11 Ekim 2016 Salı

Reyting Uğruna

             
            Görsel sonucuGörsel sonucuGörsel sonucu
   Adı lazım değil bir televizyon kanalında, kanalın sahibi olduğunu sanan zat yüreğindeki sevinçten uzak olan, hırs yıkım dolu sevinçle, tüm çalışanları yöneticileri çalışanları toplayarak, toplantı yapacağını bildirmişti. Büyük bir telaşla toplantı salonu hazırlandı. Masalara donatıldı, masaya layık olmayan çiçekler yiyeceklerle donatıldı. Herkes kanalın sahibi zatı bekliyordu. Kendi aralarında fiskos yaparak toplantının ne amaçla yapıldığı hakkında fikir yürütüyorlardı. Az sonra o zat göründü, suratında anlamı çözülmeyen bir ifade yani ifadesizlikle salona girdi. Herkes ayağa kalktı. Odası şöyle yıkan bakışıyla süzdü. Oturdu o pahalı deri koltuğuna, arkasına yaslandı. İfadesiz bir gülümseme ile.
-Arkadaşlar oturabilirsiniz. Hepinizin merak içinde olduğunu biliyorum, bugün bir devrim yapacağız, kanalımızda izdivaç programı formatında, ”Benim istediğim sensin” adlı bir programa başlayacağız. Sizden istediğim, izleyenleri kıskandıracak bir süit oda daire, içinde yok yok, altı tane oyuncu kadın altı tane erkek oyuncu, bu kadın erkek oyuncuların her birinden beş tanesi uysal birer tanesi kavgacı dedikoducu, hiçbir şeyi beğenmeyen olmasını istiyorum. İzleyen izleyicilerin içine karanlık fikirleri kavgayı zihinlerine kazıyacak cinsten ve bu yönde yazılacak senaryo ile izleyicileri aileleri etkileyerek, huzurlu aile ortamlarını yerinden derinden sarsarak huzurlarını aile saadetlerini yerinden oynatmak istiyorum.
Herkes şaşkınlıkla birbirlerinin yüzüne baktı.
-Torağın yağmuru emdiği doyduğu gibi bu kavga hırs dedikodu dolu programımızı izleyicilerimiz emsin, huzurlu sakin fikirlerini hayatlarını darmadağın etsin istiyorum, şimdi sizler bana bunu neden yaptığımı ne amaçla hatta kötü bir amaçla yaptığımı aileleri dağıtmaktan zevk aldığımı düşünerek kızıyorsunuzdur, ama öyle değil. Zamanla anlayacaksınız, aileler kendi fikirlerine huzurlarına sevgi ve saygılarına ne kadar güçlü olduğunu hatırlatarak, sağlam olmayanları bu arada ortaya çıkarmış olacağız, bir nevi eleme yapacağız…
Bunu söylerken yalan söylediğini çok iyi biliyordu.
-Mesela sen sevgili yönetmenim, film çekerken senaryoya bağlı kalmayan içten samimi bir şekilde oynamayan oyuncuyla filminize devam etmek ister misiniz?
Yönetmen az düşündü
-Tabi ki devam etmek istemem!
-Peki ya siz senaristimiz, senaryonuza bağlı kalmayan oyuncu ve yönetmene senaryo yazar mısınız? Yazmış olduğunuz senaryoyu istediği gibi değiştiren sizin yazdığınız ruhu kökten yok eden bir yönetmen ve oyunculara yazar mısınız?
-Tabi ki yazmam efendim, lakin sizin bu söylediğiniz düşündüğünüzle aynı şey deği…
-Siz şu an fevri düşünüyorsunuz geniş düşünün… Sağlam olan ailelerle sağlam olmayan ailelerin bir sınavı şeklinde düşünün. Oyuncular özellikle kadın oyunculardan bir tanesi, erkeğin egemenliğini aile içinde yıkacak onu yerle bir edecek şekilde her sözüne karşı çıkan, onun fikirlerine düşüncelerine ters hareket eden bir senaryo ile lanse edelim. Her an kavga eden erkeğin yorgun eve geldiğinde onu pişman eden, kendisiyle her an ilgilenmesi gerektiği saçmalığını bir ülkü edinmiş bir kadın ve erkeğin o an biraz huzurla oturduğu kanepesinde oturduğuna pişman edecek bir şekilde yazalım. Artık kadınlarında söz hakkı olduğunu hatırlatalım, bol kavga bol dedikodu ve isyan dolu olsun, reytingleri alt üst edeceğimizden eminim. Bu başarının sonucuna göre herkese bir ikramiye vermeyi taahhüt ediyorum, çok çalışın, haydi yıkmaya pardon sağlam olanla çürük olanı ayırmaya haydin kalkın ve bir an önce bana, yeni fikirlerle senaryolarla gelin bakalım.
Masada oturan stajyer olan genç delikanlı, hırsla ayağa kalktı.
- Aile terbiyesi ortadan kalkar bu yayınlarınızla, bununla sizin millet aile bilincini ortadan kaldırmak istediğinizi ben anlıyorum, sizin tamamen çeşitli oyunlar entrikalar ile beyin yıkama ve cinsel dürtü oluşturma içindeki bu düşünceniz izleyiciler tarafında pek değer verilmeyecek ve gereken cevabı reyting dediğiniz o zırvanızın yıkılması ile bu gerçeği anlayacaksınız.
Şaşırdı, içinden demek ki evet demek ki sen derken.
-Siz yenisiniz galiba.
-Evet stajyerim.
İçinde hem de stajyer.
-İşte bizlerde bu entrika dediğiniz ama bizim bir çeşit elemeyle böylesi sağlam aileleri ortaya çıkarak, ailenin temelini sağlamlaştırmayı amaçlıyoruz.
-Hayır, buna beni inandıramazsınız, hem size mi bize mi kalmış ailenin temellerinin sağlam olup olmadığını test etmek?
-Seni anlıyorum daha gençsin, toplantıdan sonra yanıma gel bunu uzun uzun tartışalım, bana hak vereceksiniz. Bu alanda büyük adımlar atmalıyız hatta bundan geç kaldık, herkes ne düşündüğünün neyle karşı karşıya olduğunun farkına varmalı. İlk anda bir sarsıntı etkisi yapsa da, uzun vadede haklı olduğumuzu anlayacaksınız. Adımlarımızla düşüncelerimizle büyük adımları artık atmak zorundayız.
-Hayır, ben buna inanmıyorum, sizin fikrinizin temelinde bu yatmıyor ve bundan da eminim. İstifa ediyorum ve bu televizyonculuk bölümünü de buradan itibaren okumaktan vazgeçiyorum, sizin gibi fikirsiz aile kurumuna saygısı olamayan, ailenin temeline dinamit koyarak parçalamak isteyen insanın yanında staj görerek hayatımı dünyamı karartamam.  Ayrıca bu yapacağınız programın çirkefliğini, insanlara anlatmak için sizden daha fazla dürüst bir kanal bularak halka anlatacağımdan eminde olabilirsiniz.
Odanın soğuk rüzgârları eserken herkes biraz tedirgin içlerine sinmemiş olarak kalkarken, kanalın sahibi o zat bunu fark edince.
 -Haydi, hemen başlayın, bu genç arkadaşınız beni yanlış anladı, herkese iki ikramiye sözü veriyorum.
Bir anda telaş başladı, biraz önce asık suratları gülümseme sardı. Herkes en güzelini en yıkımını yazmak hayata geçirmek seyirciye sunmak için koşmaya koşuşturmaya başladı.
O zat yine odasına giderken sinsice düşünüyordu. Daha öncede kariyer dokusu ile kadınları çocuklarında anne kokusundan uzaklaştırarak, kreş adı altında uzaklaştırmayı başardık şimdide aile ortamının güzelliğinden kokusundan dokusundan ayırır isek amacımıza ulaşmış olacağız. Bireylerin kendi kendine yabancılaşması, aralarındaki bu güçlü aile bağının koparılması, hayatlarında sımsıkıya bağlı oldukları aile yapılarındaki bu bağlılığı çözdüğümüz zaman, onları istediğimiz her yöne yönlendirerek bir kukla misali tüm ipleri hayatlarını ele geçirmiş olacağız. Dopdolu hayatlarını boşluklarla doldurarak kendi fikirlerimiz ideolojimizle doldurduğumuz an, yıkılmış olacaklar. Kendi kimliklerinden özlerinden uzaklaştıkları an davranışları yaşantıları anlamsız bıraktığımız zaman, Türkleri Çanakkale’de yıkamadığımız Türklerin torunlarını yıkarak, amacımıza ulaşmış olacağız.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Yorum Gönder

Yayınlarım

Rahman Yazarsa Olur Mukadderat

Gönül sevince candan açılır namütenahi Boşuna beklemesin o zaman ihaneti uman Gönül severse gönlü canda sevmeyen hani Nefret ki...