12 Haziran 2014 Perşembe

Mutlu oldun mu?



Gözlerimdeki yaşlar gibi kelimelerde dökülüyor yüreğimde sitem dolu kalemimde defterimin üzerine. Kelimelerin hepsi kaçacak gibi duruyor kâğıdın üzerinde, fazla gözyaşı üzerlerin de düşünce silinmemek için kaçmaları çok doğal.

Ben sana ey sevgili defalarca gönlümdeki aşkı anlattım sen anlamadın, derya deniz akıttım gözyaşlarımı, sen hiç oralı olmadın. Hep kendi arzularının peşinden koştun.

Masamın üzerinde mutluluk içinde- bilmem ki o an nasıl mutlu olmuştuk bilmiyorum-çektirdiğimiz resim vardı, onu da kaldırdım bodrum katına karanlık odaya.

Beni perişan, ettiğine değer miydi? Çekip gittin, bir aylık işsiz kalışımı az sıkıntı içinde kalmamızı bahane ettin ve beni terk ettin. Yaşar iken bu dünyada az mutluluğu yaşamak var iken, sen ölmeyi sensiz hasret içinde ölmeyi, öğrettin. Peki, mutlu oldun mu? Aç mı kaldın açıkta mı kaldın, sevgimi sevgini üç kuruşluk dünya malına, sattın gittin.

Bir kaç gün belki bir ay sıkıntı çektik ve sen o günler de bana dünyayı dar ettin. Anladım demek ki seni tanımam, için bu gerekli idi belki bilemiyorum, ama iyi oldu asıl maskelediğin o çirkin yüzün meydana çıktı.

Sen gittin diye dilimde ah çıkmadı, feryat hiç çıkmadı, sadece az ağladım o kadar. İnanıyorum benim için bu günlerde geçecek ve yok olacak yalan olacak aynı senin, gibi ama yüreğime sapladın vefasızlığın hançeri, hiç çıkmayacak, bu hicran mevsimi de gelip geçecek.

Önüme set olan bu sıkıntının, sütunlarını Yüce Allah’ın yardımı ile yıkar ve düzlüğe çıkarım, asıl sen bu ihanetin ve vefasızlığının ıstırabı ile nasıl yaşayacaksın onu bilmiyorum. Artık aramızda gönül bağı sevgi bağı kalmadı kopardın gittin kirli,ellerin ile âmâ bir yandan da iyi mi oldu desem bilemiyorum yine bana sabrı selameti her hayırda şer, her şerde hayır var ayetindeki bu güzelliği öğrettin, galiba tek kazancım senden bu oldu.

Sakın ha sakın bir daha rüyalarıma gelme, hele hayallerimin sınırını hiç aşma ve yaklaşma, yine seni görür dayanamam unutmuş iken tekrar cefa çekemem yalvarıyorum sana.

Şimdi sen umarım iyidir sin ne kadar kızsam da mutlu bir günüm oldu umarım iyidir ’sin. Gittin işte ne diyeyim daha sana, gönlümden gözümden düştün işte ne diyeyim daha sana. Sitem dolu mısraların içinde beni bıraktın gittin.

Ah sanki gözümün içine baka baka gittin ve terk ettin beni, sırtımda sessizce hain gülüşünün ile vurdun ve gittin. Hep üzgündü suratın, kaşın çatık büküktü dudağının kenarı gülümsemelerin yerine nankörlük saklanmıştı ondan mı öylesine kırıcı idi gülümsemelerin sözlerin.

Şimdi sen ayrı yolda ayrı kulvarlardayız ,hoşça kal bile diyemiyorum sana. Ben kızgın değilim dersem de kızgınım sana, sen istedin bu ayrılığı haydi sana güle güle bir daha çıkma yoluma.

Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...