Bu Blogda Ara

26 Haziran 2023 Pazartesi

5 Mart 2021 Cuma

 

  İmkânsızlık İçinde Gönülde İmkânı Bulmak

 


İnsan bazen hayatın zorlukları karşısında öylesine zorlanıyor ki çıktığı dik yokuşun bir düz yola çıkacağından emin olmazken birden düz yola çıkıyor. Bu dik yokuş öylesine bir günde bazen bir ayda düzlüğe çıkamıyor. Biraz sabır çaba özveri istiyor. Bu dik yokuşta bunlarla olmak bazen zordan öte sanki imkânsız gibi oluyor. Hayat sana yürü derken, fikrinde düşüncende nefsin fısıltıları içinde hayat denilen hücrende sanki bir adım atarak dışarıya çıkamayacağını, nefsin arzu ve isteklerin bu telkinlerin benimle uzlaşı içinde ol, ben ne dersem yap diye fısıldarken, senin iki koluna yapışmış tutmuş jandarma gibi kollarında istediği yöne çekerek götürüyor sanırsın, sanmaktan öte öylede oluyor! Karşında hayatın gerçeklerine giden kapıyı üzerine kapatarak, kurduğu mahkeme de yargılarken bulursun! Sıraya dizilmiş çıkar ilişkilerinin temsilcileri, bana ne diyen şirketin yöneticileri, aman sende diyenlerin gözü açıkları beklerle seni yargılamak gerçeklerden uzaklaştırmak için!

 

Tek suçun gerçeklere ulaştıran kapıyı açmak için az zorlaman, onları terk ederek kurtulman! Ellerin de somut kanıt var, terk etmeyi gönülden istemek, yalanlarından gerçek olmayan söylemlerinden bir an önce kurtulma isteğin…Sanki gönlün bir avukat seni savunmak için bekliyor karşılarında güçlü duruşuyla, lakin onların çoğunluğu bu işin zorluğunun kırmızı lambasını yakarken, peş peşe sıraya dizilmişler seni içeride tutarak, gerçeklere ulaşman engel olmak için yoğun çaba içindeler.

 

Diğer seyirciler onlara kanmış onların peşinde giden seyirciler onların odaya girmesiyle ayağa kalkarken, bir tek sen ve gönül olan avukatın kalkmıyor. Şaşırıyorlar…Salonda karışık hayret dolu şaşkınlık ifade eden sözler yankılanıyor. ” Neyine güveniyor bu kaçınılmaz olandan”.

 

Tarafsızlık dersen arama bunlardan bulamazsın tek tarafları kendi yanları! Bunlar varlıklarıyla günümüzde yankı yapmış popüler olmuşlar, kitleleri peşinden sürüklüyorlar! Yükseklerde otursalar da alçaklardan daha alçak görünüyorlar yaptıkları yanlışlıklarla haksızlıklarla…Karşıda oturan çıkar ilişkilerinin patronu sanki ona “Aslanım aslan gibi kükreme, kedi gibi miyavla gel yanıma otur dizimin dibinden, benden kurtulamazsın kaçışın yok, bir kartal gibi seni yakalayarak kendime av yapacağım, bak etrafına görürsün binlerce avımı!” Bir an ürperirsin bunca gördüklerinin karşısında, gönül sana sakin ol dava bizim kazanacağız der…

Mehmet Aluç

Devam edecek İnşallah

2

Bütün hepsi bakışlarıyla seni esir almak için bakıyor, kaçışın yok gibi. Senin gerçeği istemen ona ulaşman onları tahtından edecek onlar için senin isteklerinin bir önemi yoktur. İğrenç değersiz birikimleriyle seni geçeğin yolunda ayırmaktır tek gayeleri. İnsanı adeta parça parça yiyen parçalayan adımlarıyla sana yaklaştıkça odan küçülüyor duvarların üzerine yıkılacakmış gibi oluyor. Çürümüşlük kokan sokaklarda seni çürütmek değerinden ne varsa yok ederek değersiz yapmanın peşindeler. Tam kendini savunmak için izin istersin” Otur yerine hadsiz” diyerek karşı gelir kendileri hadsiz olanlarca! Gönlün seni savunur, sunduklarının gerçekten çok ayrı apayrı olduğunu söylese de mahkûm ederler bir ömür sürünmen için.

 

Bir anda hakikatin tek sahibi Yüce Allah C.C. Sığınırsın “Rabbim ben bittim sen yettin” diye. Açılır mahkemenin kapısı büyük bir gürültü içinde, yıkılır mahkeme platformular, koltuklar, çıkar ilişkisinin patronları yöneticileri, benlik vs. Gelen aşktır ne varsa içinde atar dışarıya çöplüğe, yerleştirir içine “imanı, hakkı, hak sevgisini, Resul sevgisini, kendisini, insanı sevmeyi…Yıkar bencilliği çıkarı, tıkarı, sıkarı, bilmem kıçı dört buçuk atarı… Artık oyun bitmiştir bir anda dik yokuşlar düz yola çıkmıştır, Rabbin yardımıyla…Oysa onlar” Sanık ayağa kalk” demeden önce, aşk bağrı hak aşkıyla dolu olanların yangını hakkın yardımıyla söndürmüştür. Biraz önce şaha kalkmış egolarıyla kalkışmada bulunarak kendini bir şey sanalar yok olmuştur bir anda…Hayat bu az sabır ister, az özveri çaba tabi ilk önce gerçeği istemek ve aramak ve yola çıkmak, Vesselam.

Mehmet Aluç


3 Mart 2021 Çarşamba

Şiirlerin Konuşan Dili: Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!

Şiirlerin Konuşan Dili: Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!:   Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu! Mehmet Fikret adaşımın uçan kuşları kel kafama kondu Mest eden şiiriyle bu gönlümde şiir okuma...

Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!

 Adaşımın Uçan Kuşları Kel Kafama Kondu!




Mehmet Fikret adaşımın uçan kuşları kel kafama kondu

Mest eden şiiriyle bu gönlümde şiir okumanın zevki doldu

Zaten şiir değil mi gönülden gönüle varılan köprüyle yoldu

Birde kuşlar geldi şiirle aldı beni uçurdu aşkın kapısına koydu


 






Gönüller burada uyum kardeşlik dostluk içinde yaşıyor peş peşe

Yazdıklarım biraz uzun oluyor için de az var gülümsememle neşe

Şamatadan uzak gönül gönülleyiz varın gülüşünüzle sizler herkese

Birde kuşlar geldi şiirle aldı beni uçurdu gönüller kapısına koydu

Mehmet Aluç

 


2 Mart 2021 Salı

1 Mart 2021 Pazartesi

İnanın Başka Türlü Olmuyor

 



İnanın Başka Türlü Olmuyor

 

Hayat ayakta ya oturarak yaşanır karşılanır

İnsanın sırtı oturakta ayakta da kaşınır

Şimdi nasıl gizli bir yüklemeli özne

Yıkılır hayat kem gözle ya da bir sözle

Elem tere fiş kem gözlere takılmış diş

Boşlukta düşüyorsan sırtını bana yasla

Bana yaslamazsan da şiirlere yasla kaçma asla

Karışıksa duygularını şiirle çek hizaya

Çıkardın bir anda uzaya gel buraya

Ağırlaşırsa omuzunda yaşamak

Bırak yolda yüklerinin fazlasını

Taşıyacağın kadarını al anlamlısını

Gerisi zaten aklın fikrin bırak yamalısını

Yaklaş gözlerin dolu dolu sileyim

Dar ise elbisen bolunu sana giydireyim

Sıkmasın bedenini sana söyleyeyim

Beğenmezsen geri iade et başkasına vereyim

Sorun değil çekinmeden yaklaş

Sakın eğik olmasın sende ki kaş

Hüzün doluysan kaçma yaklaş bana

Hüznünle dolaşalım diyorum sana

Sözlerimle duygularımı yanlış anlama

Yanlış anlayarak derman bulamıyoruz

Açık kanayan yaraya

Sıkışıp kalmayalım araya

Duygularımla sesleniyorum sizlere

Yaklaşırsan eğer inşa ederek varacağız güzelliklere

Yoksa birisi kilit vurur duygu ve hislere

Rabbim güç kuvvet versin bizlere

İşte sizlerle olunca aklıma yıldızlar dökülüyor

Binlerce meşale karanlığı aydınlatıyor

Hayat çok güzel anlamlı kılınıyor

Uzak kalırsak birbirimizden

Bak cenaze namazımız kılınıyor

Suratsız kötü niyeti insansa bakarken sırıtıyor

Değiştirelim o sırıtan suratı yakışmıyor

Yedi sülaleni dizerim sıraya gerisi de buraya uymuyor

Ayrılık varsa sıyrılıyor aklımız salkım salkım

Eziliyor yerlerde kurulmalı güzel bir takım

Haydi fikre düşünceye akla yapalım güzel bir bakım

Boşluklar bizimle sevgiyle dolsun tıklım tıklım

Yağsın çöllere gönüllerde vefayla gözyaşıyla yağmur

Yoksa inanın başka türlü olmuyor

Bak şimdi duyguların bakışınla sıcacık bakıyor

Yaklaşıyorum yanına bak yüreğim yoksa donuyor

Yetebilseydim silerdim tüm kifayetsiz sözleri

Güzel bir söz vardır

“Seni öyle bir severim ki, dengeni kaybedersin;

Kiliseye girer ‘Selamün Aleyküm’ dersin”

Neden olmasın

Niçin olmasın

Mehmet Aluç


28 Şubat 2021 Pazar

Mahşer Yeri Gibi Tutuştu

 

Mahşer Yeri Gibi Tutuştu

 


Arar bu gönlüm sen gibi seveni bir güzeli bula

Nasip etsin Mevla’m beni sen gibi seven kula

Ararım yıllarca ben seni yolum çıktı işte sana

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mahşer yeri gibi tutuştu bu gönlüm seni görünce

Kavuştur Mevla’m beni bu güzele ölmeden önce

Cennet bağından güller açılıyor candan gülünce

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Közde yansam da aşkla bunun sonu har değil yaz

Al eline kazma küreği gönül deryanda mezarımı kaz

Ben sana aşkla vardım düşmez elimde çaldığım saz

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Bırak gönül kuşum bahar mevsimlerine konsun

Garip bir sevenim bu duygularım seninle olsun

Lazım olmaz deme al bir kenara koy bulunsun

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Kul Mehmet’im severken ben duyarım huşu

Bırak bana doğru uçsun o gönlün serçe kuşun

Layık olsun bana senin o aşkla bakışınla duruşun

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

 

Mevla’m nasip etsin sen gibi seveni her bir kula

Sizler aşkla sevince mutluluklar gelip bizi bula

İşte bu nedenle çıktım ben garip halimle yola

Anlar mısın bu aşığın halinden yoksa halim ne ola

Mehmet Aluç


Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!

 


       Eskilerini Çöpe Atın Yenilerini Alarak Hayatınıza Devam Edin!
 



Pandemi den önceki ayrılık kapıları kapanarak, dostluğa sevgiye birbirimizi anlamaya açılır mı acaba? Hayır hayır, dönmek olmaz diyerek, dönmeyenlerden mi oluruz acaba? Yoksa bu dündeki ayrılıklar hiç olmamalıydı diyerek, koşarak birbirimize muhabbetle koşar mıyız acaba? Gönüller sevgiyle aşkla yeşermeli, insanın saran ellerindeki gönlündeki sevgiyle bulutlara değmeli diyerek, sevgi ile koşanlardan olur muyuz acaba? Ne çok zor sorular bunlar! Rabbim yardım ederse elbette ki dündeki ayrılık kapılarını kapatarak, anlayış sevgi hoş görü kapısını açarız, yoksa dünden daha kötü benliğimizle hırsımızla ders almadan daha kötü günlere Rabbim korusun, gideriz yoksa!


Bu günlerde dündeki yalnızlığımızı dostluk neşeyle gerçekten sevdiğimizi/sevildiğimizi nasıl anlarız? Tabi ki pandemi ’ye bakarak, bize kazandırdığı yasakları tedbirlerin dünde de var olduğunu anlatarak, aradaki boşluğu sevgi ile muhabbetle doldurarak her şeyi sileceğimiz mesajını anlayarak…


Dezenfekten anti bakteriyel yönde çok güzel buluşlarla çalışmalarla ilerlemek adına bayağı yol kat ettik lakin hep vatandaş daha fazla tüketsin diye, yeni bardaklar tabaklar demlikler tavalar çıkarak dezenfektanlar, eskilerini çöpe atın yenilerini alarak hayatınıza devam edin diyen tüketim çılgınlığıyla, zaten zor geçinen vatandaşın omzuna sırtına yükleri ekleyerek devam etmek, mesajdan çok kazanımlar için koşmak adına sevindirici olmasa da çalışmalar adına sevindirici ve bizi cebimizde olmayan para ile borca girerek, devam etmeyen virajlı yollar içinde kaybolmamıza sebebiyet verirken, inşallah virajı yollar düz yollara çıkar Rabbim izni yardımıyla inşallah.


Üstat Sezai Karakoçun dediği gibi:
 
Ben geldim geleli açmadı gökler;
Ya ben bulutları anlamıyorum,
 Ya bulutlar benden bir şeyler bekler.
Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum...
Ben geldim geleli açmadı gökler.
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım:
 Biri damla damla alnıma düşer;
Diğerinde durur göğe bakarım
Ne şehir ne deniz kokan gemiler:
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım.


Bulutlarla gökyüzü içini sevgi ile doldurmamızı dostlukla kardeşlikle beraberlikle doldurulmayı bekler doldururuz inşallah üstadım inşallah…
 
Bulmak için teselliyi birbirimizde var olmamızla ararken, birileri hala bu teselliyi saklayarak biraz maddiyat yükleyerek, paran varsa teselliyi bulursun kendini korursun mantığıyla inşallah çalışmalar yapmıyordur! İnsan oğlu benliğinden sıyrılmak yerine ona sarılarak hayatına devam ettikçe, teselliyi daha çok arayacağız gibi, inşallah hemen buluruz birbirimizi muhabbetle dostluk kardeşlikle bu pandemili günleri atlatırız. Aramızda bıraktığımız boşluğu inşallah pandemi ile değil, dostlukla berberlikle sevgiyle doldurarak pandemili günler beraberce yok edenlerden oluruz inşallah, selamlarımla.


Mehmet Aluç
 
 


29 Eylül 2018 Cumartesi

Kahramanlar-1

Kahramanlar-1



Kahramanlar yalnız yaşar derler bu yanlış, kahramanlar halkla halkın içinde yaşar ve bir gün gerekli olduğunda ortaya çıkar ve kahramanlığını göstererek kahraman nasıl olurmuş herkese gösterir ve köşesine çekilir, ömrü yeterse tekrar ihtiyaç duyulduğunda ortaya çıkar. Halka olan düşkünlüğünü anlatmaya kelimeler yetmez kifayetsiz kalır. Soğuk gecelerde yaprakların üzerine düşen bir "çiğ tanesi" gibi berrak suya hasret kalan, yaprakları sulayan bir damla, dünyaya sevgi diye ekilen yeşeren bir tohum sevgi bahçesi, ilkbaharın habercisi olan erken açan menekşe gibi baharın sevinci, kimi insanların yapabilecekleri sınırlı derken, sınırları aşan bir insan sevgi yumağı… İnsanların üstüne sinmiş karanlığı sıyırarak alan, aydınlık elbisesini giydirendir kahraman.

Günlerden bir gün, Serkan on yaşında dışarıda oyun oynayan arkadaşlarına bakarken, arkadaşı Bülent mahzun bir şekilde içini çekerek top oynayan arkadaşlarına bakıyordu. Bu hüzünlü bakışa dayanmayan Serkan yanına gitti.

-Arkadaşım Bülent neden üzgün ve hüzünlüsün?

Bülent ayağında yırtık ayakkabısını bin bir sıkıntı içinde saklamanın gayreti içinde iken sorusuna geç cevap verirken, Serkan durumun farkına vardı. Hemen eve koştu babasının dün aldığı yeni spor ayakkabısını alarak, Bülent’in yanına geldi.

-Babam bana bunu yeni aldı ayaklarımı sıkıyor, senin ayağın benden büyük al giyin sen belki açılır o zaman ben giyerim.

Bülent yepyeni spor ayakkabısını görünce, gözleri fal taşı gibi açıldı dili tutuldu. Aslında Serkan ona verecekti, belki almak istemez hor görüldüğünü anlamasın diye böyle söylemişti. Bülent ayağındaki yırtık ayakkabıları çıkararak, arkasındaki akan dereye fırlattı, gülümseyerek ayakkabıyı giydi.

-Bak ayaklarıma tam geldi, demek senin ayağın benimkinden küçük.

-Evet küçük.

-Ben onu büyütürüm mmerak etme.

Serkan top oynayan arkadaşlarının yanına giderek, oyunu durdurdu.

-Arkadaşlar, arkadaşımız Bülent’i neden aranıza almıyorsunuz?

Rıza hemen söze girdi

-Onun ayakkabısı yırtıktı.

-Kaleci yapsaydınız olmaz mıydı? Ben size topumu hediye ederken ayakkabılarınıza baktı mı?

Çocuklar başlarını öne eğdi.

-Siz arkadaşlarım hiç Bülent arkadaşımızın evine giden oldu mu?

Yine ses yok başlar önlerinde.
-Evleri çok mu kirliydi?

Rüstem

-Şey temizdi de fakirler o yüzden…

-Fakirlik suç mu arkadaşlar? Sizi kim kışkırtıyor biliyorum ve şimdilik susuyorum, şimdi arkadaşımız Bülent oyuna dâhil olacak ve bende hakemlik yapacağım.

Bülent şaşırmıştı kulaklarına inanmıyordu. İnsanın kusurlarını yüzlerine çekinmeden söylüyordu, üzgün gönülleri okuyarak yanına vararak çözüm üretiyordu. İnsanları ön yargılarıyla yüzleştirmek herkesin harcı değildi, yaşı küçük ama aklı büyüktü. Zıplayarak sevinç içinde Bülent oyuna dâhil oldu.

Serkan burada ölçünün, insanlın renk ırki içine düştüğü trajedi dert keder fakirlikle ölçmenin değil, gönülden severek yanına varmak için bir adım atmakla sevmekle ölçüsüz olan ölçüleri yıkarak,  olacağını arkadaşlarına anlatmıştı.

Devam edecek inşallah
Mehmet Aluç

4 Eylül 2018 Salı

Düşlemek Duayla İstemek Beklenti İçinde Olmak Var Oluşumuzun Gereğidir.




Sonbahara girince havalar serinleyecek derken, odalarda hala sıcaklık devam ediyor. Balkon odaya göre daha serin, sıcakta çok ter döken ben-herkes sıcaklığı hissederken ben sıcaklıkla döktüğüm avuç avuç terleri hissediyorum- gecenin saat üçünde balkonda az serinleyerek bu yazımı yazarken bir demlikte  ada yeşil ve siyah çayı karıştırarak demli demli yudumluyorum. Diyeceksiniz ki ne alaka üç adet çayı karıştırıyorsun. Ada çayı terlemeyi önler yeşil çay bir antioksidan siyah çayı da çok seviyorum üçünü bir arada demleyerek yudumluyorum. İşte ben böyle serin havanın içeride esmesini beklerken-Vantilatörde çalışıyor fayda etmiyor- balkonda yazıyorum. Yarın aklıma koydum bir klima yapacağım kendi ellerimle inşallah, başarılı olursam yazacağım nasıl yaptığımı.

Düşlemek en güzeli, kulunu bu hal üzerine düşündüren Yüce Allah elbet bir çaresini olurunu vermiş nasip etmiştir ki düşündürür, bilirim diyerek düşleyerek serinlemenin yollarını arıyorum. Ne demişler bekleyen değil, yola çıkan arayan bulur. Böylesine tutarsız değildir bu aşırı terlememin vardır bir hikmeti… Mevla’nın izni yardımıyla, beklentilerimizi dualarımızla isterken yüce Mevla verendir. Farkındaysanız düşlemek beklentilerimizle istemek tüm olumsuz tutarsız sandıklarımız bir dua ile yok olurken, bizi çok seven Mevla’nın büyüklüğünü ve bizi çok sevdiğini güç ve kudretini saymakla bitirilmeyecek yüceliğini keremini ihsanını… Karşılığı oluyor, binlerce kez şükürler olsun Yüce Mevla’ya, serinleyeceğimin düşüncesi bile şimdiden beni üşütmeye başladı desem yeridir.

Kimileri vicdansızlığıyla var oluşumuzun bir sonu yokmuş gibi, bizim doğumla ölüm arasında yol alan olduğumuzu unutarak, insanların temel beklenti ve umutlarını yok etmek sömürmek için savaş kaos darbe, kur baskısı ekonomik çöküntü içinde oyunlar oynarken, en acısı da içimizde beraber yaşadığımız insanları da kandırarak, safına almasını görmek, onların bu var oluşumuzun ölümle sonlanacağı ve hesaba çekileceğimizin gerçeğinden uzak olmaları acı ve ıstırap veriyor. Gerçi asırlardır “Hak ile Batılın” savaşı devam ediyor ve kazanan hep hak oluyor ve bu gerçek hiç değişmiyor. Farkındaysanız yine bu savaş içinde düşlerimiz beklentilerimizi istediklerimizi yok etmeye çalışanlar dua’nın gücünden habersiz yol alırken, bizler gönlümüzde dilimizde dua ile birbirimize dua ederken onlar kaybeden oluyor, buradaki sırra vakıf olabildiniz mi acaba?
Onlar var oluşumuzun anlamsız olduğunu ispatlamak için ha bire saldırırken yok etmeye çalışırken kendileri kaybederek, bizim var oluşumuzun anlamalı, kendilerinin cehennem çukuruna giderek anlamsız olduğunu bize Yüce Allah yenilgileriyle gösteriyor. Açın bakın tarihe hep kaybeden batıl olmuştur. Bizde kaybetmedik değil lakin tekrar dirilişle imanla kalkarak kazanan biz olduk Mevla’nın yardımıyla keremi ihsanı lütfü ile. Onlar nefretleriyle yeri göğü doldurmaya çalışırken bizler merhametle yeri göğü hep dolduranlar olduk çok şükür…

Konu nereden nereye geldi Mevla’nın hikmeti keremi ihsanıyla, son bardak çayımı yudumlarken yazıma son noktayı koyarken sizleri cümlesiyle Mevla’ya emanet ediyorum, selamlarımla.

26 Ağustos 2018 Pazar

Boş Oturma İslam’ı Et İnsanlara Deklare


 

Gelecek olacak İslam’ın budur çare
Arabi olmana gerek yok gezme avare
Ol Faris İslam senden bunu bil ki ister
Boş oturma oku İslam’ı et insanlara deklare
 
İslam ayırmaz insanı demez ki ol Arabi
Âlemlere Rahmet değil mi o nur kutlu Nebi
Oku durma İslam değil mi bir hayat mektebi
Seçme sakın şeytanla nefis denilen akrebi
 
İslam’dan başka yol yok biz insanlığa mutlak
Baksana diğer izimler yollarda kesiyor gırtlak
İslam nurdur böylelerini yola getirir dikilir patlak
Boş oturma oku İslam’ı et insanlara deklare
 
İslam ayırmaz insanı demez ki ol Arabi
Âlemlere Rahmet değil mi o nur kutlu Nebi
Oku durma İslam değil mi bir hayat mektebi
Seçme sakın şeytanla nefis denilen akrebi
 
Zalimlerde nefret var arma onlarda sadelik
İslam izin vermez demez ki olsun azade’lik
Mutluluk İslam’la mümkün olur gelir asudelik
Boş oturma oku İslam’ı et insanlara deklare
 
İslam ayırmaz insanı demez ki ol Arabi
Âlemlere Rahmet değil mi o nur kutlu Nebi
Oku durma İslam değil mi bir hayat mektebi
Seçme sakın şeytanla nefis denilen akrebi
 
İslam der düzgün mutlu olsun insanın hali
Fazla değer verme insandan başka geçici dünya malı
Nefis bu önüne ne versen utanmadan yer her yalı
Boş oturma oku İslam’ı et insanlara deklare
 
İslam ayırmaz insanı demez ki ol Arabi
Âlemlere Rahmet değil mi o nur kutlu Nebi
Oku durma İslam değil mi bir hayat mektebi
Seçme sakın şeytanla nefis denilen akrebi
 
İslam nurdur hem de bin bir güzellik dolu manadır
Az rızık sahibi olmak haram yemekten evladır
Bak bakalım gidenler gitti ne götürdü ne kalandır
Boş oturma oku İslam’ı et insanlara deklare
 
İslam ayırmaz insanı demez ki ol Arabi
Âlemlere Rahmet değil mi o nur kutlu Nebi
Oku durma İslam değil mi bir hayat mektebi
Seçme sakın şeytanla nefis denilen akrebi
 
Gülveren’im İslam’la olan yaşayan olmaz ham
İslam’dan başka yollar verir inanın gam
Nefis şeytan izimler devirir bin bir doğru çam
Boş oturma oku İslam’ı et insanlara deklare
 
İslam ayırmaz insanı demez ki ol Arabi
Âlemlere Rahmet değil mi o nur kutlu Nebi
Oku durma İslam değil mi bir hayat mektebi
Seçme sakın şeytanla nefis denilen akrebi
 
Mehmet Aluç –Âşık Gülveren
 
 
Faris: Anlayışlı
Deklare: Bildirme ilan etme
Azade: Başıboş
Asude: Sakinlik Rahatlık
Evla: Daha iyi yeğ

Var İçinde Bir Hayat Bir Güneş

Var İçinde Bir Hayat Bir Güneş
 
 

 
Ey gönlüm şiir yazmaya edeceksen heves
Şiiri hor görme sakın deme ona abes
Okuyunca anlayacaksın her şey şeffaf
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir nefes
Sanma içine girince esir edecek bir kafes
 
İçinde bulunur sevinç içinde bin bir heves
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir güneş
Olunur mu gönlü hoş etmekten güzeli inan ki enfes
Onunla kaybolmazsın bulunur içinde bin bir adres
 
Okuyunca yazınca anlayacaksın var bin bir mana
Şiir dokunur heceleriyle gönül teliyle tüm cana
Yaz oku durma yazacaksan oku haydi kana kana
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir nefes
Sanma içine girince esir edecek bir kafes
 
İçinde bulunur sevinç içinde bin bir heves
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir güneş
Olunur mu gönlü hoş etmekten güzeli inan ki enfes
Onunla kaybolmazsın bulunur içinde bin bir adres
 
Okudun onca üstattan divanı mesneviyi öteyi beriyi
Okuyunca şaştı kaldı şiir bilmez alay eden onca enayi
Bilirim anlatmak aynı benzer deveye atlatmak gibi hendeği
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir nefes
Sanma içine girince esir edecek bir kafes
 
İçinde bulunur sevinç içinde bin bir heves
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir güneş
Olunur mu gönlü hoş etmekten güzeli inan ki enfes
Onunla kaybolmazsın bulunur içinde bin bir adres
 
Yazan bunu Gülveren mahlaslı kul Mehmet
Heceler dizilsin gönüllere isterim demet demet
Gayemiz bir parça üzgünü gülümsetmek budur hizmet
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir nefes
Sanma içine girince esir edecek bir kafes
 
İçinde bulunur sevinç içinde bin bir heves
Okuyunca anlayacaksın var içinde bir hayat bir güneş
Olunur mu gönlü hoş etmekten güzeli inan ki enfes
Onunla kaybolmazsın bulunur içinde bin bir adres
Mehmet Aluç –Âşık Gülveren
 
Abes: Akla ve gerçeğe aykırı.
 
NOT: Üstat Nabi’nin eserlerini okuduktan sonra yazdığım şiirdir.

20 Aralık 2017 Çarşamba

Susayanlara Bir Pınar Olan Bendim




 
Olmasa da beni kendinde arayan
Rahatla huzurla çoktur yatmayan
Beklerim bir köşemde layık olanı
Gecenin karanlığında benim ışıyan

Bir sırrım ben varılınca çözülmeyen
Bazen ağlasam da sonrasında güldüren
Ben terk etsem de benim terk edilmeyen
Girdiğim gönülde cenneti benim yaşatan

Tüm neşeler benim dilimle gülüştü
Benden ayrı kalmak bilene ölümdü
Geride kalan korumdu sönmez külümdü
Bendim yaşanmayan anlara koşturan

Güller benden aldı benimle açtı
Beni bilmeyenler benden kaçtı
Cennetten geldim âşıklar benimle yattı
Bendim gülmeyenleri güldüren

Bana yaklaşamadı dünyanın zalimi
Kapladım gönlünü onca âlim’i
Verdim esirgemedim tüm sevgimi
Ağlayanların gözyaşını silen bendim

Bazen aradılar çölde sahrada vahada
Bazen başların kaldırdılar aradılar havada
Ben zaten her yerdeydim bu dünyada
Hasretle bekleyenlerin beklentisi bendim

Bazen bir gülümsemenin içine saklandım
Bazen bir gamzenin çukuruna gizlendim
Beni o an görenleri cennete vardırdım
Cenneti arayanların kapısı bendim

Sözlerin hecelerin içinde yattım
Zalim olanları aldım uçuruma attım
Bir bakışla insanları anlayan yaptım
Zalimi yıkanların adımları bendim

Bazen bir pınarın çeşmenin başında durdum
Bir avcı gibi kalbi boş olanları anında vurdum
Bir yudum su isteyenleri güzellerin eliyle sundum
Susayanlara bir pınar olan bendim

Bazen karanlıklar içinde saklandım
Karanlıkları yardım ışık oldum vardım
Yolunu kaybedenlerin yolu oldum sardım
Yolda kalanların yoldaşı olan bendim

Tanıdınız şimdi beni sanırım
Bir cümle ile ben bazen anılırım
Aşk derler adıma söyleyene sarılırım
Bir damla mutluluğa hasret kalana koşan benim

Herkes beni yazdı yazdıkça bitmedim
Hiçbir gönlü terk edip ben gitmedim
Beni terk ettiğini sananları gözyaşı döktürdüm
Geri dönenlere kapımı açan yine benim

Nasıl anlarsanız anlayın ben akan bir pınarım
Güzel ceylan gözlü kadınların bakışında yaşarım
Sonra gönlüne girer bir volkan gibi kaynarım
Benimle yanmak isteyenleri yakan canlı tutan benim

Benimle yananları tatlı gülüşlerle huzura erdirdim
Kemale eriştirdiklerimi gönüllerde gezdirdim
Bir kuru soğanla iki aşığı bir ömür boyu güldürdüm
Kanaatkâr olmayanı kanaatkâr eden benim

Bendeki bu güzellikleri gücü veren Mevla’dır
Kullarına layık gördü beni gönderdi ondandır
İçine Mevla kendinden bir nurunu ekledi sırla doludur
Mevla sevdiği kulunu aşkla sınadı sonra aldı kucakladı

Âşık Gülveren’im anlatmayla aşk anlatılmaz yaşanır
Ceylan gözlü yârin aşk dolu gönlüne gönül bağlanılır
Anlaşılmayan ne var ise bil ki aşkla anında anlaşılır
Var sende ara bul aşkı yârin gönlünde yoksa kapısı kapatılır


Mehmet Aluç / Âşık Gülveren

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç