3 Şubat 2016 Çarşamba

Karşılıklı Gönül Muhabbeti, Değişim Serüveni.3 Bölüm




-Sözleri kum saati gibi üst üste döküyorsun sende anlamıyorsun. Bu karmaşık duygularından kurtulmalısın.
-Şimdi sen kendimi gereksiz söz ve düşüncelerle öldürdüğümü söylüyorsun?
-Evet, ha şunu bileydim. Her zaman açık bir pencere vardır, yeter ki sen güzelliklere bakmayı dene. Sahte mutsuzlukları giydirme güzel olan sözlerin üstüne. Ayakların hep acılarına takıldıkça düşüyorsun, acıyor bedenin ruhun göremiyorsun. Harf harf işle aşkı sevgiyi gönlüne, sadece kendi mutluluğunu düşünme, başkalarını da mutlu etmeyi düşün ve o mutlu insanı gördükçe sende mutlu olacaksın.
-Çok derinden konuştun, aklım fikrim karıştı, az şu ilerideki kafeterya da az oturalım, sindirerek düşünmeliyim! Ayakuçlarıma basarken şimdi sanki gönlümdeki acılarıma basıyorum!
-Gönlüne ait olmayan gereksiz sözleri taş olarak taşırsan elbette ki acı ıstırap verir sana.
-Kuzum siz şarkılardaki eksik olan notayı tamamlayan bestekâr gibisiniz.
Teşekkürler ederim bu güzel sözleriniz için.
-Satırlara sığmayan sözleri gönlüme sığdırmaya çalışmanız çok hoşuma gitti. İnsan seninle çok güzel düşler kurar yarınları için.
-İzin verirseniz gönlünüze girmeyi bunu da beraber göreceğiz.
-Hımm… Buna da hazırsınız demek?
-Neden olmasın sevmek sevilmek çok mu kötü sizce?
-Şey tabi neden olmasın, şimdiye kadar aklıma hiç gelmedi de ondan garipsedim…
-Şimdiye kadar gönlünüzü bu âleme sığdıramadığınız belli, ama bu küçücük gönlüme sığdırabilirsiniz ve de çok mutlu olabilirsiniz. Artık her düştüğünüzde gönlünüz kanamaz, çünkü tam düşerken her an sizi yakalayan birisinin varlığı sizi her an düşmekten kurtaracaktır.
-Bak bu ilginç, garsona iki kahve söyleyelim, kahvemizi içerken az mola verelim, ben az düşüneyim aklıma gönlüme kabul ettireyim, ondan sonra devam ederiz.
-Tamam, siz nasıl arzu ederseniz ama ayaklarına dolandığımı mı düşünüyorsanız, hemen gitmeye de hazırım.
-Lütfen öyle düşünmeyin, beni kırıyorsunuz lütfen, öyle söylemek istemedim inanın.
-Ben üzerinize sinen gölgeleri karanlıkları aydınlatmaya çalışıyorum o kadar.
-Biliyorum a kuzum sizin gerçekten iyi niyetli olduğunuza inandım.
-Ben kendiniz sakladığınız dehlizlerde ayıkmanız için o dehlize büyük bir taş atıyorum, yuvarlanırken o sesi ile ayıkmanız kendinize gelmeniz için.
Belli ki kadın bu sözleri ilk defa duyuyor ve endişeleniyordu, alışmış olduğu yalnızlık kokan kendisine bu yeni hayata doğru yürümek isterken gönlünün ve alışkanlıklarından vazgeçmekten.
Kadın
-Sözleriniz bir ninni gibi geliyor inanın bıraksanız şimdi sözlerinizin tesiri ile şuracıkta günlerce uyurum.
-Ne güzel buyurun uyuyun göğsümde, sizi engelleyen nedir, bunca yılıdır sevgiye uzanmadan her şeyi yapan sizi engelleyen nedir?
-Bu güzel sözlerinizden ayrı kalmak desem inanır mısınız?
-Öyle ise değişim sizde hızlı başladı desem nasıl olur.
-Bence de güzel olur.
-Gönlünüzü saklı bir gibi saklamak size hiç fayda vermeyecek, açalım kapısını az hava alsın nefes alsın. Bırak gönlün kelimelerin hecelerin peşine düşsün. Acılar saklanma ile iyileşmez, sevgi dolu bir elin ve aşkın değmesi gerekir gönlüne ki yaraların iyileşsin.
-Şimdi sana gerçekten hak verdim, bu sözün tam ortasında vurdu kalbimin.
-Yaşadığın hayattan vazgeçmemek için fazla direnme, akışına bırak sevdanın aşkın ırmağında bırak aksın yıkansın gönlün.
-Tamam, siz kazandınız, değişmeye artık kesin karar verdim.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...