20 Eylül 2014 Cumartesi

Yanında Beraber Yürüyemedik Ya Nebi




Gül kokulu peygamberim
Dün yine hayatını okudum
Kâinat senin nur yüzün sebebi ile yaratılmış
Parlak gül renginde
Ne beyaz ne esmer
İki rengin ortası gül kırmızısına benzer nurani yüzün varmış
Yüzünden nurlar akarmış
Dişlerin inci gibi parlak ışıl ışılmış
Gülerken konuşurken
Ağzında dişinde nurlar fışkırırmış
Sen daima güzel kokarmışsın
Saç ve sakalının bakımına da bakarmışsın
Ümmetine hep gülümseyerek konuşurmuşsun
Gönüllerine imanı nakış nakış örermişsin
Sen ne yersen etrafındakilerine de onu yedirirmişsin
Son derece elin açık ve cömertmişsin
Âlemlere Rahmet olarak gönderilmişsin
Herkese sevgi ile rahmet ile merhametle davranırmışsın
Hele ki bağışlamayı çok çok severmişsin
Hem cesur hem de yumuşak davranırmışsın
Her zaman doğruyu söylermişsin
Ahlakın güzelliği ile dolaşır
Zekânın keskinliği ile her türlü övgüye layık idin
Aşırı olmaktan uzak
Nefsini bir tuzak
Müminleri kardeşlik ile kucaklaştırdın çabucak
Yeme içmede pek yoksulluğu yaşar gülerdin sımsıcak
Namazı çok kılardın
Her duanda ümmetini içine katardın
Senin şefkatin merhametin Yüce Allan’dandı bambaşkaydı
Bütün varlığınla şefkatinle ümmetim ümmetim derdin
Çoğu zaman ümmetin için gözyaşı dökerdin
Hayatında ümmetini bir dantel gibi şefkatin ile
Gönüllerine imanı işleyerek nakş ederdin
Ümmetin Allah’ın Rahmetinde oluk oluk nasiplensin diye uyumadın
Dualarında biz ümmetin için gözyaşları içinde sabahlara kadar ağladın
Yüce Rahman bir ayetinde:
Size kendi aranızdan öyle bir peygamber geldi ki
Sıkıntıya düşmeniz O’na çok ağır gelir.
Kalbi sizin için titrer,
Müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe, 9/128)
Senin bu muazzam şefkatini bizlere bildirdi
Öylesine şefkatli idin ki
Kalbimize siyah bir toz konmasın diye uğraşırdın
Biz ümmetine dünya ve ahirette saadete götürecek yolları hep tebliğ ettin
Sana eziyet edenler için Hidayet’e ermesi için Yüce Allah’a yalvardın
Sidretü’l-Müntehâ”nın misafiri olmak sadece sana bahşedilmişdi
Miraçta bütün varlığın ibadet ve tesbihlerini Cenab-ı Allah’a sundun
“es-Selamü aleyke eyyühennebi” hitabına mazhara oldun
Sen yine de yine ümmetini düşünmüş “es-selamü aleyna ve ala ibadillahissalihin”
Diyerek selam ve emniyetten ümmetinin de olabildiğince istifade etmesini niyaz etmiştin
Mahşer günü herkes annenin evladından
Babanın evladından kaçacağı o günde
Sen ümmetim ümmetim diyeceksin gül kokulu Peygamberim
Seni göremedik
Kokunu hissedemedik
Yanında beraber yürüyemedik
Ama senin izinden yürümek için yetiştik
Ahirette seninle olmak için sünnetine sarıldık
Senin gibi herkese kolaylık sağladık
Senin gülümsemen gibi olamaz amma herkese gülümsedik
Kuranı yaşayamasak ta emrine uymaya çalıştık
Günahımız çok olsa da Yüce Rahmanın Affına sığındık
Ahiret te senin ile olmayı yüce Allan’dan diledik
Yüce Allah’a hamd olsun
Seni bize Rahmetellil âlemin diye gönderdiği için
Ve tüm Salat ve selam sana ve ashabına olsun Gül kokulu nebi
Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...