11 Mayıs 2015 Pazartesi

Kaside-i Bürde

Kaside-i Bürde'yi Türkçe söyleyiş

ProfDrMahmut Kaya'nın yıllardır üzerinde çalışarak tamamladığı, Kaside-i Bürde'yi Türkçe Söyleyiş adlı eseri Damla Yayınlarınca neşredildi.  Eser, sadece içeriği ile değil, sunumu ve görsel estetiği ile de İslam Sanatına yakışır duruş sergiliyor. İlk iki baskısı 2001 ve 2004 yıllarında Türkiye Diyanet Vakfı Fatih Şubesi tarafından gerçekleştirilen ve dağıtıma verilmeden tükenen eserin üçüncü baskısı dağıtıma verilen ilk baskısı olması açısından da önemli.
Eser'de Kaside-i Bürde adlı şiir anıtının orijinal Arap parfleri ile yazılmış beyitleri, o beyitlerin Türkçe çevirisi ve Prof. Dr. Mahmut Kaya'nın o beyitlerdeki içeriği Türkçe manzumlarla ifadesi yer alıyor...
Örneğin, Arapça orjinalinin altında Türkçe çevirisi; "Allah'ın hk olan ayetleri (lafız itibariyle) sonradan, (mana itibariyle) ezelidir; çünkü kadim olan Allah'ın sıfatıdır." şeklinde verilirken, hemen onun altında bu beytin Türkçe söylenişi şu şekilde ifade ediliyor:
Ayet ayet inen Kuran'ın özü,
Ezelidir, sira Rahman'ın sözü
Sonradadır lafza bürenen yüzü.
            Mana da lafız da birer mucize, 
            Nice münkirleri getirdi dize..
İlk baskıda Kaside'nin metni icaze, nesih ve sülus olmak üzere üç ayrı hatla yayınlanmıştı. Eserin ikinci baskısı diğer hatların okunmasındaki güçlükten dolayı sadece nesih olarak basılmıştı. Eserin üçüncü baskısının aynı zamanda gerçek bir sanat eseri olması için Fatih Müftüleri Ahmet Önal ve Fahri Sağlık olmak üzere, yayıncı Hüseyin Kutlu, hattat Abdülhadi Dönmez, tezhip sanatçısı Rukiye Dönmez ve Ersan Perçem, Betül Kıran, Müzezzib Ersan Perçem ve  Prof. Dr. Mahmut Kaya'nın oğlu Cüneyt Kaya büyük emek sarf etmiş.
Yayıncı Hüseyin Kutlu yine de kendi gönlünden geçen güzellikle bir eser ortaya koymadığını, önsözdeki  "Peygamber Aşkını destanlaştıran Basiri'nin Kaside-i Bürde'sini, güzel Türkçesiyle anlaşılır, tadılır sade ve akıcı üslübuyla edebiyatımıza kazandıran ilim, fikir ve gönül insanı Mahmut Kaya Hocamıza minnettarız. Gönlümüz bu kitabın muhteva zenginliğini, süsleme sanatlarımızın anlam yüklü simgeli anlatımıyla birlikte sunmayı arzu ediyordu. Göz hakkımızın alacağı olsun diyerek şimdilik kulağımıızn ve gönlümüzün ziyadesiyle ödenmiş hakkı olmak üzere Kaside'yi Bürde'yi Türkçe Söyleyiş kitabına Hû diyelim..." ifadeleri ile ortaya koyuyor.
NEDEN KASİDE-İ BÜRDE DENİLMEKTEDİR? 
Coşkun bir peygamber şairi olan Muhammed Busuri, Pemgamberimiz Hz. Muhammed için bir çok kaside yazmışsa da onu şöhretin zirvesine taşıyan şiiri Kaside-i Bürde olmuştur.
1 Şevval 608 Hicri tarihinde (7 Mart 1212) Yukarı Mısır'daki Behnesa şehrine bağlı Behşim'de doğan şairin klasik kaynaklarda dağınık şekilde bulunan on iki kasideden ibaret şiirleri bir araya getirilerek Kahire'de 1955 yılında Dîvânü\'l-Bûsîrî adıyla yayımlandı. Kasîdetü'l-bürde diye bilinen 160 beyitlik kasidesidir.
Şair kasidesine el-Kevâkibü\'d-dürriyye fî medhi hayri\'l-beriyye adını vermiş ve ilhamının rüyâdan kaynaklandığını belirtmiştir. Hayatının sonlarına doğru felç hastalığına yakalandiğı bir sırada rivayete göre rüyâsinda Hz. Peygamber Bûsîrî'den kendisi için yazdigi kasideyi okumasini ister; o, "yâ Resûlallah! Ben sizin için çok kasideler yazdım hangisini emredersiniz?" deyince Hz. Peygamber kasidenin matla' beytini okuyarak bu kasideyi işaret eder. Bûsîrî kasidesini okurken Hz. Peygamber iki yana doğru sallanarak zevkle dinler. Yine rivayete göre Bûsîrî'yi ödüllendirmek üzere hırkasını çıkarıp yatmakta olan hasta şairin üzerine örter... Şair felç illetinden kurtulduğunu hisseder. Bu sırada şafak söküp sabah namazi vakti yaklaşmaktadır. Bûsîrî abdest alıp mescide giderken bir dervişle karşılaşır. Derviş ondan bu gece Hz. Peygamberin huzurunda okudugu kasideyi kendisine vermesini ister. İşte bu olay duyulduktan sonra kaside büyük bir üne kavusur ve zaman aşımı ile şairin verdigi isimle değil rüyâda Hz. Peygamber tarafindan üzerine örtülen hırka sebebiyle Kasîdetü'l-bürde diye anılmaya başlar.
Bazı kaynaklarda hastalıktan kurtulması sebebiyle Kasîdetü\'l-bür\'e diye geçiyorsa da bunun yakıştırmadan öte bir değeri olmadığı ifade edilir...
KASİDE'Yİ BÜRDE'NİN TÜRKÇE ÇEVİRİLERİ
160 beyit ve 10 bölümden oluşan kasîde, aruzun basit bahriyle yazılmış olup yapı ve üslup bakımından son derece sağlam ve liriktir. İslam dünyasında Kasîde-i Bürde kadar meşhur olan, onun kadar çok okunan ve üzerine şerh, haşiye, tahmis, tesdis, tesbi, taştır ve nazireler yazılan başka bir kasîde yoktur.
Eser belli bşlı bütün kültür dillerine tercüme edildiği gibi, Afrika, Güneydoğu Asya ve Balkanlardaki mahalli dillere de çevrilmiştir. Çesitli bölge ve ülkelerde genellikle sünnet, nişan ve düğün törenlerinin yanı sıra mübarek gün ve gecelerde,  ayrıca haftalık evrad olarak da okunmaktadır. Hatta kimi kültürlerde son münacât kısmı felçli hastalar üzerine yedi gün süreyle okunup Cenâb-ı Hakk'tan şifa dahi niyaz edilmektedir.
Eseri Türnkçe'ye kazandırmakta ter döken isimlen arasında, Abddurrahim karahisari, İbn Kemal, Süleyman Nahifi, Şemseddin Sivasi, Esasi, Hulvani, Ahmet Lali, İsmail Müfid, Sezai Karakoç ve İlhan Armutçuoğlu sayılabilir...
Prof. Dr. Mahmut Kaya'nın çevirisini süslediği Türkçe Söyleyiş örnekleri

Düşündükçe artar, coşar imanım,
İsmini anarken ürperir cânım, 
Ey rahmeti sonsuz olan Sultanım!
N'olur ümidimi çıkarma boşa,
Beni amelimle koyma başbaşa
***
Huzuruna elim bomboş gidende,
Her yandan korkulur hücum edende,
Dayanacak tâkat ne gezer bende.
Lütuf senin, kerem senin, suç benim,
N'olur Rabbim günahımdan geç benim.
*** 
Benlik zindanında çok çektim çile,
Gurur ve riyayı savurdum yele,
Arada bir günah işlesem bile,
Peygamber'le olan ahdim bozulmaz,
Aramızda olan bağlar çözülmez.
***
Biter bu kaygılar gün olur biter,
Adımın Muhammed olması yeter;
Adaş adaşının elinden tutar...
Hâşâ o kapıdan kesmem umudum,
Yabancı sayılmam ben de Mahmudum.
***
Lütfedip tutmazsan o gün elimden,
Kime gidip yardım isterim, kimden?!
Ayağım sürçer de düşersem birden,
Seslen dostum o an, arkamdan bana:
Eyvah sana, yazık sana, vah sana!
***
Art arda âyetler ruhları bürür,
Sanarsın okyanus coşmuş köpürür,
Şirkin izlerini siler süpürür.

Allah Allah, o ne müthiş belâgat!
Beşer kudretinin üstünde kat kat.
***
 
Kur'ân'la tanışan başka söz anmaz,
Okudukça okur, bıkmaz usanmaz,
O iksirden ruhu içmekle kanmaz...

Kur'ân'ın esrârı hiç sayılır mı?
O esrârı tadan hiç ayılır mı?!
 
***
Gördüm okuyordu, dedim ki ona:
Gözün aydın olsun, ne mutlu sana!
Kur'ân sebîlinden iç kana kana...

Buyruğunu tut ki mutlu olasın,
Kaygıdan kurtulup huzur bulasın...
***
 
Oku, yay feyzini bütün cihana,
İmrenir melekler ehl-i Kur'ân'a.
Endişen olmasın ahretten yana;

Zebânîler bile dönüp bakamaz,
Bin cehennem olsa seni yakamaz!..
 
***
Ondaki mânâya, üslûba bir bak,
Sanarsın derinden akan bir ırmak,
Havz-ı Kevser gibi leziz ve berrak.

Simsiyah yüzleri tertemiz yıkar,
Günahkâr girenler pak olup çıkar...
 
***
Terazidir Kur'ân gayet duyarlı,
Kılı kırka yaran hakka ayarlı;
Onu hakem bilen ne kadar kârlı...

Adâlet biricik tutunacak el,
Güneşin altında yok ondan güzel...
***
Sendedir hamiyet, mürüvvet, mertlik,
Kurbanın olayım bu ne cömertlik...
Özlem burcu burcu, bitmez hasretlik;
Kervan katar katar yola koyulmuş,
Canlar kurtuluşu kapında bulmuş.
Raksedip felekler döndükçe dönsün,
Aşkınla tutuşan canlar övünsün.
Bırak nasipsizler varsın dövünsün!
     
Senden daha büyük âyet mi olur? 
Senden daha aziz nimet mi olur?!
Kaynak: http://www.haber7.com/kitap/haber/767961-kaside-i-burdeyi-turkce-soyleyis
Yorum Gönder

Yayınlarım

Gülüşünde Vatanı Gördüğüm

Bayrak dalgalanır üzülme şehadete kavuşan yiğidim Gidişinle bayrak coştu yüreğimize koştu bu neydi bilmediğim İçimizde hain çıkt...