Bu Blogda Ara

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Geçerken Saat Ve Zaman




Geçerken Saat Ve Zaman
 Saat zamanın peşimde
Zaman sona gitmenin peşinde
İnsanlar zaman ve saati boşa harcamanın derdinde
Ne saat insanların umursamasını umursar
Nede zaman boşa geçen zaman için kulları umursar
Her ikisi de görevini yapar hayat yolunda ilerler
İnsanlar ister görsün görmesin
Onlar görünerek gelip geçer gider
Saat ile sebat
Sebat ile zaman
Boş duvarlarda yaşayan insanlar
Boşa geçen zaman ile heyecan
Kalmadı dizlerde takat
Seslen artık duymaz saat ile zaman
Zamanın sonunda firkat
Gözden akan yaş boşuna
Geri gelmez giden saat ve zaman
Kalınca yalnızlığın dağında
Varınca son durağın bağına
Varılacak ölüm ile mezarın otağına
Bakma artık maziye pişmanlık dolu
Zaman ve saat söylemişti
Duyan olmadı hissetmedin
Şimdi taziye vakti hiç düşünmedin
Şimdi buldun dengini
Ararken bulamadın zengini
Var şimdi pişmanlıkla tövbe ile rıza kapısına
Pişmanlıkla baş başa kal
İrfan ile beslenmeyen gönlünün edepsizliğine
Tevhidi önemsemeyen bakışlarının kinini nefretini
Ölüm var diyen Kuran ile imanı duymayan
Sağır kulaklarının pişmanlığı ile kavrul
Son deme varmadan
Saat ile zamanın sesini duy
İmanın mührünü vur onların başına
Yolda kalma tek başına
Haydi, az yürü gayretle
Kalma pişmanlıkla hayretle
Var Rahman'a teslim olmanın deryasına dal
Tefekkür hikmetine az biraz dal
Gönül geminin rotasını teslimiyetin okyanusuna sal
Az dur saat zaman ile biraz kal
Anla ey doyumsuz insan
İşte sana sonsuz ihsan
Yok dersen buyur sana hüsran
İster yan
İster kan
İster san
İşte sana tatlı can
Geçerken saat ve zaman

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

5 Temmuz 2015 Pazar

Yine Sensin Gönül Kaptanım




Yine Sensin Gönül Kaptanım

Bak işte doğan güneş senin gülüşünle beraber gönlüme doğuyor, seni sevmeye izin geren gönül güzelliğin içi güneş ile ısıtıyor, sanki yeniden hayat veriyor bu ruhuma bir tanem...

Gönlümde aşkın filizlerini açtıran gülüşüne hayranım, gönül bahçemde mutlulukla yürümene de hayranım, bakmana da salınarak yürümene de, dilinde dökülen aşk sözcükleri heceleri yarınıma ışık umut olurken, seni kollarımda sarmak, dünyanın hazinelerine değer bir tanem...

Gönlüme aşk elbisesini giydiren sen, beni deliler gibi seven sen, mecnun gibi sevmeme izin veren yine sen, ayrılığın kapısını ömrümün suratına kapatan yine sensin nur tanem...

Ömrümün rotası şaştığı anda, yolunu kaybettiği anda, usta bir kaptan gibi, ömrümün rotasını aşk limanına götüren sen usta bir kaptan, ömrüme rota çizen gönül gemimin yönünü çizen sen usta bir seven, aşk ve sevda denizinde beni mutluluk gemisinde yolculuk ettiren yine sensin gönül kaptanım...

Kederler uğramasın saçının bir teline
Hasret uğramasın gözyaşı ile gözüne
Ayrılık çalmasın kapını nur tanem
Ben yanayım derdine kederine sen yanma
Sen sadece sev beni
Ben kederin hasretin ayrılığın yolunda beklerim
Senin kapına uğramasın diye nur tanem
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

İftara Doğru Gidiyor Zaman






İşte çıktık sahurdan
İftara doğru gidiyor zaman
Düştük Ramazanın ardına
Sonuna doğru gidiyoruz sevabına
Bin aydan hayırlı olan geceye
Kadir gecesine
Yaklaşıyoruz usul usul
Mümin Ramazanda nefsini allamış
Salih amel ile pullamış
Kadir gecesine yollamış
Biter âlemde inşallah sancı
Müminde var iken Kuran inancı
Zalim yer sille tokadı kalır cehennemde yabancı
Dünyaya gelir bir gün barış
Haydi, kullar iyilikle sen yarış
Cennete kolay olsun varış
Ramazana kullar yaslanır
Salıncağına biner sallanır
İftar olunca yedikleri ballanır
Sona giderken Ramazan
Buruk olur yürekler her zaman
Hoşça kal derken Ramazan
Kadir gecesini ihya edelim o zaman
Kul Ramazanda huzur bulur
Kadir gecesinde nurlar ile dolar gönlü yol olur
Ramazan Yüce Rahmanın kullarına ihsanıdır
Ramazanda gönlü hoş olan Allah'ın insanıdır
Haydi, ölümüz gözünde canlandır
Nefsi terbiye et terbiye ölüm ile canlandır

Mehmet Aluç (Kul Mehmet) 

Kim alır seni benden -2-





Geceyi gündüzü taşıyan aşkımız olduktan sonra
Aşk yüreğimizde bizimle olduktan sonra
Aşk usulca tenimize dokunsun bizimle olsun dedikten sonra
Kim koparır bizi aşkın ellerinde
Kim alır aşkın gözlerine bizi, biz gezerken
Uykusuz şafakları aşkın kucağında ninni ile uyuturken
Kim koyun koyuna yatarken bizi kim uykusuz bırakabilir ki

Mehmet Aluç

Kim Alır Seni Benden



sen gönlümde iken
kim alır seni benden
ben senin gönlünde isem
kim koparır beni senden
sen bana gülümser isen
ben seni candan sever isem
ayrılığa kapımızı kapatmış iken
aşkın sahilinde gezer iken el ele
ölümden başka ne ayıra bilir ki bizi

Mehmet Aluç


Secdeye Varır Gibi Gittiler Ölüme



Gazze de Musalar
Filistin de Ammar'lar
Doğu Türkistan da Yasinler ölür sanmayın
Yeniden dirilmek için ölür onlar
Bilmez zalim soyu kuruyasıca zalim
Musalar
Ammar'lar
Yasinler...
Onlar secdeye varır gibi gittiler ölüme
Anneler secdeye varır gibi uğurladı
Haydi, bölünme Müslüman böl zalimleri
Bükülme Musalar Ammar'lar Yasinler
Bükülmedi sende bükülme diril haydi imanın'la
Bak gör Müslüman emzikli bebe kalıyor yetim
Gül kokan Resul çok severdi yetimleri
Gözü yüreği kalmasın arkada annelerin
 Haydi, son olsun bitsin bu zulüm
Yıkalım ayrılığı tefrikayı birleşelim Kuran etrafında
Yok, olsun cümle zalim
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Medya Seçkilerim-Feridenin Günlüğü

 


Yavrum bu son bomba geçecek..


Feridenin Günlüğü












Yavrum bu son bomba geçecek...

Dünya’da eksilen Musalardan yazılar yazdım. Sen okurken çekik gözlü çocukların cennete yağdığı Doğu Türkistanı da düşünebilirsin. Serbest acı
Ya Resullallah bıraksalardı ona seni öğretecektim, bıraksalardı eteklerimize değil sana tutunmayı öğretecektim. Bıraksalardı sütüm sana helal olsun diyecektim. Benimki Musa, Onunki Zekeriya, şu kundağında acı emen Muhammet. Kucaklarımızda ölü serçelerle sana geldik. 
Dünya’ya gelenler büyüdü Ya Resullallah Gazzeye gelen Musa’ları vurup kucaklarımıza attılar. Bize senin adınla çağıracağımız evlat bırakmadılar. Bize Firavunların yağdırdığı bombalardan kaçıp “Korkma Musa bu son geçecek” diyerek sarılacağımız evlat kokusu bırakmadılar. Kokumuzu cennetimizi aldılar Ya Resullallah. Bize, dudaklarımızdaki feryadı ayaklarındaki çamuru öperek teselli edeceğimiz Ahmet bırakmadılar, İsmail bırakmadılar Musa bırakmadılar!
Onları son secdeye varır gibi ve o secdede ağlar gibi yavaş yavaş emziriyoruz,.. Onlar ki bizi hiç üzmediler, büyümeyen yavru bizi niye üzsün. Bize akşam ezanı okunmadan kapılardan çağıracağımız evlat bırakmadılar! Bize  elbiseler dikip bayram sabahı müjdeleyecek evlatlar bırakmadılar. Bize babasıyla bayram namazına giderken elimizi öpecek ceylan bırakmadılar.

Ya Resullallah sen ki yetimlerin mahzunluğunu elinde toplayıp secde secde ağlayansın. Sen ki öksüzün başını cennet cennet okşayansın. Biz bu serçeleri nereye uçuralım. Nereye uçsunlar ki sırtlarında taşıyacakları ölüm fazla gelmesin. Nereye uçsunlar ki anne diyebilecek kadar büyüsünler nereye uçsunlar ki elbiselerini giyip aynaya bakabilecek kadar uzasın boyları. Nereye uçsunlar ki saçlarını zafer ilahileriyle biz tarayalım Firavunlar taramadan önce. Nereye uçsunlar ki döneceklerinden umudumuz olsun. Nereye uçsunlar ki kucaklarımız onların musallası olmasın. Biz bu gözyaşlarını nereye dökelim Ya Resullallah. Sen olmalıydın ki senin kucağın Kızıldeniz. Bırakırdık Musa’mızı senin kucağına. Senin merhametin anne sütü gibi dağılırdı dudaklarında. Bize Halime Annemiz gibi teslim edeceğimiz bir Anne de bırakmadılar. Ya Resullullah evladının kulağına Muhammet Muhammet Muhammet diye seslenen anneleri de vurdular.

Ya Resullallah! Burada feryatlarımıza tırnaklarımızı geçirip yırta yırta evlat diye haykırıyoruz. Babalarsa gizli gizli ağlıyor. Sen de babaydın. Burada gömleği evladının kanıyla sokak sokak diğer yavrusunu arayan yiğide baba derler. Burada Vurmayın Allah aşkına Musa annesini emiyor diyen yiğide baba derler.
Burada dört evladının dağılmış başını bir kucakta toplayan yiğide çaresize baba derler. Burada salaya karışan içli hıçkırığa baba sesi derler. Burada evladı yaşıyor mu diye değil kolları yerinde mi diyerek Allah’a sığınan yiğide baba derler. Ve burada cenaze namazı kılmaktan alnı eskimiş, intikam orucu tutmaktan iftar edememiş yiğide baba derler ki babaları da vurdular. Ciğerlerine evlat kokusu çekip Cennetim diye sarılamayan yiğide baba derler … Onlar Yakup gibiler ki bütün kuyulara ağlayarak seslenen Yakup gibi.. Ya Resullallah Yusuf’larımızı kurtaracak Kervanları da vurdular.

Ey İsrail. Ey bizi analığımızdan vuran yiğitleri baba diye  çağrılmaktan mahrum bırakan şerefsiz cesetler.

 Ey namludaki kurşun kadar sayılı cesarete sahip kurşunu bittiğinde zavallı bir it gibi titreyerek ağaç arkalarına tüneyen sefiller. Yavrularımızın ölüleri üzerinde ceset tartan kan tüccarları. Ağıtlarımız üzerinde tepinen cehennem odunları. Allah daha son noktayı koymadı. O gün geldiğinde kucaklarımızdan evlatlarımızı toplayıp kurşundan geçirdiğiniz gibi biz de sizi azabın ipine dizilişini seyredeceğiz. Bir bebeği sütten keser gibi nefesinizin kesilişini izleyeceğiz. Siz ağıt sıcağı nedir bilmezsiniz. Nerden bileceksiniz kan sıcağından başka sıcak bilmeyen ne bilsin. Sen kurşun sıkarsın o baba yumruğunu sıkar. Fakat bilmezsin ki sıkılmış bir baba yumruğu sizin bombalarınızdan büyük. Sen yağdırdın lakin Allah’ın yağdıracağı senin zafer sandığını başına gömer. Sen işaret fişeklerinle ocaklarımızı aydınlattın sonra vurdun dağıttın lakin Allah’ın işareti yakındır her dua bir fişek ağzında feryat salyasıyla kudura kudura o günü bekleyeceksin.

Ya Resululallah .. Ey Musa’larımızın Kızıldenizi. Acımızdan sütümüz siyah saçımız ak lakin sana seslenmek tesellimiz. Musa, Ahmet, İsmail, Ayşe, Zeynep senin merhametine emanet. Onlara iyi bak. Biz sütümüzü acımız gibi saklayacağız bizi avutacak bir cennet buluruz elbet..   

elonue@gmail.com
Twitter:@elonue
Kaynak:http://www.haber7.com/yazarlar/feridenin-gunlugu/1444850-yavrum-bu-son-bomba-gececek










Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç