12 Nisan 2015 Pazar

İnsanın Gençlik Çağları




Ah ne zordur insanın gençlik çağları
Sırtını vursa sanki yıkacak sanki dağları
Ne varsa ekmiş türlü meyveleri gül kokuyor bağları
Yoktur geçim derdi,
Tek derdi jöle ile sokakların güzel kızları kaldırımları
Yârden ayrı kalınca,
Gözünden akar damla damla gözyaşları

Gönlünde silemez saramaz gönül yarası
Cebinde olmazsa da ne eder arar bulur,
 Cebindedir cigara parası
Gece geç gelir yığılır koltuğa
Sabah geç kalkar sanki evin ağası
Yüzüne gözüne bulaştırır gönül kapısın kapatır,
 Yüzüne sürer karası

Kırıla kırıla yamalı bohçaya dönse gönlü,
Her kırığı yine sarmazsa da unutur iki nefes arasında
Yârden ayrı kalınca,
Gözünden akar damla damla gözyaşları

Çözer gömleğin düğmesi,
 Yarışır rüzgâr ile giyer renk renk
Her gördüğüne âşık olur bir anda unutur,
Sevdiği ne renk sanki yoktur ahenk
En sonunda bulur sevdiğini,
O ışığın yansımasıyla beden hayatı dirilir
Güzelleşir dünyası sefa bulur, aşk ile tazelenir ömrü
Yârden ayrı kalınca,
Gözünden akar damla damla gözyaşları

Çoğu zaman itaatten uzaktır,
Yanlış gider saati her yürüyüşünde
Kapalıdır izanı anlamaya kelimeleri,
Şaşkın kendi şaşkın bellidir gelişinde
Yârden ayrı kalınca,
Gözünden akar damla damla gözyaşları

Sel olur taşar gönül kıymetin bilmez,
Eyvah’lar ile yaşar görürsün gözlerinde
Gezer uykusuz arkadaş peşinde kahvede,
Dünya ile uyku arasında kalmış anlarsın saçmalamasında

Yerini bulur eşin gönlünde sahiplenir erkek olmuştur
Üçer beşer öğrenir her şeyi,
Siler gönlündeki gençlik çağları yanlışları
Baba olur anlar kendisini güler geçer,
Gönülden sarılır hayata öğrenir bağlılıkları

Anlar insandır beşer
Her şeyi anlar üçer beşer
Dertlerin bağrını gülümseyerek koşarak deşer
Senelere bölünür anıları yaşlanır ağrılar yolunu keser
Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...