Bu Blogda Ara

9 Mart 2015 Pazartesi

Hasretinle Yaşatma



hasret,

Bakışların sanki yüreğime saplanan ok
Sanma sensiz bana mutluluk yok
Sever görünüp sevgisizliğine artık karnım tok
Ya gel hasretinle yaşatma Ya da çek git dünyamda

Yeter ağlatma artık bu canı
Aşksız akar bu kulun kanı
Gülmeyen gözlerin bana ayan
Bana gülersin diye günleri bu kuldur sayan
Ya gel hasretinle yaşatma Ya da çek git dünyamda

Kul Mehmet sensiz aşkı neylesin
Seni sevmediğimi bilen bir kul söylesin
Ayrılığın hasretini bu gönlüm görmesin
Ya gel hasretinle yaşatma Ya da çek git dünyamda
Mehmet Aluç


8 Mart 2015 Pazar

Istırapla

zaman,ıstırap,zalim,elem,


Zaman ağlar o zalimin elinde
Bekler zaman zamanı o gününde
Ağlar zalim sonsuz elem içinde
Göçün almış giderken ıstırapla

Yanına kalır sanan yanar ağlar
Her günü kederle ıstırap kaplar
O zaman da zalim ateşte kaynar
Göçün almış giderken ıstırapla

Yolu yıkan yıkılır kalır yolsuz
Bir anda bakar kalmış zalim donsuz
Acıları zaten onun hep sonsuz
Göçün almış giderken ıstırapla

Mehmet Aluç

Güç Ve İrade

iman,Rahman,Resul,


Bir işin olması için güç ve iradenin olması gerekir
Bunu bilmeyen yoktur herkes bunu bilir
Gücümüz ve irademiz dışında olan ölüm
Mevsimler hayat kader iyilik güzellik
Bize bu gücü azaları kâinatı sunan veren Rahmandır
Bunlar ile hayatımıza hüküm eden yaratıcımız Yüce Rahmandır
Neden bazıları buna inanmaz şaşarım
Boş hezeyanlar peşinde koşar şaşkın bakarım
Yapılan hezeyan olduğunu söylesen güler geçer
Ömrünü ahiretini heba eder
Tabiat derler
Tabiat nedir?
Rahmanın mevsimler ile bize gösterdiği gücü
Yazın her şey yemyeşil capcanlı
Sonbaharda yavaş yavaş gider o yeşillik ve canlılık
Kış gelir ölür mevsim beyaz kefene bürünür
Yaz gelir yeşerir tekrar canlanır mevsim
Der ki Rahman
Ey kulum gücün var diye güvenme
İnsanları kendi çıkarın için ezme
Tükenir o güvendiğin aciz gücün
Yavaş yavaş biter sararır
Ölüm anında alırım verdiğim o canı ve içinde solan gücünü
Ahiret anında tekrar veririm o ölen bedenine can çekerim hesaba
Bak gör ve anla der, lakin anlayamaz bazıları
Yakar yıkar kendi çıkarı için
Lakin kendisi yıkılır
Kula verilen bu hayat güzellik kuvvet
İyiliğin mimarı içindir
İmtihan edilmek içindir
Bakar kulu karanlık bir an için
Kazancı ile bir mum alıp yakıyor mu?
Bakar yakan yıkan var ise
Kulu yeniden inşa ederek
Yıkanı doğru olanı hatırlatıyor mu?
Kavrulurken sineler
O sinedeki yangına bir damla su taşıyan var mı?
Rahman görmek istiyor
Bu nedenle bizdeki güç bunun içindir
Rüzgâr esince önüne kattığını alıp götürür
Rahman da bakar Kulu da estirince sahte rüzgâr deli gönüllerce
Sevinçleri mutlulukları alıp götürürken
Önüne set olabiliyor mu?
Fikri
Zikri
Gücü
Düşüncesi ile
Gönderdiği iman ile nurlar saçan Kuran ile
Resulü gül kokan Resul sünneti ile
Düşünce adımları varıyor mu doğru menzile
Yoksa kulu doğru menzil yolunu değiştiriyor mu o solacak olan gücüyle
Görmek ister sınamak ister
Zordur bu şekilde iyiliği imanı kuranı Resulü taşımak
Her gönül taşıyamaz özeldir
Her şeyi Yaratanın Rahman olduğunu bilmek
Ölümden sonra hesap verileceğini bilmek çok kolaydır
Bakmak, düşünceye başka düşüncelerin karanlık ışığını katmadan bakmak gerekir
Bakmak gerekir ki görülebilsin
Hissetmek için hislerin içine karanlık hissiz düşünceleri katmamak gerek
Görebilmek için
İman coşar gönülde
Kapatırsan gönül kapısın ömrünü yakarsın nefis şeytan yolunda ömrünü de
Ahirette hesap vermek zor olur
Bembeyaz açan gül var
Kırmızı yapmak için kana bulamaya gerek yok ey davar
Bak yanında açan kırmızı gül var
Gönlün imanın önüne çekme duvar
Yürüme tankla füzesavar ’la ey davar
Yıkarken sen yıkılıyorsun azar azar
Bil ey davar mezarın kim kazar yine yok ettiğin insan kazar
Alıp gitme tek başına kendi fikrinle ey azar olan azar
Nefsin şeytanın ile beraber olanlar kuyunu kazar
Hemen gitme bak kainata
Mevsimlere
Derin sonsuz alevli kuyuya düşeceksin gitme
Bak kainata Kuran kitabına
Terk edilmiş olan yüreğin ile güzellik sunamazsın
Saklayamıyorum hisleri
Sanma başkalarına imanı yüreğinde olanlara bunları söylüyorum
Ben sana söylüyorum ağlanacak haline gülen
Ne yaptığını bilmeyen
Yakıp yıkan
Terk edip imanı güzelliği, nefis şeytan ile giden
Sana, miras hakkı olmadan miras yiyen
Helal var iken haram yiyen
Kazancı olmadan kazanmaya çalışan
Kazanmak için ezip geçen
Elindeki parayı az gören azan
Ecel gelince ecel elinde alan
Öyle bakma kızarcasına bakan
Yol alırken yıkan…
Duy
Bak
Gör
Duy
Hisset
Karanlığı aydınlatan
Nuru gör
Mehmet Aluç





Sekiz Mart Kadınlar günü kimin umurunda ki?

şiddet,kadın,mart,



Bugün onun günüydü mutlulukla gülümsemesi gereken, ama gözlerinde kanlı yaşlar akıyordu, yüreği kanıyordu bu kadının…

Gencecik taze çiçeği yaprağı umutla açandı, bir günde soldurdular acımasızca.
Babası bir dönüm tarla uğruna, hasta olan delikanlı ile evlendirdi dul kalmasını göze alarak. Hasta olan delikanlının babası, oğlunun mürüvvetini görmek için genç kızın hayallerini görmeden hissetmeden avuç avuç paraları savurmuştu, bir genç kızın evlendikten sonra, bir gecede kadın olan hayallerini umutlarını hissetmeden!

Âlem merhamet ile dönerken, gönüllerde merhametten eser yoktu, işte bu gün o kadının günüydü, gülümsemesi gereken, ama gözlerinde kanlı yaşlar akıyordu, yüreği kanıyordu bu kadının…

Titreyen prangalı ağzı dili ile hayır diyemedi, demek istedi ise silah tehdidi ile hayatını riske atarak kabul etti. Zaten kabul etmesi ölümüydü, ama dedi neyse, belki gülümserim bellimi olur…

Daha sonrasında titreyen dili ile bir ah çekti eşi öldüğü gün, dul kalmıştı daha gülümsemeden anne olmadan, gülüşlerini de eşi ile mezara gömdü…

Halini sormayan gölgelerle yaşarken şimdi ise dul kalarak yaşayacaktı, hor bakışların altında…

Çoktan terk edilmiş yüreğinin soğuklarında titredi kaldı, oysa bugün o kadının günüydü, mutlulukla gülümsemesi gereken, ama gözlerinde kanlı yaşlar akıyordu, yüreği kanıyordu bu kadının…Ufukta, hayallerine hayatına kan sıçramıştı görüyordu biliyordu buna rağmen kadın olarak çilelere boyun eğerek yaşıyordu kadındı hor görülmesine ezilmesine rağmen bugün onun günüydü!

Şiirler onun için yazılsa da gerçek bu değildi, biliyordu. Kaçtıkça çileli bakışlar, yakışlar, yükler koynuna sokuluyordu, kaçamıyordu… Kanadıkça yarası tuz basıyordu acısı ile feryat ederken, oysa yarasına basacak tuzu da kalmamıştı. Kadındı her zaman ağlardı, gönül bağı dağılmış kim bakar, yüreği yanmış oturur ağlar kim duyar kadındı o.

Oysa o ana olacak kadındı, Rahman ayakaltına cenneti sermişti, topluma nesil yetiştiren ocaktı, namusumuzun bekçisi idi kimin umurunda! Sabah öğlen akşam yemek hazırla, temizlik yap, çocukları eğit, akşam olunca yatağa gir… Ondan sonrası kimin umurunda ki!

 Yüreğinde barış için uçan güvercinlerin sesini sağır sultan duydu, lakin başka duyan olmadı…
Yine de Bu gün senin günün kadınımız, annemiz, bacımız… Sekiz mart kadınlar günün kutlu olsun.


Mehmet Aluç

Sekiz Mart kadınlar günü




sekiz,mart,kadınlar,günü,çile,


Kadını çile ile yoğurduk dış kapıya bıraktık
Gözünde yaşları gece gündüz oluk oluk akıttırdık
Sefamız için biraz yüzüne güldük sonra yorgandan aşağıya ittik
Sekiz Mart günün kutlu olsun çileli kadınlar analar bacılar…

Anne olan kadın gülümseyen bakışlarıyla
Eş olan kadın sımsıcak kollarıyla
Ev idaresi ile düzenleyen kadın sevincin yakışıyla
Kendine zamanı kalmayan yine kadın çileli bakışıyla
Sekiz Mart günün kutlu olsun çileli kadınlar analar bacılar…

Bir gün evlenir kız iken bir gecede kadın olur
Kocası olur hor bakışların altında dul kalır
Boşanmak ister hayatına pranga vurulur
Birey olmak tek başına yaşamak ister mezar gösterilir
Sekiz Mart günün kutlu olsun çileli kadınlar analar bacılar…

Kul Mehmet’im kadınların çilesi bu âlemde bitmez
Dünya kadınlar günü bu nedenle hakkı ile yerine getirilmez
Birey olarak gönül kapımızı merhamet ile açmazsak bu yara kapanmaz
Yüreğinde barış güvercini uçuran kadının yüreği görülmezse yol alınmaz
Sekiz Mart günün kutlu olsun çileli kadınlar analar bacılar…

Mehmet Aluç

Edebiyat Haberleri Güncel-3-

İlber Ortaylı’dan “İstanbul’dan Sayfalar”

FavoriteOkuma listeme ekle
İstanbul, sayfalar, tarih,İlber Ortaylı’nın “İstanbul’dan Sayfalar” adlı kitabı İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlandı.
İlber Ortaylı; diliyle, tarihiyle, kültürüyle var olan eşsiz bir hazinenin, bir dünya başkentinin sayfalarını aralıyor.
Asitane, Deraliyye, Dar-ül hilâfet’il aliyye, Dar’üssaadet, Dersaadet, İslambol gibi pek çok ismi vardır İstanbul’un… Sayfaları çevirmekle bitmeyen bir kitap, seyrine doyum olmayan bir resimdir İstanbul. Bu şehirde uygarlık tarihinin her anından, her bucağından kalıntılar, renkler vardır ve bugün de ilginç bir değişimin içindedir.
Sultanahmet Meydanı, Beyazıt, Bâbıâli, Beyoğlu, Pera, Tarlabaşı, Balat, Eyüp, Kumkapı ve Taksim’den yola çıkan İstanbul’dan Sayfalar sokaklarından meydanlarına, camilerinden mezarlıklarına, ulema semtlerinden eğlence mekânlarına, kütüphanelerinden meyhanelerine benzersiz bir İstanbul yolculuğu.
edebiyathaber.net (6 Mart 2015)
- See more at: http://www.edebiyathaber.net/ilber-ortaylidan-istanbuldan-sayfalar/#sthash.ePmnLHzW.dpuf

Edebiyat Haberleri Güncel-2-

2015 Necati Cumalı Öykü Ödülü Ercan y Yılmaz’ın

FavoriteOkuma listeme ekle
Edebiyat,öykü,yarışma,necati cumali,Urla Belediyesi ile Cumalı-Seferis Gökyüzü Kültür ve Sanat Derneği işbirliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen Necati Cumalı Edebiyat Ödülü’nün kazananı belli oldu. Öykü dalındaki ödülün sahibi “On Üç Sıfır Sıfır” kitabı ile Ercan y Yılmaz oldu.
Yazın hayatına katkıda bulunmak, genç yazarları teşvik etmek ve desteklemek amacı ile düzenlenen Necati Cumalı Edebiyat Ödülü töreni, 12 Ocak 2015’te Urla Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Seçici Kurul listesini Nursel Duruel, Firuzan, Semih Gümüş, Hasan Özkılıç, Özcan Karabulut’un oluşturduğu ödülün miktarı 10 bin lira olarak belirlendi.
İlki Ocak 2014’te şiir dalında verilen ödül, Ocak 2015’te öykü; izleyen yıllarda ise dönüşümlü olarak roman ve oyun dallarında sunulacak.
edebiyathaber.net (2 Ocak 2015)
-Kaynak: http://www.edebiyathaber.net/2015-necati-cumali-oyku-odulu-ercan-y-yilmazin/#sthash.WicJIDVJ.dpuf

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç