Bu Blogda Ara

6 Kasım 2014 Perşembe

Ödenmez

Ödenmez

Ödenmez

Sevgili seni bulmak için gezdim tüm diyar elleri
Gönül bahçemde açtırdım senin için tüm gülleri
Rabbim kavuştursun aşk ile gönülden sevenleri
Kimisi senin gibi gönülden seveni sever âşık olur
Benim gibi sevenler hem âşık hem de şair olur

Kul Mehmet Der ki gönüller ayrı kalmasın sevmekten
Birbirini candan seven tüm gününü geçirsin gülmekten
Nazlı yârin gülen gözüne bakarak ne güzel yazılır şiirler
Rabbim ayırmasın seven gözleri sevdiğinin gözlerinden
Aşk ile sevenlerin hakkı bu dünyada ahirette ödenmez

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

5 Kasım 2014 Çarşamba

Mescidi Aksa

Mescidi Aksa'm

Mescidi Aksa'm

Mescidi aksa’m
Bugün yine o mübarek çehrende işgal var
Bizler garip kaldık
Senide bıraktık garip sanma
Senin ile atar yüreğimiz
Ağlar yüreğimiz senin ile
Değmesin gözyaşının bir tanesi yere
Akıtırız biz gözyaşımızı içimize
Derdin yüreğimizde bitmeyen bir nefes
Sana yapılan bu işgal ile
Ay güneş doğmaya utanır
Sana bakmaya da biz utansak ta
Huzur veren bakışınla
Huzur veren nur ışığınla
Bağışla af et bizi
Ah kanadımız olsa uçsak kuşlar gibi konsak yanına
Gül Kokulu Nebi’nin miraç izleri sinse canımıza
Bizler kendimizi kucaklayamadık'ki
Seni kucaklayalım Mescidi aksa’m
Saflarımız sıklaşacak seninle
Gönüllere cansın sen
Sen ağlarken nasıl güleyim ben
Gazaya katılmadık uzun zamandır
Gazaya çıkmak gerekir
Hakikati göstermek gerekir
Zulmü anlamak anlatmak gerekir
Yürüyüşle zulüm bitirilmeli gökler süslenmeli
Açılmalı sevgiler gönülde yaprak yaprak
Kan dökülerek ağlamamalı bu toprak
Soy........ işgal ile yakar yüreğimizi
Kiminle yapıldı böyle zulüm ile savaş
Gözler kör yürekler kör ölüyor yavaş yavaş
Seninle yeniden dirilecek bu yürekler bitmeli bu savaş
Yürüyor sana doğru yürekler olsa da yavaş
Bekle Mescidi aksa’m tarihe kimse kara yazgıyı yazamayacak
Mübarek yüzün gülecek artık kan akmayacak
Seni işgal eden soys..... karanlığa gömülecekler
Analar çocuklar artık yetim kalmayacak ağlamayacak
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

3 Kasım 2014 Pazartesi

Kayboluşun kuytu köşelerinde

Kayboluşun Kuytu Köşelerinde

İyi olmazsa fikrin
İyi olur mu söyle zikrin
Kuru kalabalık sözlerin
Akla hayale gelmez engeller fikrinde
Umutsuzluk deryası avcunda
Dokunmasın ellerin kimseye
Seslenişin uzak şehirleri gösterir
Sesin duyulmasın aman sakın
Rüzgâra fısıldarsın yarınsız yarınları
Ortalığı karıştırıp kaçmak niyetin
Aman adımların sokakları adımlamasın
Nasıl yaşarsın bu fikirsiz aklınla şaşarım
Seni görünce elli adım geri kaçarım
Bırak sözlerin düşlerin soluksuz nefesinde kalsın
Gözlerin değmesin masum gözlerin bakışına
Kayboluşun kuytu köşelerinde kayboluşuna bak
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

31 Ekim 2014 Cuma

Bir nefeslik dünyada

Bir nefeslik dünyada

Bir nefeslik dünyada


Aşkın çilesi gibi bana sarıl aşkım
Uçarken aşkın rüzgârın da saçların
Yüreğimi iklimlere götüren saçların gibi
Savur gönlümü aşkın fethine doğru

Aşk ile açan çiçekler gibi açıl gönlümde
Al götür beni kerem eyle aşkın yolunda
Al sürükle beni gamın dertli bakışlarında
Aşkın gönlünü sarışı gibi sar beni gülüşünle

Bağrıma hançeri sokan ihanet bakışları
Aşkın yolunda bekleyen nefessiz aldanışları
Aşk dolu dünyayı virane edenlerin adımlarını yok eden
Aşkın vuslat ile buluşturan Aşk’ın alın yazısı gibi gel aşkım

Kul Mehmet derki aşk ki umudun gülünü açtıran
Gel aşk ile sar beni kefen beni sarmadan
Bir nefeslik dünyada kin nefret gönülleri alt etmeden
Aşk ile sevelim birbirimizi cehennem ateşine düşmeden
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

29 Ekim 2014 Çarşamba

Hiç İdrak Edemiyoruz

Hiç İdrak Edemiyoruz

Hiç İdrak Edemiyoruz


Hayatımız tıpkı bir ağacın yaprakları gibi soluyor sararıyor sonra birere birer dökülüyor. Kaçımız ilerleyen koşarak giden zamanı geri getirebiliyor veya üzüntü keder dolu anlar ile ömrünü doldurarak gülümseyen tatlı gülüşler ile zamanı geçirmeden hayatın kıymetini bilmeden hayatın sona doğru gittiğinin farkına varabiliyor?

Bazen acımasız olabiliyoruz çoğu zaman hatta bazen her zaman, dilimizin ayarını bilmeden sözlerimiz acımasız olabiliyor. Bazen karşımızdakini üzerek soğuk kış gününde üşüyerek titreyen bir şerçe gibi gönül kapımızın dışında soğuk donduran bakış ve sözlerin altında bırakıyoruz ve hiçte farkında olamıyoruz pardon farkında olmak ayrı bir şey idrak edemiyoruz diyelim evet evet idrak edemiyoruz maalesef.

Hiç idrak edemiyoruz sevgi bizler için bir gereksinim güzelliklerin bir bütünü bir demet çiçektir. Sevgi gönüle dokunmak onu sarmak ona karşı ilgi duyduğunu göstermek onu sevdiğini hissettirmek değil midir?

Tüm bedenimizi de hücrelerimizde kıpır kıpır dolaşan bedenin sağlıklı ve canlı kalması için gönülde bedende mutlaka sevgi olmalıdır, eğer bu sevgiye kapımızı kapatırsak hayatımız karanlıklar içinde cansız güzelliklerin tadını almadan yaşayan bir kişi olmaktan öteye gidemeyiz.
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

27 Ekim 2014 Pazartesi

Kamil insan olma yolunda yürümek

Kamil insan olma yolunda yürümek



Kamil insan olma yolunda yürümek






İnsanın dünyada var oluş ve yaşam yolculuğu, bedenini var eden sevginin gücü ile güç kazanırken bu sevgi ile insanların gönlüne girerek insan olduğunu kanıtlamıştır. Başka bir şekilde gönülde sevgi olmadan sevginin yolundaki bu gönül bahçesi denilen merhamet anlayış vefa olmadan, insanın insan olduğunu kanıtlaması insanlara kendisini sevdirmesi mümkün değildir.

Çeşitli düşüncelerin bu güzel gönül yapısını ve onu temsil eden düşüncesini şeklini bozmaya, çalışsa da uzun vadede bir sonuca vararak gönüldeki sevgiyi yok edememişlerdir.
Kamil insan olma yolu olan İslam’ın yolunda yürüyen insanlar bu sevgi ve ilahi yolda, Yüce Rahmanın emrini hayatında uygulayanlar her zaman bu kapının açık olması için uğraşmış durmuşlardır. Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşi veli vb. gibi gönül insanları hep bu kapının kapanmaması için uğraş vermişlerdir.

İşte Gönül dostu Mevlana ne güzel demiş:

Bin sene de okusam, Ne biliyorsun diye sorsalar bana haddimi bilirim derim.
Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.
Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönül’e giren gözden ırak olsa ne olur.

İşte Gönül dostu Yunus Emre’nin o güzel sözleri:

Hak cihana doludur, kimseler Hakkı bilmez
Onu sen senden iste, o senden ayrı olmaz
Dünyaya gelen geçer, bir bir şerbetin içer
Bu bir köprüdür geçer, Cahiller onu bilmez
*** ***
Gelin tanış olalım, işin kolayın tutalım
Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz
Yunus sözün anlar isen, Mani’sini dinler isen
Sana iyi dirlik gerek, bunda kimseler kalmaz
Yunus Emre

Ya Gönül dostumuz Hacı Bektaşi veli ne güzel söylemiş:

“Ayağa kalkarsan hizmet amacıyla kalk,
Eğer konuşacaksan, hikmet ile konuş,
Ve oturacağın zaman, saygı ile otur!”

Hepsinin sözünde düşüncesinde, bu dünyanın gelip geçici olduğu gönül yıkmak ile bu dünyada insan olarak yaşanılmayacağı, gönülleri severek bu dünyada cenneti yaşayarak emanet olan ruhu, zamanı geldiğinde, Yüce Rahmana tertemiz bir biçimde teslim edilmesi gerektiğini söylüyorlardı.

Ne kadarda haklılar, düşünebiliyor musunuz bu günümüzde onlarca insanın kanı insan olmayan kılıksız vahşi kurt kılığına girmiş, insanlıktan nasibini almamış insanlarca katl edilirken, onların misyonu gönül dostu insan oldukları nasılda ilk bakışta anlaşılıyor ve bir güneş gibi, gönüllere doğarak ve gönülleri sevgi ile inşa eden mükemmel insanlar olduğu hemen belli oluyor.

İşte bu gönül dostu kâmil insan derecesini, nefisleriyle sayısız mücadeleler verip, biz insanların gönlüne girerek, gönlümüzü tertemiz sadece sevgi ile ancak yaşatabileceğimizi söyleyen bu nadide insanlar, hayatın zorlu zorlu imtihanlardan geçtikten sonra elde ettikleri kazandıkları sevginin ne kadar büyük olduğu da malumdur.

Kâmil insan olma yolunda, yürümek için nefisleri ile mücadele ederken insanlar ile gönül kırıcı değil onların gönüllerine bir damla kara leke düşmemesi içinde gece gündüz mücadele etmiş ve dünyada yaşarken kendi imtihanlarını, da, bu güzellik ve sevgi dolu yolda hep birlikte, gönül gönle yolculuğun en güzelini yaşayarak ve yaşatarak o tertemiz nurdan ruhlarını tertemiz, yüce Rahmana teslim etmişler ve önümüzde kıyamete kadar açık olan sevginin yolunu da açık bırakarak aramızdan ayrılmışlardır.

İnsan bir yolcudur bu yolda sevgi ile yürür sevgi ile ruhunu Rahmana teslim eder cennette köşküne sarayına kavuşur veya kin nefret ile gönlünü doldurur, şeytanın yardakçısı olur şeytan ona uzakta kıçı ile gülerken ruhunu güç ıstıraplar içinde teslim eder ve cehennemin yolunun da ebedi olarak yanmak için koşar.
Bu güzel gönül dostları, gönül veya kalp denilen et parçasını Allah’ın nazargahı olduğunu sadece ona bakarak bize değer verdiğinin farkında olan insanlardı.

Yolculuk, için önce bir yolun olması ve bu yolun tüm pisliklerden temizlenerek yürünmesi gerektiğini bilen bu amaç doğrultusunda yaşayan insanların başarısı, tabi ki her zaman büyük olacaktır. Hayatın bedensel ölüme uzanan yolunu kat etmek için gönül, denilen bu evin tertemiz sevgi ile din ile Gül kokulu Resul ile Kuran ile doldurarak arınma anlamını taşıyan bu yolda ölüme uzanan yolu kat eden insan, canlı bir varlık olmanın ötesinde, âlemin göz bebeği olan insan oluşun hikmetine de vakıf olmanın gerektiğini anlamamızı bize ısrarla bildiren bu insanlar aramızdan yok olduktan sonra yerleri hala boş duruyor.

Bu güzel insanlara şimdiler de ne kadar muhtacız öyle değil mi?
Mehmet Aluç

21 Ekim 2014 Salı

Bağrıma sızıyı bıraktın gittin



çekip gittin uzaklara başın oldu mu dimdik

ben sana ne söyleyeyim gözlerim yaşlı şimdilik

bu rüyamı gerçek mi biri atsın aban çimdik

bağrıma sızıyı bıraktın gittin


kolaymıy dı  çekip gitmek uzaklara söyle

aklımdan çıkar mısın kaçmak ile sen söyle

deli gibi koşar dururumum sokalar da ben böyle

bağrıma sızıyı bıraktın gittin



sen gidince bırakamadım aldım elime kalemi

seni anlatarak dolaşırım ben bu alemi

mısralarım'dır benim seni anlatan sen bak dalgana

ben ne haldeyim bilme boş ver sen  bakma sen bana



Kul Mehmet derki yıkıldı gönül sarayım gelme istemem

ömür boyu peşinde koşarken acılara pes demem

hayalin karşımda olmayınca bir lokma yemek yemem

bağrıma sızıyı bıraktın gittin

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç