Bu Blogda Ara

5 Şubat 2016 Cuma

Hayat Der Az Daha Sabret





Silinmedi gönlümde aşkın cennetten gül boyası
Hasretliğini çekerken gönlümde aşkın damgası
Gönlüm aşk ile dirilirken gereklimiydi ayrılığın sırası
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Aşımın içine hasretini seni kattım yüreğimde tuttum
Ağladığımı hissetme diye ben ağlarken içimden hep sustum
Her gece hayaline ben sarılarak seninle beraber uyudum
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Yüreğimde sen var iken aşkımla hasretim toprağa battı
Gözyaşlarım toprağa düşerken yüreğimi içine akıttı
İşte o ana gözlerin ufukta belirdi yüreğimin içine baktı
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Sen gönlümde yaşarken hasretin gider mi hiç gücüme
Aşkımı yazıyorum gönlümde ben sana hece hece
Ben bekliyorum bitsin diye hasretlik gündüz gece
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Daha dün gibi aklımda seninle buluştuğumuz ilk gece
Aşkı bildik beraberce çözdük onu artık değil bir bilmece
Sevdikçe birbirimizi yükseldik aşkımızla biz böylece
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

 Toplanmış komşular imece usulü ile düğün yapmıştık mahallece
Hepimiz ne güzel yaşardık el ele omuz omuza ailece
 O güzel günlerimiz ne çabuk geçti gitti anlayamadık böylece
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Düşlerimde hep sen varsın çiçekler yağıyor saçlarına
Sakın hasret oku değmesin o hilal kalem karakaşlarına
Hayran olurum ben senin o nur cennet bakışlarına
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Bilirim sen olunca akmaz mı gözde hasretlikle yaş
Ağla bir tanem benim gibi aşk var gönülde düşmesin içine taş
Aşk ile sever gönül gurbetteyim diye sakın eğilmesin o baş
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Aşk değimlidir bir sır hasret ile gönülde büyür coşar bunu öğrendik
O mehtaplı gecelerde biz seninle yıldızların altında çok yattık güldük
Aşk gönlümüzü çılgın süvari atları gibi koşturur biz severken bunu bildik
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret

Kul Mehmet’im aşkı hasım bilme sen tut onu eyle hakem
Aşk ile güler yaşar mutlulukla bu gönül her dem
Sen aşkı yaz her zaman onunla yaşa düşmesin elinde kalem
Hasretin üzerime değil külfet hayat der az daha sabret
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

4 Şubat 2016 Perşembe

Kızlar Kızlar Oy Kızlar




Kızlar uzakta bakar bakarda yüreğim yakar

Bu zamane kızları yere bakar yürekleri yakar

Elinde düşmez aynası gece gündüz bakar

Kızlar kızlar oy kızlar kaş altında bakınca yüreğim sızlar



Arayın beni bulun siz kızlar bu sözümü kim tutar

Yaralı yüreğim sizsiz sızlar aramıza kim koydu dağlar

Aramaya yok niyetiniz bu gönlüm sizsiz ağlar

Kızlar kızlar oy kızlar kaş altında bakınca yüreğim sızlar





Sevda izi hiç yok mu sizde ne hoş olurdu gülüşünüzde

Güzelliğiniz gören feyz alır sonra yollarda kalır küstüğünüzde

Özleminiz yakar kızlar gülüşünüzle az bakın pencerenizde

Kızlar kızlar oy kızlar kaş altında bakınca yüreğim sızlar





Aşk sizdedir gönlünüzdedir bu âşık ne yapar

O güzel bakışınızla bu gönlümü anında kapar

Aşk ile inip kalkan sineniz aşığı fena çarpar

Kızlar kızlar oy kızlar kaş altında bakınca yüreğim sızlar



Gezdir beni bakışınla aşk âlemine gaflet içinde bırakma

Gülüşün cennetten çiçek hasret iline beni salma

Gör halimi inkâr eyleme sevdiğimi bil geriye kaçma

Kızlar kızlar oy kızlar kaş altında bakınca yüreğim sızlar



Yaklaş az ne olur yanıma tenin değsin canıma

Yüreğim yanar har kaçan bakışınla başıma kar yağdırma

Aşk adındır senin bu gönlünde bu aşığı aşk aşk diye arattırma

Kızlar kızlar oy kızlar kaş altında bakınca yüreğim sızlar



Sevdiğini inkâr etme ne olur hasret ile öldürtme

Hasretinden çorak çöllere susuz gül ektirtme

Fazla naz ederek bu garip aşığa zulümle bitirtme

Kızlar kızlar oy kızlar kaş altında bakınca yüreğim sızlar

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Uyur Kalır





Allah merhameti insan için yaratmış
İnsan gitmiş şeytanın koynunda yatmış
Uyumuş kalkmış gittiği yollar hep sapaymış
Demiş bu sapa yolları kim yapmış
Bilmez şeytan ayakta uyuturken kendi yapmış
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Allah gönül’e sevgi vermiş birbirinizi sevin demiş
İnsan akan pınarları nefreti ile kurutmuş sonra gülmüş
İnsanoğlu gitmiş bir ağacın dibinde yatmış
Karnı acıkınca kurumuş meyve vermeyen ağaca bakmış
Ulan bu meyvesiz ağacı buraya kim dikti demiş
Akan pınarları kuruttuğunu unutmuş
Meyve veren ağaç meyve vermez olmuş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Yüce Allah gönül gönül’e olun demiş gönül vermiş
İnsanoğlu durmuş yönsüz ne kadar yol var ise ona girmiş
Yönsüz yolda yol bulamayınca insanlığa kızmış
Yönlü yolu gösterene önceden kendisi ona azmışsın demiş
Terzi olmadan eline makas almış insanlığını kesmiş bitirmiş
Ondan sonra edepsizce hata bende yok demiş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Kimi değersiz olanı satarım diye pazara çıkarmış
Nerde fakir görse onu satmak için uğraşmış
Değersizi fakire satınca arkasında gülmüş
Yolda giderken başına kayalar düşmüş
Kaya başıma nerede neden düştü diye söylenmiş
Kendi kendine edepsizce gülmüş nefessiz kalmış ölmüş
Gittiği yol ıssız olmuş onu yıllarca kimse görmemiş çürüyüp gitmiş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Kul Mehmet’im dikkat et nefret kalmasın tende
Merhamet ne güzel durur gönül ile bedende
Yüce Allah ne güzel ömür verir kulu merhametle yürüyende
Var sende merhameti al gönlüne pişman olma ömrüm bak geçende
Ölümlü dünya belki gidiş biletin kesildi sıra sende
Ne hoş olur insanların gönlüne merhameti örende
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






Söz Meclisine Varamadım




Düştüm aşk yoluna düzdeyim sanmayın yokuştayım

Hala ararım gönlüme bir aşk hala manasız bakışlardayım

Düz yollara bulamadım hala aşkı ararım hala kışlardayım

Gönlüm mü bende değil ben mi gönlüme uygun değilim

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Uzatırım elimi sevda şehrine uzanmaz

Gönlüme yeter derim arama ama laf anlamaz

Boşuna arama belli ki aşk sana yar olmaz

Doluya koyarım almaz boşa doldururum dolmaz

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Kerem’i arayayım aşkı sorayım dedim

Kerem gezer çöllerde oraya da ben gidemedim

Ne yaparım gönlüme nasıl söz geçiririm bilemedim

Ben döndüm gönlüm döndü aşkı hiç göremedim

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Bu gönül bazen bana oluyor külfet

Aşkı bulda artık bana bu canıma lütfet

Sen bana dersin her gün az daha sabret

Sabırla yürürüm ama hala görünmedi sende marifet

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Ey aşk sana varamazsam sen beni affet

Zordur yolun kolay değil sen gel bu gönlümü az keşfet

Ben çok yol kat ettim az sende varmak için az yol sarf et

Gel çık karşıma inan sana karşı hiç yapmam muhalefet

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım



Kul Mehmet’im aşkı bulamadım bende yazdım kâğıda

Sanki aşk gelir peşimde görünmek istemez arkamda

İsterim gönlüm aşkı arayıp da onu hemen bula anında

Aşkı bulamaz isem sap gibi kalırım ben ortada

Söz meclisine varamadım sözsüz kaldım hecelere ulaşamadım

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç