Bu Blogda Ara

15 Mayıs 2015 Cuma

Miraç İle Olduk Sıddık





Gül kokulu Resul
Bir adında Ahmet
Sensin Âlemlere Rahmet
Hiç çektirtmedin zahmet
Hep okudun Rahmet
Sendin Nurdan Muhammed
Gönüllere yağdırdın nurdan iman demet demet
Gelişinle yıkıldı husumet ile zulmet


Rahmanın daveti ile
“Bir gece
Kendisine
Bazı delillerimizi
Gösterelim diye kulu Muhammed’i
Mescid-i Haram’dan,
Çevresini mübarek kıldığımız
 Mescid-i Aksa ’ya götüren
 O zatın şanı ne yücedir!
 Bütün eksikliklerden uzaktır O!
Gerçekten, her şeyi işiten,
Her şeyi gören o’dur.(İsra)


Sensin nur gönlünle karanlığı aydınlatan
İnsanlığı çıkardın karanlıktan

“O ufkun en yukarısında idi.
 Sonra indi ve yaklaştı.
Nihayet kendisine iki yay kadar,
 Hatta daha da yakın oldu.
Sonra da vahyolunacak şeyi
Allah kuluna vahyetti.
O’nun gördüğünü
Kalbi yalanlamadı.
 Şimdi O’nun gördüğü hakkında
Onunla mücadele mi edeceksiniz?

Sensiz müminler kâinat hayat bulmaz
Sensiz müminler mutlu olmaz
Seninle olan asla solmaz

And olsun ki
Onu bir kere daha hakiki suretinde gördü.
Sidre-i Münteha’da gördü Ki,
Onun yanında Me'vâ Cenneti vardır
 O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı
Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı
And olsun ki Rabbinin ayetlerin den en büyüklerini gördü” (necm)
Peygamberimiz (asm),
Yüce Rabbinin: "Korkma ya Muhammed, Yaklaş!"
Buyruğunu işitmeye başladı.
Nihayet,
Hiçbir kimsenin hiçbir zaman
 Erişememiş olduğu yakınlık makamına,
 İlahî kabule, İlahî ikram ve ihsana nail oldu!
 İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre
 Peygamberimiz (asm):
"Ben, Yüce Rabbimi gördüm!" buyurmuştur.
Peygamberimiz (asm)
 Miraç’ta Cenabı-ı Hakk’a
Selam yerine bütün mahlûkatın ibadetlerini hediye etmiştir
Efendimizin (asm)
Cenabı-ı Hak ile olan bu konuşması
 Bütün müminlerin miracı olan namazlarında
 Okudukları tahiyyatın sözlerinden oluşmaktadır.

Zulüm çağı kalmıştı orta çağdan
Sen merhametle kâinata doğdun nurdan
Zalimleri sensin Rahmanın izni ile iman ile boğan
Sensin âlemlere Rahmet ile doğan
Gittin miraç ile ötelere
Küfür inanmadı dedi alavere dalavere
O ki bunun ile oldu Sıddık
O gül Resul dedi ise doğrudur dedi
Oldu Sıddık
Oydu Ebubekir Sıddık
Seni bugün onunla yine andık
Hepimiz olduk Sıddık
İnanmayanlar öldükten sonra derler eyvah yandık
İnanmadık yanıldık
Müminler ki hepsi sana sadık
Rahmanın izni ile
Sensiz Mümine dünya dardır
Seni sevenlerin gönlümüzde yeri vardır
Sensiz her şey zarardır
Tüm güzellik senin gönlünde vardır
Asırlar öncesinde sen Muhammedül Eminsin
Kokunsa eserdi, sanki yasemin nur nur gülümsersin
Beş vakit namazı hediye getirdin
Beş vakit bizi de miraç ile şereflendirdin
Geldi kuran senin ile nefsimizi yendik
Biz sen geldikten sonra güldük
Seninle olduk dünyanın kâmil insanı
Sensin Yüce Rahmanın ihsanı
Mehmet Aluç

14 Mayıs 2015 Perşembe

Ecdadımız



Gönlü nihayetsiz merhametle dolu idi ecdadımızın
Gölge ağacına sığınan mahzun kul bırakmazdı dahi ufukta
Gönüllerinin sarayında misafir ederlerdi bir solukta
Dağların yamacında oturur, ama kulun gönlüne yakın olurdu
Fırtına ekenlerin fırtınalarını biçer yüksek yamaçları dümdüz ederdi
Gönlü nihayetsiz merhametle dolu idi ecdadımızın

Gönlüne şan değil kana kan değil cana can idi ecdadımız
Müjdeleri almaz bağışlardı âleme mehtaba güneş gönüllere neşe
Gülümserken enginlere karanlıklara güneş gibi doğardı peş peşe
Zalimin gönlüne atarlardı sökülmez menteşe zalim batardı kızgın leşe
Gönlü nihayetsiz merhametle dolu idi ecdadımızın

Ufuktan ufuklara gönül arardı nöbetleşe
Akan gözdeki yaşları silelerdi pürneşe
Güneş gibi engin gönülleri ile güneş gibi doğarlardı âleme peş peşe
Zalimin gönlüne atarlardı sökülmez menteşe zalim batardı kızgın leşe
Gönlü nihayetsiz merhametle dolu idi ecdadımızın

Kırlangıç gibi idi gönüllerinin kanadı uçarlardı mazluma kanat açarak
Kuraklıkta batan solan çiçeği sularlardı usanmadan emek sarf ederek
Yıldızsız gecelerde gökyüzünde yıldız olarak doğar aydınlatırdı âlemi
Güzel gülümser güzeli inşa ederdi eli gönlü tükenmez kalemi
Zalimin gönlüne atarlardı sökülmez menteşe zalim batardı kızgın leşe
Gönlü nihayetsiz merhametle dolu idi ecdadımızın

Tarifini yapma ey kul Mehmet tarifi çok zordur ecdadının
Gönül denizinde gönüllere yüzerdi her anı idi apaydın
Kadir kıymetini bilemedik üzdük gittiler gelen yok günün olsa da aydın
Kan kokan virane aymaz gönlümüz var ne oldu bize yok mu söyleyen
Gözlerinde akar yaşımız silen yok neyi aradığımız bilmeyen sarhoşuz ortada kaldık
Yürümeden yolda, yolda kalan yorgun biçareyiz ümitsiz gönüllerle çölde kalmış bedeviyiz
Zalimin gönlüne atarlardı sökülmez menteşe zalim batardı kızgın leşe
Gönlü nihayetsiz merhametle dolu idi ecdadımızın
Mehmet Aluç


Sana Geride Yanında Ne Kalır




Zamanı gelir bu ömür ecel ayrılığı ile sallanır
Afiyet ile geldin cihana ömür kıymetin bil
Sanma cümle âlem sana kalır
Sarılma ile gelen ayrılık ile gider ecel alır
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Gafil olma Kuran iman Resul ile ol
Sen süslenmek istersin ömrü dünya malı ile bol bol
Dünya der iman ile süslen kazandığın gönder ey kul
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Nur tene değmesin nefis şeytan haram eli
Gideceğimiz yer zaten önceden belli
Ağada olsan paşada olsan bir çukur eşilecek kelli
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Kuran iman Resul ile süslen âlem seni kıskansın
Nefis ile şeytan sana yaklaşmadan yansın
Bu dünyada yap iyilik arkanda kalan canına ateşle yapışmasın
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Kuran iman Gül Resul çağrısını duy
Olma sakın inat bu değil bir oyun
Ecel gelmeden kefene girmek için soyun
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

İman da vardır ne güzel letafet
Haydi, gir içeri çek enfes bir ziyafet
İmandan giy sen bir kıyafet
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Sağ gelen kalmaz alem de
Ölümde de vardır bir letafet
Ölümden sonra vardır sonsuz ziyafet
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Yaş gelince sona dizde ömürde kalmaz sanma mürüvvet
Her şey çeneye vurur nasıl alır kuvvet
Ölümdür sanma son sonunda vardır halavet
Sen durma her an Rahmanı zikir et
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır

Sanma dünya konan başına Hüma kuşu
İman olmazsa nasıl mezarda çıkılır düz yokuşu
Kuran Resul iman ile ol gönlünde ömründe olsun huşu
İşte budur başına ömrüne konan Hüma kuşu
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır


 Bu nasihatim sanadır ey kul Mehmet
İmandır en büyük ganimet
Savaş nefsinle şeytanla kazan ey kul Mehmet
Az düşün ey kul geride ne kalır hepsini yel alır
Sana geride yanında ne kalır
Tabi ki Nur Kuran ve gül kokan Resul iman ile iyilikler amel kalır
Mehmet Aluç

Ey Ayrılık




Ey ayrılık sen vuslatı bilmezsin
Var gel bana sana vuslatı anlatayım
Gör o güzel enfes gönül güzelliğini
Uzak ufuklarda bakma az vuslata yaklaş

Hatıralarla mazime gömülme az gülümse
Gölgede bile ayrılık kefeni giyme özümse
Var vuslata sor halini gör karanlık halini
Uzak ufuklarda bakma az vuslata yaklaş

İnletirsin figan ile dağlar aşırtır yolda bırakırsın
Vuslat ise hülyaları besleyen büyüten kavuşturan
Kıvılcımı ile gönülde seni yok eder unutturan
Uzak ufuklarda bakma az vuslata yaklaş

Gezdiğin kıyılara bak çöl değil
Dik başınla durma vuslat önünde eğil
Bu dünya sana kalacak kar değil
Uzak ufuklarda bakma az vuslata yaklaş

Kırkayağın mı vardır ey ayrılık
Ayık gezen yok seninle bu çok ayıp
Kar yağdırırsın yaz ayında bu büyük kayıp
Uzak ufuklarda bakma az vuslata yaklaş

Yaklaşırsın sonra ırak illere kaçarsın
Seni bulup silmek gönülde zor neden kaçarsın
Vuslattan kaçarsın iz bırak peşinde neden naçarsın
Uzak ufuklarda bakma az vuslata yaklaş

Kurduğun çarkın dişlilerine dön de bir bak
Un ufak parçalıyor geriye ne kalıyor
Gülümser gibi kolun açar soluksuz bırakırsın
Uzak ufuklarda bakma az vuslata yaklaş

Rehavetin teras katında yatarsın
Peşine düşenleri yıkar gönlüne taht kurarsın
Har alevde yatar hali nedir sormazsın
Uzak ufuklarda bakma az vuslata yaklaş

Kul Mehmet der ki sana yaklaşan her kul yaşlanır
Vuslat ile olan kul mutluluğa yakınlaşır
İhtiyar oldun var git diyar illerde kaybol sana bu yakışır
 Şimdi Uzak ufuklarda bak yaklaşma yok ol ayrılık yapma yarış
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç