3 Nisan 2015 Cuma

Rahman Gösterdi Gerçeği



 


Yıllar öncesinde, uzaklarda idi sanki teslimiyet, nefsimin arzularımın ve şeytanın istilası ile oysa teslimiyet bir adım bana benden daha yakınmış, Yüce Rahman’ın kulunu çok çok ama çok sevenmiş Rahman her an yanındaymış göremedim…

Teslimiyetten uzakta, bedenim arzularım nefsim şeytan peşinde koşarken, canım feryat içinde karanlıklar içinde, zulmü yaşarken bu yüreğim nasıl dayandı bilemiyorum…

Uzak diyarlarda, uzaklığın kör karanlığında bana konuşmaya vakit vermeyen bu arzularım, nefsim, şeytan benim sözlerime hislerime kıymet vermeden yıllarca peşinde sürükledim anlayamadım…

Doyumu olmayan muhabbet ararken, bir dostun duasında gülümsemesinde yer almak onunla gülümsemek isterken, kırgınlıkların zulmü ile ömrümü harap eylediler göremedim…

Lütfü, keremi… Sonsuz Rahman gösterdi gerçeği, uçurumun kenarında düşerken merhameti ile gönlüme, merhameti kondurdu nur nur açan çiçekler laleler sümbüller gibi… Birde aşk yerleştirdi ki sevgisizlikle uçuruma düşerken ellerimizde tutan Aşk’ı yerleştirdi ve o anda gördüm gerçeği, Binlerce kez şükürler olsun Keremi Lütfü ihsanı… Sonsuz Rabbime.
Kırgınlıkları, üzüntüleri Rabbim bir anda gönlümde sildi, önüme huzur dolu iman dolu bir sayfa açtı, gördüm, bildim ve anladım Rahmanın Kulunu ne kadar sevdiğini, gerçek dostun Rahman olduğunu idrak ettim, binlerce kez şükürler olsun…
Mehmet Aluç


Not allowed! Not allowed!
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...