26 Mart 2015 Perşembe

Aramazdım


Hatırlar mısın ey vefasız sevgilim? Aşk gülümseyen yüzü ile gönül kapımızı çalmıştı, ben gönül kapımı sonuna kadar açtım, sen ise bir türlü açamadın sebepsiz anlamsız arzularına yenik düşerek, açmadın kapattın! Ben ise deliler gibi etrafında koşturdum, gönül kapını aç diye aylarca öksüz bir çocuk gibi, gözlerimde akan yaşların masumiyetine aldırış etmedin hep somurtkan yüzünle burun kıvırdın, ne bana kucak açabildin, nede yarınlarımıza, nede mutsuzlukla çığlık çığlığa feryat eden viran mutsuz gönlüne bilmem neden? Niçin? Niye?

Ben kollarımı sana dünyalar kadar açtım, bak hala açık duruyor edebimden kapatamadım, belki bir gün pişman olur da geri dönersin, mutsuzlukla benim gibi yanma diye.

Belki layık görmedin kendini, aşkın berrak gülümseten gözlerindeki ışıltıya masumiyetine, belki beni kendine layık görmedin söyleyebilirdin, beni aylarca o sahte gülümseyen gözlerinle aldatmadan önce söyleyebilirdin benimle dalga geçtiğini, şaka yaptığını, gönlünü bir süreliğine eğlendirdiğini, o zaman anlardım bu kadar üzülmez ve yıkılmazdım… İşte o zaman ıslak kaldırımlarda, tek başına kokunu aramazdım, yağan karların altında gözlerinde gördüğüm bembeyaz düşlerimi yıllarca kaybettiğim beni sende aramazdım…

Gittin hayallerimi yıktın
Yıktın perişan ettin gittin
Gittin ve geri dönmedin
Dönmedin ben sensizde güldüm

Mehmet Aluç


Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...