Bu Blogda Ara

korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2016 Cumartesi

Sakla Bizi Ey İman



Sakla bizi ey iman
Nefis şeytanın ifrit gölgesinde
Dünyanın muhtaçlığında
Engellerin korkusunda
Cesaretin içine koy
Gönüller içinde
Cennet kokunla sakla
Diriltsin Rabbim bizi seninle
Zalim karşısında saklama
Bir aslan gibi kükreyerek
Çıkar bizi karşısına
 
Atarken bin bir takla
Yıkarken ne hakla
Feryat ederken canla
Sakla bizi ey iman
Nefis şeytan karşısında
Çıkarların korkunç maskesinde
Cennet kokunla sakla
Diriltsin Rabbim bizi seninle
Zalim karşısında saklama
Bir aslan gibi kükreyerek
Çıkar bizi karşısına
 
Hak yol bizi bekler
Ulaştır bizi hakka
Mazlum bekler
Günü güne ekler
Gelen yok mu diye bekler
Gülümsemeyi özler
Hasrettir dermana gözler
Dilde lal olmasın sözler
Sakla bizi ey iman
Diriltsin Rabbim bizi seninle
Mazlumun hakkın koynunda
Zalim karşısında saklama
Bir aslan gibi kükreyerek
Çıkar bizi karşısına
 
Aşılmazı aşırt ey iman
Diriltsin Rabbim bizi seninle
Sensin zamana vardıran
Rahmanla buluşturan
Zalimi tepetaklak yıktıran
Zalim karşısında saklama
Bir aslan gibi kükreyerek
Çıkar bizi karşısına
 
Zulüm karşısında güneş gibi doğan
İman sensin zalimle zulmü boğan
Gönüllere cennet gibi dolan
Görünür kıl bizi âleme
Gönlümüzün yoldaşı
Müminler ki seninle dolaştı
Tüm dağları aştı
Gönüllere ulaştı
Zalim karşısında saklama
Bir aslan gibi kükreyerek
Çıkar bizi karşısına
 
Gönüller imanı arar vatanda
Canlar canı hasretle arar da
Can isterken canı cananda
İman nuruyla değende tene
Hak nuruyla kullar gülende
İman içinde nurunla sakla bizi
Diriltsin Rabbim bizi seninle
Ey iman götür gönüllere dizi dizi
Zalim yıkarken bir bir bizi bizi
Zalim karşısında saklama
Bir aslan gibi kükreyerek
Çıkar bizi karşısına
 
Ne olursun sevabına
Yıkılsın zalim yanlamasına
Koşarken kanlanmasına
Yok, olsun bitsin ölü fiyatına
Yoksa biz gideceğiz mezara
Ölü fiyatına
Ucuz ucuz yanlamasına
Mevla bakarken gönüllerimize
Noktası noktasına
Vardır bizi Rahmana nurunla
Sıcağı sıcağına
Nur Resule varalım
Gülümserken
Gönlümüzdeki imanın güzelliğine
Sevabına
Zalim karşısında saklama
Bir aslan gibi kükreyerek
Çıkar bizi karşısına
 
Akmasın boşa alında gönülde terler
Yarına varsın geride gelenler
Yıkılmasın gönüllerdeki gülüşler
Boşa vermedi Rahman gülüşü
O hesabın şiddetinde
Cennet kapısında sakla bizi
Nurdan iman içindeki nurunla
Sendeki nişanla
Yıkılsın gönlümüzdeki putlar
Arzular
Çıkarlar
Yalanlar
 Beyanlar
Kanlar
Zanlar
Dokun yok olsun
Güzelliğin aliyyülala ile dolsun
Diriltsin Rabbim bizi seninle
Zalim karşısında saklama
Bir aslan gibi kükreyerek
Çıkar bizi karşısına
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

21 Nisan 2016 Perşembe

Korkuyla Gelen Perişanlık



Seyredeyim dedim âlemi gönülleri kendi halimce
Görürüm dedim kendimi halkın gönlünde gönlümce

Arar bulurum dedim kendimdeki yalnızlığın sebebini
Her yer karanlık yoksa ben miyim karanlık anlayamadım nedenini

Her yer benim gibi sessiz ve ıssızdı
Her sokak ıssızdı ve kimse yoktu korkudan galiba adamsızdı

Evlerde tüm pencerelerle bir bir kapkara tüller çekilmiş
Herkes evinde yalnızlığını bir asırlık biriktirmiş

Dillerde sesiz galiba bağırdım kimse yok mu diye sokaklarda kendimi yalnız sandım
Sokağa çıkan hiç olmadı perdeler oynaşırken sessizce içeriden gizlice biraz canlandım

Dedim neden sessisiniz benim gibi gelin ses olalım dedim
Duyan yine olmadı çıldırdım galiba dedim kendi kendime gülümsedim

Korku esir almıştı sokakları gönülleri dün benim gibi sanki
O korkuyu yenmiştim ben korkunun ecele faydası yok diyerek bu sokaklar bizimdi korkunun değildi ki

Dedim korkunun arkasında baharlar mı gelir çiçekler mi açar
Bizdeki birlik beraberlikle korkular kaçar baharlar rengârenk çiçeklerle kokular saçar

Kıyamet koparsa kopsun değil mi en sonunda kopacak
Nur peygamberin dediği gibi kıyamet kopsa da dikelim bir ağaç sanki ölüm gelsin ne olacak

Bitsin korkunun matemi yok olsun gönüllerde sokaklarda yıkamazlar bizi
İman varken sinemizde Çanakkale de kim yıktı ki bizi yıkıldı düşman dizi dizi

Korku bak gözlerinde korkuyla kurmak ister zalimlikle saltanat
Bizde olmaz imanla kurulmaz korkuyla saltanat, yıkarız, âleme insanlara sunarız hayat

Açıldı karanlık bir evde bir kapı çıktı bir delikanlı kanatlanmış imanıyla geldi yanıma
Yanıldık dünya malına aldandık korkuya olduk esir artık yeter ölüm değmez korkuyla bu canıma

Bitsin dedi korkuyla gelen bu perişanlık
Göğsüme imanı aldım ya ömrü değil ki bir anlık

Af et ya Rabbim beni bizleri gül kokan Nebin karşına çıkamayız bağışla bizi
Haydi, kimse gelmezse de ikimiz yürüyelim yıkalım korkuyu dizi dizi

Açıldı cümle kapılar dizi dizi söküldü pencerelerde kara perde
Sizinleyiz dedi halk yıkalım korkuyu düşürmezsin artık bizi bin bir derde

Geceye sanki tutuldu bir projektör her yer aydınlık oldu
Korku ile olanların kamaştı gözleri dilleri o an yürekleri ile oldu lal hepsi bir bir soldu

Kaçanlar yakalandı bir bir, sinesinde imanı birlik kardeşliği taşıyan halkın elleri ile
Gülümsedi insanlar sokaklar suskun bülbüller, açan güller ile geldi bir anda dile


Mehmet Aluç-Kul Mehmet

20 Kasım 2015 Cuma

Mantıksız Modası Geçmiş Korku Hobileri ile Uğraşa Şer Odakları...



Etrafımıza bakarsak, onu yer kan gölü vahşet katliam ile birlikte olan zalimlerin kötü emelleri kendi çıkarları ile İslam'ı karalayarak, Müslümanları zan altında bırakarak korkakça, işlenen zulümler katliamlarla şiddeti zulmü kanı katliamı kabil etmeyen, İslam hatırlamamak aldığım katarak kendilerine bir çıkar para çıkararak, korku imparatorluğu ile halkı bölmeye çalışanların şerri ile ülkeler kaynamaktadır. Mantıksız modası geçmiş korku hobileri uğraşan şer kardiyak hiç bir zaman emeline ulaşamayacaktır, değişik yaşantıları olanların bir araya geldiği, değişik kültür ve milletlerden oluşan insanları kucaklayan bir din topluluğu olan İslam ve kardeşliği, Nur Kur Kur Kerim ve sünnet Ile sımsıkı olan Müslümanları, az yaralasa da yıkmaya muktedir olmayacaktır.

Garip gelse de bu yaşadığımız zaman asır, başkalarının aklı ile yola çıkanların hazin sonu vahşet... Gönlümüzü toprağa gömdük demesinler Yusufları, Züleyhayı toprağa gömmedik gönlümüzün derinliklerinde hala duruyor dip soğutma üretim... İslam İMKB temel betimi olan Kur Kur Kerim ve Sünnet sevgi birlik kardeşlik üzerine kurlu, ey sapık kendini bilmezler siz bilmezler ancak gözleri kapalı olanları kandırırsınız kendinizle birlikte...

Müslüman kardeşlik birlik beraberlikle uzun asırlar boyunca, el ele ırk, renk ve coğrafyaları farklı dilde safra olsa, inanç ve amel noktasında el ele birlik ve bütünlüklerini canı gönülden korudukları gibi, sevgi konusunda da az anlayışı olan toplumları, iman ve kardeşlik ile çok geniş bir anlayış birlikteliğini insanlara sunmuş birlik ve beraberliği sağlayabilmiş bir dinin sahibidirler... Biz Müslümanlar muhabbet, sevgi, gönül, vefa, onur, haysiyetten rahmet ve merhametten söz ederken, onlar hala nefretle kinle gönülleri yıkarken, kendileri de gönüllerde ve âlemde nefretleri ile yıkılmaktadırlar...

İnsan yüreğinde taşıdığı değerle değer kazanır veya yok olur gider. Yüreğinde Nur Kur Kerim Nur Sünneti merhameti taşıyan nurlanır gönüllerde sevilir güzelleşir. Ancak gönlünde nefreti Bonita taşıyanlar o nefretle gönüler nefreti kazanırken, karanlığın çamuruna batarken yok olacaklardır, yok eden, yok olur... Kanatları kıranların kanatları kırılır, kanat takanları kanatları çoğalır de...

Haydi olsa da tel tel, merhametle güller açmaya dikmeye gidelim yol gönüllerde sevgi gönlümüzdeki merhamet hepsini yok edecektir dikenli tel karanlık. En derin yaralar açanlar bu yaraların irinlerin de boğulurken, bizler merhametle bu yaraları saracağız haydi yaraları sarmaya, uzaktan değil yakından sevmeye gülümsemeye...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

11 Haziran 2015 Perşembe

Allah ismi ile çarpsın yüreğimiz



Allah ismi ile çarpsın yüreğimiz
Her an onun için çalışsın elimiz bileğimiz
Hak yolunda düzeltsin eğrileri
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Korkuyu yok etsin imanımız
Gül kokulu Resul canımız
Kur’an gül kokan Resul sevgisi ile dolsun her anımız
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Sabahın seherinde kalkınca öter bülbüllerin
İman ile dolsun gülsün haydi cümle gönüllerin
İman ile zikir etsin anlatsın nurla dolsun dillerin
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Seher vakti açar güller
Gülün başında öter bülbüller
İman ile nihayete varsın gönüller
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz


Seher vakti Rahman Rahmet yağdırır
İman ile gönüller ömür arınır
Mümin olan gönüllere merhametle Rahman baktırır
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

İman nur yüzle Rahmanın huzuruna çıkarır
Cennete girin diye melekler çağırır
İman etmeyen cehennem narında bağırır
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Nefis şeytan fikirsizlik yolda şaşırtır
Masum kulların yüreğini yaktırır
İman yolunda yoldan ayırtır
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

İmanı olmayan aç kurt gibi nefretle saldırır
Helali bilmez haram ile kendi kendini kandırır
Cennete koşmaz cehenneme koşar kendini yandırır
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

İman ile olan helal kazancını taştan çıkarır
Kazandığını ihtiyacı olan ile paylaşır
Helal kazancın huzurlu tadını çıkarır
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Yol arayıp bulamadığında sana yol olsun iman
Her anında her derdinde sana olur derman
Bak her an seninledir yüceler yücesi Rahman
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Kurtulmadan dermansız kaldığında sana yoldaş
Gönüllere al dağıt sende ol iman ile kardeş
İmandır görürsün o an insanlarla olursun fikir ’deş
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Gönülde yok olur kasvet huzur ile dolar
Nefis şeytan iman ile anında solar
İmansız olan son anında saçın başın yolar
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Doldurup saklama kazandığını ecel gelince geride kalır
İnfak et ihtiyacı olanla paylaş ahirete gitmeden gönder
Cennet kapıları gönül kapıları sana bir bir anında açılır
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz


Lal olacak dil ile varma iman ile coşan dil ile var Rahman’a
Beş vakit namazda secdede nurlar dolsun her anına
Koş gönüllerin derdine sana da ona da huzur gelsin cümle cana
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Sukut ile olma Kuran Resul ile konuşan dil ile ol
Sukut anında et sukut dilini gönlünü her an iman ile eyle bol
Merhameti al göğsüne sev insanları işte sana mutlu bir yol
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Duyulmaz feryadın sen duymadın ki feryatları boşadır çırpınışın
İman ile olmadın ey nefsim sana söylediler yaptığın değildi ki akla yatkın
İman yolunda feryat edenlere hiç olmadı ki gülümseyerek bir katkın
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Kur’an Gül Resul iman ile ol olsun senin de farkın
Bunlar ile dönsün gönlün ile kazancının çarkın
Bundan böyle ömrü hayatında olmazsın canı sıkkın
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Kul Mehmet’im imanla sabırla dolsun her anın
İman ile ol son anda nurla dolsun ecel alsın canın
Ey cümle kullar iman ile Rahmana bağlanın
Uzanmayan ellere uzansın elimiz yıkılmasın bileğimiz

Mehmet Aluç

14 Mart 2015 Cumartesi

Tek başına kalamam

Tek başına,


Bakıyorum
Baktığım an yanılıyor muyum diyorum
Yanılan ben değil gördüklerim mi bilemiyorum
Koşarken telaşla hangi vicdansızın eli değdi tüm sokaklara
Kalabalıklar içinde yalnızlıkları
Zindan çiçeklerini kokluyoruz
Zindanda kalan yüreğimizin feryadı ile
Kimselerin göremediği parlak ufuk ileride
Neden kimse yürümez
Sürüklenmişiz yalnızlığın zindanların karanlığına
Acaba tüm sevdiklerimiz bizi terk etti öldü mü bilinmez
Böylesine duyarsız hissiz kaldık onu da bilemiyorum
Bakıyorum yine herkesin kolunda yalnızlık
Sofrasında gülümsemeyen bu yalnızlık ile baş başa
Kaçmak istiyorum kaçamıyorum
Dağların ardında yalnızlığı üfleyen kim ise yaklaşamıyorum
Zamansız uykularımızda uykuya daldık uyanamıyor muyuz?
Ey bakış’sızlık!
Ey hissizlik!
Bir bahar çiçeğini yok eden siz duygusuz duygular!
Kan ve acı dilinizde
Yineleniyorsunuz ölümü dillerinizde anlamadığımız şekilde
Ölüm elçisi olmayanların ağızlarından
Varın gidin ötelere dehlizlere orada yaşayın
Girdiğimiz tüm sokaklar nasıl çıkmaz sokaklara dönüştü
Yok, mu benimle beraber bu çıkmaz sokakları yıkmak isteyen
Tek başına altında kalırım
Tek başına arkamdan vurulurum
Figan ederek ağlayamam
Tek başına kalamam
Bu bir korkumu?
Telaş mı?
Yaşama sığınacağım bir kapısı var
Cehennem kokan gözlerden kaçarak
Bu açık kapıya varmak istiyorum
İşte bu nedenle tek başına kalamam yaşayamam
Mehmet Aluç


7 Ocak 2014 Salı

KALKILMAZ UYKUYA



KALKILMAZ UYKUYA
Kalkılmaz uykuya sessizce korku ile yaklaşan ömrüm
Korku ile beklense de ayak sesleri
Yaksa da yüreğini yaklaşan alıp götüren
Kalkılmaz uykuya yaklaşan ömrüm sukut eyle peşinden
Böylemidir hep kalkılmaz uykuya yaklaşanın korku sesi
Dokunuyor mu her nefise bu sesler 
Sönük göğüs böylemi hisseder
Kara haber gibi sessizce yaklaşan
Yavaşça sönen ömrün kalkılmaz uykuya düşünce başı
Böyle derinden mi gelir son yolun sesi
Sonsuz yaşamaya giden yolun neşe ile ışık saçan sesi
Can yoldaşın sesi gibi mi gelir
Koşarken cansız atın sırtında sonsuzluğa doğru

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç