22 Şubat 2016 Pazartesi

Sözlerim



Yıllarca düşünmenin içinde yürüdüm durdum lakin bir adım yürüyerek düşüncelerime ulaşmak için adım atmayı unutmuşum hiç haberim olmadı.

Karar verdim düşündüğümü yapmaya, bir avuç karar vermeyi küçük gördüm, karar vermenin rüzgârında bir sağa bir sola savruldum durdum, yapmanın ve hayata geçirmenin yolunu kaybettim.

Bilmek için yüreğim yanarken, okuyup öğrenmek için elime bir kitap alıp okumadım, bilememenin karanlığında kendimi çokbilmiş sandım, lakin aydınlatan yolların ışığında yürüyemedim, karanlık çukurlara düşe kalka, bütün bedenimi parçaladım.

Hayatı, yaşayarak nefes alarak yürümek, sonunda ölerek gitmek sandım, oysa arkada izler bırakarak yürümek gerektiğini, son anda öğrendim. Çünkü yürüdüğüm yollarda hep izleri takip ettim yürüdüm.

Yaşarken ölüme yürüdüğümüzü unutur, aklımıza gelirken korkarız, oysa geride bıraktıklarımızın bize gittiğimiz mekânda, faydası olup olmadığını düşünmeyerek biriktiririz, ölüm anını ve sonrasındaki hayatı güzelleştiren faydalı güzellikler peşinde gitmez, ondan sonra edepsizce korkarız.

Aynı kısır döngü içinde aynı mekân içinde yaşarken, yeni fikirlere dünyaya açılmadan, her şeyi bildiğimizi sanırken, bilemediğimizin karanlığında bir ömür boyu nefessiz kalır yaşadığımızı sanırız.

Bilmediğini bilmeyenler, cahilliğin kâbusunda yatıp kalkarken, kâbusu bilmek sanarak tir tir titrerken, bilmenin kendilerini titreteceğinden silkeleyeceğinden korkarak, hala bilememenin adını çok biliyorum koyarak hala o yanlış yolda yürümeyi erdem sayar.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...