21 Mart 2015 Cumartesi

Sürgülü Kapılarla






Gurbet eldeyim yar bana haber yollamış
Dokunduğum her yerde yaram sızlıyor demiş
Bir lokma ekmeği soğan ile yeriz demiş sızlanmış
Savrulmuş kırgınlık dolu gurbeti bıraksın yanıma gelsin demiş

Yârin derin nidaları kulağımı tırmalar
Yâre güzellikleri verememek yüreğimi parçalar
Gurbet elin sessiz yolları gönlümü yaralar
Savrulmuş kırgınlık dolu gurbeti bıraksın yanıma gelsin demiş

Kul Mehmet’im sürgülü kapılarla kapattım gurbet kapısını
Gülümseyerek karşıladı yârim sardım aşk ile gülen yapısını
Kimsesiz şehirde bırakmadım ömrümü hayatımın yarısını
Artık yârin gözlerine bakarak karşılıyorum gülen sabahı

Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...