23 Temmuz 2015 Perşembe

Haydi, Kal Kendi Karanlığınla Baş başa




Haydi, Kal Kendi Karanlığınla Başbaşa

İşte karşındayım gülümseyen halimle sen hala somurtkan halinle karşımdasın, ne aşk’tan anlarsın ne söz dinlersin…

Umursamaz tavırlarınla gönlümü yakarsın, geniş dünyayı bana dar edersin bilmem neden, zevk mi alırsın? Umursamaz tavrından dolayı mutluluk mu duyarsın? Söyle de bileyim? Susma KONUŞ!

Yanağımda yüreğimi yakan kor alevden göz yaşlarım süzülürken ah zalim ah hiç o kırılası ellerini uzatıp da biraz silmedin, bende aptalca karşında ağladım, sen aslında ağlamaya değmezmişsin anladım, terk edip gidiyorum seni kendi karanlığında kal ve yaşa…

Belki ayrılık seni uyandırır amma o zamanda beni bulamayacaksın, kahır olacaksın yaptığının pişmanlığı içinde kahır olacaksın aynı benim gibi… Sana hoşça kal demeye bile değmez, haydi kal kendi karanlığında.

Sen sözünü bilmez
Sen göz yaşını silmez
Sen kadir kıymet bilmez
Haydi, kal kendi karanlığında

Bilmedin bu insan senden ne umar
Merhamet aşk’la gözün içine bakar
Bir gülümse diye bekler
Bir gülümsemedin, kal mutsuzluğunla baş başa
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...