Bu Blogda Ara

ŞİİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞİİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2021 Çarşamba

Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!

 Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!




Mehmet Fikret adaşımın uçan kuşları kel kafama kondu

Mest eden şiiriyle bu gönlümde şiir okumanın zevki doldu

Zaten şiir değil mi gönülden gönüle varılan köprüyle yoldu

Birde kuşlar geldi şiirle aldı beni uçurdu aşkın kapısına koydu


 






Gönüller burada uyum kardeşlik dostluk içinde yaşıyor peş peşe

Yazdıklarım biraz uzun oluyor için de az var gülümsememle neşe

Şamatadan uzak gönül gönülleyiz varın gülüşünüzle sizler herkese

Birde kuşlar geldi şiirle aldı beni uçurdu gönüller kapısına koydu

Mehmet Aluç

 


12 Mart 2017 Pazar

Hakkıdır Hakka Tapan Milletimin İstiklal

istiklal marşı yazilişi ile ilgili görsel sonucu 
Korkma yürü dedin
Yürüdük 15 Temmuzda başımız dik
Alnımız dik
Gönlümüzde imanımız bir kale gibi
Sönemez şafaklarda yüzen al sancak dedin
Sönmedi şafaklarda al sancak dalgalandı
Milleti kandırmaya çalışanlar aldandı
Sönmeden yurdumun üstünde korkmadan yürü
Sönmesin dedin en son ocak sönmedi tüttü
O vatan hainlerini zaten şeytan dürttü
Hissetin ta o günden yazdın
Bizde okuduk 15 Temmuzda yeniden okuduk
Okuduk yıkmaya çalışanları yıktık
Tankların önüne imanımızla durduk vurduk
O benim milletimin bayrağı dedim parlayacak
Parladı gönlümüzdeki imanla parlayacak
Ben ezelden beri hür yaşadım hür yaşarım dedin
Bize bu gerçeği ta o günden haykırdın duyduk seni
15 Temmuz gecesi çıktık hür yaşamak için meydanlara
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım dedin
Cumhurbaşkanı seninle aynı duyguları bizimle hissetti
Şaştı kaldı vatan hainleri bu direniş karşısında ezildi
Kükremiş bir sel gibiyim bendimi çiğner aşarım dedin
Bizlerde sen gibi kükredik bendimiz aştık
Düşmanı vatan hainlerini kendi ölüm tuzaklarında bastık
Yırtarım engin dağları enginlere sığmam taşarım dedin
Aynen dediğin gibi yırttık yıkılmaz sanılan dağları
Enginlere sığmadık kardeşlikle coştuk taştık
Tüm emanetin bizde gönül güzelliğinle üstadım
Hangi bir mısraını anlatayım
Bu güzel istiklal marşını yazarken hissettiklerini
Yazamam anlatamam ancak izinden gelebilirim
Oda layık olabilirsem
Son Mısra’nla ne güzel dedin
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal
Hakka kul olan milletin yıkılmaz bileği
Olsun istiklali helal bende derim
Mehmet Aluç/Kul Mehmet




11 Ocak 2016 Pazartesi

Sen Nasıl Koştun ?


Ah âlemi insanlığı görsen gözünle
Senin ne işin gücün var ölümle
Yıkmazsan gönülleri ah o nefret sözünle
Davransana merhamet gönül içindir yapışsana
Merhamete bürünsen hayran olurum sana
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun

Yolunu şaşırmış olan ile koşma uyan kalk
İman merhamet Rahman’dan sana hak
Haydi, durma bekleme koluna tak
Sana kim söyledi nerede yazıyor insanları yak
Aç gözünü de bir gönül gözü ile etrafına bak
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun

Çözülmez bağları gördün işte çözülmez
Çözülmeze bağlanan kul inan hiç gülmez
Sanma yaşayan kul hep yaşar ölmez
Bu nefretin sonu sanmayın hiç bitmez
Sabır kardeşlikle insanlık kardeşlik çökmez
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun

Dön baksana aynaya yüzün nefretinle nasıl çirkin
Nefesin bitmiş soluksuz kalmışsın bedenin bitkin
İnsan canı umudunu almaya yok senin yetkin
Ne gezersin sen öylesine miskin miskin
Ah o kemiksiz dilin en kadar keskin
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun

Kul Mehmet’im sakın ola gönülleri yakma
Merhamet güzellik var iken sakın bırakma
Hak iman yolu var iken şeytan yoluna koşma
Yolda muhtaç olanı sakın yalnız bırakma
Nefis şeytanı sakın koluna sen takma
Yaptığın bir iyilikse onu da başa kalkma
Kıvırmasan dansöz gibi bir o yana bir bu yana
Bilmem karanlık yollara sen nasıl koştun
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



6 Ocak 2016 Çarşamba

Silemedim.



Toprak gibi örttüm geçmişin yalanlarını
Sevenlerin ağlayanların ahlarını
Ağlarken gözyaşlarını
 Elveda derken
Son satırlarını ellerimle sildim
Gerçekle düş arasındaki kapıyı araladım
Yere düşen güllerde gülümsemeleri aldım
Aşkları dağlara yazayım dedim
Aşkı yazdığım dağlar un ufak oldu
Akıp giden zamana dur dedim gözlerinde
Hasret beklerken kapıda çek git dedim
Saçma düşlerin zamanında saçma düşleri aldım
Gerçek olan bendeki düşlerle değiştirdim
Sırf senin için düşlerimden vaaz geçtim
Vapurların çığlık düdükleri
Martıların kanatlarında kaçışını aldım
Ama yinede ben sensiz yalnız kaldım
Cam kırıkları gibi batan sözlerini
Yüreğimde tek tek ayıklarken
Tüm kâinat söndürmüşken ışıklarını
Yüreğimde kanayan senin gözlerinin bendeki ışığı
Kâinatı aydınlatıyordu bende
Bağırmak ve duymamak arasında
Koşmak ve varmak arsında
Beni duymayan sen
Ve seni bulamadan kaybolan yok olan ben
Dilsiz haykırışların okyanusunda boğulurken
Sensizliğin son satırlarını silemedim
Umut kuşumdun seni uçuramadım
Ellerimde yok oldun
Yarınlarda şafağımdın
Doğmanı bekledim
Sen doğmadın
Hicret ettim seni doğuran
Ülkelerin sabahına
Yüreğim burkuldu seni bulamadım
Sabır sularında sensiz yüzdüm
Sabır’a ulaştım
Kıyılarında seni bekliyorum
Tabi sende beni ararsan
Buradayım seni bekliyorum
Gelmesen de kumsallara kayalara
Senin resmini çiziyorum
Seni yazıyorum
Şifa kaynağım olursun diye
Uykuların serinliğinde uykuya yatarsan
Beni bulamazsın
Uyuyamamanın seherinde yürürsen
Ancak beni bulursun
Düşerken ağaçlarda yaprak kor alev yanarken
Toprağa düşerken yaprak
Dikkatlice iyi bak
İşte ben oradayım

Mehmet Aluç

4 Ocak 2016 Pazartesi

İçim nasıl olsun rahat


Asık surat
Sende bulunmaz murat
Sen var git
Kör kuyunda yat
Sensiz bu hayat heyhat
Bir gün bulunmaz rahat
İstirahata izin vermezsin
İçim nasıl olsun rahat
Bendemi sendemi kabahat
Nasıl eylemeli kim eyler izahat
Kimde var sefahat
Çözemedin düğümlendim
Kaldım
Var git yat desem
Çözemedim yatmayım
Ah bir çözebilsem
Önümüzü görebilsem
Görebilsem ah gülebilsek
Bilmem kaç senedir
Bu dert sıkıntı nedir
Kuldaki bu nefret nedendir
Ebesine atlayan mı var inleten
Gece gündüz gözeten iç eden
Ağlayalım dersem kiminle
Dertleşelim desem derdim ile mi?
Yürüyelim desem kiminle
Bu dermansız ayaklarla mı?
Matem ile etrafımız kabristan
Nefes almaya var mı bir an
Değişmez mi bu çaresiz zaman
Kul değişmeyince değişmez mi zaman
Yandık eyvah o zaman her zaman
O halde ağlamak değil fayda
Çek bir yudum demli çayda
Gönülde bulunmaz sevda
Büyüdükçe büyür süveyda
Yaşamak kolayda dert kalkmış şaha
Dert sabırla gider nefret girmiş
Akşama sabaha
Bu nasıl bir desem diyemem dünya
Gördüklerim hakikat değil ki rüya
Dert gelirse gelir arka arkaya
Rahmana sığın sabırla dolsun batarya
Ne kadar var lüzumsuz adam
Adam denilmez onlara olursa olur rezil madam
Madama bu arada olur yazık
Adam değil onlar diyelim yamyam
Arama mana anlam
Koy kıçına bir tekme
Uçsun yukarıdan aşağı
Asık suratlı
Bakma yüzüne
Karartma içini
Duyma dediğini
Manasızdır söylediği
Koy noktayı
Gideyim tatile az yapayım balayı
Orada çekeyim halayı
Halayla bitireyim olayı

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

9 Aralık 2015 Çarşamba

Beni Kapından Kovduğun Gibi...



Beni Kapından Kovduğun Gibi...

Sürüne sürüne kapına geldim
Halimden anlarsın sen belki dedim
Geldiğe beni sen bin pişman ettin
Sende benim gibi hep sürünesin
Gün var iken gün yüzü görmeyesin
Beni kapından sen kovduğun gibi
Tüm kapılarda sende kovulasın

Akan gözyaşımı silersin dedim
Kanar yaram merhem olursun bildim
Yaşarken bir gün güldük mü görmedim
Beni başından sen def ettin gittin
Halim ne olacak hiç düşünmedin
Beni kapından sen kovduğun gibi
Tüm kapılarda sende kovulasın

Garip bir kulum ben hakka sığındım
Sana geldim kaçtın benden on adım
Ben sana hep koştum koşar adım
Yalancı sözlerine nasıl kandım
Geç ayıktım eyvah bende yanıldım
Beni kapından sen kovduğun gibi
Tüm kapılarda sende kovulasın

Kul Mehmet'im sevsen yolum olurdun
Sen bana dermanım elbet olurdun
Candan sevecek bir yârim olurdun
Boş olan gönlüme sen sultan olurdun
Gönlümde açan gül çiçek olurdun
Beni kapından sen kovduğun gibi
Tüm kapılarda sende kovulasın
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

8 Aralık 2015 Salı

Ya Nebi Âlemlere Sen Rahmetsin Nursun.



Ya Nebi âlemlere sen Rahmetsin Nursun
İsterim hayatımız adımlarımız yolunda dursun
Sen gönlümüzdesin sanmasınlar yoksun
Ya Nebi âlemlere sen Rahmetsin Nursun

Senin nurunda binlerce güller açar
Kokusu cümle âlemi nurunla sarar
Cennete melekler senin nurunla bakar
Ya Nebi âlemlere sen Rahmetsin Nursun
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




5 Aralık 2015 Cumartesi

Kendi Karanlığımda Yok Olmayayım.



Acı bir karanlık
Deprem gibi düşlerimde
Ya gel yanıma ışık ol
Ya bırak kendi karanlığımda yok olayım
Tezat mı yaşadığımız
Gerçek mi belli değil!
Ben karanlıkta!
Sen aydınlıkta
Bende mi yanlışlık hata
Bilmiyorum
Biliyorum ya söylemeye korkuyorum
Ya gel yanıma ışık ol
Ya bırak kendi karanlığımda yok olayım
Dağları yıktı yalnızlığım
Çığlıklarımla baş başa'yım
Ben mi hak ettim bunu
Bilemiyorum
Belki söylemeye korkuyorum
Ya gel yanıma ışık ol
Ya bırak kendi karanlığımda yok olayım
Kar gibi yağsan üstüme
Tükense bitse tükenmişliğim
Sevgin sarsa yüreğimi
Yeniden doğsam küllerim de
Olur, mu, bilmem
Olur da belki
Yeniden aynı hezimeti yaşamaktan korkuyorum
Söyleyemiyorum
Ya gel yanıma ışık ol
Ya bırak kendi karanlığımda yok olayım
Uzansam dizlerine
Yeniden heyecanlar duysam
İnadına gözyaşı dökmesem
Hep gülümsesem
Olur, mu, bilmem
Belki biliyorum
Söyleyemiyorum
Ama söylemeliyim
İnişleri inerken
Yokuşları çıkmayan
Yüreğimin bu tembelliği ile ah olmasa
İtirafı çok zordu
Bu tembelliğimin
Hak ediyorum belli ki
Yok, etmeliyim yüreğimde
Ruhumda bu tembelliği
Hep seninle aydınlıklarda
Gülsem yürüsem
Suskunluğumu gözlerine bakarken bozsam
Bıraksam bendeki bu hezimeti!
Artık gülsem...
Uzatıyorum elimi ne olur tut...
Değiştir bende ben olmayan bu beni!
Sendeki gülüşler ile...
Küskün kelimelerim konuşsun
Dile gelsin
Ben hak ediyordum oysa!
Artık senin gözlerinde
Gülümsemeyi hak etmek istiyorum
Çok zor olsa da bendeki bu beni değiştirmek!
Gel yanıma ışık ol
Bırakma beni kendi karanlığımda yok olmayayım...

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


7 Kasım 2015 Cumartesi

Hemen Varmalı O Yâre



Nasip olur mu varmak o nazlı yâre
Yüreğim parçalanmadan pare pare
Dağlar sıralanmış önüme sıra sıra
Hemen varmalı o yâre olmadan divane

Ey gönlüm aş dağları arama bahane
Yoksa ömrün geçirdiğin yer olur çilehane
Yatar kalkarsın yatak hanen olur meyhane
Hemen varmalı o yâre olmadan divane

Sevmezse o yar aşka ne olur söyleyin çare
Gönül yıkılır kalır sokaklarda yaşar biçare
Haydi, koş aşkını sun olma boş gezen avare
Hemen varmalı o yâre olmadan divane

Kul Mehmet'im önün olmasın karanlık
Nefsine uyarak yıkma gönlü sen bir anlık
Yaklaş o yâre aranızda olmasın uzaklık
Hemen varmalı o yâre olmadan divane

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

20 Eylül 2015 Pazar

Beklemek Gerek Bazen-2-

Beklemek Gerek Bazen-2-


beklemek gerek bazen
yağan karda
bahar yürüyüşü için
her yağan kardaki
hikmeti anlamak
ne için yağdığını bilmek için
ölmeden dirilmek için
dirilerek ölmemek
severken terk edilmemek
gülümserken solmamak
var iken yok olmamak
Allah'a kul olmak için
secde eden kullardan olmak
iman ile yol açmak
ağlayanın göz yaşını silmek
nefret mirasın reddini
insan olmanın cibiliyetini
tanımak için ceddini
yıkmak için nefsini
gülümsemenin neşesini
bilmek için

bazen beklemek gerek
yoksa ortaya çıkar ezen
gerek bazen gönle ömre çeki düzen




olmalı bazen gönüllere varan semazen
diller söylemli gerçeği olmamalı mecazen
sevmeli gönülleri kıymet vermeli özen
yoksa ortaya çıkar ezen
gerek bazen gönle ömre çeki düzen

beklemek gerek bazen
kaçamak yaşamamak
çirkinle güzeli değiştirmesinler diye
damarlarda nefret akmasın diye
kin nefret niye
güzeli doğruyu
ezan sesindeki hakkın sesini
çağrıyı duymak için
hakkın sesi ile olmak
hak yolda olmak
hakkı
söylemek için bazen beklemek gerek
gülümseyerek
gönüllere girerek
yoksa ortaya çıkar ezen
gerek bazen gönle ömre çeki düzen
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

8 Haziran 2015 Pazartesi

Olsun Biz Yokuşu Tırmanırız Yine Merhametle



Hayatın, mutluluğun dönen dişlisi döner iken bilinmez nefret ile olan eller kırar birer birer, anlaşılmaz bu nefret kin neden? Dönen mutluluğun çarkı bizim için dönüyor sarıyordu. Ağlayan gönüllerin gözyaşı merhamet ile siliniyordu, şimdi ağlamayı bilmeyen, hep ağlatan ne bilir gözyaşı silmeyi, bana bunu anlatacak biri çıkar mı acaba? Elinde bela koşar gelir, neden o belanın çoğalmasına yardım edilir nefret kin uğruna? O nefret kin karşındakine de, seni getirdiğin nefret kin seni sarmayacak mı? Hayat bu bilmeyenlerin elinde harap olan, şenlenen gönüllerin bir anlığına karanlığa gömen bir zihniyet? Hayır  keşke nefret kusan ile beraber olunmazsa kan kusana hoş geldin diye sırıtılmazsa, başa gelen çekilir ilahî takdir denilir, ama gel gör ki bile bile belaya ev sahipliği yapmak, bunun anlaşılır izah edilir bir tarafı yoktur. Ellere kan bulaştı nasıl temizlenecek? Ağlayan annelerin yetim kalan çocuklarımızın göz yaşına nasıl biber sürersiniz?

Önemli değil insanların maskeleri göründü, olsun biz yokuşu tırmanır tekrar merhametli olanla yokuş aşağı ineriz, kavuşuruz karanlıktan gün ışığına lakin öyle değil heba olan emekler, giden paralar hizmetlerin göz ardı edilmesi, sapan taşlarına takılmış bombalar nefretlerin gölgesinde yaşamak zor! Bu Nefret ile nasıl yaşanılır izah edecek olan var mı? Şer güçlerin oyununa gelmenin izahı var mıdır?
Hayatın bir görünen yüzü var birde görünmeyen yüzü, kul görünmeyen yüzünü görmez kudurur kazandım sanır, lakin Bakalım Rahman daha neler yazar, kulu imtihan ile sınar önemli olan imtihanı kazanmak, bela şer yanında olmamak…
Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz. (Bakara Suresi, 216)

İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir. İnsan, pek acelecidir. (İsra Suresi, 11)
Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azap vardır. (Nur Suresi, 11)
Herkesin (her toplumun) yüzünü çevirdiği bir yön vardır. Öyleyse hayırlarda yarışınız. Her nerede olursanız, Allah sizleri bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.    (BAKARA SURESİ / 148)
Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.    ( BAKARA SURESİ / 195)

(Kendilerine bir iyilik dokununca, "Bu Allah'tan" derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senin yüzünden" derler. “Küllün min indillah [Hepsi Allah'tandır] de, bunlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar.) [Nisa 78] .
Bu ayetin manası şöyle açıklanır. Doğrusu da budur. iyilikler Allah'ın yardımıdır, ihsanıdır. Kötülükler ise Allah'ın ihsanı ve yardımını kesmesidir. Birine fazladan verilen şeyin diğerine verilmemesidir. Bu Allah'tandır. Hemen sonraki ayette ise; İnsana gelen her iyiliğin Allah’ın iradesiyle, İnsana gelen her kötülüğün direkt olarak insanın kendi iradesine bağlı olduğu anlatılmaktadır. İşte ayeti kerimenin manası ( 1)

 (Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter.

Mehmet Aluç

Kaynak:1: http://kasimca.com/files/yenidosyalar/HayirAllahtanSerKuldanHerIkisinideYaratmakAllahaAittir.htm

9 Nisan 2015 Perşembe

Göz Göre Göre



 


Aşk yoluna çıktım aşk için ben verdim fire
Yar bana gülmedin bu dünyada sen bir kere
Aşkıma güldün gittin sen göğsün gere gere
Yazık ettin bana yar aşka göz göre göre

Yüreğime attın sen sanki çözülmez düğüm
Sanki aşkın sonunda yar vardı sana ölüm
Bu yaz yapalım dedim seninle kırda düğün
Yazık ettin bana yar aşka göz göre göre

Kul Mehmet’im bu aşka bulamadım bir çözüm
Sensin bu dünyada tek sevdiğim iki gözüm
Haydi, bırak inadı gel bana üzüm gözlüm
Yazık ettin bana yar aşka göz göre göre
Mehmet Aluç


 

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç