26 Ocak 2015 Pazartesi

Devrilmesin Bedenlerimiz Asude Gölgelerin Üstüne



Umut tükenince bedenden yarınlar üryan kalır, üryan kalan beden hayâsız olur, hayâsızlık vefasızlığın zehirli oku ile vurur kalpten, ömrü viran eder günahların okyanusunda boğar bedeni…
Ruhun merkezinde asılı günahların feryadı, insanlığı bitirir. Cana can katan birlikteliği sevgiyi, aşkı yok eder öldürür.
Dünya dediğimiz bu güzel anın içinde, sönük mumların altında ya da projektör gibi ışıldayan hayatın yolunda yanık gönülle yol alırken, dağınık masalarda kalan mutluluğumuzu ararken, yolda ayağımıza taş takılabilir ve ağız üstü yola düşer, ağzımız burnumuz kırılabilir, kanayabilir…
Gelip geçen bu zamanın içinde acele ile koşmak bir an önce hedefe ulaşmak isteriz. Lakin bu yolda hezeyanları yaşamayı hiç düşünmeden sadece kendimize ait mutluluğun peşine koşarken etrafımızdakileri es geçer ve sonunda hezeyanları yaşarken şok olur şaşırır, hatta apışır kalırız.
Aslında çevremizde yardım istesek anında yardım alınacak bir konu lakin bu yolda yürürken onları es geçince gerisin geriye dönmek çok zordur insanoğluna.
Duygularımızı akıl ve kalp ile yaşamak yerine bir yere ulaşmada vasıta olarak gören insan hezeyan karşısında, bazen isyan merdivenlerine tırmanarak Rahmana karşı gelebiliyor.
Gülüşün resmini görmeden, mutluluğun resmini gönlümüzden çizmeden hemen yaşamanın peşine koşmak ve sonucunda hezeyan isyan…
Şiir gibi seçilmiş hecelerin seçiciliği ile gönlü yıkamak gerekir ki, mutlu bir hayat ömür sunasın karşındakine ve kendine…
Elem fırçasını at elinden al mutluluk sabır fırçasını eline gönlünü onunla temizle mutluluğun resmini gönlüne çiz ondan sonra peşinden koş ey insan…
Sallanmasın umutsuzluklar darağacında, umutlar yeşersin gönlümüzde birbirimizi severek kusurlarını gizleyerek…
Devrilmesin bedenlerimiz asude gölgelerin üstüne, kanatmasın ruhumuzun kanadını bu asude yaşamlar, az zahmete düşünce az sabırla devam etmeli yoluna ve az ilerde, seni her zaman bekleyen Rahmanı bulacaksın, az sabırla…
Günah çukurunda gezdiğimiz yeter, Rahmanın tövbe kapısına varalım acizliğimizi bildirelim, yüreğimizi yakan sürgün ahları yakalım, tövbe ile…

Ey gönül yönünü aşka sevgiye çevir
Kin nefreti sevgi birliktelik ile devir
Eyle sen artık mutluluğu seyir
Sevgiye varmadıkça huzuru bulamazsın ey gönül

Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...