28 Mart 2015 Cumartesi

Suskunlukla Hayatını Devam Ettiremez İman İle Olan...



İman bir gönül kuşudur, deryayı gezdirir mazlumların haksızlığa uğrayanların yanına uçurur, her an merhamet pınarına kanatları ile bizi uçurarak o merhamet pınarında, yıkanarak merhamet boyasına boyanarak o merhamet pınarında kana kana içerek, mazlumların haksızlığa uğrayanların yanına varmaya vesile olur.

Kul, ben yalnızlığa bu dertlere hasret nasıl dayanırım der demez hemen onun yanına vararak, onu teselli ederek gönül yarasına merhem olarak, yalnızlığına ortak olarak yalnızlığını dostluğa, dertlerine derman olarak mutluluğuna hasretine sabır nasihati ile sabır etmesine vesile olunur.

Yoksa iman gönülde saklanarak sadece kendisi için kullanılacak yaşanılacak bir güzellik deryası değildir, paylaşılmadıktan sonra o iman kuşunun kanatları kırılır gözleri kör olmaya gider.

 Şimdilerde nasıl mazlumların feryadı semada yankılanırken onların yardımına koşan yoksa işte iman kuşumuzun kanatları kırık ve onu iman pınarından yıkamadığımız ve merhamet pınarından kana kana su içirmediğimiz, Kuran’a olan bağlılığımızı duvara asarak, gül kokan Resul sevgisini gönlümüzün karanlık izbe gölgesinde sakladığımız için, iman kuşumuz son nefesini vermek üzere ve sanki çölde kalmış gibi susuzluktan, merhamet deryasında Kuran ile buluşmadığı için susuzluktan ölmek üzeredir.

Yarına, mutlulukla imanla güzel yarınlara varırım diyen kalmadığı için, Vuslatı kefen giydirerek onu uçurumların derinliklerine gömdüğümüz için ve sadece kendi çıkarımızı düşündüğümüz için böylesine dertler, sıkıntılar, feryatlar içinde yalnız kaldık…
İşte Filistin’de kardeşlerimiz her gün zalim utanmaz şerefsiz İsrail ve yandaşlarında katl edilirken, bir avuç şerefsiz İsrail’e karşı çıkan olmadı ve bu gidişle sıra bize gelince de ses çıkaran olmayacak!

Gönlümüzdeki nur iman bir anda karanlıklar arasında kalmasına seyirci kaldık, merhametin tüm güzelliğini söküp attılar gönlümüzde seyirci kaldık, iman gülümseyişi ile karşımızda seslenirken biz duyumsamazlıktan geldik, sadece işimize geldiğinde sadece kendimiz için gönlümüze aldık, lakin iman böyle değildir, mazlumlarının yanında olmak, paylaşmak sadece dünya malı için uğraşmak yerine hem dünya hem de ahiret peşinde koşarak, kazancımızı ihtiyaç sahipleri ile paylaşarak yaşamaktır iman.

İman aşk ile merhamet ile gönlü uyanık tutmaktır, billur kirpiklerden yaşlar aktığı anda koşarak o gözlerdeki gözyaşlarını silmektir. Gecenin karanlığı gibi karanlıklarda zalimlerin kıskacı altında inleyenlere koşmak zalimi imanı ile tuşa getirerek o karanlığa imanın nur ışığı ile aydınlatmaktır İman.

Kuran ve Resul peşinde koşmak ile hayat bulur bununda unutmayalım.

İman dünya ve ahireti inşa etmek için vardır gönülde, umutların hayallerine karanlığı ile gölge olanlara mani olmak içindir, iman sabırla yol almaktır beklemektir sıkıntıların dertlerin geçmesi için, tefekkür kürsünde Rahman’ın yüceliğine şükür ederek, onunla olmaktır…

Bahar gülüşlerinin tüm gönüllerde açması için vardır iman, cebinde hasret taşıyanların ceplerinde hasreti gidermektir, ona sabrı aşılamaktır iman.
Suskunlukla hayatını devam ettiremez iman ile olan, merhameti ile Rahmanın gönüllerimize nur nur indirdiği merhametin nurlu gözlerine bakarak, merhamet ile kâinatı süslemek yarınsız ’lığın karanlığını silerek çocuksu sevinçler ile doldurmaktır…

Bundan gayrısı sadece kendimiz için gönlümüzde taşıdığımız ne kendimize nede bu kâinata derman olmayacak suskun imandan başkası değildir. Bu da gerçek bir iman değildir… Selam ve dua ile…

Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...