Bu Blogda Ara

11 Haziran 2017 Pazar

Hayat Bir Yürüyüştür





 Hayat bir yürüyüştü haliyle bilmedi
Hayatı anlamadı o nedenle gülmedi
Hudutlar belliydi hudutlar geçilmez
Etrafına baktı baktı lakin olanı görmedi
Mutluluğu içemedi maalesef kana kana

Garibanlık bir hayat duruşuydu görmedi
Hayatın özü sabırdı sabır deryasına inmedi
Hayat safını belli etmekti verilenle yetinmedi
Döndü yanlış yana dönmedi doğru yana
Mutluluğu içemedi maalesef kana kana

Zenginliği asalet bildi içine gömüldü
Olanları görmeyecek kadar zaten kördü
Zenginlik vermekti verilen zenginlik gibi, fır döndü
Fır dönmesinde zaten yoktu hiçbir içgüdü
Mutluluğu içemedi maalesef kana kana

Yaşadıkça hep beni beni dedi
Kazandığını tek başına bencilce yedi
Aradı bulamadı konuşacak bir kedi
İnsan dedi neden kıymetimi bilemedi
Olmayan nasıl bilinir bunu düşünemedi
Mutluluğu içemedi maalesef kana kana

Yıkılmıştı gönlünün mihrap yeri
Akıtmamıştı kazanmak için teri
Yaklaşmadı hep kaldı geri geri
Yalnızlığı geldi ona seri seri
İşte şimdi yalnızlıktan kalmadı feri
Mutluluğu içemedi maalesef kana kana

Kul Mehmet’im nasıl hayata bakarsan öyle görürsün
Gönlünde sevgi verirsen kendinle herkesi güldürüsün
Bir şey vermez hep benim dersen kendinle herkesi öldürürsün
En sonunda tokadı yersin yerlerde kendin sürünürsün
Mutluluğu içemedi maalesef kana kana
Mehmet Aluç /Kul Mehmet










Mevla’yı Bulamadın mı?





Aradın yüce Mevla’yı bulamadın mı?
Nur Muhammed kokusunu almadın mı?
Yoksa sen yalancı dünyaya mı kandın
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Bu yalan dünyaya kanma çok çekersin
Burada ne ekersen ahirette biçersin
Bir gün ecel gelir sende göçersin
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Yalan dünya insanı bırakır yaralı
Yüzüne kara sürer kalırsın sen karalı
Arayıp buldun mu sen maralı
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Aradığını bulamadınsa sordun mu?
Mevla’ya hakiki kul oldun mu?
Zulmün karşısında dik durdun mu?
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Kul hakkın yolunda ancak güle
Güle neden konar sor sen bir bülbüle
Yaşarken hak yolda gönül dönsün küle
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Kul Hak yolunda Nur Muhammed yolunda ayrı kalmaz
Dünyanın malına dalarak yola çıkmayı unutmaz
Hak yolunda Nur Muhammed’e varmayan mutlu olmaz
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?

Kul Mehmet’im durma hakkın hak sözünü söyle
Gül kokmazsa açmazsa bülbül konmaz güle
Açan gül başında öter karışma sen bülbüle
Ardın Mevla yolunda kendini bulamadın mı?
Nur Muhammed yoluna başın koymadın mı?


Mehmet Aluç /Kul Mehmet


Aybüke Öğretmenim Cennette Gülenim

 
Aybüke öğretmenim cennete vardı
Açıldı cennette binlerce nurdan güller
Aybüke öğretmenim canlara candı
Nurdan Nebi kucak açtı nur oldu uçtu
Şehit oldu taşıyor şimdi onu cennete eller
 
Hakkın şehadet şerbetini içti cennete göçtü
Şahadeti arzulamadan bu âlemde yaşamak güçtü
Hakka iman ederek yaşamak zaten özgürlüktü
Şehit oldu taşıyor şimdi onu cennete eller
 
Ne kutlu bir yoldur şahadete erene
Şahadete varınca cennetten güller derene
Nurdan Nebice hoş geldin sen denilene
Bir onur şeref hikmet nurdur şehadeti isteyene
Şehit oldu taşıyor şimdi onu cennete eller
 
Ne mutlu kula Rahmanı nur Nebiyi görene
Şahadet olarak vatan hak yolunda ölene
Cennete giderken melekler nur Nebiyle gülene
Rabbim bize de nasip et sana gülümseyerek gelmeyi
Şehit oldu taşıyor şimdi onu cennete eller
 
Kul Mehmet’im Aybüke öğretmenim
Gelirsek bizi karşıla gönülden diyenim
Zalimlere cehennem haktır bilenim
Sen şimdi dersin Nur Nebiyle sohbet edenim
Bize de yer ayır nur Nebi yanında cennette gülenim
Şehit oldu taşıyor şimdi onu cennete eller
 
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Son Bir İmzanı At


Kurşun adres sormaz hedefe vardığında
Benim adresi ver terk edip sen kaçtığında
Son bir acı olsun yüreğimde sana ait olan
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Terk edip gidersen ben bu acıyla yaşayamam
Son bir kurşun gönder senden hatıra sensiz kalamam
Son bir selam gönder kurşunla bana bu son akşam
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Senden kalsın bu virane aşkımız bana
Madem terk ediyorsun bir şey demiyorum sana
Son bir kurşun değsin gönder değsin bu cana
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Gönder kurşunu bana çıkmaz avaz avaz sesim
Son defa ismini ansın kesilsin bu soluksuz nefesim
Parça parça olsun içinde sen olan göğüs kafesim
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Âşık Gülveren’im terk ettin beni vardın ellere
Varamayacağım artık ben mutlu mesut günlere
Hasret kalmak istemiyorum sendeki gülüşlere
Son bir imzanı at kurşunla gitmesin boş yere
Benim adresi ver terk edip gidince anında
Gurur duy bu acınla sen başın olsun yukarıda

Mehmet Aluç /Aşık Gülveren



Hicranla Yansın



Hicranla yansın bu gönül karışma
Hicrana vuslat çaredir uzaklaşma
Dinle sana hicran acep ne söyler
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Çıkarsa gönülden bir derin feryat
Ömür gelip bitiyor de sen heyhat
Hakka iman et etme ömrü bayat
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Hicran yoksa kavuşmanın tadı yok
Al hicranı incitme gönlün içine sok
Hicran gidene kadar sabırla ol tok
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Asıl vatan anavatan bil ki ahirettir
Adımlarını o yöne doğru sevk ettir
Bu âlemde alacağımız iki nefestir
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Her güzelliğin vardı zoru amma
Zor var diye yaşama sen gamla
Varırsın hayatın sırlarına zamanla
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Hicran varsa vuslatta karşıda durur
Az sabır edersen vuslat olur nur
Sabır etmezsen nefis şeytan vurur
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Kul bu dünyada hiç kalıcı kul değil
Var hakkın önünde sen durma eğil
Dünyaya gelen her kul ecelle ölür bil
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Aşk perdesi ile gelir bil sen Gönül’e
Perdesini sen açamazsın bile bile
Zamanla açılır sen az sabır et hele
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Varmanın ateşiyle yanmalı gönül
Varmak o zaman olur budur formül
Yanarsa yansın olsun gönül kül
Közlerinden yeniden dirilir gönül
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Hicran aşkın kanunu da bilesin var
Hicran yoksa vuslat olmaz sana yar
Bırak yağarsa yağsın başa her gün kar
Karı yağdıran hicranı veren Rabbim var
Teslimiyetle teslim ol âlemi sen sar
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Hicranı veren Rabbim dermanın verir
Gönülde geçenleri Rabbim bilir
Sen gönlünde bakar sen neleri geçirir
Sabır varsa her derdine dermanı verir
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Kul Mehmet’im hakkın yanında kal
Uzandığın hakkın kırılmaz dalıdır al
Yaşadığın hayata göre olur her sual
Al gönlünü eline sen onu san tual
Hicranda sen yâri sorumlu tutma
 
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

12 Mayıs 2017 Cuma

Sözlerimden Bir Demet





Kul İlk emrin oku

Sen aç olana bak bırak sen toku


Sen var olana var durma

Yanlış insana doğruyu sorma


Yolda yürümeyeceksen durma yolda

Biraz merhamette olmalı her kulda


Gülmüyorsan hayat için kendini yorma

Güzellik arıyorsan gülüşünde saklı boşuna arama



Mehmet Aluç /Kul Mehmet



6 Mayıs 2017 Cumartesi

Kamboçya da Ana Muhalefetle Yapılan Röportajım

 Ben Bilmem Bana Bildirenlerin Bildirdiğini Yaparım Genel Başkanı İle Yapılan Röportajımız



Ben Bilmem Bana Bildirenlerin Bildirdiğini Yaparım Parti Genel Başkanı İle Yapılan Röportajımız


Kamboçya da Ya da Uzayda bir ülkedeyiz. Sorularımızı soruyoruz defalarca iktidar olamamış, iktidarsızlıkla yaşayan Viyagra’nın varlığından haberi olmayan bir yer ülkede…
-Efendim hala iktidar olamadınız, bu iktidarsızlığınızı neye borçlusunuz?
-Öncelikle hoş geldiniz güzel bir soru, cevabı da bu kadar güzel olmazsa da açıklayayım. İktidar veya iktidarlık meselemiz değil zaten, beni bu koltuğa itenlerin yerleştirenlerin böyle bir amacın, benim için bir önemi olmadığını beyan etmişlerdi. Şimdi bana beyan edilmeyeni, ben nasıl beyan edeyim.
-Yani insan doğarken anne ve babasını seçemez ise, sevdiği parti başkanını da seçemez mi diyorsunuz?
-Aslında haklı olabilirsiniz, partime gönül verenlerde haklı olabilir lakin beni bu koltuğa sımsıkı yapış , kalkma gerisini biz hal ederiz dedikleri için, benim açımdan seçilip seçilmemenin bir değeri yok dediler, güçleri yetiyorsa indirsinler beni, bakalım kim iniyor kim inmiyor.
-Ama o zaman diktatörlük olmuyor mu?
-Yok, canım, zorla mı oturuyorum ben? Öyle görünse de gücü yeten yetene taktiği geçerli değil mi? Bana bu yönde görüş bildirmişlerdi.
-Lakin seçilmiş olanların hem seçtiğine hem de seçmenlere hakaret ediyorsunuz?
-Bu benim meselem değil, benim meselem bu koltuğu işgal pardon korumak, beni buraya layık görenler itenlerle bir sorunları varsa çözsünler. Hem bu partimiz ana muhalefet olmak için kurulmadıysa da yakışıyor, itici olmak yıkıcı olmak bazen adrenalin sağlıyor.
-Efendim problem mi çözüyoruz, insanların geleceği ile oynamanız sizin için suç teşkil etmiyor mu? Kamboçya veya uzay halkı bu partiye gönül verenlerin amaçları düşleri de mi önemli değil?
-Bana beyan edilenleri, edenlere ben bağlılığımı sunuyorum, tabi ki bu partiye gönül verenlerin fikri sadece seçimden seçime değerlidir, ondan sonrasında önemli değildir, bir anlam ve manada taşımıyor dediler bana...
-Ama siz neler söylüyorsunuz?
-Ben söylemiyorum, beni buraya dikenlerin beyanları çerçevesinde konuşuyorum, hala neden anlamıyorsunuz. Babanız size oğlum sen şu koltukta otur, sakın kalkma derse siz ne yaparsınız kalkmazsınız, işgal pardon sahiplenirsiniz yani, bunu neden anlamamakta ısrar ediyorsunuz?
- Yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı bize üç kelime ile tanımlayın desem?
-Geldim oturdun gitmem.
-Sizin ve partili üyeleriniz için idealiniz nedir?
-Partilileri bilmem ama benim idealim belli, açıklamama gerek var mı?
-Yok, çok güzel açıkladınız peki, Şu anda yapamadığın ve en çok yapmak istediğin şey nedir?
-Yapılması istenileni zaten yapıyorum, istenilen başka bir şey beyan edilirse bana, bu koltukta kalma pardon korumanın yanında onları da yapabilirim No problem No sıkıntı…
-Gündelik hayatında spor ile uğraşıyor musun?
-Koltuğumu korumak adına sabahtan akşama kadar etrafında kimseler kapmasın diye koşturuyorum, tabi siz buna spor demiyorsanız beni bağlamaz, bence bu uzun bir maraton koşusudur ideallerimize ulaşmak adına pardon seçmenlerimizin amaçları uğruna.
-Beraber yola çıktığınız arkadaşlarının sizin için genel düşüncesi ne yöndedir nedir acaba bunca gayretsizliğinize rağmen?
-Bu beni bağlamaz, kendi düşende ağlamaz, güçleri yetiyorsa indirsinler, ben gelirken nasıl geldiğimi biliyorlardı, kabul ettiler, etmeselerdi yani akıl fikir izan var.
-Yani biliyorsunuz sizi getirenler ülkeye darbe yapma girişiminde bulundu?
-Ne zaman nere de Kenan Evren mi yaptı?
-Efendim her halde dalga geçiyorsunuz?
-Evet, dalga geçiyorum, bir zamanlar fötr şapkalı ne demişti, darbe varsa vardır yoksa yoktur, darbe vardı da biz mi sakladık, vardı da biz mi gelmesin dedik.
-Boş zamanlarınızda neler yaparsınız? Hobileriniz nelerdir?
-Güldürmeyin bırakın bu klişe soruları, boş zamanım mı var koltuğumu korumaktan başka bundan güzel hobimi olur, siz görünen değil görünmeyene bakın, satır arasındaki kelimeleri seçin ve ana fikri çıkarın.
-Evet, Sayın Kamboçya ve Uzay da yaşayan seyircilerimiz dinleyicilerimiz okuyucularımız “Ben bilmem bana bildirenlerin bildirdiğini yaparım parti genel başkanı” ile yapılan röportajımız burada sona eriyor, hoşça kalın sağlıcakla kalın, ama gözü açık aklı fikri hür kalın.

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç