30 Ocak 2016 Cumartesi

Cevapsız Sorularımın Limanında



Hamalım şüphesiz senli düşlerime
Ne yana dönsem sensiz düşlerim koynumda
Bir sen yoksun gönlümün kıyısında
Gözlerimin okyanusunda
Her anımda hemhal olurken senli düşlerimle
Bir sen yoksun canımın sahilinde
Bir sen demir atmıyorsun gönlümün limanına
Cevapsız limanlarımda sorularımla boğulurken
Şüphesiz nice gönül kervanları geçerken
Ben hala seni bana getirecek kervanı bekliyorum
Karanlık gecelerimden beni sabaha ulaştıracak
Şefkatli elinle beni yeniden canlandıracak
Beni sende diriltecek uyandıracak
Senin bana getirecek olan kutlu kervanını bekliyorum
Ayrılığın yıkık senfonisini bas sesi ile dinlerken
Yüreğimde çizdiği derin acıları içine katarak
Hasretin arabesk türküsünü dinliyorum
Gözlerimde yaş ellerimde sensizlik
Gölgelere sığınmış bir meczup deli
Hasretinle denizdeki dalgalara karışırken
Boğuşurken
Sana ait gönlümü almasın diye
Son nefesimde beni alıp içine çekmesin diye
Hasretin denizindeki dalgalarından kurtulurken
Son bir hamle ile
Bekliyorum hala seni bana getirecek olan kervanı
Ufukta ne bir kervan var
Nede gelen bir yolcu
Sadece kor alev rüzgârda esen hasretinin kokusu var
İki kırık cümle ile sana kırık gönlümü gönderiyorum
Kırık düşlerimin gölgesinde
Sensizliğin azabını gönlümde saklarken
O iki kırık cümleye bulaşmasın diye
Sensizliğin azabını gönlümün dehlizlerinde saklıyorum
Ben yine kırık dökük odama dönerken yine yıkılmış
Ama umudunu hala yitirmemiş adımlarımla
Yine yorganı üzerime çektim
Senli düşlerim koynumda
Kendi cevapsız sorularımdan azat olmuş halimle
Düşlerimde seni bana getirmesi için
Binlerce kervan gönderiyorum
Seni bana getirmesi için
Kapatırken göz kapaklarımı zamanın en derin uykusuna
Yüreğimdeki yangını söndürdüm
Düşlerimde seni yakmasın diye
Tabutuna sığmayan hasreti
Düşlerimde sen görme diye
Toprağa gömüyorum
Gönlümdeki hasretim sana hasreti yaşatmasın diye
Feryadı kulakların da yankılanmasın diye
Vaveyla vaveyla gömüyorum toprağa
Bekliyorum ömrümün kervansarayında seni
Alır o narin burnun az yüreğimi yakan sen kokunu
Bulursun yolumu kervansarayımı
Şimdi suskun düşlerimin içinde gezerken gülümsüyorsun
Bulutlar saçlarınla oynuyor
Bir nehir gibi gözyaşlarını yüklüyor gözlerine
Gönlümüzdeki pasları sel gibi alıp götürecek
Gözyaşların yüklerken bulutlar
Ben saçlarının altında bekliyorum
Susuyor kulağımda yankılanan matemli şarkılar
Şimdi bir sen varsın karşımda
Birde sana sevgiyle atan gönlüm var
Şiir kokan gözlerinde
Cennet kokan hece hece şiirler okuduğum gözlerin var
Artık her şey sana benziyor sen kokuyor
Açmıyorum gözlerimi
Hiç açmıyorum
Alınırken ruhum
Gönlüm hala dipdiri sana koşarken
Sen arkamda kalıyorsun
Ben senden uzaklaşırken
Sancılı koşmalarına takılırken yoldaki taşlara
Takılarak düşerken sen
Ruhum ani bir sıçrayışla
Gönlümün feryadı figanı ile
Bedenime geri dönüyor
Seni almadan gidemem diye
Koşarak sana geliyorum
Gözlerinde yaşlar
Tutuyorum ellerinden
Gülümsüyorsun cennet bakışınla
Tamam diyorum alın ikimizi birden
Ya da bırakın el ele yaşayalım
Sonra ölelim
Yüreğimden çıkan bu dua ile yüreğimde
Depremler olurken
Uyanıyorum uykumda
Ve karşımda sen ve ben

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...