18 Temmuz 2015 Cumartesi

Ölmeden Önce Yüce Allah’a Ulaşmayı İstemek




Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selam şefaatçimiz, Habibimiz, önderimiz, insanların en hayırlısı tevhid ve sünnet muallimi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ashabına ve onun yolunda gidenlere olsun.

Bu fani dünyaya gelen kullar olarak bizler, belli bir amaç ve gaye için geldik. Gayemiz belli amacımız belli. Yoksa yan gel yat, canın istediğinde kendi amacına ulaşmak için kulları ez, zulüm yap, güç kuvvet şu anda sende ise istediğini yap yık geç değil elbette.
Gayemiz, Yüce Allah’a teslim olmak, ibadet Salih amel işleyerek Yüce Allah’a ulaşmayı istemek ona ulaşmak-Ondan hidayeti isteyerek- Kur’an ve nur Resul yolunda ilerlemek, dünyadaki kötülükleri bertaraf ederek güzelleştirmek, yüreğimizde merhameti terk etmeden, gönüllerdeki yaraları sarmak, Ahiret mutluluğu için imtihan edilir iken sıkıntılar içinde sabır ederek, Ahiret saadetine ulaşmaktır.

Allahtan hidayet isteyerek ona ölmeden önce kavuşmak için ona teslim olmak, her istediğini yapmak, istemediğini yapmayı dilemek ile kul ancak cennete ulaşır. Her kim der ise bu âlemde Yüce Allah’a ulaşmak yoktur der ise yanılmaktadır, yanlıştadır. Allah’a ulaşmayı dilemek, Mümin ve kâfiri ayıran çizgidir. Her kul eceli gelince ölünce, yüce Allah’a ulaşacaktır, ama iyi ama kötü bir şekilde. Ama önemli olan ölmeden önce Yüce Allah (c.c.)ulaşmayı dilemek ve bu yönden hayatını devam ettirmektir.

 “Allah zikredildiğinde onların kalpleri titrer” buyruluyor.(Enfal 1-4 ile mümin un 60 ) birleştirildiğinde, Allah zikredildiğinde kalpleri titreyenlerin Allah’a yaşarken ulaşmayı dileyenler olduğu her hali ile anlaşılmaktadır.

Allah’u Teâlâ ise; "Kim Bana ulaşmayı dilerse Ben onu Kendime ulaştırırım (hidayete erdiririm)." diyor (Şura-13).

Ve "Sakın Allah beni hidayete erdirseydi diyerek pişman olanlardan olmayın!" diye bizi uyarıyor (Zuhrûf-37).

 Allah’u Teâlâ ise; "Bana ulaştıran bir yol var, ismi Sıratı Mustakîm'dir." diyor (Hicr-41).

 Ve "Onlar Allah'ın yolundan men ederler, dikkat edin!" diye bizi uyarıyor (Zuhrûf-37).

 Bazılarımız ise ; "Günahlarınız kadar cehennemde yandıktan sonra cennete geçersiniz." diyor.

 Allah’u Teâlâ ise; cennet ve cehennem hayatı ebedidir" diyor (Mu'minûn 102-103).

Ve "Sakın aldatıcılar da sizi Allah'ın affı ile aldatmasınlar!" diye bizi uyarıyor (Fatır-5).
Cehennem yeri ise küfrün yolunda gidenlerin ebedi kalacağı cezasıdır ve ebedîdir. Dünya âleminde kendi çıkarı peşinde koşan iman etmeden ölen bir insan o azap diyarında ebediyen kalacaktır O iman etmeyenler ise zulüm ile kula eziyet çektirenler ise ebediyen azap çekeceklerdir.
Artık kimin terazide tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir. Kimin de terazide tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerine zarar verenlerdir; Cehennem'de devamlı kalıcılardır. (Mu'minun-102-103)

Dünya hayatında Allah’a ulaşmak yerine kul sonu gelecek olan dünyayı tercih eder ise karşılığını dünyada alır, Ahirete eli boş gider. Ama dünya peşinde değil Kuran sünnet merhamet iman peşinde gider, zulüm gören müminleri kurtarmak için çabalar, yıkanları yok eder yeniden inşa eder ise karşılığını ahirette bol bol alır, çünkü gayesi Yüce Allah’a dünyada ulaşmak, secde ile olmak, her anına şükür etmek, iyiliği emir edip kötülükten men etmektir. Çok açık ve basit değil mi? Selam ve dua ile.

Gönlünde olsun Kur’an Sünnet Ahlak yapısı
Kur’an Sünnet iman ile açılır cennet kapısı
Dünyada iken edepsizce kulu yargılama çoktur cezası
Yüce Allah’a ulaşmayı dile işte sana dünya ve ahiretin mutluluk kapısı

Kul Mehmet’im bu âlem imtihan yeri
Helal ye Helal kazan akıt bu yolda alın teri
Hak yolda kaçma sakın atma bir adım geri
Yüce Allah’a ulaşmayı dile işte sana dünya ve ahiretin mutluluk kapısı

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...