15 Haziran 2015 Pazartesi

Yeni Gönül Sokaklarında Geziyorum



Yeni Gönül Sokaklarında Geziyorum


Sevda bir yürek işiydi, cesaret ile merhamet dolu gönlün kapılarını açmak canan için gönlünde güller yetiştirmek değil miydi?

Hayallerini bir kenara atarak, cananın hayalleri peşinde koşmak değil miydi? Cananın gönül sokaklarında gezmek, mutluluk çiçekleri gönlüne ekmek değil miydi ey cananım?

Ben seninle yürüdükçe gönül sokaklarında sen benden adım adım uzaklaştın ve gözden kayboldun, gittin! Ben hala önüme bakıyorum ve yürüyorum senin gönül sokaklarında sensiz! Bilmem sen ne yapıyorsun bensiz başka sokaklar da?

Ya ben sevmeyi yanlış bildim galiba, sanırsam olabilir amma desem de sen yanlış bildin ey cananım… Hala gönlüm direnmenin karanlık olsa da gönül sokaklarının izbe köşelerinde seni bekliyor… Ben yürüdükçe vurgun yesem de, gözlerimde kanlı yaşlar aksa da veda etmeden gidişinin hançeri hala sırtımda her adım attıkça biraz daha saplansa da, sensiz kalmayı bana uygun gören Rabbime şükür ediyorum.

Gülümsemeyi bilmeyen seni benden uzaklaştırdığı için, yaramla beni yalnız bırakmayarak senin karanlık gönül sokaklarından kurtarıp, yeniden tertemiz gülümseyen gönül sokaklarına çıkardığı için.

Şimdi ben yorulmadan yeni gönül sokaklarında geziyorum mutlulukla ellerimi semaya kaldırarak dilimde şükür ile hayatıma devam ediyorum, sen nasılsın umursamıyorum, hatta hiç düşünmüyorum, düşünmeyeni düşünmek, merhamete ihanet olur biliyorum… Avuçlarımda sakladığım gözyaşlarını döktüm senin gibi karanlık olan, dehlizlerin dibine.

Hala dik duracak kadar gönlümde aşk ve inancım var çok şükür… Seni kalbime sığdırır iken bana yer kalmıyordu şimdi hem kalbime kendimi hem de dünyayı sığdırıyorum, gökyüzünde uçan bir martı gibi uçuyorum hayatın gülümseten yollarında. Duyguların dilini bilen anlayan yeni canan bulmanın heyecanı ile göz bebeklerimde gülüşünü bulmak için yürüyorum yürüyorum…

Gönülde şafakları söken sen gibi olmayan, gönülde şafakları gülüşü ile aydınlatan, gönlünde bahar çiçekleri açtıran yeni gülüşler için gülümseyerek yürüyorum… Seni yengeçlerin dağıttığı kumlara gömdüm ve unuttum… Şimdi yollarıma dökemediğin dillerin ile, sözlerinle kal baş başa.

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...