1 Aralık 2015 Salı

Duvarda ki Saate



Hasret ateşi ile yanmak nedir kim bilir
Yakın ile uzağın perişan kor halini
Lal olan bu dilin kim kırabilir belini
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Gönül sayfanı aç ben bir ömür ben güleyim
Zamanın ilerleyen yolunda ben geleyim
Sabitlenmediği mi ben zamana bileyim
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Aç kolunu hiçliğin baskısında kurtulam
Bak gözüme de seni alan hiçlik mi bilem
Ondan sonra sen ayrı bende yoluma gidem
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Gideceksen umudu al götür sen yanında
Hasretle bakmayayım ben giderken arkanda
Bir dilenci gibi sen bırak sokak başında
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Issız sokak gökyüzü olsunda arkadaşım
Zamanla alışırım aramam ben anlayış
Şifa için yanımda artık olmasın bakış
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Kul Mehmet'im artık bu gönlüm kaldı bak yorgun
Aşk ile severken sen yedin işte bak vurgun
Bakışların sözlerin duygun olsa da durgun
Duvarda ki saate zamana hapis düşe
Hangi gönül perişan iken bakar gülümser

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...