Bu Blogda Ara

9 Eylül 2014 Salı

Zalimlerin Peşinde Yürüme

Zalimlerin Peşinde Yürüme

 


Ömür bir gün biter başlar ahiret hayatı
Sanma kolay olur ahiret hayatı
Yoksa Salih amelin
Sanma seçeneği pek çoktur
Cennetle Cehennem var unutma
Ona göre bu dünyada iyi amel peşinde ol
Daha çıkmaz önüne kaçacağın dört yol
Onun için her zaman ol eli bol
O zaman önüne çıkmaz çamurlu çakıllı yol
Eşin dostun akraban ile aranı soğutma
Akıllıyım diye insanları kandırarak uyutma
Elini bola alıştır sıkı tutma
Salih amelin yoksa kendini avutma
Yüce Rahmandan da umudunu yitirme
İnsanların arasını da alevlendirme
Tövbe kapısı açık günahını biriktirme
İnsan olarak değerini yitirme
Mazlumların yanında ol zalimlerin peşinde yürüme
Mehmet Aluç

31 Ağustos 2014 Pazar

İnsanlığın Sessiz Kalışı

 İnsanlığın Sessiz Kalışı



İnsanlığın Sessiz Kalışı
Susan dillerin çaresizliği
Prangalara isyan eden beynin feryadı
Suskunluğa adanmış kalemler
İfade edilemeyen sözlerin parça parça dağılışı
İç dünyalarda gizlenen duyguların yok oluşu
His ve heyecanların derin dehlizlerde kayboluşu
Filistin de doğu Türkistan da Myanmar da……
İnsanların zulmüne insanlığın sessiz kalışı
Zulüm altında kalanların yüreğinde
Yıllarca esen kor alev rüzgârlar
Sessizlik, bozgunluk için bekler
Sessizlik, diriliş için bekler
Gönül sazına mızrap olacak yiğitleri bekler
Mezarlık kuytusu yollar yolcusunu bekler
Gönüllerde dua el açılmayı bekler
Mehmet Aluç

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Umuda Salıverdiler Kendilerini




Beklersin gelen yok umutsuzluk tarlası
Giden çok gözlerde telaş
Düşer yapraklar bir bir
Susuzluktan çatlamış solmuş
Hasretin çağrısı gibi feryat eder insanlar
Bir medet umar
Sonrasında binlerce yaprak düşer
Birkaç yeşil yaprak
Bir parça umut ile beklenir
Gelen hiç yok umutsuzluk tarlası
Giden ise çok gözlerde ürperti
Varla yok arası
Umudum kara toprağa düşer
Bekler var ile yok arasında gözler
Ömrü ne kadar bilinmez bekleyenlerin
Bir resim çizdim gökyüzüne umuda benzer
Yağmur yağmur yağdı döküldü yeryüzüne
Açıldı umuda tüm yelkenler
Yelkenler fora umuda doğru
Gidenler döndü
Gelenleri bekleyenler
Umuda salıverdiler kendilerini

Mehmet Aluç

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Gazzeli bir çocuk ve annesi

Gazzeli bir çocuk ve annesi




Gazzeli çocuk masum gözlerle annesine

-Anne ne suç işledik de bombalar İsrail tarafımızdan üzerimize insafsızca yağıyor? Neden şu köşede gözyaşı döktüğümüz yerde gözlerimizin ışığı az umut ile parlar iken benim oyuncağım yok diye ağladığım için mi bu bombalar yağıyor anne? Üzerinde oyun oynamak için koştuğumuz yollar neden çukur cesetlerle doldu anne? Bana anlat anne anlamak bilmek istiyorum!!

Annesi çaresizdi nasıl anlatabilirdi yaşamın bu saçmalığını suçsuz oldukları halde zulüm görmelerini bir dam odada oturmaya razı iken şimdi evsiz kaldıklarını dünyanın bu zulme sessiz kaldığını nasıl anlatacaktı?

Ölümün bir sonuç olmadığını sadece bir gerçek olduğunu, bu akan kana seyirci kalanların yüreklerini kan ile yıkayanların cehennemim kokusunu cebinde elinde yüreğinde taşıyanların bir gün soluksuz kalacağını nasıl anlatabilirdi?

Tüm sokakların evlerim mezara döndüğü Gazze şehrinin feryadını göz yaşını ölü düşlerin çığlığını nasıl anlatabilirdi?

Tüm savaş çığırtkanlığı yapan edepsiz lanet olasıca İsrail’e dünyanın sessiz kaldığını korku ile rahatlarının bozulacağı için kimsenin ses çıkartmadığını nasıl anlatabilirdi?

Gözlerinde akan yaşlar ile dışarıya çıktı. Gecenin kapkara dehlizlerine düşmüş çıkmak için yolu olmayan bir çıkmazın içinde bocalanırken kan damlayan sokak taşlarındaki kanlara bakarken tüm içindeki söylemediklerini, sokağa şarapnel parçaları ile yıkılmış feryatları duymayan, sağır kör insanların üstüne kusarcasına içindeki feryadı acıları anlamsız sorulara cevap olmayan sözlerini kustu.

Çocuk dışarıya çıktı annesinin şarapnel parçaları ile yırtılmış param parça eteğinde tutundu.

-Anne melekler bize yardım ediyor, biliyorum babam bana evladım melekler bize yardım ediyor bizim için dualar ediyormuş, ama insanların yardım etmesi gerektiği için onlarla beraber yüreklerindeki merhamet olunca en büyük en kocaman yardım eder demişti.

Nerde hani insanlar anne? Neden hep susuyorsun anne? Neden her saatimiz ölüm saatine göre kurulmuş? Bu saati ölümü kim üzerimize yıktı anne? Adları bilinmeyen bu ölüm ağıtlarını siz nereden öğrendiniz?

Annesi karanlığa saklanmış cevapları gün ışığına nasıl çıkarırım, sözcüklerden sana umut dolu sözcükleri nasıl söylerim diye düşünür iken gökyüzünde yağan fosfor bombaları tam önlerine düştü. Bu bomba tüm soruları ve cevapları param parça ederek çocuk ve anneyi paramparça etti. Artık soru ve cevapların bir değeri yoktu tıpkı insanın değeri olmadığı gibi.

Akşam yatağına yatarak uykuya yatan İsrail edepsizinin insanlıktan nasibini almış topluğun yüreğinde merhamet arayanlar biz insan olamayız, İsrail edepsizinin ş…nin yüreğinde gözlerinde merhamet ne arasın adamlar ş….önde gideni, yaptığı niyeti ortada iken bunu aramak beklemek biz insanlığın en büyük utancı ve ayıbıdır.

Ah insanlık halin böyle yerlerde sürünmek mi olacaktı çaresizce yüreğindeki imanın kapısını neden çalmazsın görmezsin?

Yanlış yolların yanlış düşüncelerin akımlarına kapılarak yok olan insanlık, sızlama korkular ile halin en olacak? Yarına olmayan yarının merhamet dolu ışıklarını bekleyen çocuklar hep karanlıkta hep ölüme mi koşacak?

Ah keşke bizler birliğin beraberliğin imanın güzelliğini bir bilsek görsek ayrı yollarda ayrı kulvarlarda koşmasak.. Selam ve dua ile..

Mehmet Aluç



__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
 

10 Ağustos 2014 Pazar

Sevdamın suskunluğuna

İsim:  gzy.jpg
Görüntüleme: 0
Büyüklük:  5.8 KB (Kilobyte)


Ben hala şaşırıyorum
Kaybetmeyi kalbinden vurmaktan kaçan ben
Seni bu kalbimde nasıl taşıyorum
Senin bana verdiğin katıksız acılarla nasıl yaşıyorum
Sözlerin ve bakışların sanki bir zehirli ok 
Her attığın ok ile ben yeniden ölüyorum
Sensizliğin kapısını neden açamıyorum bilmiyorum



Hala şaşıyorum ve hala yaşıyorum

Senin ile güzel bir gün yaşanmaz mı diyorum
Nefes aldırtmayan kahır sözlerinde yine boğuluyorum
Öküzün trene baktığı gibi bakıyorsun ya hala şaşırıyorum
Ben hala seni neden sevdiğimi bilmeden
Peşinden sürüklenerek nasıl yaşıyorum
Sevdamın suskunluğuna nasıl katlanıyorum bilmiyorum
Mehmet Aluç

7 Ağustos 2014 Perşembe

Bumerang - Yazarkafe

Dermanım Kalmadı



İsim:  hzn.jpg
Görüntüleme: 0
Büyüklük:  33.3 KB (Kilobyte)

Gönlümü ziyan ettin ömrüm bitti bir anda
Ziyan oldu mevsimler açan çiçekler soldu
Yaşanacak günleri zehir ettin sen bana
Sorumsuzca yaşadık anlamı yok hayatın
Savruldu sözlerimiz derman kalmadı bizde

Zehir ettin hayatı gülmek hayalde kaldı
İsyan dolu bakışlar çarmıha gerdi beni
İçimde bir kıyam var isyan dolu anlara
Terk edip gidiyorum seni sonsuza kadar
Artık aşkı yaşayacak dermanım kalmadı

Geçmişi arama sen bir daha bulamazsın
Beni özleme artık geçmişte yok oldum ben
Sarılacak bir ten arama hepsini yaktın
Vefasızlığın yaktı yüreğimi kül etti
Artık aşkı yaşayacak dermanım kalmadı

Âşık Kul Mehmet der ki sürgünü yaşıyorum
Sende aşkı aradım esareti yaşadım
Aşk bir yoksul masalıdır sen her şeyi yaktın
Katil kartvizit gönlün aşkımızı öldürdü
Artık aşkı yaşayacak dermanım kalmadı


Mehmet Aluç
 

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç