13 Ocak 2014 Pazartesi

SONA GİDEN SAATİ BEKLİYORUM


SONA GİDEN SAATİ BEKLİYORUM
Neydi öylesine gidişin sessizce
Bir fırtına bir boran gibi aniden gizlice
Mahzun bir çocuk gibi beni terk edişin nedensizce
Derdini söylemeden sessizliğini bırakarak gidişin

Derdini söylemeden nasıl bilirim gidişini
Hıçkırmadan nasıl anlarım ağlayışını
Güvercin gözlerine yakışmıyorsa hüzün
Nasıl anlarım terk edişinin anlamını manasızlığını

Umutlarım sokaklarım kaldırım taşlarımız yığılıp kaldı
Uyandırdın gidişinle ayrılığın amansız umutsuzluğunu
İnfazımıza kızgın güneşler bile gülerken
Yığılıp kaldı umutlarımız mayınlı sokaklarda sen giderken

Kızmasa bulutlar kızgınlığını söylemezse nasıl yağar yağmurlar
Göğsüne alarak gittin ayrılığımızın vurgun anlarını
Kor köprülere atarak gittin ayrılığımızın sebebini
Yığılıp kaldı umutlarımız mayınlı sokaklarda sen giderken

İntiharın göklere tırmanan merdiveni yanımda yere yıkarken ben
Yağan yağmurun ıslaklığı saçlarımda
Sona giden saati bekliyorum sokaklarda
Sevdaya mahkûm olan bir kürek mahkûmuyum sokaklarda
Mehmet Aluç







Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...