1 Nisan 2015 Çarşamba

Musalla Taşında Son Yolcu Gibi Sessiz Kalmayın



Dilim sustu, bari sen susma kalemim, ey gönlüm siz susmayın konuşun… Ey kalemim ey gönlüm, Hz Yusuf’un edebi ile yazın güzellikleri gönüllere mısra mısra…

Yüreğine ağlayış çökenlerin gözyaşlarını sil ey kalemim ey gönlüm, durmak susmak size yakışmaz… Damla damla ölüme, ölüm gelmeden mahkûm edilenlerin zincirlerini kır ey kalemim ey gönlüm…

Vuslat için, yola çıkanların yollarına diken eken gönüllerin suratına tükür ey kalemim ey gönlüm, tükürde tükürüğünde boğulsunlar nefessiz kalsınlar yok olsunlar…

Her yalnız kalışında dost yolu gözleyen masum yalnızlara dost ol ey kalemim ey gönlüm bu sana yakışır, sizler dilimin sukutuna aldanmayın, neyi ispatlayacak suskunluğum bilemiyorum sizler susmayın, musalla taşında son yolcu gibi sessiz kalmayın, bekleyeniniz var bekleyenlere vuslat için koşun…

Ey kalemim ey gönlüm kelimeleri dinlenmeye almayın, konakladığınız konaklarda bırakmayın, yaralanmış kelimelerin yarasını sarın öyle sunun okuyucularıma, dudağı bıçak kesmiş gibi mühürlü sözcükleri de sakın kullanmayın sevinç, merhamet, yarınlara mutluluğu taşıyacak sözleri mısraları taşıyın okuyucularımın o güzel gönüllerine…

Yüreğinde ezilmiş satırların arasında kaybolanları gün ışığına ulaştır, istikamet yönünü kaybedenlere yön olun, ulaşmak istediği yöne ulaştırın ey kalemim ey gönlüm, sizin göreviniz budur.

Mehmet Aluç 
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...