Bu Blogda Ara

10 Ocak 2015 Cumartesi

Gönlüm Coşar Gider

Gönlüm Coşar Gider

Gönlümde benim yok ki karam
Hüzünden olmaz ki hiç keder
Gönlümde vardır bir yara
Yâre bu gönlüm koşar gider

Yârim bana olmaz ki yük
Gönlün onsuz boynu bükük
Çilem bu dağdan ’damı büyük
Yâre bu gönlüm coşar gider

Aşk gönül için umman mıdır
Yarsız bu hayat bir zindan mıdır
Gönlüme aşk yârin fermanı mıdır
Yâre bu gönlüm neşeyle gider

Yârin bakışı ilham olur her aşığa
Yârin derdi sorulur mu hiç maşuğa
Karanlık olsa da yol aşk olur yola ışık
Yâre bu gönlüm neşeyle coşkuyla gider

Aşk beslenir her dem yârin gülüşüyle
Aşksız yolda hangi yol yol olur
Kimin yürüyüşüyle
Yâre bu gönlüm coşkuyla gider


Aşığın gönlünde biter mi umutlar
Yârin bakışı gökyüzünde açan bulutlar
Yârin bir adımıyla gönül bayramı kutlar
Yâre bu gönlüm coşkuyla emekleyerek gider

Yârin gülüşüyle beslenir benim gönlüm âlemim
Yazarım o yâre işte elimde gönül kalemim
Yârin yokluğuyla gönlümde başlar elemim
Yâre bu gönlüm coşkuyla neşeyle gider


Kul Mehmet’im yarsız geçmez geceler
Yârin ismini gönlüm gece gündüz heceler
Ona giden yolda önüme çıkar bilmeceler
Yâre bu gönlüm neşeyle koşar gider
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Dünyalara Değer



Yârin koynunda yatmayınca geçer mi geceler
Şiir yazmak için yoksa ilham ne yapsın heceler
Başta saç çıkmıyorsa ne yapsın söyleyin keller
İlham geldi işte şiir yazmaya başladı kalemler

Gönlün derdi okşanmakmış, meğer
Yârin bir gülümsemesi dünyalara değer
Yar gelmeyince gönül başın öne eğer
İlham geldi işte şiir yazmaya başladı kalemler

Dizi dizi yazılıyor ilham gelince şiirler
Okuyucu okuyunca verimi acep değer
Gönül yarsız tavan yapar sinirler
İlham geldi işte şiir yazmaya başladı kalemler

Aşk yolunda neşeyle yürür bu beden
Yar sevdasına uzun yola çıkınca başka aranmaz neden
Aşksız bu beden ölmüştü, sanki önceden
İlham geldi işte şiir yazmaya başladı kalemler

Yârim bak kalemim hep seni yazıyor
Anla sen olmayınca bu gönlüm ağlıyor
Bak görüyorsun sen gelince bu gönlüm coşuyor
İlham geldi işte şiir yazmaya başladı kalemler

Bak gör aşk ile kalemin gücünü
Gülümseyerek bana göster yüzünü
Naz etme yeter yapalım artık düğünü
İlham geldi işte şiir yazmaya başladı kalemler

Gir koynuma gönül atsın bağını
Alayım çalayım sana gönül sazını
Gülümseyerek geçirsin gençliğimiz çağını
İlham geldi işte şiir yazmaya başladı kalemler

Kul Mehmet’im yar olunca açılır kollar
Meyvesiz ağaçta ne yapsın kuruyan dallar
Yârin ağzında dökülen sözler cennetten damlar
İlham geldi işte şiir yazmaya başladı kalemler
Mehmet Aluç


9 Ocak 2015 Cuma

Yakacaksan Kendini Bir Kadının Gönlünde Yak

Yakacaksan Kendini Bir Kadının Gönlünde Yak


Yakacaksan Kendini Bir Kadının Gönlünde Yak


Kendini yakacaksan bir kadının gönlünde aşk ile yak gonca güller gibi saçıl kokunla kadınına son nefesine kadar huzurla neşeyle kokladığı gül ol. Deme sakın erkeğin erkek kadının gönlünde açan gül olmaz neden olmasın kadın tüm gönlü ile severken erkeğine ömrünü gonca güller gibi koku saçarak feda etmiyor mu?

Gül olmayı istemiyorsan sarmaşık gülü ol sar onu ona sahip çıkan saran koruyan… Gücünle. Onun sana sunduğu mutlu bir aile olmanın sıcaklığında düşlerine düş ol, ağlatan sakın olma kaybedersin.

Sen ona düşlerinin renginde bir düş gibi hayat sunarsan o sana fazlasıyla mutluluğu yaşatacaktır.

Sonu gelmeyen soluksuz bir hayat sunarsan soluksuz kalırsın.

Tebessüm edersen kadının seni tebessümlerin deryasında neşeyle taşır elinden tutar ve hep sana gülümser.

Ona yokluğunun sahillerinden gezdirir isen çeker gider sen tek başına yokluğun sahilinde kalırsın, kahır olmayı yaşarsın, yüzüne bakan olmaz.
Her zaman yakacaksan kendini bir kadının gönlünde yak Aşk’ın deryasında mutlulukla yürü, korkma seni senin gibi yarı yolda bırakmaz.

Kadın ayrılık çanlarını senin gibi çalmaya hevesli değildir, ona gereken değeri verirsen hep gülümser, gamzelerinde güller açar, kokusuna bayılırsın çünkü gamzesinde cennet çiçekleri açar, o gamzesinin kapısını gülücüklerle açtırır isen her an gülümser.

Yaralanmış bakış, hayat adımlar hiçbir zaman mutluluk getirmez acı, hüsran gözyaşı getirir.

Her zaman yakacaksan kendini bir kadının gözlerinde ışıl ışıl parıldayarak kendini yak(yalnız bu yakma bildiğimiz yakma şekli değildir biline yanlış anlaşılmaya ona göre) nasıl yakacaksın peki derseniz, gülümse kadının sana gülümsersin kocam an ateşten alevler gibi büyüsün evi sarsın hatta şehri ülkeyi sarsın bu gülüşmeler, sevgiler…

Mehmet Aluç

ladies_of_baby Bunu beğendi.
__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Zaman Vuslata El Sallamadı



Zaman Vuslata El Sallamadı

Kapıları yüzüme tek tek vururken
Hasret rüzgârı kapımı sensiz çalarken
Limanda kalktı gemi son defa sensiz giderken
Zaman vuslata el sallamadı ben hasrete koşarken

Oysa ben hayran kaldım gönlünün yapısına
Sen beni bıraktın gönlünün dış kapısına
Giydirdin bana ayrılığın kefeni sefasına
Zaman vuslata el sallamadı ben hasrete koşarken

Bir an durdum şöyle durup dururken
Hangi hatayı yaptım diye düşünürken
Bir şey bulamadım hasreti sırtıma yüklerken
Zaman vuslata el sallamadı ben hasrete koşarken


Kul Mehmet’im sana son defa el sallarken
Gözlerimde kanlı yaşlar damla damla akarken
Sen arkamda son defa gülümseyerek bakmazken
Zaman vuslata el sallamadı ben hasrete koşarken
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Bu Gurbette



Bu Gurbette
Sazım çaldı gurbet elde seni andım
Gözlerimde yaş aktı hasrete kandım
Kapı çalınca koştum sen geldin sandım
Sürgün hayatı yaşıyorum bu gurbette

Gelirsin diye gözlerim tozlu yolda kaldı
Mazinin dikeni acıtarak yüreğime derdi saldı
Bana bakarken sözlerin sanki baldı
Sürgün hayatı yaşıyorum bu gurbette

Yaram derin ağlamam duyarsın diye
Deme sakın gurbete gittin ne diye
Seherde gülüşün esen rüzgârla bana hediye
Sürgün hayatı yaşıyorum bu gurbette

Kul Mehmet’im yollar uzak gelemedim
Adını anarım gurbette sana gelen yolu bilemedim
Sileyim dedim yüreğimde
Bu geçim derdiyle hasretliği silemedim
Sürgün hayatı yaşıyorum bu gurbette
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

8 Ocak 2015 Perşembe

Sarıkamış Cennetin Şehadetin Deryası



Sarıkamış Cennetin Şehadetin Deryası

Sarıkamış cennetin şehadetin deryası
Sarıkamış o makber nurdan nur nura coşuş
Sarıkamış imanın insanlığa yazısı
Sarıkamış insanın acizliğine koşuş
İnsanların yarası acılı Mehmet koşar
Kara kışta nefesler donar da iman coşar
Sarp dağlar bak karlarla yüklü Ahmetler üşür
Yıkar mı hiç Ahmet’i Mehmet’i o sefalet
Ahmet’in Mehmet’in var gönlünde o adalet
Karda yürüyüşüne bakın dolu asalet
Onu bekleyenlerin yaşadığı rezalet
İzin verir mi Mehmet iman her an delalet
Durdurur mu hiç iman dolu göğsü sefalet
Yürümek zor ayazda yürüyemez o ayak
Yürüyor bak semaya doksan bin nurdan şehit
Peygamber bakıyor bak imanlarına şahit
Uzanırken umutlar kırılıyor o dallar
Şehadetle bak hepsi içti cennetten ballar
Nebi nur ashabı nur uzattı işte kollar
Semaya yürüyor bak nurdan doksan bin şehit
Sarıkamış kardan don sanki olmuş bir mahşer
Acizlikle donuyor oradaki tüm beşer
Birbirine sarılmış üşüyor işte beden
O ayazda var mıydı çıplak gitmeye neden
Ölüm yağarken sağnak sağnak üşür tüm beden
Gözlerinde hasretler vuslat ayazda donmuş
Yâr kokusu koynunda diller donmuş lal olmuş
Elde evlat kokusu gözler bakarken solmuş
Annesinin şefkati elinde kenetlenmiş
Sarıkamış tabutla şehadete yürümüş
Şehitler hep gülümser ak güllere bürünmüş
Kucak açar gül Nebi bak cennete yürüyor
Eksi kırk derece soğuktu geldi çöküş
Soğuk tene melekler saf saf kanat geriyor
Gül nur nebi gülümser onları kucaklıyor
Sarıkamış bak iman volkan volkan coşuyor
Sarıkamış ta sukut bak melekler ağlıyor
Yürekler donuyor bak destanlar yazılıyor
Arkanda geliyor o imanla torun ecdat
Arkanda size doğru yürüdü Vedat Sedat
Sizler makberinizde artık yatında rahat
Geliyor arkanızda beklenilen istimdat
Mehmet Aluç


__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Titrerdi içi yazda



Titrerdi içi yazda

Yetim bir çocuktu
Çocuktu
Hem de yetimdi
Kim bilirdi
Yalnızdı
Gören kimdi
Titredi içi yazda
Anlayan kimdi
Geceler gibi yüreği karaydı
Hülyaları
Geleceği silinmişti
Hisseden kimdi
Kalbini aldı avcuna
Savurdu insanlara
İçin kurumuş olsa da
Sevgi doluydu
Gören alan olmadı
Etrafına baktı etraf mezarlık
Ses yok seda yok
Karanlık gölgelerin kahkahası
Yankılanıyordu sokaklarda
Duyan kimdi
Boş hayaller
Evlerde geziniyordu
Simsiyah
Zindan gönüller
Zindanlarda ağlıyordu
Gözler kanla doldu
Gözyaşlarında kan aktı
Kim gördü bildi
Suçlusu kim
Kime sorsan suskun
Gönlün coşmak ister
Kapısı kilitli
Kim kilitledi
Bilinmez
Yarınlar kan gölü
Yarınlar inkar dolu
Yalan dolu
Doğru nerede sordu
Bilen yok
Sordu sol yanınızda taşıdığınız nedir
Baktılar aval aval
Bilen yok
Kim koydu bunu buraya
Neye yarar diye sordular
Söyledi
Sus dediler
Neden dedi
Yakarlar dedi
Etrafına bak
Yanmayan ne var dedi
Baktı gördü
Viran olmuştu koskoca şehir
Sokaklar
Evler dedi
Tutuk muydu kulaklarım duymadım
Gözlerime mil mi çektiler görmedim
Günaha batan nefis
Nasihat mi alır dedi
Ağlayarak yürüdü
Yetim bir çocuktu
Çocuktu
Hem de yetimdi
Kim bilirdi
Yalnızdı
Gören kimdi
Gören
Bilen Rahman dı biliyordu
Gülerek gidiyordu
Gülen yarınlara
Nefretsiz bakan gözlerin şehrine
Var mıydı
Vardı biliyordu

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç