12 Eylül 2015 Cumartesi

Ayrılıp giderken geride bıraktığımız yüreğimizin bir parçasıdır.



    Hiç düşündük mü bilmem bir yerde üç beş yıl kaldıktan sonra, terk etmek zorunda kalınca arkamızda bıraktığımız izlerimiz, gülüşlerimiz mi yüreğimiz midir? O kaldığımız yere kendimizden bir şeyler katsak o güzelliği arkamızda bıraksak ta galiba geride bıraktığımız yüreğimizin bir parçası galiba... Geride bıraktığımız düşünceye mutluluk huzur kattığımızla beraber, terk edip giderken bizsiz bir sokağın başında bizsiz kalan yüreğimizin bir parçasıdır arkamızda bizden ayrı kalan,  bizden ayrı kalan yüreğimizin bir parçası, bir daha ne zaman kavuşacağını bilmeden sessizce ağlayan ve ardımızda kalan...

   Ne gariptir şimdiye kadar hiç böyle düşüneniniz oldu mu bilmem? Kaldığımız o beldede kendimizden o kadar şey kattık ki, oradaki insanlardan o kadar çok güzellikler aldık ki, en sonunda yolcu yolunda gerek diyerek, başka bir şehre gitmek gerekir, ayrılığın şafağında bizden ayrı kalan bir parçamız gözyaşı dökmeye başlar ama biz görmeyiz hissetmeyiz, ta ki yola çıkıp yol alıncaya kadar...

  Doldurduğun pınarlardaki bidonların suyunun boşaldığında, seni dolmak için beklediğini hayal ederken, geride bıraktığın o bir yanın gülümser, sokaklar adımlarınla adım atarken çocuklara gülümsediğini o anlarına hasret kaldığını düşünürken kaldırım taşlarına oturan çocuklarla beraber sana gülümser, kopmaz bir parçandır geride bıraktığın, yüreğinden kopan ve seninle arasında binlerce kilometre mesafede olsa kopmayan, gecenin karanlığını aydınlatan geride kalan yüreğinin parçasındaki umudun ışığıdır sokakları aydınlatan, sen terk edip gitsen bir daha dönmesen de seni hala orada temsil eden, gülümseyişinle orada yaşadığın insanlara hatırlatan, giderken senden kopan yüreğinin bir parçasıdır...

  Ah İnsanın, kendi elinde olmadan birden bire yaşadığı yörenin halkı ile gülümseyerek çok güzel deneyimleriyle elde ettiği mutluluk dolu anları, olguların geride ötesinde hiçbir zaman orada geride kalanların yaşamları hakkında varlığını bilemeyeceğini düşündüğü anda, unuttuğu bir şey var orada kalan yüreğimizin bir parçasıdır, her zaman bizimle irtibat halindedir, biz bir parça geride kalanları düşündüğümüzde esen ılgıt rüzgârlarla bize haber gönderen, gülümseyen insanların beyinde geçen algılar düşüncelerin huzurunu hissettirir geride yüreğim, bizde koparak kalan o parçamız... 
  
Kimileri şimdi buna anlamsızlık diye bilir, saçmalıkta diye bilir, şöyle sakin bir kafa ile bir düşünün bakalım, anlamsızlık mı, anlam mı dolu bu söylediklerim? Bu insanın toplumda yerleştiği yerdeki değerlerden kopamama duygusudur. Kendi gerçeği ve birlikte olmanın gerçek güzelliğini bilmek ve görmektir. Selam ve dua ile

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...