19 Ocak 2015 Pazartesi

Gülümsemenin Şebnemin'de

Gülümsemenin Şebnemin'de



Gülümsemenin Şebnemin'de
Ayrılığın bir kabuk gibi yaralarımın gün yüzüne çıkmasına sebep oldu gülüm.
Hala acısını zevkle yaşıyorum ben neşeyle gülüm.

Sebep olan sen mi ben mi tartışılır, lakin gülerken neşeyle zevkle güldüğümü de sanma gülüm, gülmek için az gülüyorum, sızısı belirli olmasın sen gittin de ben yıkıldım ya o belirli olmasın diye a gülüm.

Yaz demeden kış demeden yaramda ki sızı eksilmeden sensizliği yaşıyorum gülüm…

Sahi ayrılmamıza sebep olan zalim ayrılığın sebebi neydi? Ben hatırlayamıyorum, mazinin kırık kanatları altına oturdum seçtiğim bu ayrılığın ıstırabını çekiyorum.

Sen nasılsın bilemiyorum a gülüm…

Çağırsam gönlümü önüne sersem gel desem af et beni desem koşar gelir misin bana?

Sarılmanla döktüğüm acılarla ıstıraplarla dolu akan beni gözyaşlarımın ateşini şefkatinle sarılmanla söndürür müsün a gülüm…

Şimdi komşumuzun kızı gülümser ile sana haber salacağım, lütfen çağrıma cevap ver ver ki, çığlık çığlığa feryat eden gönlümdeki kelimelere, sözlere, pişmanlıklara, arzularımın sesini keselim a gülüm…

Halimi anlatacak kelime bulamıyorum artık gülüm.

Cılız sözlerim gibi cılız sessizliğe gömüldüm, hatam neyse kabulüm a gülüm, yeter ki sen gel bana gülüşünle…

Gülümsemenin şebnemin de kahkahalar açsın gönlümde. Aşkın pençesiyle tut gönlümde, gereken cezayı ver bana ve gönlüme razıyım. Gücümü ömrümü yiyip bitiren pişmanlıkla ben baş başa bırakma a gülüm, bekliyorum çocuklar gibi bütün benliğimle ve ruhumla, gel ki hıçkırıklarım kahkahaya dönüşsün gülüm.

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...