce feryatla o masumların k/anı damlar yeryüzüne
Bedenlerinde onlarca delik param parça deriler dökülürken yağmurla
Hala insanlık kaldı mı bakıyorum yürekler
G/özlerim görmüyor çığlıkların toz dumanında
Bir kaç dolar için bir öğlen yemeği için ülkesini
Hatta yarınları satanlarla batıranlarla
Yaşamamak için giriyorum karanlık dehlizlere
Dehlizler hınca hınç dolu kalmamış hiç yer
Sevdasız bakışların arasına atmayın beni
Sevda bakışının maskesi ile b(y)akanların y/anına itmeyin beni
Bari beni atın kaybolan iklimlerin şehrine kaybolayım
Kiralık yüreklerin gözlerin ellerin adımların arasına (k)atmayın
İnançsızlıkla övünenlerin inançsızlığı inanç sananların y(k)olların da boğmayın
Dürüst ’üzlük istasyonunda dürüstlük sağlayanların vagonuna tık (at)mayın
Bir şairin imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Şairi imkânsız derken umudu yüreğinde yeşermektedir bilemezsiniz sizler
Şair ulu orta sevişmez şair ulu orta öpüşmez
Edep var kaleminde mısrasın da yüreğinde
Umutsuzluğun yüreği mısraları ile Umut’a dönüşür
Haydi, gömün beni şairin bir imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Rahat rahat uyuyayım yeşersin umutlar yürekler yeniden

Mehmet Aluç

17 Ocak 2015 Cumartesi

Paradoksuz Yaşamın Tohumları




Paradoksuz Yaşamın TohumlarıParadoksuz Yaşamın Tohumları

Hayatı yaşamı kendi postu üzerine serenler
Domino taşı gibi düzdüğünü sananlar
Piyonların adımları ile izleyenler
Ortalık toz duman
Piyonlar piyon olduklarını bilmeyenler
Toz duman gidince gerçeği görenler
Yıkılanlar
Paradoks cehennemini yaşayanlar
Düşen sıra sıra dizilmiş domino taşını izleyenler
Devrilmeleri izleyenler
Paradoksu kırmak kurtulmak
Yakıp yıkmak karşı çıkmak piyon için sancı
Sancı için piyon hancı
Paradoks için hancı ona koşan yancı
Paradoksun şafağında öperken sancı
İnilti ile kıvranan piyon
Çaresizliğinin yazgısı
Seçtiğini yazan kalem sesi
Çaresizliğin adımları ve paradoks ve sancı
Düşüncesizlik sancısında bekler hancı
Paradoksuz acımasız dişleri arasında ezilen piyon
Doğrulurken piyon ve hancı acıların gözyaşında sessizce
Sarılırken kendi cesedine sancının iniltisi ile doğrulurken
Önce domino taşını dizenler mezara düştü çaresizliğin izinde
Doğrulurken piyon hancı Paradoksun cehenneminde
Piyon olarak kullanan mahşerin gözlerini taşıyanlar
Öldüler birer birer ömrün mizanını yıkmaya çalışanlar
Cansız soluksuz yarına koşmaya çalışanlar
Nefesi kesmeye çalıştılar
Nefessiz kaldılar
Paradoksu yudum yudum içenler
Kustular umman umman
Parmakları arasında dökülürken
Paradoksuz yaşamın tohumları dökülürken toprağa
Yetişmek için taze yaparak açan hasada koştular
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç