13 Mart 2015 Cuma

Bir Not İle Kepenek Astık Ağaca



Yolum düştü bir gün o yaylaya
Sessiz huzur dolu bir gündü
Kuşlar kuzular yaylada koşarken
Gördüm onu uzakta koyunların başında
Başı önde hüzün dolu gözlerle bakıyordu toprağa
Yaklaştım ürkek adımlarla selam verdim yaklaştım
Bir an duymadı dokundum omuzuna
İrkildi bir an başka bir elin dokunmasını bekler gibiydi
Üzüntü ile başın önüne eğdi
Gözlerinde iki damla yaş döküldü yaktı kuru otları bir anda
Yorgundu sordum ismini yaşardı
İsmi gibi yaşamıyordu, sanki yitirmişti hayallerini sevgilisini
Anlat dedim dinlerim dedim derdini
Sevdim çok sevdim gönülden dedi
Çobanım vermediler dedi öldürdüler yaşarken beni
Peki dedim sevgilin ne yaptı dedim
Şimdi oda benim gibi gözü yaşlı dedi
Bak dedi o insanların kalbi şu dağlardan daha sert ve kaba
Üzüldüm sarıldım ona
Uzaklarda salınarak gelen birisi vardı
Bir anda gülümsedi kanatlandı
Gelen sevgilisi nazlı imiş
Kavuştular sarıldılar bir birlerine
Bir daha kopmamacasına ömürlerine
Ben geldim kaçır beni gidelim dedi
Artık yaşayamam ölürüm sensiz
Kalmamıştı dayanacak gücü kalmıştı fersiz
Gönlündeki sevgiyi yaşarın gönlüne nakış nakış ördü
Bu sevgiyi yaşadığı köydeki herkesten başka dağlar kuşlar gördü
Döndü bana bizi geldiğin şehre götürür müsün dedi
Baktım gözlerine gülümsedim başım üstüne
Yazdı birkaç satır not astı elbisesi kepenek ile ağacın dalına
Yolda son sürat giderken arkalarına bakmadılar
El ele gülümsüyorlardı
Şimdi çalışıyoruz beraber
İki çocukları oldu
Biri kız biri erkek
Gülen gözleri ile
Ayaklarımız altında gülümseyerek dolaşıyorlar şimdi
Ben o gün o yaylaya gitmeden önce sanki yoktum
Şimdi ise gülümseyen çokum
Hiçliklerim
Sessizliğim
Yokluğum
Boşluğum
Yok, oldu bir anda silindi
Dediler sen ne yaptın
Başına bela aldın duymadım
Karanlık olacaksa gecem gündüzüm
Zaman duracaksa dursun anım
İki gönül gülsün bana yeter dedim
Onların mutluğu bana yeter bana dedim gülümsedim
Şimdi hep birlikte gülümsüyoruz
O an o gün rüzgâr kulağıma bir şey fısıldamıştı
Al götür bunları bu sağır dilsizlerin arasında
Bu aşka yazık olmasın
Yıkılmadım o anda
Yıkıntılar altında kalmalarına müsaade etmedim
Onları sevgisizlik darağacına asmaktan ziyade
Bir not ile kepenek astık ağaca
Şimdi halimiz fevkalade

Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...