Ramazan ayında Ramazan şiirlerim-2-
Şiir edebiyat öykü deneme güncel edebiyat aşk şiirleri,hayat,evet,röportaj,gönülden şiirler,...
Bu Blogda Ara
1 Temmuz 2014 Salı
28 Haziran 2014 Cumartesi
Ramazan ayında ramazan şiirlerim-1-
UMUTSUZLUĞUN
HAYKIRIŞLARINI SİLEN
MÜBAREK RAMAZAN HOŞ GELDİN
Ruhumuz düşüncelerimiz
Anımız hayatımız yabancı düşüncelerle
Uçuruma giden adımların peşinde
İşte geldi gönüllerin
On bir ayın sultanı Ramazan
Ruhumuz düşüncelerimiz
Nur nur iman kokacak bir ay
İmana uzak düşmüş
Yolların ayrılığında gözyaşı döken
bizler
Rabbimin merhameti ile
Bu mübarek ayda
İman ırmağında yıkanacağız nur nur
Katil anlar düşünceler uçuruma
atılırken
imanın gücü bizimle beraber olacak
Yüreğimizde açan iman çiçekleri
Ramazandan da sonra sönmesin
kurumasın
Her şeyin başlangıcı sonu var
Başlangıcımız ve sonumuz Ramazan gibi
iman dolu olsun
Güneşin doğmasına sanki engel olacak
düşünceler
Gözlerinde kan damlayan izbe ruhsuz
sözler
Umutsuzluğun haykırışlarını silen
Mübarek ramazan
İmanın eşliğinde yüreğimizde
silinmesin başlangıç olsun
Sonu ölüm ile iman ile biten iman
dolu bir bakış olsun
Yoksa bu iman dolu olmayan yaşantımız
yıkıyor gönülleri yarınları
Geri dönmeye izin vermeyen zaman
içinde yok ediyoruz ömrü anı zamanı
Çarmıha gerelim paslı düşünceleri anı
zamanı
Akordu bozuk düşüncelerin peşini
bırakalım
On bir ayın sultanının peşinde bir
ömür yürüyelim
Saatler zaman hep yalnızlığı gösterir
iken
Mübarek Ramazanın yanında yalnızlık
yok
Merhamet var
Açların halini anlamak var
Paylaşmak var gülümseme
Güler yüzlülük var
Yüreğimize otuz gün fısıldadığı
Güzelliğin sesine kulak vermeye devam edelim
Kalmayalım yolda
Yoksa terk edilişle kaybediliş ile
kaybeden terk edilen biz oluruz
Alabora olmaya mahkûm gemiye
binmeyelim
Güven huzur var oluş veren
Saran kucaklayan merhametin gemisine
binelim
Mehmet Aluç
27 Haziran 2014 Cuma
Kara k/ömür külleri arasında geçti ömrüm
Kara k/ömür külleri arasında geçti
ömrüm
G/özlerim madende göçüğe rehin
G/özlerinle bakma bana
Karanlığımı karanlık madeni
anlayamazsın
Anlayamazsın çaresizliğimi
Soğuk yalnızlığımı
Bir ağaç yaprağının dalı gibiyim
Yer altına girince bir an kuruyan
Yeryüzüne çıkınca bir an yeşeren
Bir açlığın yangınında
Açgözlü taşeronun
Kasasında kayboldum ben
D/al gibi göçük geçiyor üstümden
K/an gözlerimde bir dilim ekmek
Son nakaratım sizi ekmeksiz
bıraktığım
Yaralı yüreğim ile ezilirken göçük
altında
Hüsran yok taşeronun gözünde
Sadece karanlığımda zindana gömülme
korkusu
Onu da hal eder ensesi kalın
Kasasında kanlı emeğim ile dolu para
ile hal eder
Ben sizsiz göçük altında kaldım
Ezgilerim ekmeğim boğazımda takılı
kaldı
Kaybolmadığımı sayın
Yaşıyorum cennette sizi bekliyorum
Yüreğim gitti sayın ruhum ile
sizinleyim
Karanlığa alışığım ben madenciyim
Mezarımda karanlık değil cennet nuru
ile dolu
Mehmet Aluç
26 Haziran 2014 Perşembe
Kuramadığı Hayallerin Mezarında Ölsün-2-
Gül dudakların ile dudaklarımdan öpmeyeceksen,
Gönlüme umut ışıklarını eklemeyecek isen
Sensiz paramparça olmuş yollarımda yürümeyecek isen
Vuslatı bana çok göreceksen eğer
Beni sürgün hasretin kucağına atacaksan eğer
Çek git öyle ise bırak ölüm öpsün
Beni sımsıcak kolların ile sarmayacaksan eğer
Çek git uzaklaş bırak kara toprak sarsın kollarına
Ağlayan gönlümün feryadını duymayacaksan
Çığlık sensiz isyan feryatlarımı duymayacak isen
Issız zindanlarda sensiz sancılar içinde kaldığımı görmeyecek isen
Bırak matemler duysun gönlümün feryadını
Ağlayan gözyaşlarımın içindeki sensizliği görmeyeceksen
Çek git öyle ise gözyaşlarımı çaresiz ıstıraplar görsün
Beddua ediyorum sanma sakın sevgili
Hasretin hançeri yüreğini param parça etmiş
Mecnun kerem gibi çöllerde seni arayan
Kalbi sensiz taşlaşmış yüreğimin duasıdır bu
Aşk susayan gönlümün feryadıdır bu
Vuslata varmayan gönül aşksız neylesin hayatı
Bırak kuramadığı hayallerin mezarında ölsün
Mehmet Aluç
Kuramadığı Hayallerin Mezarında Ölsün
Gül dudakların ile dudaklarımdan öpmeyeceksen
Çek git öyle ise bırak ölüm öpsün
Beni sımsıcak kolların ile sarmayacaksan eğer
Çek git uzaklaş bırak kara toprak sarsın kollarına
Ağlayan gönlümün feryadını duymayacaksan
Bırak matemler duysun gönlümün feryadını
Ağlayan gözyaşlarımın içindeki sensizliği görmeyeceksen
Çek git öyle ise gözyaşlarımı çaresiz ıstıraplar görsün
Beddua ediyorum sanma sakın sevgili
Aşk susayan gönlümün feryadıdır bu
Vuslata varmayan gönül aşksız neylesin hayatı
Bırak kuramadığı hayallerin mezarında ölsün
Mehmet Aluç
Gönüller kıyamda seni bekler Ya şehri Ramazan
Ramazan yaklaşıyor geliyor yine
Gönüllere gülümsüyor yine
İlahi huzura varmanın coşkun ayı
On bir ayın gönüllerin sultanı geliyor
Gönüller kıyama duruyor yine
Seninle olmak ne güzel
Ümmetin senin ile olması ne güzel
Bir cennet vadisisin, vadinde gezinmek çok güzel
Hakkın davetine koşar müminler
Merhameti anlar işte müminler
Yoksulun halinden yol çizersin gönüllere
Yoksulun gönlü alınır bu ayda
Sırlı bir gözle seyreylersin bizleri
Merhamet ile doldurursun kâinatı
İyilikler gönüller merhamet ile kıyama durur
Mübarek ayında ya şehri Ramazan
Hoş geldin gönüllerin kâinatın sultanı
Gönüller kıyamda seni bekler Ya şehri Ramazan
Tebessüm yağdırırsın gönüllere yüzlere
Küslüğü kini nefreti yok edersin
Şeytanı zincire bağlarsın
Dostluğun yollarını açarsın
Hoş geldin gönüllerin kâinatın sultanı
Gönüller kıyamda seni bekler Ya şehri Ramazan
Merhametsiz kalıp üşüyen gönülleri
Gelişinle gülüşünle merhametin ile ısıtırsın
Secde ile dua şükür kondurursun gönüllere
Şükürle nimetler gönüller coşar bu ayda
Şükür secde az gelir gönüller alışır sevgiye Rüveyda
Geçen ağlıyordu yoksul gönül geçen ayda
Gelişinle güldü yoksul gönüller ne kolayda
Resulüm sana ashabına ehli beytine olsun selam
Merhametle doldu gönlüm
Verdikçe yoksula rızkım çoğaldı bir iken oldu bin
Tebessümle doldu kâinat sığmaz oldu
Gelişinle kin nefret aniden yok oldu
Hoş geldin gönüllerin kâinatın sultanı
Gönüller kıyamda seni bekler Ya şehri Ramazan
Mehmet Aluç
22 Haziran 2014 Pazar
Fe firrû ilâllâh (Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının)
Fe firrû ilâllâh Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının) I (Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının) Haydi, Allah’a koşalım Bu ömür bir serüven ki Güvendiğin anda Saplar biri sırtımıza vefasızlığın hançerini Terk eder huzur denen mutluluk Kalakalırız, şaşkınlığın kan kokan avuçlarında Billur bir kuş gibi çırpınarak ölürüz İnkârdan zulümden İnsanların hakkını yememek için Haramdan faizden Nefsimizden yok oluşa giden uçurumunda çürümeden Şeytandan, Uzun süren kar ile buzlar ile kaplı günah ülkesinde korunmak için Bir mum gibi erimeden Allaha koşalım Ulaşalım her şeyi duyana feryadımız ulaşana Kanayan yüreğimize derman olana Gözlerimizi günah çukurundan döndürene Beynimize deli şeytan deli nefis değil Bizi mutlu eden Rahmanın hükümlerine koşalım Dayanacak gücüm yok demeden önce Gücü bitmeyen Rahman’a koşalım Bülbülün güle olan aşkına kavuşmak için koşalım Nefsin kör bakışına Şeytanın yalan sözüne kanmadan koşalım Sabahsız gecelerde hasret ile yanmamak için Haram ile ıslanmış yollarda kaymamak için Vuslat sönüp çöl olmadan Allah’a koşalım II Utanılacak yüze varmadan yani utanç yüzümüzü kaplamadan Gönülden sevilecek olan Rahman’a koşalım Köşe bucak saklanmadan Vefasızlığın kucağına düşmeden Hizaya gelmeyen nefis şeytanı hizaya getirmek için Gelin Allah’a koşalım Allah bize kul olmamızı emreder Bundan da muradı bizim mutlu olmamızdır Allah'a ruhumuzu ulaştırmayı dileyerek Başlayan İslam merdiveni ile her an Allah'a daha çok yaklaşmamızı Ve daha mutlu olmamızı sağlayacaktır Allah'a yaşarken bir insanın ruhunu ulaştırmasının Kura’n-ı Kerim'deki adı hidayet’tir. Kur'ân-ı Kerim boyunca Allahû Teâlâ insanları Hidayette olanlar ve dalâlette olanlar olmak üzere ikiye ayırmıştır Hidayet üzere olanlar, Allah’ın kanunu gereğince Kurtuluşa erecek olanlardır Dalâlette kalanları ise hazin bir son beklemektedir Hidayet, insan ruhunun yaşarken Allah'a ulaştırılmasıdır Kur'ân-ı Kerim’e göre bir kişinin hidayet üzere olabilmesi, O kişinin serbest iradesiyle yapacağı bir tek dileğine, Bir duasına bağlıdır Hidayetin gizlenmesi ise toplumu Bütünüyle cehenneme mahkûm etmek demektir O Allah ki, en sevgili mahlûkunu sadece ve sadece Kendi Zat'ına davet etmektedir. Ve O Allah ki Kur'ân-ı Kerim'inde "Her şey aslına rücû eder" buyurmaktadır Said nursi hazretleri ne güzel demiş: Fâniyim fâni olanı istemem Acizim aciz olanı istemem Ruhumu Rahman’a teslim eyledim Gayrısını istemem. Allah razı olsun üstattan Başka bir şey değil istediğimiz Araştırın ve Kur'ân ayetlerinin gerçek muhtevasına inin O zaman göreceksiniz Allah'ın güzelliklerini bütün boyutlarıyla Ve kalbinizi yepyeni bir sevginin sarmaladığını, İçinizin bambaşka bir aşkla kıpırdadığını hissedeceksiniz. III Bütün korkularınız bitecek o zaman Sizi siz yapan diplomalarınızın ağırlığından kurtulup, Yalnız Allah için olmanın zevkine varacaksınız sevgili kardeşlerimiz Ne kaybedersiniz bir inceleseniz... Sizleri bir parça düşünmeye davet ediyoruz Ruhun Allah'a ermesinin Kur'ân-ı Kerim'deki adı, hidayete ermektir Allah (azze ve celle) ile yüzleşelim Bize yaşamların en güzelini armağan eden değil midir Bu yüce dinde hayatın güzelidir İlahi çağrıya olumlu cevap vermek Allah'a iltica ile başlar diriliş Yonca yaprakları üşüyen titreyen solan ömür Yüce Rahmana iltica ile yeşerir İlticanın gereği yerine getirilerek devam eder Allah'a iltica etmemiş olanlar Henüz yaşam düzeyine ulaşmamış sayılır Bu yaşam tarzına ilk adım, Kurtuluş umutlarından yoksun hayat Bilinçli olarak şer üreten Bütün kötü akımlardan şeytandan Çoğalan uçuruma giden yok oluşun tortuları çoğalırken Bir girdabın derinliğinde kaybolurken Bunlara dair her şeyden kaçıp Allah'a sığınmakla kurtulur insan IV Bu adım, insanı, hayatın İlahi rahmet alanına dâhil eder Yumuşacık gülümsemelerin vadisi olan İslam ile Yeniden var olan yüreği ile Soluk almaya başlar Kıpır kıpır yaşam Orada yepyeni bir hayatla buluşmasına neden olur Yarabbi bilemedin kaçarken sana koşuşum Büyük bir kurtuluşmuş Ölümün senin ile dirilmiş diyen dillerin düşüncelerin huzurun ile Kaçarken düşümde rüyam çığlık çığlıktı Sızıdan can verirdi elem dolu hayatım Sana koşuşum can ile dirilmekmiş Kaç mevsim geçti, yalnızlık günah ile Bu kaçıncı sonbahar yok oluşa koşan İçimde kopan kıyametin sona ermesi Başıboş kalan esir, ömür zindanda yatan ben Şimdi hürüm hür Sana koşuşum ile can ile dirilmekmiş Rabbim diyen şükür duası ile koşmaktır Yüce Rahmana İltica (sığınma) olgusu derinleştikçe İman arttıkça insanın afakî enfüsi düşünce boyutları da derinleşir Hayata dair bambaşka kazanımlar elde edilir İşte bu özlü ve gerçekçi yaşamın adı İslâm’dır İslâm, hayatın gerçek olanıyla buluşmanın ve Bütün kötülüklerden uzak kalmanın adıdır Mehmet Aluç (51) ZÂRİYÂT Suresi Fe firrû ilâllâh(ilâllâhi), innî lekum minhu nezîrun mubîn(mubînun). Meal: Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O'ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim. Kaynak: "Kur'ân'daki Hidayet" insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır. - Kuran-ı Kerim Meallerini Kıyasla |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yayınlarım
Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?
Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç
-
Ben Razı Değilem Hicrana Gama Ben razı değilem hicrana gama Garip gönlüm haldan hala salan var Sabavetten beri bir yol göz...
-
1847’de Manisa'nın Kırkağaç ilçesi Gelenbe kasabasında dünyaya geldi. 1912'de aynı kasabada yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehme...
-
Yunus gelirde hakka doğru yürünmez mi? Gözlerde yaş akarda Yunus görmez mi? Hak yolda hakla olan Yunus görünmez mi? Hak yol...


