19 Eylül 2015 Cumartesi

Her Giden Gittiğinde Yüreğini Bırakıpda Giden Miydi? Bir Ceset Olarak Kalarak Terk Edip Giden Mi Cesetti Anlayamadım!



   Seninde hayallerin güllerin bağrında gül kokusu ile açsın isterim, sen ne kadar benim hayallerimi yıktınsa da, senin benim gibi hayallerin ağrı dağı gibi üzerine çökmesin yıkılmasın isterim, bilirim çok zordur nefes aldırtmaz, sokaklarda, caddelerde adım attırtmaz... Yaram sen sen derken, sen terk edip giderken, anlamayan duymayan gönlünle, hayallerin yıkılmasın isterim, yok yok yıkılsın en güzelinden yıkılsın ki, yıkmak ve yıkılmak neymiş öğrenesin diyeceğim amma gel gör ki diyemiyorum, kendi yalnızlığımla, sen kokan kokunla odamda kendi yalnızlığımı kendi yıkılmışlığımı ve yaralar içinde kalan hayallerimin yaralarını sarmakla meşgulüm... Sen kokan sözlerim cümlelerim, gölgelerin karanlığında kaldı, onlara ışık olmak için çabalıyorum ama nafile, yıkık gönlüm ne kadar çabalar ise çabalasın, kalmamanın sözlerime kulak vermemenin kırık oku ile yüreğim hala kanarken, gölgede kalan sözlerim ve cümlelerime ışık olamıyor!
   Nedir acı olan bilir misin, rüzgâr sana sevgimi ılık esen tatlı esintisi ile sevgimi sana ulaştırırken, senden ne bir ses ne bir koku getirmemesi çok ama çok acı, elem ıstırap dolu! Kalbimde sevdamız dillere düşmesin diye, sokağa, caddeye çıkarken sahte mutluluk maskesini takıyorum, senin adın terk edilen olmasın diye, ben terk ettim diyorum!
   Kapı eşiklerinde savrulmuşluğumun terk edilmişliğimin o kapkara izini silmeye çalıştım ama terk edişinde ,yüreğimi parçalayan bana dönmeyen yüzünün gönlünün kapkara izi hala duruyor, silemiyorum silinmiyor! Aslında gidişin benim gidişim miydi, senin gidişine çare olmayan gönlümün çaresizliğimi idi hala çözemedim, gidişine nasıl çare olamadım, yoksa her giden gittiğinde yüreğini bırakırda giden miydi? Bir ceset olarak kalarak terk edip giden mi cesetti anlayamadım! Gönül bahçem rıhtımın yıkık olsa da terk ettiğin için, o umut kokan sahilleri, o yıkık rıhtımı terk edecek değilim, umut kokan sahillerinde özlemlerin koktuğu vuslatın martıları uçtuğu için, gönlümün yıkık rıhtımını terk etmem, yıkık olan rıhtıma umutsuzlar değil, umutların tadına varanlar ,aksak olsa da aksak yürüyüşü ile umutlara doğru yürüyenler umutlarını yeşertecektir...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...