16 Mart 2016 Çarşamba

Anlaşılmaz Bir Durum



Vuruldukça vurulduk
Yoruldukça yorulduk
Bir nefesi soldurduk
Dur diyeni de yerden yere vurduk
Dur diyen var oldu
Biz dur diyememenin karanlığında vurulduk
Vurulduk yok olduk zelil olduk

Dur diyen aslan gibi karşıda
Vurun diyen omuzlarda yükseklerde
Diri diri kefene saran başucunda
Diri tutmaya çalışan kapı dışında
Ayağa kaldıran tekmelenir
Tekme atan gönüllerde beslenir
Dur diyen var oldu
Biz dur diyememenin karanlığında vurulduk
Vurulduk yok olduk zelil olduk

Bu durumu kim nasıl hangi hece sözle anlatır
Zaten anlatırken kavrulur yok olur
Anlayanlar anlatırken terk edilir
Anlatmayıp saklayan el üstünde tutulur
Masum denilen kor alevlerde yakılır
Bir avuç su döken hınca hınç küfürle uçuruma atılır
Dur diyen var oldu
Biz dur diyememenin karanlığında vurulduk
Vurulduk yok olduk zelil olduk

Bırakalım kıvranmanın sancısını mı yaşayalım
Nefreti yıkıp merhametin bayrağını asmayalım mı?
Nereye baksan kime baksan bakan kör kim şiş soktu
Şiş sokulurken hiç bizde el ile kaçan ayakta mı yoktu
Anlatılmaz çaresizliği kapıya dikerken
Dikme diyeni kovalarken nasıl aldatmakla suçladık
Dur diyen var oldu
Biz dur diyememenin karanlığında vurulduk
Vurulduk yok olduk zelil olduk

Kul Mehmet’im yazma yeter yazarken kayboldun
Pınarda yıkanmak varken çamur içinde yok oldun
Böylesi nefrete tükürürken tükürük içinde boğuldun
Söylesen ne fayda söylemesen durulmuyor ayakta
Var git rahat düşüncesiz yat dersen bu hayatta
Ne yatmak yatmak ne hayat hayat olmuyor durmakla
Dur diyen var oldu
Biz dur diyememenin karanlığında vurulduk
Vurulduk yok olduk zelil olduk

Mehmet Aluç-Kul Mehmet





Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...