6 Aralık 2015 Pazar

İnsanların Gönlüne Doğru Bir Yolculuğa Çıkmak...


İnsanın kendi yalnızlık kuyusuna girmesi, etrafı ile tüm ilişkileri keserek suskunluğa mahkûm olması çok dehşet verici bir durum, etrafımıza bakarsak sanki hepimiz kendi kuyusunda kendi yalnızlığında, kendi kurduğu o küçücük dünyasında diğer insanlarla iletişim yolunu kapatarak yaşıyoruz. Kelimeler sözler sadece kendimiz için, diğer insanların hayatını kapsamayan alanların içinde, bir kısır döngü içinde hayatımızı idame etmeye çalışıyoruz. Kendi sessizliğimizde boğulmak yerine, çok seslilikle dirilmek var iken, kısa mutluluklar yerine uzun soluklu toplumu kucaklayan mutluluk için, birlikteliği yaşamak insan yakışan değil midir?

Hayaller, tek başına kendi kısır döngüsünde kurulmaz ve yaşanmaz! Boşa kürek çekmek, çölleşmiş sahillerde tek başına yaşamanın acısına tek başına katlanmak çok zor, anlaşılması mümkün olmayan bir fikir ve yaşam şekli olsa gerek! Pişmanlığa koşarken, pişman olduğunu bilerek, aynı pişmanlığa koşmak yerine, pişmanlığı bilmek ve düzeltmek en güzel bir erdemdir. Boşuna değil mi bu çırpınışlar? Yardıma muhtaç olan komşunun yardımına koşmak, ilişkileri kesmemek akrabalarla iletişimi sürdürmek var iken, bunun aksini yaşamak çok elem verici bir durum! Allah bizleri birlikte haklarımıza sahip çıkarak yardımlaşarak gönüllerimiz sararak yaşamak için göndermedi mi?

İnsanların gönlüne doğru bir yolculuğa çıkmak bizi ne kadar korkutuyor ki, adım atmaktan çekiniyoruz! Oysa hayat paylaşınca güzelleşir, yalnızlık paylaşılmayınca ıstırap dolu acıları yaşamaya götürür, insanı kayıp ettirerek yok eder. Işıklardan kaçarak karanlığın içinde, yok olmak konusunda elimize su dökeni arasak ta bulamayız! Emek vermekten, zorluklara sırtını dayamaktan kaçan, kaçtıkça yıkımlara destek olan kendini yabancılaştıran, yarınlara tek başına koşarken yolda tökezleyen ve yarı yolda kalmaya mahkûm insan olmak yerine, el ele birlikte gönülden bir birimize gülümseyerek, severek birlikte dertlerimize çare bulmak için bir araya gelerek yaşamak en güzeli değil midir?

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...